Ana içeriğe geç
Sözlük

seza ile cümle

seza kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Festus, danışma kuruluyla görüştükten sonra şu yanıtı verdi: ‹‹Davanı Sezara ilettin, Sezara gideceksin.››Tedy Festus promluviv s radou, odpověděl: K císařis se odvolal? K císaři půjdeš.
Festus, danışma kuruluyla görüştükten sonra şu yanıtı verdi: ‹‹Davanı Sezara ilettin, Sezara gideceksin.››Tedy Festus rozmówiwszy się z radą, odpowiedział: Do cesarzaś apelował? do cesarza pójdziesz.
Festus, danışma kuruluyla görüştükten sonra şu yanıtı verdi: ‹‹Davanı Sezara ilettin, Sezara gideceksin.››Vtedy Festus poshovárajúc sa s radou odpovedal: Na cisára si sa odvolal, pred cisára pojdeš.
Festus, danışma kuruluyla görüştükten sonra şu yanıtı verdi: ‹‹Davanı Sezara ilettin, Sezara gideceksin.››Тогда Фест, поговорив с советом, отвечал: ты потребовал суда кесарева, к кесарю и отправишься.
Festus, danışma kuruluyla görüştükten sonra şu yanıtı verdi: ‹‹Davanı Sezara ilettin, Sezara gideceksin.››Тодї Фест, поговоривши з радою, відказав: Ти покликуєш ся до кесаря, до кесаря й пійдеш.
Festus, danışma kuruluyla görüştükten sonra şu yanıtı verdi: ‹‹Davanı Sezara ilettin, Sezara gideceksin.››ויועץ פסטוס עם יועציו ויען אתו לאמר את הקיסר קראת אל הקיסר תלך׃
Festus, danışma kuruluyla görüştükten sonra şu yanıtı verdi: ‹‹Davanı Sezara ilettin, Sezara gideceksin.››‎حينئذ تكلم فستوس مع ارباب المشورة فاجاب الى قيصر رفعت دعواك. الى قيصر تذهب
Festus, danışma kuruluyla görüştükten sonra şu yanıtı verdi: ‹‹Davanı Sezara ilettin, Sezara gideceksin.››非 斯 都 和 議 會 商 量 了 、 就 說 、 你 既 上 告 於 該 撒 、 可 以 往 該 撒 那 裡 去
Festus, danışma kuruluyla görüştükten sonra şu yanıtı verdi: ‹‹Davanı Sezara ilettin, Sezara gideceksin.››非斯 都 和 議會 商量 了 、 就 說 、 你 既 上告 於 該撒 、 可以 往該 撒 那 裡去
İkinci gün Sezariyeye vardılar. Bu arada Kornelius, akraba ve yakın dostlarını toplamış onları bekliyordu.A nazajutrz weszli do Cezaryi. A Kornelijusz czekał ich, wezwawszy powinowatych swoich i bliskich przyjaciół.
İkinci gün Sezariyeye vardılar. Bu arada Kornelius, akraba ve yakın dostlarını toplamış onları bekliyordu.A nazejtří přišli do Cesaree. Kornelius pak očekával jich, svolav příbuzné své a přátely blízké.
İkinci gün Sezariyeye vardılar. Bu arada Kornelius, akraba ve yakın dostlarını toplamış onları bekliyordu.Bữa sau , đến thành Sê-sa-rê . Cọt-nây với bà_con và bạn thiết đương chờ_đợi .
İkinci gün Sezariyeye vardılar. Bu arada Kornelius, akraba ve yakın dostlarını toplamış onları bekliyordu.Bữa sau, đến thành Sê-sa-rê. Cọt-nây với bà con và bạn thiết đương chờ đợi.
İkinci gün Sezariyeye vardılar. Bu arada Kornelius, akraba ve yakın dostlarını toplamış onları bekliyordu.És másnap eljutának Czézáreába. Kornélius pedig várja vala õket, egybegyûjtvén rokonait és jó barátait.
İkinci gün Sezariyeye vardılar. Bu arada Kornelius, akraba ve yakın dostlarını toplamış onları bekliyordu.Il giorno dopo arrivò a Cesarèa. Cornelio stava ad aspettarli ed aveva invitato i congiunti e gli amici intimi
İkinci gün Sezariyeye vardılar. Bu arada Kornelius, akraba ve yakın dostlarını toplamış onları bekliyordu.이튿날 가이사랴에 들어가니 고넬료가 일가와 가까운 친구들을 모아 기다리더니
İkinci gün Sezariyeye vardılar. Bu arada Kornelius, akraba ve yakın dostlarını toplamış onları bekliyordu.No outro dia entrou em Cesaréia. E Cornélio os esperava, tendo reunido os seus parentes e amigos mais íntimos.
İkinci gün Sezariyeye vardılar. Bu arada Kornelius, akraba ve yakın dostlarını toplamış onları bekliyordu.А другого дня увійшли в Кесарию. Корнелий же дожидав їх, скликавши родину свою і близьких приятелїв.
İkinci gün Sezariyeye vardılar. Bu arada Kornelius, akraba ve yakın dostlarını toplamış onları bekliyordu.В следующий день пришли они в Кесарию.Корнилий же ожидал их, созвав родственников своих и близких друзей.
İkinci gün Sezariyeye vardılar. Bu arada Kornelius, akraba ve yakın dostlarını toplamış onları bekliyordu.И когато влизаше Петър, Корнилий го посрещна, падна пред нозете му, и се поклони.
İkinci gün Sezariyeye vardılar. Bu arada Kornelius, akraba ve yakın dostlarını toplamış onları bekliyordu.ולמחרתו באו אל קסרין וקרניליוס מחכה להם ועמו בני משפחתו וקרוביו ומידעיו הנקהלים אליו׃
İkinci gün Sezariyeye vardılar. Bu arada Kornelius, akraba ve yakın dostlarını toplamış onları bekliyordu.وفي الغد دخلوا قيصرية. واما كرنيليوس فكان ينتظرهم وقد دعا انسباءه واصدقاءه الاقربين‎.
İkinci gün Sezariyeye vardılar. Bu arada Kornelius, akraba ve yakın dostlarını toplamış onları bekliyordu.又 次 日 、 他 們 進 入 該 撒 利 亞 。 哥 尼 流 已 經 請 了 他 的 親 屬 密 友 、 等 候 他 們
İkinci gün Sezariyeye vardılar. Bu arada Kornelius, akraba ve yakın dostlarını toplamış onları bekliyordu.又 次日 、 他 們進 入 該撒利亞 。 哥尼流 已 經請 了 他 的 親屬 密友 、 等候 他們
İkinci sınıf vatandaşlara gidin. Sezar'ın gaddarlığı altında ezilen insanlara gidin."2 등 인 시민으로 이동 합니다. 시저의 폭력의 예 봉을 겪고 사람으로 이동 합니다. "
İlk bilindik şifre, bir yer değiştirme şifresi Sezar tarafından MÖ 58 civarında kullanıldı. .최초의 암호법으로 잘 알려진 암호 작법은 환자식 암호법입니다. (*덧, 문자를 변경하여 작성한 암호) 시저가 기원전 58년에 사용한 암호 작성 방식이지요
İlk bilindik şifre, bir yer değiştirme şifresi Sezar tarafından MÖ 58 civarında kullanıldı. .Den første velkendte ciffer - en substitutionsciffer - var brugt af Julius Caesar omkring året 58 f. k.
İlk bilindik şifre, bir yer değiştirme şifresi Sezar tarafından MÖ 58 civarında kullanıldı. .El primer cifrado conocido (un cifrado por sustitución) fue usado por Julio César alrededor del año 58 AC.
İlk bilindik şifre, bir yer değiştirme şifresi Sezar tarafından MÖ 58 civarında kullanıldı. .Het eerst bekende geheimschrift is een substitutie code en werd ongeveer 58 VC door Julius Caesar gebruikt.
İlk bilindik şifre, bir yer değiştirme şifresi Sezar tarafından MÖ 58 civarında kullanıldı. .Pierwszym znanym szyfrem, szyfr przez podstawienie był używany przez Juliusza Cezara około 58r. p.n.e.
İlk bilindik şifre, bir yer değiştirme şifresi Sezar tarafından MÖ 58 civarında kullanıldı. .Prvá dobre známa šifra, takzvaná substitučná šifra, bola používaná Júliom Cézarom okolo roku 58 pnl.
İlk bilindik şifre, bir yer değiştirme şifresi Sezar tarafından MÖ 58 civarında kullanıldı. .První dobře známá šifra, takzvaná substituční šifra, byla použita Juliem Caesarem kolem roku 58 př.nl.
İlk bilindik şifre, bir yer değiştirme şifresi Sezar tarafından MÖ 58 civarında kullanıldı. .Ο πρώτος γνωστός κώδικας, ο κώδικας αντικατάστασης χρησιμοποιήθηκε από τον Ιούλιο Καίσαρα γύρω στο 58π.χ.
İlk bilindik şifre, bir yer değiştirme şifresi Sezar tarafından MÖ 58 civarında kullanıldı. .Первый известный шифр -- это подстановочный шифр, использованный Юлием Цезарем около 58 года до н.э.
İlk bilindik şifre, bir yer değiştirme şifresi Sezar tarafından MÖ 58 civarında kullanıldı. .Първият популчрен шифър е шифър чрез заместване, използван от Юлий Цезар около 58 г.
İlk bilindik şifre, bir yer değiştirme şifresi Sezar tarafından MÖ 58 civarında kullanıldı. .הצופן המוכר הראשון, צופן החלפה, היה בשימוש על ידי יוליוס קיסר בסביבות שנת 58 לפנה"ס.
İlk bilindik şifre, bir yer değiştirme şifresi Sezar tarafından MÖ 58 civarında kullanıldı. .أول وأشهر نوع تشفير , التشفير المبدل استعمله جولياس قيصر في ال58 قبل الميلاد
İlk bilindik şifre, bir yer değiştirme şifresi Sezar tarafından MÖ 58 civarında kullanıldı. .ユリウス ・ カエサルによって 紀元前 58年に使用されました。 シーザー暗号と呼ばれます、
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.Disse-lhes Jesus: Dai, pois, a César o que é de César, e a Deus o que é de Deus. E admiravam-se dele.
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.Gesù disse loro: «Rendete a Cesare ciò che è di Cesare e a Dio ciò che è di Dio». E rimasero ammirati di lui
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.Jezus pa jim veli: Dajte cesarju, kar je cesarjevega, in Bogu, kar je Božjega. In silno se mu začudijo.
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.이에 예수께서 가라사대 가이사의 것은 가이사에게 하나님의 것은 하나님께 바치라 하시니 저희가 예수께 대하여 심히 기이히 여기더라
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.Og Jesus sagde til dem: "Giver Kejseren, hvad Kejserens er, og Gud, hvad Guds er." Og de undrede sig over ham.
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.Og Jesus sa til dem: Gi keiseren hvad keiserens er, og Gud hvad Guds er! Og de undret sig storlig over ham.
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.Иисус сказал им в ответ: отдавайте кесарево кесарю, а Божие Богу. И дивились Ему.
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.Исус им рече: Отдавайте Кесаревото на Кесаря, и Божието на Бога. И те много се зачудиха на Него.
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.І озвавшись Ісус, рече їм: Оддайте кесареве кесареві, а Боже Богові. І дивувались Йому.
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.ויאמר ישוע אליהם את אשר לקיסר תנו לקיסר ואת אשר לאלהים תנו לאלהים ויתמהו עליו׃
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.فاجاب يسوع وقال لهم اعطوا ما لقيصر لقيصر وما للّه للّه. فتعجبوا منه
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.耶 穌 說 、 該 撒 的 物 當 歸 給 該 撒 、 神 的 物 當 歸 給 神 。 他 們 就 很 希 奇 他
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.耶穌說 、 該撒 的 物當歸給該 撒 、 神 的 物當歸給 神 。 他 們 就 很 希奇 他
Julius Sezar'ın Cumhuriyeti İmparatorluğa dönüştürmesinden hemen önceki dönem bu.Bylo to ještě předtím, než Julius Ceasar začal s procesem restrukturalizace republiky v císařství.
Julius Sezar'ın Cumhuriyeti İmparatorluğa dönüştürmesinden hemen önceki dönem bu.Одразу перед тим, як Юлій Цезар розпочав перетворення Республіки на Імперію.
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.Ale keď o tom zvedeli bratia, zaviedli ho dolu do Cezáree a vyslali ho do Tarzu.
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.Các anh em hay điều đó, thì đem người đến thành Sê-sa-rê, và sai đi đất Tạt-sơ.
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.Các anh_em hay điều đó , thì đem người đến thành Sê-sa-rê , và sai đi_đất Tạt-sơ .
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.Cînd au aflat fraţii de lucrul acesta, l-au dus la Cezarea, şi l-au pornit la Tars. Vindecarea lui Enea.
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.Da das die Brüder erfuhren, geleiteten sie ihn gen Cäsarea und schickten ihn gen Tarsus.
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.형제들이 알고 가이사랴로 데리고 내려가서 다소로 보내니라
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.Ko pa zvedo to bratje, ga odpeljejo doli v Cezarejo in ga pošljejo v Tars.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod