Ana içeriğe geç
Sözlük

si ile cümle

si kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
On tane sığırımız var.We have ten cattle.
İyi bir ısıtma sistemimiz var.We have a good heating system.
Tavşanlar kunduz ve sincaplarla akrabadır.Rabbits are related to beavers and squirrels.
Garson, sipariş vermek istiyorum.Waiter, I'd like to order.
Wimbledon'da şimdi, servis atışlarını değerlendiren özel elektronik aletler var.At Wimbledon there are now special electronic machines to judge the serves.
Bir şişe viskim var.I have a bottle of whiskey.
Hindistan'da kaldığım sırada param bitti.I ran out of money during my stay in India.
Hindistan'da şimdi gıda sıkıntısı var.India is now short of food.
İnkalar, Avrupalılardan daha sık banyo oldular.The Inca took baths more often than Europeans.
O bize çok sıkıntı verir, fakat yine de onu seviyorum.He gives us a lot of trouble, but I like him all the same.
Tüm sıkıntılara rağmen katlandık.We hung on in spite of all the troubles.
Bize verdiğin tüm yardım için size çok minnettarız.We are very grateful to you for all the help you have given us.
Sonunda onun sırasıydı.It was her turn at last.
Hayır, şimdi gitmek zorundayız.No, we have to go now.
Şimdi bir baş ağrım var.I have a headache now.
Şimdi geri dönmek için çok geç.It's too late to turn back now.
Şimdi geriye dönüş yok.There's no turning back now.
Şimdi vasiyetin gerisini okuyabilir miyim?May I read the rest of the will now?
Bazı şirketler hâlâ internet erişimi olup olmadığını tartışmaktadır.Some companies are still debating whether to get Internet access.
Onu şimdi tamir etmeye çalışmanın bir faydası yok.It's no use trying to fix it now.
Şimdi bir saç tıraşı olmana gerek yok.You need not have a haircut right now.
Şimdi hangi filmler oynuyor?What movies are playing now?
Bu formu şimdi mi doldurmam gerekiyor?Should I fill in this form now?
Onlar sigara içilmez işaretini ne zaman kapatacaklar.When will they turn off the no-smoking sign?
Onlar her zaman şikâyet ediyorlar.They are always complaining.
Kendileri hakkında konuşan insanlar beni her zaman sıkar.People who talk about themselves all the time bore me.
Ben her zaman sıkı çalışırım.I always study hard.
Her zaman sınıf arkadaşlarına gösteriş yapan türde bir çocuktu.He was the kind of kid who was always showing off to his classmates.
Her zaman sizi görmek istedim.I always wanted to see you.
O sır sonsuza dek saklanamaz.That secret can't be kept forever.
Size uzun ve mutlu bir evlilik hayatı diliyorum.I wish you a long and happy married life.
Ne kadar bu konuda sızlanmaya devam edeceksin? Geçmişi değiştiremezsiniz.How long are you going to keep whimpering about that? You can't change the past.
Sizinle ne zaman ve nerede karşılaştığımı hatırlamıyorum.I don't remember when and where I met you.
Size yardım etmekten her zaman mutlu olacağım.I will be glad to help you anytime.
Sizin için uygun olduğu zaman gelebilirsiniz.You may come whenever it is convenient for you.
Ne zaman sizin için uygun olurdu?When would it be convenient for you?
Ne zaman sizin için iyi bir zamandır?When is a good time for you?
Ben, bir gün sizi ziyaret edebilir miyim?May I call on you some day?
Şimdi çilek sezonudur.Strawberries are in season now.
Çilekler şimdi olgundur.Strawberries are now in season.
Şimdi çilek mevsimi.Strawberries are in season at the moment.
Bir İtalyanla evli olduğu için, o şimdi Roma'da yaşıyor.Married to an Italian, she lives in Rome now.
Şimdi İtalya'da olduğuna göre mutlaka Napoli'yi görmelisin.Now that you are in Italy, you must absolutely see Naples.
Sandalyeyi sıraya yaklaştırın.Move the chair nearer to the desk.
Hiç olmazsa, bu sizin için iyi bir deneyim olacaktır.At any rate, it will be a good experience for you.
Benim niyetim size herhangi bir şekilde zarar vermek değildir.It is not my intent to hurt you in any way.
Sormam gereken bazı sorularım var ama şimdi seni rahatsız etmek istemiyorum.I have some questions to ask, but I don't want to bother you now.
Lütfen size bazı sorular sormama izin verin.Please permit me to ask you some questions.
Bazı şiirler de onun tarafından yazıldı.Some poems were also written by him.
Ben İngiltere'deyken İngilizce konuşmakta büyük sıkıntı yaşadım.When I was in England, I had great difficulty trouble in speaking English.
İngiltere ve Japonya'nın politik sistemlerinin ortak bir sürü şeyi var.The political systems of Britain and Japan have a great deal in common.
İngiltere'de hava çok sık değişir.The weather changes very often in England.
Çok sinirlisin.You have a lot of nerve.
Sana bir sır söyleyeceğim.I'll tell you a secret.
Amonyak çok güçlü bir kokusu olan renksiz bir sıvı veya gaz.Ammonia is a colorless liquid or gas with a very strong smell.
Ann, şiir yazmayı sever.Ann likes to write poems.
Böyle iyi insanlara karşı şikâyetçi olmak zor.It's hard to complain against such good people.
Andy çok sıkı pratik yapmış olmalı.Andy must have practiced very hard.
Niçin sıraya giriyorsun.What are you lining up for?
Ne için sıraya giriyorsun?What are you lining up for?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod