Ana içeriğe geç
Sözlük

sezar ile cümle

sezar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
İlk bilindik şifre, bir yer değiştirme şifresi Sezar tarafından MÖ 58 civarında kullanıldı. .Ο πρώτος γνωστός κώδικας, ο κώδικας αντικατάστασης χρησιμοποιήθηκε από τον Ιούλιο Καίσαρα γύρω στο 58π.χ.
İlk bilindik şifre, bir yer değiştirme şifresi Sezar tarafından MÖ 58 civarında kullanıldı. .Первый известный шифр -- это подстановочный шифр, использованный Юлием Цезарем около 58 года до н.э.
İlk bilindik şifre, bir yer değiştirme şifresi Sezar tarafından MÖ 58 civarında kullanıldı. .Първият популчрен шифър е шифър чрез заместване, използван от Юлий Цезар около 58 г.
İlk bilindik şifre, bir yer değiştirme şifresi Sezar tarafından MÖ 58 civarında kullanıldı. .הצופן המוכר הראשון, צופן החלפה, היה בשימוש על ידי יוליוס קיסר בסביבות שנת 58 לפנה"ס.
İlk bilindik şifre, bir yer değiştirme şifresi Sezar tarafından MÖ 58 civarında kullanıldı. .أول وأشهر نوع تشفير , التشفير المبدل استعمله جولياس قيصر في ال58 قبل الميلاد
İlk bilindik şifre, bir yer değiştirme şifresi Sezar tarafından MÖ 58 civarında kullanıldı. .ユリウス ・ カエサルによって 紀元前 58年に使用されました。 シーザー暗号と呼ばれます、
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.Disse-lhes Jesus: Dai, pois, a César o que é de César, e a Deus o que é de Deus. E admiravam-se dele.
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.Gesù disse loro: «Rendete a Cesare ciò che è di Cesare e a Dio ciò che è di Dio». E rimasero ammirati di lui
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.Jezus pa jim veli: Dajte cesarju, kar je cesarjevega, in Bogu, kar je Božjega. In silno se mu začudijo.
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.이에 예수께서 가라사대 가이사의 것은 가이사에게 하나님의 것은 하나님께 바치라 하시니 저희가 예수께 대하여 심히 기이히 여기더라
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.Og Jesus sagde til dem: "Giver Kejseren, hvad Kejserens er, og Gud, hvad Guds er." Og de undrede sig over ham.
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.Og Jesus sa til dem: Gi keiseren hvad keiserens er, og Gud hvad Guds er! Og de undret sig storlig over ham.
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.Иисус сказал им в ответ: отдавайте кесарево кесарю, а Божие Богу. И дивились Ему.
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.Исус им рече: Отдавайте Кесаревото на Кесаря, и Божието на Бога. И те много се зачудиха на Него.
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.І озвавшись Ісус, рече їм: Оддайте кесареве кесареві, а Боже Богові. І дивувались Йому.
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.ויאמר ישוע אליהם את אשר לקיסר תנו לקיסר ואת אשר לאלהים תנו לאלהים ויתמהו עליו׃
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.فاجاب يسوع وقال لهم اعطوا ما لقيصر لقيصر وما للّه للّه. فتعجبوا منه
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.耶 穌 說 、 該 撒 的 物 當 歸 給 該 撒 、 神 的 物 當 歸 給 神 。 他 們 就 很 希 奇 他
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.耶穌說 、 該撒 的 物當歸給該 撒 、 神 的 物當歸給 神 。 他 們 就 很 希奇 他
Julius Sezar'ın Cumhuriyeti İmparatorluğa dönüştürmesinden hemen önceki dönem bu.Bylo to ještě předtím, než Julius Ceasar začal s procesem restrukturalizace republiky v císařství.
Julius Sezar'ın Cumhuriyeti İmparatorluğa dönüştürmesinden hemen önceki dönem bu.Одразу перед тим, як Юлій Цезар розпочав перетворення Республіки на Імперію.
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.Ale keď o tom zvedeli bratia, zaviedli ho dolu do Cezáree a vyslali ho do Tarzu.
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.Các anh em hay điều đó, thì đem người đến thành Sê-sa-rê, và sai đi đất Tạt-sơ.
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.Các anh_em hay điều đó , thì đem người đến thành Sê-sa-rê , và sai đi_đất Tạt-sơ .
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.Cînd au aflat fraţii de lucrul acesta, l-au dus la Cezarea, şi l-au pornit la Tars. Vindecarea lui Enea.
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.Da das die Brüder erfuhren, geleiteten sie ihn gen Cäsarea und schickten ihn gen Tarsus.
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.형제들이 알고 가이사랴로 데리고 내려가서 다소로 보내니라
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.Ko pa zvedo to bratje, ga odpeljejo doli v Cezarejo in ga pošljejo v Tars.
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.Kun veljet sen huomasivat, veivät he hänet Kesareaan ja lähettivät hänet sieltä Tarsoon.
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.Les frères, l`ayant su, l`emmenèrent à Césarée, et le firent partir pour Tarse.
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.Luego, cuando los hermanos lo supieron, le acompañaron hasta Cesarea y le enviaron a Tarso
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.Megtudván azonban az atyafiak, levivék õt Czézáreába, és elküldék õt Tárzusba.
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.Men da Brødrene fik dette at vide, førte de ham ned til Kæsarea og sendte ham videre til Tarsus.
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.men da brødrene fikk det å vite, førte de ham ned til Cesarea, og sendte ham derfra til Tarsus.
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.När bröderna förnummo detta, förde de honom ned till Cesarea och sände honom därifrån vidare till Tarsus.
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.O czem dowiedziawszy się bracia, odprowadzili go do Cezaryi i odesłali go do Tarsu.
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.Os irmãos, porém, quando o souberam, acompanharam-no até Cesaréia e o enviaram a Tarso.
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.Toen zijn vrienden dat hoorden, brachten zij Saulus naar Caesarea en stuurden hem vandaar naar Tarsus.
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.To zvěděvše bratří, dovedli ho do Cesaree, a poslali jej do Tarsu.
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.Venutolo però a sapere i fratelli, lo condussero a Cesarèa e lo fecero partire per Tarso
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.Μαθοντες δε οι αδελφοι, κατεβιβασαν αυτον εις Καισαρειαν και εξαπεστειλαν αυτον εις Ταρσον.
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.Братия, узнав о сем , отправили его в Кесарию ипрепроводили в Тарс.
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.Довідавшись же брати, привели його в Кесарию, та й вислали його в Тарс.
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.И Петър, като обикаляше всичките вярващи, слезе и светиите, които живееха в Лида.
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.וישמעו האחים ויורידו אתו לקסרין וישלחהו אל טרסוס׃
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.‎فلما علم الاخوة احدروه الى قيصرية وارسلوه الى طرسوس
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.弟 兄 們 知 道 了 就 送 他 下 該 撒 利 亞 、 打 發 他 往 大 數 去
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.弟兄 們 知道 了 就 送 他 下 該撒利亞 、 打發 他 往 大數去
Kölelere gidin. İkinci sınıf vatandaşlara gidin. Sezar'ın gaddarlığı altında ezilen insanlara gidin."للعبيد. اذهبوا للناس من الطبقة الثانية. اذهبوا للأفراد الذين يعانون المحروقين من وحشية القيصر"
Mesajın yazıldığı dilin önemli özelliğine dayanan bir ipucu ile Sezar şifresini kırdı. . .Hän mursi Ceasar-salauksen käyttämällä vihjettä, joka perustuu käytetyn kielen ominaisuuksiin
Mesajın yazıldığı dilin önemli özelliğine dayanan bir ipucu ile Sezar şifresini kırdı. . .그는 메시지가 쓰여진 언어의 중요한 특징을 단서로 삼아 시저 암호법을 해독해냈습니다
Mesajın yazıldığı dilin önemli özelliğine dayanan bir ipucu ile Sezar şifresini kırdı. . .Prolomil Caesarovu šifru tím, že využil důležité vlastnosti jazyka, ve kterém je zpráva napsána.
Mesajın yazıldığı dilin önemli özelliğine dayanan bir ipucu ile Sezar şifresini kırdı. . .Šifru rozlúštil tým, že použil dôležitú vlastnosť jazyka, v ktorom je správa napísaná.
Mesajın yazıldığı dilin önemli özelliğine dayanan bir ipucu ile Sezar şifresini kırdı. . .Złamał szyfr Cezara używając wskazówki opartej na ważnej właściwości języka, w którym wiadomość jest napisana.
Mesajın yazıldığı dilin önemli özelliğine dayanan bir ipucu ile Sezar şifresini kırdı. . .без да го осъзнаваме.
Mesajın yazıldığı dilin önemli özelliğine dayanan bir ipucu ile Sezar şifresini kırdı. . .Він розгадав шифр Цезаря звернувши увагу на важливу властивість мови, на якій було написано повідомленя.
Mesajın yazıldığı dilin önemli özelliğine dayanan bir ipucu ile Sezar şifresini kırdı. . .הוא פיצח את צופן קיסר בעזרת רמז שהתבסס על תכונה חשובה של השפה בה נכתבה ההודעה.
Mesajın yazıldığı dilin önemli özelliğine dayanan bir ipucu ile Sezar şifresini kırdı. . .استطاع هو أن يقوم بفك شفرة قيصر عن طريق دليل استند على خاصية مهمة في اللغة اللتي كتبت فيها تلك الشفرة
Mesajın yazıldığı dilin önemli özelliğine dayanan bir ipucu ile Sezar şifresini kırdı. . .言語メッセージが書かれる際の 重要な特性に基づいて見つけました。 任意の本の
Normal doğum mümkün değilse, sezaryen konusunda doktor karar verir.Jos tämä ei ole mahdollista, lääkäri päättää keisarinleikkauksesta.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod