Seyretmekten başka seçeneği olmayan bir hedef kitle söz konusu.Sehingga penontonnya benar-benar terpenjara.
Seyretmekten başka seçeneği olmayan bir hedef kitle söz konusu.Šlo o veľmi "uväznené" publikum.
Seyretmekten başka seçeneği olmayan bir hedef kitle söz konusu.Šlo o velmi uvězněné publikum.
Seyretmekten başka seçeneği olmayan bir hedef kitle söz konusu.To była bardzo zniewolona widownia
Seyretmekten başka seçeneği olmayan bir hedef kitle söz konusu.Αυτό ήταν ένα ιδιαίτερα αιχμαλωτισμένο κοινό.
Seyretmekten başka seçeneği olmayan bir hedef kitle söz konusu.Ставаше дума за изключително "пленена" аудитория.
Seyretmekten başka seçeneği olmayan bir hedef kitle söz konusu.Ці люди були мимовільною аудиторією.
Seyretmekten başka seçeneği olmayan bir hedef kitle söz konusu.Эти люди были невольной аудиторией.
Seyretmekten başka seçeneği olmayan bir hedef kitle söz konusu.אז הקהל במובן רב הוא קהל שבוי.
Seyretmekten başka seçeneği olmayan bir hedef kitle söz konusu.كان جمهورًا حبيسًا
Seyretmekten başka seçeneği olmayan bir hedef kitle söz konusu.彼らに逃げ道を与えられるようなものにしたいと思いました
Sonucunu etkin şekilde bulmanın tek yolu, onun gelişmesini seyretmektir.Az eredmény megismerésének egyetlen módja, lényegében, hogy megnézzük, hogyan alakul.
Sonucunu etkin şekilde bulmanın tek yolu, onun gelişmesini seyretmektir.Cách duy nhất để tìm ra hệ quả của nó một cách hiệu quả là nhìn nó phát triển.
Sonucunu etkin şekilde bulmanın tek yolu, onun gelişmesini seyretmektir.De enige mogelijke weg om de uitkomst te vinden is gewoon kijken hoe het evolueert.
Sonucunu etkin şekilde bulmanın tek yolu, onun gelişmesini seyretmektir.Der einzige Weg das Ergebnis herauszufinden ist quasi, eben zu schauen, wie es sich entwickelt.
Sonucunu etkin şekilde bulmanın tek yolu, onun gelişmesini seyretmektir.Jedynym sposobem aby otrzymać ostateczny wynik jest, obserwacja jak ten wynik się rozwija.
Sonucunu etkin şekilde bulmanın tek yolu, onun gelişmesini seyretmektir.그 결과를 찾는 유일한 방법은 사실상 어떻게 발달해 나가는지 지켜보는 것뿐입니다.
Sonucunu etkin şekilde bulmanın tek yolu, onun gelişmesini seyretmektir.La seule façon d'en trouver le résultat est, en fait, de simplement le regarder évoluer.
Sonucunu etkin şekilde bulmanın tek yolu, onun gelişmesini seyretmektir.La única forma de ver su resultado es, efectivamente, tan solo verlo evolucionar.
Sonucunu etkin şekilde bulmanın tek yolu, onun gelişmesini seyretmektir.L'unico modo di trovare i suoi risultati è, in pratica, proprio guardarlo mentre evolve.
Sonucunu etkin şekilde bulmanın tek yolu, onun gelişmesini seyretmektir.Satu-satunya cara untuk mengetahui hasilnya adalah, secara efektif, dengan cara melihatnya berevolusi.
Sonucunu etkin şekilde bulmanın tek yolu, onun gelişmesini seyretmektir.Singura cale de a-i vedea rezultatul e să-l urmărești efectiv evoluând.
Sonucunu etkin şekilde bulmanın tek yolu, onun gelişmesini seyretmektir.Единственият начин да се види резултата, е просто да се глада как еволюира.
Sonucunu etkin şekilde bulmanın tek yolu, onun gelişmesini seyretmektir.Единственный способ узнать результат процесса - это, по сути, наблюдать за его развитием.
Sonucunu etkin şekilde bulmanın tek yolu, onun gelişmesini seyretmektir.הדרך היחידה לגלות את תוצאתו היא למעשה רק תוך התבוננות בהתפתחותו.
Sonucunu etkin şekilde bulmanın tek yolu, onun gelişmesini seyretmektir.الطريقة الوحيدة لمعرفة الناتج هي،على نحو فعال، مشاهدته يتطور.
Sonucunu etkin şekilde bulmanın tek yolu, onun gelişmesini seyretmektir.ただ進化を見守ることしかないのです これは私が計算的等価の原理と
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor.Bleiben Sie nicht in Frage zu stellen, denn die Uhr kommt.
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor.Blijf niet op de vraag, want het horloge komt.
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor.Fique não questionar, para que o relógio está chegando.
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor.Håll dig att inte fråga, för klockan är på väg.
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor. Haydi, gidin, iyi Juliet [gürültü içinde], - ben artık kalmak cesaret.질문하지 유지, 시계가 온다하십시오. 어서, 어서, 좋은 줄리엣은 [내 노이즈] - 난 더 이상 체류 할수 없습니다.
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor. Haydi, gidin, iyi Juliet [gürültü içinde], - ben artık kalmak cesaret.הישארו לא השאלה, בשביל לראות את זה מגיע. בוא, הולכים, ג'ולייט טוב [רעש בתוך] - אני כבר לא מעז להישאר.
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor. Haydi, gidin, iyi Juliet [gürültü içinde], - ben artık kalmak cesaret.私は離れてしないためにジュリエットは、それ故にtheeを取得、移動.--
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor.Hold dig ikke at sætte spørgsmålstegn, til uret kommer.
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor.Manténgase a no cuestionar, para que el reloj está por venir.
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor.Maradjon nem kérdés, mert az óra közeleg.
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor.Ostanite ne na vprašanje, za uro prihaja.
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor.Pobyt není otázka, na hodinky se blíží.
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor.Pobyt nie je otázka, na hodinky sa blíži.
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor.Pobyt nie na pytanie, do oglądania nadchodzi.
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor.Pysy ole asettaa kyseenalaiseksi, sillä kello on tulossa.
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor.Restez pas à la question, pour que la montre est à venir.
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor.Şedere nu la întrebarea, pentru ceas vine.
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor.Soggiorno non mettere in discussione, per l'orologio è in arrivo.
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor.Tạm trú không cho câu hỏi, đồng hồ đến.
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor.Tetap tidak mempertanyakan, untuk menonton akan datang.
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor.Μείνετε όχι στο ερώτημα, για το ρολόι έρχεται.
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor.Останете не въпрос, за часовника идва.
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor.Пребывание не вопрос, ибо смотреть-то идет.
Stadyumda futbol maçı seyretmek bir hafta sonu akşamını geçirmenin güzel bir şekli.Het is een prima manier om een weekendmiddag te besteden.
Stadyumda futbol maçı seyretmek bir hafta sonu akşamını geçirmenin güzel bir şekli.Je to skvelý spôsob, ako stráviť víkendové popoludnie, sledovať futbalový zápas na štadióne.
Stadyumda futbol maçı seyretmek bir hafta sonu akşamını geçirmenin güzel bir şekli.겅기장에서 축구 관람을 하는 것은 완벽하게 멋진 방법입니다.
Stadyumda futbol maçı seyretmek bir hafta sonu akşamını geçirmenin güzel bir şekli.זוהי דרך מושלמת לבלות אחה"צ בסוף השבוע, לצפות במשחק כדורגל באצטדיון.
Televizyon seyretmek kafa karıştırıcı oluyor ve çoğu zaman da korkutucu.A tévénézés összezavar, és sokszor meg is rémít.
Televizyon seyretmek kafa karıştırıcı oluyor ve çoğu zaman da korkutucu.Bạn sẽ cảm thấy bối rối khi xem ti vi, và thường xuyên cảm thấy sợ hãi.
Televizyon seyretmek kafa karıştırıcı oluyor ve çoğu zaman da korkutucu.Det är förvirrande och ofta skrämmande att titta på TV.
Televizyon seyretmek kafa karıştırıcı oluyor ve çoğu zaman da korkutucu.E deconcertant să te uiţi la televizor şi uneori chiar înspăimântător.
Televizyon seyretmek kafa karıştırıcı oluyor ve çoğu zaman da korkutucu.Es ist verwirrend, fern zu sehen, und oft sogar erschreckend.
Televizyon seyretmek kafa karıştırıcı oluyor ve çoğu zaman da korkutucu.Guardare la televisione confonde, e spesso spaventa.