Ana içeriğe geç
Sözlük

si ile cümle

si kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Sen küçük bir kızken sık sık Betty'nin evine çaya gittiğini hatırlıyorum.I remember you often went to Betty's house to tea when you were a little girl.
Eğer şimdi gidersen, bir trafik sıkışıklığına yakalanacağına eminim.If you leave now, I'm sure you'll be caught in a traffic jam.
Şimdi yapmamı istediğin nedir?What is it that you want me to do now?
Beni izlerken sizinle çalışamam.I can't study with you watching me.
Size öğretilen yanlıştır.What you were taught is wrong.
Biz sık sık senin şarkı söylediğini duyarız.We often hear you sing.
Yakında sizden haber almayı sabırsızlıkla bekliyoruz.We are looking forward to hearing from you soon.
Sigara içmeniz beni rahatsız etmiyor.I don't mind your smoking.
Sigara içmenizin bence bir sakıncası yok.I don't mind your smoking.
Seni sigara içerken görünce şaşırdım. Sigara kullanmazdın.I'm surprised to see you smoking. You didn't used to.
Siz işi bitirinceye kadar bekleyeceğim.I'll wait until you finish the work.
Bu şirkette çalışan kadınlardan yükümlü olacaksın.You'll be in charge of the women working in this factory.
Sizi çok özlüyoruz.We miss you very much.
Sizi sabah 11:00 bekliyordum.I was expecting you at 11:00 a.m.
Sizi sabah 11'de bekliyordum.I was expecting you at 11:00 a.m.
Atlanta ziyaretim sırasında harcadığın zaman için size teşekkür ederim.Thank you for the time you spent with me during my visit to Atlanta.
Final sınavları iki hafta sonra.Final exams are two weeks from now.
Lütfen buradan uzaklaş ve canımı sıkmayı bırak.Please go away and stop annoying me.
Şimdi ne yapacağımı bilmiyorum.I don't know what to do now.
Şimdi orada neler oluyor?What is going on there now?
Yarın tarih dersinde sınava girmek zorundayım.I have to take an examination in history tomorrow.
Yarın sabah 8'de sizi arayacağım.I'll call for you at 8 tomorrow morning.
Çok fazla aksiyon içermeyen filmlerde hep sıkılırım.I'm always bored with films that have little action.
Çocuklar buradayken lütfen sigara içmekten kaçınır mısın?Would you please refrain from smoking when babies are here?
Üzgünüm fakat o şimdi dışarıda.Sorry, but he is out now.
O şımarık bir çocuk.He is a spoiled child.
O sıradan bir adam değil.He is no ordinary man.
Sınıfta en aptal çocuktur.He is the dumbest kid in the class.
Şimdi hatırlıyorum.Now I remember.
Öyle bir adam sinirime dokunuyor.A man like that gets on my nerves.
Sistem mühendisleri ayrılmaya devam ederse, şirketin rekabet üstünlüğü aşınmış olacak.The company's competitive edge will be eroded if system engineers continue to leave.
Boston'a ikinci sınıf iki bilet, lütfen.Two second-class tickets to Boston, please.
O, saat sekizde başladığı için, şimdiye kadar orada olmalı.Since he started at eight, he ought to be there by now.
8:30 sizin için uygun olur mu?Would 8:30 be convenient for you?
Hava temmuzda genellikle sıcaktır.The weather is usually hot in July.
O, saat 6:30'da Şikago'ya varacak.It'll arrive in Chicago at 6:30.
Biz altıda orada olacaksak, şimdi hareket etmek zorundayız.If we are to be there at six, we will have to start now.
Saat altı size uyar mı?Will six o'clock suit you?
Saat altıdan beri bekliyordum ve yine de sıram gelmedi.I've been waiting since six o'clock and still my turn hasn't come.
Yedi haziranda sizin için hangi saat uygun?What time is convenient for you on June seventh?
Doktor sizi yedi Mayıs saat onda görebilir.The doctor can see you at ten on May seventh.
Bu, elli yıl içinde yaşadığımız en sıcak yaz.This is the hottest summer we have had in fifty years.
Kırk dakika önce sipariş verdik.We ordered 40 minutes ago.
Saat üçte sizi arayacağım.I'll call for you at three.
Her iki şişeyi içemedim, bu yüzden birini sana bıraktım.I couldn't drink both bottles, so I left one for you.
İki köpeğim var. Biri beyaz; diğeri ise siyah.I have two dogs. One is white and the other black.
Onlar otobüsten indiler ve sıcak güneşte iki kilometre yürüdüler.They got out of the bus and walked two kilometres in the hot sun.
İki beyefendi sizi görmek için bekliyor.Two gentlemen have been waiting to see you.
İki lider arasında şiddetli bir fikir çatışması vardı.There was a violent clash of opinions between the two leaders.
Siz ikiniz gitmeye hazır mısınız?Are both of you ready to go?
İki şirket birleşmeyi planlıyor.The two companies plan to unite.
İki şirket birbirleri ile yarışıyor.The two companies are competing with each other.
Kendimi aniden kötü hissettiğim sırada, iki saattir çalışıyordum.I had been working for two hours when I suddenly felt sick.
Saat ikiden beri sizi bekliyorum.I've been waiting for you since two o'clock.
20 kişiden fazla sipariş verirsek, fiyatta indirim yapıyor musunuz?If we place an order for more than 20 units, would you reduce the price?
Bir bardak sıcak çorba beni rahatlattı.A cup of hot soup relaxed me.
Bir hafta içinde sizi arayacağım.I'll call you within a week.
Bir hafta içinde ne sıklıkta banyo yaparsın?How often, in a week, do you take a bath?
Birinci sınıf 8. 30'da başlar.The first class begins at 8:30.
Giriş 18 yaş üstü olanlara sınırlandırılmıştır.Entrance is restricted to those above 18.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod