Ana içeriğe geç
Sözlük

si ile cümle

si kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
John yüzme yarışmasında sınıfını temsil etti.John represented his class in the swimming match.
John kendi tarzıyla yapmazsa, sinirlenme eğilimindedir.John tends to get angry when he doesn't have his own way.
John sınavı geçti.John passed the examination.
John, eşi ile şiddetli bir tartışma yaşadı.John had a violent quarrel with his wife.
John şimdi ne yapıyor?What is John doing now?
John şimdi herhangi bir anda burada olmalı.John should be here any minute now.
John Fransızcada sınıf arkadaşlarının herhangi birinden çok üstün.John is head and shoulders above any of his classmates in French.
John birçok şişe şarap içti.John drank many bottles of wine.
John sınavı muhtemelen geçecek.Probably John will pass the examination.
John kitabı Amerika Birleşik Devletleri'ndeki yayıncıya sipariş etti.John ordered the book from the publisher in the United States.
John babasının şirkette başarılı olacağından emin.John is sure to succeed his father in the company.
John, sınıf arkadaşlarına yetişmek için çok çalışmalıdır.John must work hard to catch up with his classmates.
Sizi Dr Johnson'a tanıtabilir miyim?May I introduce you to Dr. Johnson?
Bay Johnson'ı size tanıtabilir miyim?May I present Mr Johnson to you?
Okuldaki sınıf arkadaşlarıyla arkadaş olması John'un sadece bir gününü aldı.It took John only one day to make friends with his classmates at the school.
Ben yemin ediyorum, John. Bugün itibariyle, sigarayı bırakıyorum.I swear, John. As of today, I quit smoking.
O gider ve sınıfın dışında oturur ama gülmeyi durduramaz.He goes and sits outside the class but he can't stop laughing.
Küçük Johnny sınıfta osurdu.Little Johnny farts in the classroom.
Ben çok sık kayak yapmaya giderim.I go skiing very often.
Joe dün akşam sizinle birlikte miydi?Was Joe with you yesterday evening?
George sınıfımızda en çalışkan çocuk.George is the most diligent boy in our class.
Sizi rahatsız ettiğim için üzgünüm.I'm sorry to have disturbed you.
Jack, şimdi ya Londra'da ya da Paris'te.Jack is now either in London or Paris.
Jack orada sık sık koşuya giderdi.Jack would often go jogging there.
Jack sınıfında en uzun çocuk.Jack is the tallest boy in his class.
Jack sınıftaki en zeki çocuktur.Jack is the most intelligent boy in the class.
Jack gezisi hakkındaki hikayeleri ile beni sıkıyor.Jack bores me with stories about his trip.
Size patatesleri haşlayacağım.I'll boil you the potatoes.
Şimdi anahtarı alabilir miyim, lütfen?Can I have the key now, please?
Haber geldiğinde Jim sevinçle sıçradı.Jim jumped for joy when the news came.
Jim sınava hazırlanırken gece yarılarına kadar çalıştı.Jim burned the midnight oil when he was preparing for the examination.
Jim başarısını sıkı çalışmaya bağlıyor.Jim attributes his success to hard work.
Jim sınavı geçmekle öğünüyor.Jim boasts of having passed the exam.
Jim sınavda kopya çekerken yakalandı.Jim was caught cheating in the examination.
Jim kardeşi kadar sıkı çalışır.Jim studies as hard as his brother does.
Jim sınıf arkadaşları tarafından çok seviliyor.Jim is liked by all his classmates.
Jim, finaller için sıkı çalışıyor.Jim is studying hard for his finals.
Sibirya Demiryolu, dünyadaki bir defada en uzun ve en iyi bilinen demiryoludur.The Siberian Railway is at once the longest and best known railway in the world.
Burada bir süre kalmamın sizin için bir sakıncası var mı?Would you mind my staying here for some time?
Sık sık söylenildiği gibi kendini yeni bir çevreye uydurmak zordur.As is often said, it is difficult to adjust yourself to a new environment.
Sidney Avustralya'daki en büyük şehirdir.Sydney is the largest city in Australia.
Benim fermuar yarıya kadar sıkışmış.My zipper stuck halfway up.
İzleyicinin şikayetlerini sabırla dinledikten sonra, hakimler sonuçları değiştirdi.After patiently listening to the audience's complaints, the judges changed the results.
Sıkı çalış.Study hard.
Sıkı tutun yoksa düşeceksin.Hold on tight, otherwise you will fall off.
sistem logunu görmek için Ctrl+Alt+Del basınızPlease push the Ctrl+Alt+Del key to log on the system.
O sizinle gitmeye isteklidir.He is anxious to go with you.
Ama o sıcak yazlarda eğlenemiyor.But he can't enjoy hot summers.
Biz, New York'tan St Louis'e Şikago yoluyla uçtuk.We flew from New York to St. Louis by way of Chicago.
Şikago'ya gidiş-dönüş bileti istiyorum.I want a round-trip ticket to Chicago.
Şikago çevresinde yağmur yağıyordu.It was raining around Chicago.
Şikago'ya varır varmaz seni arayacağım.I'll call you as soon as I get to Chicago.
Şikago'da mola verebilir miyim?Can I stop over in Chicago?
İki ay boyunca Şikago'da kaldım.I stayed in Chicago over two months.
Jerry bizim şirket için muhasebecidir.Jerry is the bean counter for our company.
Jane ağaca sırtını dayamış bekliyordu.Jane was waiting with her back against the tree.
Jane şimdi evde olmayabilir.Jane may not be at home now.
Eğer Jane daha fazla dinlenmezse, O bir sinir krizi geçirebilir.If Jane does not rest more, she may have a nervous breakdown.
Jane sırası geldiğinde, ve sırasını kaçırdığında çok sinirlenir.Jane got too nervous when her turn came, and she blew her lines.
Jane gitarın yanı sıra keman çalabilir.Jane can play the violin, not to mention the guitar.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod