Ana içeriğe geç
Sözlük

si ile cümle

si kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Sizinle tanışabilmek büyük bir onur.It's a great honor to be able to meet you.
Sizinle tanışmaktan onur duydum.I am honored to meet you.
İsterseniz size söylerim.I will tell you if you wish.
Şirketimize ziyarette bulunmak için zaman ayırdığınız için size teşekkürler.Thank you for taking the time out to pay a visit to our company.
Annem her zaman beni şikâyet ediyor.My mother is always complaining about me.
Annen muhtemelen sizin dağa tırmanışınıza itiraz edecektir.Your mother will probably object to your climbing the mountain.
Sizden sabırsızlıkla haber bekliyorum.I am looking forward to hearing from you.
Yanıtınızı bekliyordum ama sizden haber almadım.I have been waiting for your reply, but have not heard from you.
Şimdi banyo yapma zamanı.It's time to take a bath.
Babam sıkı bir işçidir.Dad is a hard worker.
Babanızın bir trafik kazasında öldüğünü size bildirmem söylendi.I was told to inform you that your father was killed in an accident.
Sıcak suyun tümünü kullanma.Don't use all the hot water.
Su, çay yapmak için yeterince sıcak mı?Is the water hot enough to make the tea?
Sıcak su akmıyor.The hot water isn't running.
Dükkana girdim ve bir tezgahtar "Size yardımcı olabilir miyim?" dedi.I entered the shop, and a clerk said, "May I help you?"
Eve kadar size eşlik edebilir miyim?May I escort you home?
Sizi endişelendirmek istemiyorum.I don't mean to make you worry.
Bu sizin sorumluluğunuzdadır. Bu gülüp geçiştireceğiniz türden şeyler değil.This is your responsibility. It's not the kind of thing you can laugh off.
Size yardım edemem. Aslına bakarsanız şu anda çok meşgulüm.I can't help you. As a matter of fact, I'm very busy just now.
Uşaklar efendilerinin siparişini gerçekleştirmeye çalıştı.The servants tried to carry out their master's order.
Sizi rahatsız ettiysem üzgünüm.I am sorry if I disturbed you.
Sizi rahatsız etmediğimi umuyorum.I hope I'm not disturbing you.
Umarım sizi rahatsız etmiyorumdur.I hope I'm not disturbing you.
Misafirperverliğiniz için size çok teşekkür ederim.Thank you very much for your hospitality.
Sizi rahatsız ettiğim için üzgünüm fakat sizin için bir telefon çağrısı var.I'm sorry to disturb you, but there's a phone call for you.
Ödemeniz şimdi iki ay gecikti.Your payment is now two months overdue.
Festivalin tarihi sınavınki ile çakışmaktadır.The date of the festival coincides with that of the exam.
Sorununuz varsa, ben size yardımcı olurum.I will help you if you are in trouble.
Bir sorununuz varsa, size yardımcı olmaktan mutluluk duyarım.I'd be happy to help you if you're having trouble.
Ya sizin töreleriniz?What about your manners!
Birbirimizin sinirlerini bozmuyor musunuz?Don't you get on each other's nerves?
Onlar şiddetli düşmanlar.They are bitter enemies.
Sizden biraz para ödünç alabilir miyim?Can I borrow some money from you?
Şimdi yeterli param var, o kamerayı satın alabilirim.Now that I have enough money, I can get that camera.
Ders sırasında Tanrı aşkına lütfen sessiz olun.Please be quiet for mercy's sake during the lesson.
Sizin yüzünüz bana tanıdık.Your face is familiar to me.
Sizinle tanışmak bir zevkti.It was a pleasure to meet you.
Sizin hakkınızda çok şey duydum.I've heard a lot about you.
Sizin için bir portakal soyacağım.I'll peel an orange for you.
Portakallar sıcak ülkelerde yetişirler.Oranges grow in warm countries.
Siz insanları anlamıyorum.I don't see your point.
Şüphesiz o, sınavı geçecek.No doubt he will pass the examination.
Bana başka bir sıcak havlu getirir misin?Could you bring me another hot towel?
Sıcak havluların var mı?Do you have hot towels?
Amcam şimdi rahat yaşıyor.My uncle now lives in comfort.
Amcamız bize sinema biletleri aldı.Our uncle bought us movie tickets.
Sıra dışı bir şey yapmadım.I did nothing out of the ordinary.
Pirinç lapasının sindirimi kolaydır.Rice gruel is easy to digest.
Sana güzel sıcak akşam yemeği pişirdim.I've cooked you a nice hot dinner.
İyi reçel yapma sırrını anlatır mısın bana lütfen.Please tell me the secret to making good jam.
Asansörde sigara içemezsin.You may not smoke in the elevator.
Size asansörü göstermeme izin verin.Let me show you to the elevator.
Asansörde sıkıştık.We jammed into the elevator.
Ellie o şairi seviyor. O, onun şiirlerinin çoğunu ezbere biliyor.Ellie loves that poet. She knows many of his poems by heart.
Emmet'in teorisini sınamadan önce, iç simetri kavramını aydınlığa kavuşturmalıyız.Before we examine Emmet's theory, we must clarify the concept of 'internal symmetry.'
Emily şimdi evde mi?Is Emily at home now?
Emily şiddetli yağmurda üzerinde mont olmadan beklemeye devam etti.Emily kept on waiting in the heavy rain with no coat on.
Öğretmenimiz sınıfa her zaman zamanında gelir.Our teacher is always on time for class.
Şirketimizdeki en iyi şarkıcı kimdir?Who is the best singer in our company?
Benim takımım sizinkine karşı şans eseri yenilirse dişimi kıracağım.I'll eat my hat if, by some chance, my team loses to yours.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod