Ana içeriğe geç
Sözlük

seza ile cümle

seza kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Oğlu Maximus Sezar oldu.Jo sūnus Maksimas tapo cezariu.
1 Ocak MÖ 42'de Roma Senatosu, Sezar'ı Roma devletinin ilâhi vasfı "Divus Iulius" olarak tanıdı.42 m. pr. m. e. sausio 1 d. Senatas pripažino Cezarį Romos valstybės dievybe, „Divus Iulius“.
MÖ 52 yılında bir senatör olarak Sezar'ın düşmanı olan Pompey'i desteklemişti.Būdamas senatorius, 52 m. pr. m. e. Bibulas palaikė Pompėjų, Cezario priešą.
Populares, en güçlü dönemini Jül Sezar'ın diktatörlüğü sırasında yaşamıştır.Populiarai savo įtakos aukštumas pasiekė Gajaus Julijaus Cezario diktatūros laikotarpiu.
Bunu Sezar'ın cenazesinde yaptığı, halkı suikastçilerin aleyhine çeken "tahrik edici" konuşmayla başarmıştı.Taip atsitiko dėl jo „uždegančios“ kalbos per Cezario laidotuves, nukreipusios minios pyktį ant žudikų.
MÖ 48 yılında Sezar'a karşı Pompey'le ittifak kurmuş ve Pompey'in donanmasına Adriyatikte komuta etmiştir.48 m. pr. m. e. pilietiniame kare jis vis dar palaikė Pompėjų ir vadovavo jo laivynui Adrijos jūroje.
Sonuç olarak Sezar ve Bibulus, MÖ 59 yılı için konsül seçildiler.59 m. pr. m. e. Bibulas buvo išrinktas konsulu.
Sezar'ın Hayatı.Cezario pergalė.
Julia, Jül Sezar'ın uzaktan kuzenidir.Per motiną Juliją Antoniją, jis buvo tolimas Cezario pusbrolis.
Suetonius, On iki Sezarın hayatları: "Caesar".Dvylikos Cezarių gyvenimas: (Įžanga).
838) Sezar Aleksios Museles ile evlenmiştir.868 Alfredas vedė Elsvitę.
Mısır'ın kontrolü artık Sezar'ın ellerindeydi.Nubija tapo Egipto provincija, čia rezidavo Egipto vicekaraliai.
Suetonius, On iki Sezar'ın hayatları, Sezar'ın Hayatı.Dvylikos Cezarių gyvenimas: Dieviškasis Titas.
Ave Cæsar, morituri te salutant Selamlar Sezar, ölecekler seni selamlıyor!"Tere, keiser Akihito, vääritimõistetud tervitavad sind!"
Ardından Augustus unvanını aldılar ve kendi Sezarları Flavius Valerius Severus ve Maximinus Daia'yı atadılar.Keisriteks (caesar) said Flavius Valerius Severus ja Maximinus. ... ...
Sezar Kleopatra'nın tarafını tuttu.Soest sai Kleve hertsogkonna osaks.
MÖ 48'de iç savaş sırasında Pompey'e karşı Jül Sezar'ın tarafını tutmuşlardı.Aastal 48 eKr asusid Noricumi asukad Pompeiuse-vastases kodusõjas Julius Caesari poolele.
Agrippa da Festus'a, ‹‹Bu adam davasını Sezar'a iletmeseydi, serbest bırakılabilirdi›› dedi.A Agrippa povedal Festovi: Tento človek mohol byť prepustený, keby sa nebol odvolal na cisára.
Agrippa da Festus'a, ‹‹Bu adam davasını Sezar'a iletmeseydi, serbest bırakılabilirdi›› dedi.Agripa pa reče Festu: Lahko bi se bil izpustil ta človek, da se ni sklical na cesarja.
Agrippa da Festus'a, ‹‹Bu adam davasını Sezar'a iletmeseydi, serbest bırakılabilirdi›› dedi.Agrippa pak Festovi řekl: Mohl propuštěn býti člověk tento, kdyby se byl neodvolal k císaři.
Agrippa da Festus'a, ‹‹Bu adam davasını Sezar'a iletmeseydi, serbest bırakılabilirdi›› dedi.E Agrippa disse a Festo: «Costui poteva essere rimesso in libertà, se non si fosse appellato a Cesare»
Agrippa da Festus'a, ‹‹Bu adam davasını Sezar'a iletmeseydi, serbest bırakılabilirdi›› dedi.En de koning zei nog tegen Festus: "Als hij zich niet op de keizer beroepen had, zou hij nu vrij man zijn."
Agrippa da Festus'a, ‹‹Bu adam davasını Sezar'a iletmeseydi, serbest bırakılabilirdi›› dedi.Então Agripa disse a Festo: Este homem bem podia ser solto, se não tivesse apelado para César.
Agrippa da Festus'a, ‹‹Bu adam davasını Sezar'a iletmeseydi, serbest bırakılabilirdi›› dedi.Et Agrippa dit à Festus: Cet homme pouvait être relâché, s`il n`en eût pas appelé à César.
Agrippa da Festus'a, ‹‹Bu adam davasını Sezar'a iletmeseydi, serbest bırakılabilirdi›› dedi.Ja Agrippa sanoi Festukselle: "Tämän miehen olisi voinut päästää irti, jos hän ei olisi vedonnut keisariin".
Agrippa da Festus'a, ‹‹Bu adam davasını Sezar'a iletmeseydi, serbest bırakılabilirdi›› dedi.이에 아그립바가 베스도더러 일러 가로되 이 사람이 만일 가이사에게 호소하지 아니하였더면 놓을 수 있을뻔하였다 하니라
Agrippa da Festus'a, ‹‹Bu adam davasını Sezar'a iletmeseydi, serbest bırakılabilirdi›› dedi.Lecz Agrypa rzekł do Festa: Mógł ten człowiek być uwolniony, by był do cesarza nie apelował.
Agrippa da Festus'a, ‹‹Bu adam davasını Sezar'a iletmeseydi, serbest bırakılabilirdi›› dedi.Och Agrippa sade till Festus: »Denne man hade väl kunnat frigivas, om han icke hade vädjat till kejsaren.»
Agrippa da Festus'a, ‹‹Bu adam davasını Sezar'a iletmeseydi, serbest bırakılabilirdi›› dedi.Og Agrippa sa til Festus: Denne mann kunde være løslatt, om han ikke hadde innanket sin sak for keiseren.
Agrippa da Festus'a, ‹‹Bu adam davasını Sezar'a iletmeseydi, serbest bırakılabilirdi›› dedi.Vua Aï c-ríp-ba nói với Phê-tu rằng : Nếu người nầy chưa kêu_nài đến Sê-sa , có_thể tha được .
Agrippa da Festus'a, ‹‹Bu adam davasını Sezar'a iletmeseydi, serbest bırakılabilirdi›› dedi.Vua Aïc-ríp-ba nói với Phê-tu rằng: Nếu người nầy chưa kêu nài đến Sê-sa, có thể tha được.
Agrippa da Festus'a, ‹‹Bu adam davasını Sezar'a iletmeseydi, serbest bırakılabilirdi›› dedi.Y Agripa dijo a Festo: --Este hombre podría ser puesto en libertad, si no hubiera apelado al César
Agrippa da Festus'a, ‹‹Bu adam davasını Sezar'a iletmeseydi, serbest bırakılabilirdi›› dedi.Ο δε Αγριππας ειπε προς τον Φηστον Ο ανθρωπος ουτος ηδυνατο να απολυθη, εαν δεν ειχεν επικαλεσθη τον Καισαρα.
Agrippa da Festus'a, ‹‹Bu adam davasını Sezar'a iletmeseydi, serbest bırakılabilirdi›› dedi.Агриппа ж каже Фестові: Можна було б випустити сего чоловіка, коли б не покликав ся до кесаря.
Agrippa da Festus'a, ‹‹Bu adam davasını Sezar'a iletmeseydi, serbest bırakılabilirdi›› dedi.ויאמר אגרפס אל פסטוס האיש הזה יוכל להפטר לולא קרא את הקיסר לדינו׃
Agrippa da Festus'a, ‹‹Bu adam davasını Sezar'a iletmeseydi, serbest bırakılabilirdi›› dedi.‎وقال اغريباس لفستوس كان يمكن ان يطلق هذا الانسان لو لم يكن قد رفع دعواه الى قيصر
Agrippa da Festus'a, ‹‹Bu adam davasını Sezar'a iletmeseydi, serbest bırakılabilirdi›› dedi.亞 基 帕 又 對 非 斯 都 說 、 這 人 若 沒 有 上 告 於 該 撒 、 就 可 以 釋 放 了
Agrippa da Festus'a, ‹‹Bu adam davasını Sezar'a iletmeseydi, serbest bırakılabilirdi›› dedi.亞基帕 又 對 非斯 都 說 、 這人 若 沒 有 上告 於 該撒 、 就 可以 釋放了
Atlılar Sezariyeye varınca mektubu valiye verip Pavlusu teslim ettiler.Ajunşi în Cezarea, călăreţii au dat scrisoarea în mîna dregătorului, şi au adus pe Pavel înaintea lui.
Atlılar Sezariyeye varınca mektubu valiye verip Pavlusu teslim ettiler.A keď tamtí vošli do Cezáree a odovzdali vladárovi list, postavili pred neho i Pavla.
Atlılar Sezariyeye varınca mektubu valiye verip Pavlusu teslim ettiler.Arrivés à Césarée, les cavaliers remirent la lettre au gouverneur, et lui présentèrent Paul.
Atlılar Sezariyeye varınca mektubu valiye verip Pavlusu teslim ettiler.Azok pedig eljutván Czézáreába, és átadván a levelet a tiszttartónak, Pált is elébe állaták.
Atlılar Sezariyeye varınca mektubu valiye verip Pavlusu teslim ettiler.Da die gen Cäsarea kamen, überantworteten sie den Brief dem Landpfleger und stellten ihm Paulus auch dar.
Atlılar Sezariyeye varınca mektubu valiye verip Pavlusu teslim ettiler.Da hine nu kom til Kæsarea og havde overgivet Landshøvdingen Brevet, fremstillede de også Paulus for ham.
Atlılar Sezariyeye varınca mektubu valiye verip Pavlusu teslim ettiler.De kom da til Cesarea og lot landshøvdingen få brevet, og førte også Paulus frem for ham.
Atlılar Sezariyeye varınca mektubu valiye verip Pavlusu teslim ettiler.Después de llegar a Cesarea y entregar la carta al procurador, presentaron también a Pablo delante de él
Atlılar Sezariyeye varınca mektubu valiye verip Pavlusu teslim ettiler.I cavalieri, giunti a Cesarèa, consegnarono la lettera al governatore e gli presentarono Paolo
Atlılar Sezariyeye varınca mektubu valiye verip Pavlusu teslim ettiler.저희가 가이사랴에 들어가서 편지를 총독에게 드리고 바울을 그 앞에 세우니
Atlılar Sezariyeye varınca mektubu valiye verip Pavlusu teslim ettiler.Ko pridejo ti v Cezarejo, oddado pismo namestniku in postavijo tudi Pavla predenj.
Atlılar Sezariyeye varınca mektubu valiye verip Pavlusu teslim ettiler.Którzy przyjechawszy do Cezaryi, a oddawszy list staroście, stawili przed nim i Pawła.
Atlılar Sezariyeye varınca mektubu valiye verip Pavlusu teslim ettiler.Kun ratsumiehet tulivat Kesareaan, antoivat he kirjeen maaherralle ja veivät myös Paavalin hänen eteensä.
Atlılar Sezariyeye varınca mektubu valiye verip Pavlusu teslim ettiler.những người nầy tới thành Sê-sa-rê , đưa thơ cho quan tổng_đốc và đem nộp Phao-lô .
Atlılar Sezariyeye varınca mektubu valiye verip Pavlusu teslim ettiler.những người nầy tới thành Sê-sa-rê, đưa thơ cho quan tổng đốc và đem nộp Phao-lô.
Atlılar Sezariyeye varınca mektubu valiye verip Pavlusu teslim ettiler.Oni pak přijevše do Cesaree, dali list vladaři, a Pavla také postavili před ním.
Atlılar Sezariyeye varınca mektubu valiye verip Pavlusu teslim ettiler.os quais, logo que chegaram a Cesaréia e entregaram a carta ao governador, apresentaram-lhe também Paulo.
Atlılar Sezariyeye varınca mektubu valiye verip Pavlusu teslim ettiler.А те, придя в Кесарию и отдав письмо правителю, представили ему и Павла.
Atlılar Sezariyeye varınca mektubu valiye verip Pavlusu teslim ettiler.Вони ж, ввійшовши в Кесарию і оддавши лист старості, поставили перед ним і Павла.
Atlılar Sezariyeye varınca mektubu valiye verip Pavlusu teslim ettiler.Ще те изслушам когато дойдат и обвинителите ти. И заповяда да го вардят в Иродовата претория.
Atlılar Sezariyeye varınca mektubu valiye verip Pavlusu teslim ettiler.והמה באו אל קסרין ויתנו את האגרת בידי ההגמון ויעמידו לפניו גם את פולוס׃
Atlılar Sezariyeye varınca mektubu valiye verip Pavlusu teslim ettiler.‎وأولئك لما دخلوا قيصرية ودفعوا الرسالة الى الوالي احضروا بولس ايضا اليه‎.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod