Ana içeriğe geç
Sözlük

si ile cümle

si kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Clint Eastwood'un en son filmi sinemada.Clint Eastwood's latest movie is on at the theater.
Chris'e sırlarını anlatman tehlikeli çünkü herkese söyler.It's dangerous to tell Chris your secrets because he tells everybody.
Chris çocuğu matematik sınıfından tanıyordu ve çok kıskanıyordu.Chris recognized the boy from his math class and became very jealous.
Bütün sınıf sessizdi.The whole class was quiet.
Bütün sınıf yeni öğretmeni bekledi.All the class waited for the new teacher.
Bütün sınıf testi geçti.The whole class passed the test.
Sınıfa bir bütün olarak davranamazsın, ancak her bir üyeye dikkat etmelisin.You can't treat the class as a whole, but must pay attention to each member.
Sınıf arkadaşlarınız hakkında kötü konuşmayın.Don't speak ill of your classmates.
Bazı sınıf arkadaşları benim ona çikolata verdiğimi gördü.Some classmates saw me give him chocolate.
Sınıfın yarısı kahve içtiklerini söylüyor.Half the class say that they drink coffee.
Sınıfımızdaki oğlan sayısı otuzdur.The number of boys in our class is thirty.
Sınıftaki herkes şiiri ezbere öğrenmek zorunda.Everyone in the class has to learn the poem by heart.
Sınıftaki tüm öğrenciler Bayan Smith'i severler.All the pupils in the class like Miss Smith.
Sınıf bu soru konusunda bölündü.The class divided on this question.
Sınıftaki bütün erkek çocukları çok çalıştı.All the boys in class worked hard.
Bütün sınıf onun şakasına güldü.The whole class laughed at his joke.
Sınıf, yeni öğretmeni kabul etti.The class accepted the new teacher.
Fikrimi sınıfa anlatamadım.I couldn't get my idea across to the class.
Sınıfımızdaki herkes testi geçti.Everyone in our class passed the test.
Sınıftaki herkes tepeye tırmandı.Everyone in the class climbed the hill.
Sınıftaki herkes şiiri ezberledi.Everyone in the class learned the poem by heart.
Neredeyse sınıfta herkes öğretmenler için bir teşekkür partisi verme lehinde oy kullandı.Almost everyone in the class voted in favor of having a thank-you party for the teachers.
Sınıfımızdaki hiçbir öğrenci, Kate'den daha akıllı değildir.No student in our class is smarter than Kate.
Bizim sınıfta kırk beş öğrenci vardır.Our class has forty-five students.
Sınıfında hiç kimse ondan daha hızlı değildir.No one in his class is faster than he is.
Sınıfta hiçbir çocuk Bill'den daha uzun değildir.No boy in the class is taller than Bill.
Sınıftaki hiçbir erkek çocuğu Bill kadar uzun değil.No boy in the class is as tall as Bill.
Sizi bana Dr. Klein önerdi.Dr. Klein recommended you to me.
Dr. Clark, sizden bir iyilik rica edebilir miyim?Dr. Clark, may I ask a favor of you?
Kumi, şimdi tenis oynuyor.Kumi is playing tennis now.
Senin can sıkıcı sorularınla beni rahatsız etmeyi kes!Stop bugging me with your annoying questions!
İyi geceler,sıkı uyu, Sean.Sleep tight, Sean.
Yunanlar da sık sık balık yerler.Greeks often eat fish, too.
Bugün özellikle sıcak değildir.It is not especially hot today.
Bu öğleden sonra bir İngilizce sınav olacağız.We will have an English test this afternoon.
Bugün İngilizce sınıfını özleyeceğim.I'll miss the English class today.
Carol çok sıkı çalışıyor. Henry de öyle.Carol studies very hard. So does Henry.
Carol, Şikago'da yaşıyor.Carol lives in Chicago.
Sigara içmenin sonucu öksürmendir.Your cough is the consequence of smoking.
Ne söylersen söyle sigara içmeyi sürdüreceğim.I will keep on smoking no matter what you say.
Dün biyolojide bir sınava girdik.We had an examination in biology yesterday.
Onun bizim şirketimiz için çalışıyor olduğundan eminim.I'm sure of his working for our company.
Çok sıkı çalışıyor olmalısın.You must have been working too hard.
Sıkı bir kemer kan dolaşımını engeller.A tight belt will interfere with circulation of the blood.
Kapıyı sıkı kapat.Shut the door tight.
Kaliforniya ve Nevada birbirine sınır komşusudur.California and Nevada border on each other.
Gabriel sadece sıcak çorba ve biraz şeri içti.Gabriel took nothing but the hot soup and a little sherry.
Gabriel sıcak çorba ve biraz şerinin dışında bir şey almadı.Gabriel took nothing but the hot soup and a little sherry.
Hem Kanada hem de Meksika Amerika Birleşik Devletleriyle sınır komşusudur.Both Canada and Mexico border on the United States.
Bugünün Türkiye'sine bir zamanlar sultan egemen oldu.Once the Sultan ruled over what today is Turkey.
Ballı sıcak limon soğuk algınlığı için iyi bir ilaçtır.Hot lemon with honey is a good remedy for colds.
Kokteyl partileri sıkıcı olabilir.Cocktail parties can be boring.
Bir kovboy sığırları otlağa götürüyor.A cowboy is driving cattle to the pasture.
Bu sizin ilginç kitabınız mı?Is this your interesting book?
Perdede bir kızın silueti belirdi.A silhouette of a girl appeared on the curtain.
Sizi rahatsız ettiğim için üzgünüm fakat pencereyi açar mısın?Excuse me for interrupting you, but would you mind opening the window?
Sizinle konuşabilir miyim?May I talk to you?
Siz yokken bir beyefendi aradı, efendim.A gentleman called in your absence, sir.
Bir beyefendi sizin yokluğunuzda aradı, efendim.A gentleman called in your absence, sir.
Sizi görmeyi umuyorum.I hope to see you.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod