Ana içeriğe geç
Sözlük

si ile cümle

si kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Canım sinemaya gitmek istemiyor. Onun yerine yürüyelim.I don't feel like going to the movies. Let's take a walk instead.
Sinemaya gidersen, kız kardeşini birlikte götür.If you go to the movies, take your sister with you.
Film öylesine sıkıcıydı ki seyirciler tek tek ayrılmıştı.The movie was so dull that the audience left one by one.
Atletler genellikle sigaradan kaçınırlar.Athletes usually abstain from smoking.
Sürücü sınavını geçerek herkesi şaşırttı.He amazed everyone by passing his driving test.
Yetersiz bir sürücü olmasına rağmen sürücü sınavını geçebildi.He managed to pass his driving test even though he was a poor driver.
Allan şanslıydı ve vergi muhasebesi sınavını geçti.Allan was lucky and passed the tax accountant examination.
Yağmur elbiselerimi sırılsıklam etti.The rain soaked through my clothes.
Şiddetli yağmur yağdı.It rained heavily.
Yağmur daha da şiddetli yağdı.The rain fell even harder.
Yağmurun yanında şiddetli rüzgarları yaşadık.Besides the rain, we experienced heavy winds.
Gölün güzel manzarasının yağmur ve sisten dolayı keyfine varılamadı.The beautiful scene of a lake was not able to be enjoyed because of rain and fog.
Şiddetli bir yağmur yağmaya başladı.It began to rain cats and dogs.
Her yağmur yağdığında çatı sızdırır.Every time it rains, the roof leaks.
Arkadaşımın şemsiyesinin altına sığındım.I took shelter under my friend's umbrella.
Ara sıra yağmur yağıyor.It has been raining off and on.
Şiddetli yağmur yağmaya başladı.A heavy rain began to fall.
Şiddetli yağmur yağıyordu fakat o arabayla gezmekte ısrar etti.It was raining hard, but she insisted on going for a drive.
Şiddetli yağmur yağıyor.It is raining hard.
O kadar şiddetli yağmur yağıyordu ki gidişimizi ertelemek zorunda kaldık.It was raining so hard that we had to put off our departure.
Bu yağmur şiddetlenmeden önce eve gidelim.Let's get home before this rain gets any stronger.
Bir karga, kömür kadar siyahtır.A crow is as black as coal.
Sağ gözüm sıcak basıyor.My right eye feels hot.
Şimdi içecekleri şipariş etmek istiyorum.I would like to order drinks now.
O buraya taşındığında bu şehri sevmedi ama şimdi ona alıştı.She didn't like this city when she moved here, but she has gotten used to it now.
Şimşek gök gürültüsünden önce gelir.Lightning precedes thunder.
Şimşek, genelde gök gürültüsünün ardından meydana gelir.Lightning is usually followed by thunder.
Şimşek, elektriksel bir olaydır.Lightning is an electrical phenomenon.
Şimşek çaktığında köpek yatağın altına saklandı.The dog hid under the bed whenever lightning flashed.
Şimşek çaktı.The lightning flashed.
Şimşeğin ışığı gök gürültüsünün sesinden önce gelir.The flash of lightning precedes the sound of thunder.
Lütfen art arda sıraya girin.Please line up in a row.
Lütfen birinci sınıf bir otelde bana bir oda ayırın.Please book me a room in a first-class hotel.
O, bir sınıf eylemidir.That's a class act.
Bir sigara ister misin?How about a smoke?
Kısmen sizinle aynı fikirdeyim.I partly agree with you.
Bazı Siyahiler daha radikal çözümler arıyor.Some Blacks seek more radical solutions.
En sıkıntılı olan en iyinin yozlaşmasıdır.What is most troublesome is the corruption of the best.
Gece için sizi yerleştireceğim.I'll fix you up for the night.
Genel olarak konuşursak, Japonlar sıkı işçilerdir.Generally speaking, the Japanese are hard workers.
Ben size bir içki ısmarlayabilir miyim?Can I buy you a drink?
Size bir içki ısmarlamama izin verin.Let me buy you a drink.
Tüm gün şiddetli yağmur yağdı, bu zaman zarfında evde kaldım.It rained heavily all day, during which time I stayed indoors.
Bir günlük sıkı çalışmadan sonra sessiz olmak istiyorum.I want to be quiet after a day's hard work.
Şirket adına sizi karşılarım.On behalf of the company, I welcome you.
Sizin ona verdiğiniz neydi?What was it that you gave him?
İş mi şimdi bu yaptığın?What's the big idea?
Sıkı çalışırsan sınavını geçersin.If you work hard, you'll pass your exam.
Sıkı çalış ve başaracaksın.Study hard, and you'll succeed.
Sıkı çalışırsan, başarırsın.Study hard, and you'll succeed.
Sıkı çalışırsan sınavı geçeceksin.Work hard, and you will pass the examination.
Çok çalış, yoksa sınavda başarısız olacaksın.Work hard, or you will fail the examination.
Sıkı çalıştıktan sonra hiçbir şey dinlenmekten daha hoş değildir.Nothing is more pleasant than taking a rest after hard work.
Sıkı çalışma ve kendini adama sana başarıyı getirecektir.Hard work and dedication will bring you success.
Sitede bir adam ortaya çıktı.A man appeared at the site.
Bir öğün yemek atlamak size zarar vermez.It won't hurt you to skip one meal.
Sizin şirkette çalışmak için sabırsızlanıyoruz.I'm looking forward to serving your company.
Ben sizinle birlikte çalışabilirmiyim?May I run with you?
Sizinle gitmek istiyorum.I would like to go with you.
Ona bir kez söyledim ve her şeye rağmen onunla sinemaya gitmedim.She told him once and for all that she would not go to the movie with him.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod