Ana içeriğe geç
Sözlük

sezar ile cümle

sezar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Eyalete vardıktan üç gün sonra Festus, Sezariyeden Yeruşalime gitti.Kun nyt Festus oli astunut maaherranvirkaan, meni hän kolmen päivän kuluttua Kesareasta ylös Jerusalemiin.
Eyalete vardıktan üç gün sonra Festus, Sezariyeden Yeruşalime gitti.Phê-tu đã đến tỉnh mình được ba ngày rồi , thì ở thành Sê-sa-rê đi lên thành Giê-ru-sa-lem .
Eyalete vardıktan üç gün sonra Festus, Sezariyeden Yeruşalime gitti.Phê-tu đã đến tỉnh mình được ba ngày rồi, thì ở thành Sê-sa-rê đi lên thành Giê-ru-sa-lem.
Eyalete vardıktan üç gün sonra Festus, Sezariyeden Yeruşalime gitti.Tedy Festus vladařství ujav, po třech dnech přijel z Cesaree do Jeruzaléma.
Eyalete vardıktan üç gün sonra Festus, Sezariyeden Yeruşalime gitti.Tedy Festus wjechawszy na paóstwo, po trzech dniach przyjechał do Jeruzalemu z Cezaryi.
Eyalete vardıktan üç gün sonra Festus, Sezariyeden Yeruşalime gitti.Tendo, pois, entrado Festo na província, depois de três dias subiu de Cesaréia a Jerusalém.
Eyalete vardıktan üç gün sonra Festus, Sezariyeden Yeruşalime gitti.Tiga hari sesudah Festus sampai di daerah itu, ia pergi dari Kaisarea ke Yerusalem
Eyalete vardıktan üç gün sonra Festus, Sezariyeden Yeruşalime gitti.Tre dagar efter det att Festus hade tillträtt hövdingdömet for han från Cesarea upp till Jerusalem.
Eyalete vardıktan üç gün sonra Festus, Sezariyeden Yeruşalime gitti.Tres días después de haber asumido el mando de la provincia, Festo subió de Cesarea a Jerusalén
Eyalete vardıktan üç gün sonra Festus, Sezariyeden Yeruşalime gitti.Ο Φηστος λοιπον, αφου ηλθεν εις την επαρχιαν, μετα τρεις ημερας ανεβη εις Ιεροσολυμα απο της Καισαρειας.
Eyalete vardıktan üç gün sonra Festus, Sezariyeden Yeruşalime gitti.Прибувши ж Фест у ту країну, по трох днях пійшов у Єрусалим з Кесариї.
Eyalete vardıktan üç gün sonra Festus, Sezariyeden Yeruşalime gitti.Фест, прибыв в область, через три дня отправился из Кесарии в Иерусалим.
Eyalete vardıktan üç gün sonra Festus, Sezariyeden Yeruşalime gitti.ויבא פסטוס אל המדינה ויעל אחרי שלשת ימים מקסרין לירושלים׃
Eyalete vardıktan üç gün sonra Festus, Sezariyeden Yeruşalime gitti.فلما قدم فستوس الى الولاية صعد بعد ثلاثة ايام من قيصرية الى اورشليم‎.
Eyalete vardıktan üç gün sonra Festus, Sezariyeden Yeruşalime gitti.非 斯 都 到 了 任 、 過 了 三 天 、 就 從 該 撒 利 亞 上 耶 路 撒 冷 去
Eyalete vardıktan üç gün sonra Festus, Sezariyeden Yeruşalime gitti.非斯 都 到 了 任 、 過 了 三 天 、 就 從 該撒利亞 上 耶路撒冷 去
"Facare", yani "yapmak." Julius Sezar, istese de mastarı ikiye ayıramazmış.Jules Caesar n'aurait pas pu fractionner un infinitif s'il le voulait.
Festus, danışma kuruluyla görüştükten sonra şu yanıtı verdi: ‹‹Davanı Sezara ilettin, Sezara gideceksin.››Akkor Festus tanácsával értekezvén, felele: A császárra appelláltál, a császár elé fogsz menni!
Festus, danışma kuruluyla görüştükten sonra şu yanıtı verdi: ‹‹Davanı Sezara ilettin, Sezara gideceksin.››Allora Festo, dopo aver conferito con il consiglio, rispose: «Ti sei appellato a Cesare, a Cesare andrai»
Festus, danışma kuruluyla görüştükten sonra şu yanıtı verdi: ‹‹Davanı Sezara ilettin, Sezara gideceksin.››Alors Festus, après avoir délibéré avec le conseil, répondit: Tu en as appelé à César; tu iras devant César.
Festus, danışma kuruluyla görüştükten sonra şu yanıtı verdi: ‹‹Davanı Sezara ilettin, Sezara gideceksin.››Da talte Festus med sit Råd og svarede: "Du har skudt dig ind under Kejseren; du skal rejse til Kejseren."
Festus, danışma kuruluyla görüştükten sonra şu yanıtı verdi: ‹‹Davanı Sezara ilettin, Sezara gideceksin.››Então Festo, tendo falado com o conselho, respondeu: Apelaste para César; para César irás.
Festus, danışma kuruluyla görüştükten sonra şu yanıtı verdi: ‹‹Davanı Sezara ilettin, Sezara gideceksin.››Entonces Festo, habiendo consultado con el consejo, respondió: --Al César has apelado. ¡Al César irás
Festus, danışma kuruluyla görüştükten sonra şu yanıtı verdi: ‹‹Davanı Sezara ilettin, Sezara gideceksin.››Festus talte da med sitt råd, og sa så: For keiseren har du innanket din sak; til keiseren skal du fare.
Festus, danışma kuruluyla görüştükten sonra şu yanıtı verdi: ‹‹Davanı Sezara ilettin, Sezara gideceksin.››Kế đó , Phê-tu bàn_tán với công_hội mình , bèn trả_lời rằng : Ngươi đã kêu_nài Sê-sa , chắc sẽ đến_nơi Sê-sa .
Festus, danışma kuruluyla görüştükten sonra şu yanıtı verdi: ‹‹Davanı Sezara ilettin, Sezara gideceksin.››Kế đó, Phê-tu bàn tán với công hội mình, bèn trả lời rằng: Ngươi đã kêu nài Sê-sa, chắc sẽ đến nơi Sê-sa.
Festus, danışma kuruluyla görüştükten sonra şu yanıtı verdi: ‹‹Davanı Sezara ilettin, Sezara gideceksin.››베스도가 배석자들과 상의하고 가로되 네가 가이사에게 호소하였으니 가이사에게 갈 것이라 하니라
Festus, danışma kuruluyla görüştükten sonra şu yanıtı verdi: ‹‹Davanı Sezara ilettin, Sezara gideceksin.››Tedaj se Fest pogovori s svetovalstvom in odgovori: Na cesarja si se sklical, k cesarju pojdeš.
Festus, danışma kuruluyla görüştükten sonra şu yanıtı verdi: ‹‹Davanı Sezara ilettin, Sezara gideceksin.››Tedy Festus promluviv s radou, odpověděl: K císařis se odvolal? K císaři půjdeš.
Festus, danışma kuruluyla görüştükten sonra şu yanıtı verdi: ‹‹Davanı Sezara ilettin, Sezara gideceksin.››Tedy Festus rozmówiwszy się z radą, odpowiedział: Do cesarzaś apelował? do cesarza pójdziesz.
Festus, danışma kuruluyla görüştükten sonra şu yanıtı verdi: ‹‹Davanı Sezara ilettin, Sezara gideceksin.››Vtedy Festus poshovárajúc sa s radou odpovedal: Na cisára si sa odvolal, pred cisára pojdeš.
Festus, danışma kuruluyla görüştükten sonra şu yanıtı verdi: ‹‹Davanı Sezara ilettin, Sezara gideceksin.››Тогда Фест, поговорив с советом, отвечал: ты потребовал суда кесарева, к кесарю и отправишься.
Festus, danışma kuruluyla görüştükten sonra şu yanıtı verdi: ‹‹Davanı Sezara ilettin, Sezara gideceksin.››Тодї Фест, поговоривши з радою, відказав: Ти покликуєш ся до кесаря, до кесаря й пійдеш.
Festus, danışma kuruluyla görüştükten sonra şu yanıtı verdi: ‹‹Davanı Sezara ilettin, Sezara gideceksin.››ויועץ פסטוס עם יועציו ויען אתו לאמר את הקיסר קראת אל הקיסר תלך׃
Festus, danışma kuruluyla görüştükten sonra şu yanıtı verdi: ‹‹Davanı Sezara ilettin, Sezara gideceksin.››‎حينئذ تكلم فستوس مع ارباب المشورة فاجاب الى قيصر رفعت دعواك. الى قيصر تذهب
Festus, danışma kuruluyla görüştükten sonra şu yanıtı verdi: ‹‹Davanı Sezara ilettin, Sezara gideceksin.››非 斯 都 和 議 會 商 量 了 、 就 說 、 你 既 上 告 於 該 撒 、 可 以 往 該 撒 那 裡 去
Festus, danışma kuruluyla görüştükten sonra şu yanıtı verdi: ‹‹Davanı Sezara ilettin, Sezara gideceksin.››非斯 都 和 議會 商量 了 、 就 說 、 你 既 上告 於 該撒 、 可以 往該 撒 那 裡去
İkinci gün Sezariyeye vardılar. Bu arada Kornelius, akraba ve yakın dostlarını toplamış onları bekliyordu.A nazajutrz weszli do Cezaryi. A Kornelijusz czekał ich, wezwawszy powinowatych swoich i bliskich przyjaciół.
İkinci gün Sezariyeye vardılar. Bu arada Kornelius, akraba ve yakın dostlarını toplamış onları bekliyordu.A nazejtří přišli do Cesaree. Kornelius pak očekával jich, svolav příbuzné své a přátely blízké.
İkinci gün Sezariyeye vardılar. Bu arada Kornelius, akraba ve yakın dostlarını toplamış onları bekliyordu.Bữa sau , đến thành Sê-sa-rê . Cọt-nây với bà_con và bạn thiết đương chờ_đợi .
İkinci gün Sezariyeye vardılar. Bu arada Kornelius, akraba ve yakın dostlarını toplamış onları bekliyordu.Bữa sau, đến thành Sê-sa-rê. Cọt-nây với bà con và bạn thiết đương chờ đợi.
İkinci gün Sezariyeye vardılar. Bu arada Kornelius, akraba ve yakın dostlarını toplamış onları bekliyordu.És másnap eljutának Czézáreába. Kornélius pedig várja vala õket, egybegyûjtvén rokonait és jó barátait.
İkinci gün Sezariyeye vardılar. Bu arada Kornelius, akraba ve yakın dostlarını toplamış onları bekliyordu.Il giorno dopo arrivò a Cesarèa. Cornelio stava ad aspettarli ed aveva invitato i congiunti e gli amici intimi
İkinci gün Sezariyeye vardılar. Bu arada Kornelius, akraba ve yakın dostlarını toplamış onları bekliyordu.이튿날 가이사랴에 들어가니 고넬료가 일가와 가까운 친구들을 모아 기다리더니
İkinci gün Sezariyeye vardılar. Bu arada Kornelius, akraba ve yakın dostlarını toplamış onları bekliyordu.No outro dia entrou em Cesaréia. E Cornélio os esperava, tendo reunido os seus parentes e amigos mais íntimos.
İkinci gün Sezariyeye vardılar. Bu arada Kornelius, akraba ve yakın dostlarını toplamış onları bekliyordu.А другого дня увійшли в Кесарию. Корнелий же дожидав їх, скликавши родину свою і близьких приятелїв.
İkinci gün Sezariyeye vardılar. Bu arada Kornelius, akraba ve yakın dostlarını toplamış onları bekliyordu.В следующий день пришли они в Кесарию.Корнилий же ожидал их, созвав родственников своих и близких друзей.
İkinci gün Sezariyeye vardılar. Bu arada Kornelius, akraba ve yakın dostlarını toplamış onları bekliyordu.И когато влизаше Петър, Корнилий го посрещна, падна пред нозете му, и се поклони.
İkinci gün Sezariyeye vardılar. Bu arada Kornelius, akraba ve yakın dostlarını toplamış onları bekliyordu.ולמחרתו באו אל קסרין וקרניליוס מחכה להם ועמו בני משפחתו וקרוביו ומידעיו הנקהלים אליו׃
İkinci gün Sezariyeye vardılar. Bu arada Kornelius, akraba ve yakın dostlarını toplamış onları bekliyordu.وفي الغد دخلوا قيصرية. واما كرنيليوس فكان ينتظرهم وقد دعا انسباءه واصدقاءه الاقربين‎.
İkinci gün Sezariyeye vardılar. Bu arada Kornelius, akraba ve yakın dostlarını toplamış onları bekliyordu.又 次 日 、 他 們 進 入 該 撒 利 亞 。 哥 尼 流 已 經 請 了 他 的 親 屬 密 友 、 等 候 他 們
İkinci gün Sezariyeye vardılar. Bu arada Kornelius, akraba ve yakın dostlarını toplamış onları bekliyordu.又 次日 、 他 們進 入 該撒利亞 。 哥尼流 已 經請 了 他 的 親屬 密友 、 等候 他們
İkinci sınıf vatandaşlara gidin. Sezar'ın gaddarlığı altında ezilen insanlara gidin."2 등 인 시민으로 이동 합니다. 시저의 폭력의 예 봉을 겪고 사람으로 이동 합니다. "
İlk bilindik şifre, bir yer değiştirme şifresi Sezar tarafından MÖ 58 civarında kullanıldı. .최초의 암호법으로 잘 알려진 암호 작법은 환자식 암호법입니다. (*덧, 문자를 변경하여 작성한 암호) 시저가 기원전 58년에 사용한 암호 작성 방식이지요
İlk bilindik şifre, bir yer değiştirme şifresi Sezar tarafından MÖ 58 civarında kullanıldı. .Den første velkendte ciffer - en substitutionsciffer - var brugt af Julius Caesar omkring året 58 f. k.
İlk bilindik şifre, bir yer değiştirme şifresi Sezar tarafından MÖ 58 civarında kullanıldı. .El primer cifrado conocido (un cifrado por sustitución) fue usado por Julio César alrededor del año 58 AC.
İlk bilindik şifre, bir yer değiştirme şifresi Sezar tarafından MÖ 58 civarında kullanıldı. .Het eerst bekende geheimschrift is een substitutie code en werd ongeveer 58 VC door Julius Caesar gebruikt.
İlk bilindik şifre, bir yer değiştirme şifresi Sezar tarafından MÖ 58 civarında kullanıldı. .Pierwszym znanym szyfrem, szyfr przez podstawienie był używany przez Juliusza Cezara około 58r. p.n.e.
İlk bilindik şifre, bir yer değiştirme şifresi Sezar tarafından MÖ 58 civarında kullanıldı. .Prvá dobre známa šifra, takzvaná substitučná šifra, bola používaná Júliom Cézarom okolo roku 58 pnl.
İlk bilindik şifre, bir yer değiştirme şifresi Sezar tarafından MÖ 58 civarında kullanıldı. .První dobře známá šifra, takzvaná substituční šifra, byla použita Juliem Caesarem kolem roku 58 př.nl.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod