Müşterilerin yaptıkları hakkında bilgi toplamanın daha iyi bir yolu, onları işi yaparken seyretmektir.רוב האנשים נכונים לשתף ולספר איך הם עושים את עבודתם.
Bunu hasta odadayken yapan bir karakteri seyretmenin ilginç olacağını düşündüm." ifadelerini kullandı.וחשבתי שזה יהיה מעניין לראות דמות שממש עושה זאת לפני שהם עוזבים את החדר".
Prognoz geniş yanıkları olan hastalarda, daha yaşlı hastalarda ve kadın hastalarda daha kötü seyretmektedir.Прогнозата е по-лоша при пострадали с по-обширни изгаряния, при по-възрастните и при жените.
"Aynı filmi 70 kere seyrettiğim oluyor".В следващите 10 години изпълнява този концерт над 70 пъти.
Televizyon seyretmekten bıktım.Уморих се да гледам телевизия.
Ve yine de onu seyretmek isterdiniz, onunla vakit geçirmek isterdiniz."Už je mi dobre, môžete sa za nimi pozrieť."
Buradan masmavi Akdeniz'i seyretmek bir başka güzeldir.Z najdišča je čudovit razgled na Milaško dolino.
Kinescope bir kişinin seyretmesi için icat edilmiş film döngü sistemidir.Kinetoskopai buvo skirti žiūrėti vienam žmogui.
İrlanda’dan Türkiye’ye son yıllarda yapılan ziyaretlerin sayısı yıllık 100 binin üzerinde seyretmektedir.Internetireklaamiks kulutatavad summad Iirimaal on viimase kuue aasta jooksul kasvanud enam kui kolm korda.
Adamın sigara paketini açıp titreyen elleriyle bir tane de ona uzatmasını seyrettim.Eu vi este homem abrir um pacote de cigarros com as mãos a tremer, e oferecer-lhe um.
Adamın sigara paketini açıp titreyen elleriyle bir tane de ona uzatmasını seyrettim.Ich beobachtete, wie der Mann mit zitternden Händen eine Packung Zigaretten öffnete und ihr eine anbot.
Adamın sigara paketini açıp titreyen elleriyle bir tane de ona uzatmasını seyrettim.Ik zag de man een pak sigaretten openen, met trillende handen, en er haar een aanbieden
Adamın sigara paketini açıp titreyen elleriyle bir tane de ona uzatmasını seyrettim.Jag såg denna man öppna ett paket cigaretter med darrande händer och erbjuda henne en.
Adamın sigara paketini açıp titreyen elleriyle bir tane de ona uzatmasını seyrettim.J'ai observé l'homme ouvrir un paquet de cigarettes les mains tremblantes, et lui en offrir une.
Adamın sigara paketini açıp titreyen elleriyle bir tane de ona uzatmasını seyrettim.전 그 노인이 떨리는 손으로 담배갑을 열어 한 개피를 그녀에게 건네는 걸 봤어요.
Adamın sigara paketini açıp titreyen elleriyle bir tane de ona uzatmasını seyrettim.L-am văzut pe bătrân deschizând un pachet de ţigări cu mâini tremurătoare şi oferindu-i una.
Adamın sigara paketini açıp titreyen elleriyle bir tane de ona uzatmasını seyrettim.Láttam, ahogy az öregember kinyitott egy csomag cigarettát, mindezt remegő kézzel, és megkínálta egy szállal.
Adamın sigara paketini açıp titreyen elleriyle bir tane de ona uzatmasını seyrettim.Oglądałąm jak pan otworzył paczkę papierosów z trzęsącymi się rękoma i poczęstował ją.
Adamın sigara paketini açıp titreyen elleriyle bir tane de ona uzatmasını seyrettim.Vi al hombre abrir un paquete de cigarrillos con manos temblorosas y ofrecerle uno a ella.
Adamın sigara paketini açıp titreyen elleriyle bir tane de ona uzatmasını seyrettim.Viděla jsem, jak ten muž třesoucíma rukama otvírá balíček cigaret a jednu mu nabízí.
Adamın sigara paketini açıp titreyen elleriyle bir tane de ona uzatmasını seyrettim.Vidi l'uomo aprire un pacchetto di sigarette con le mani tremanti e offrirgliene una.
Adamın sigara paketini açıp titreyen elleriyle bir tane de ona uzatmasını seyrettim.Είδα τον άντρα να ανοίγει ένα πακέτο τσιγάρα με τρεμάμενα χέρια και να της προσφέρει.
Adamın sigara paketini açıp titreyen elleriyle bir tane de ona uzatmasını seyrettim.Гледах дядото да отваря кутия цигари с треперещи ръце и й предлагаше една.
Adamın sigara paketini açıp titreyen elleriyle bir tane de ona uzatmasını seyrettim.Я видела, как мужчина открыл пачку сигарет трясущимися руками и предложил одну ей.
Adamın sigara paketini açıp titreyen elleriyle bir tane de ona uzatmasını seyrettim.Я побачила, як продавець відкрив пачку цигарок тремтячими руками і пригостив трансвестита.
Adamın sigara paketini açıp titreyen elleriyle bir tane de ona uzatmasını seyrettim.ראיתי את האיש פותח חבילת סיגריות בידיים רועדות ומציע לה אחד.
Adamın sigara paketini açıp titreyen elleriyle bir tane de ona uzatmasını seyrettim.شاهدت البقال يفتح علبة سجائر بيدين مرتعشتين ويعرض سيجارة للمتخنث.
Adamın sigara paketini açıp titreyen elleriyle bir tane de ona uzatmasını seyrettim.彼女にふるまう店主の姿が いまだに私の脳裏に 焼きついています
Ama bu aynı nöron bazen ben basitçe başka birine dokunulduğunu seyrettiğimde de uyarılır.Ale ten sam neuron czasami pobudza się gdy tylko patrzymy na osobę dotykaną.
Ama bu aynı nöron bazen ben basitçe başka birine dokunulduğunu seyrettiğimde de uyarılır.Dar acelasi neuron, se va activa uneori chiar si atunci cand privesc o alta persoana fiind atinsa.
Ama bu aynı nöron bazen ben basitçe başka birine dokunulduğunu seyrettiğimde de uyarılır.Isti nevron lahko deluje tudi, ko samo opazujem, kako se nekdo dotakne druge osebe.
Ama bu aynı nöron bazen ben basitçe başka birine dokunulduğunu seyrettiğimde de uyarılır.하지만 그 뉴런들은 다른 사람이 같은 접촉을 경험하는 것을 제가 보게 될 때에도 발화합니다.
Ama bu aynı nöron bazen ben basitçe başka birine dokunulduğunu seyrettiğimde de uyarılır.Ma gli stessi neuroni, si attivano in certi casi semplicemente se guardo un'altra persona che viene toccata.
Ama bu aynı nöron bazen ben basitçe başka birine dokunulduğunu seyrettiğimde de uyarılır.Men samma neuron kommer, i vissa fall, att aktiveras när jag iakktar en annan person som blir berörd
Ama bu aynı nöron bazen ben basitçe başka birine dokunulduğunu seyrettiğimde de uyarılır.Namun neuron yang sama, juga akan aktif saat saya melihat orang lain yang sedang disentuh.
Ama bu aynı nöron bazen ben basitçe başka birine dokunulduğunu seyrettiğimde de uyarılır.Ovšem ten samý neuron občas vyšle signál i když jen sleduju, jak se někdo někoho dotkne.
Ama bu aynı nöron bazen ben basitçe başka birine dokunulduğunu seyrettiğimde de uyarılır.Pero la misma neurona, en algunos casos, se activará cuando simplemente vea que acarician a otra persona.
Ama bu aynı nöron bazen ben basitçe başka birine dokunulduğunu seyrettiğimde de uyarılır.Але в деяких випадках, той самий нейрон активується, коли я просто дивлюсь, як торкаються когось.
Ama bu aynı nöron bazen ben basitçe başka birine dokunulduğunu seyrettiğimde de uyarılır.Но същият неврон в някои случаи ще се активира, просто когато гледам да докосват друго лице.
Ama bu aynı nöron bazen ben basitçe başka birine dokunulduğunu seyrettiğimde de uyarılır.Но тот же нейрон в некоторых случаях возбудится, даже когда я просто смотрю, как касаются кого-то другого.
Ama bu aynı nöron bazen ben basitçe başka birine dokunulduğunu seyrettiğimde de uyarılır.אבל אותו נוירון, במקרים אחדים יירה כאשר אני פשוט מביט באדם אחר שנוגעים בו.
Ama bu aynı nöron bazen ben basitçe başka birine dokunulduğunu seyrettiğimde de uyarılır.ولكن نفس هذا العصب في بعض الحالات ينشط عندما أقوم ببساطة بلمس شخص آخر
Ama bu aynı nöron bazen ben basitçe başka birine dokunulduğunu seyrettiğimde de uyarılır.他の人が触られているのを見るだけでも 発火します つまり これは触られている他者に共感するのです
Amerikan Hava Üssü'nde seyrettiği bir çizgi filmden esinlenmiş. Bu da çözmemiz gereken muammalrdan biri.Depois percebi que tinha sido por ver um desenho animado na estação da Força Aérea americana.
Amerikan Hava Üssü'nde seyrettiği bir çizgi filmden esinlenmiş."Rocky and Bullwinkle" chiếu ở trạm không quân Mỹ.
Amerikan Hava Üssü'nde seyrettiği bir çizgi filmden esinlenmiş.Rocky and Bullwinkle 이란 만화를 보던게 생각나서 아이가 그 이름을 선택한 이유를 알 수 있었습니다.
Amerikan Hava Üssü'nde seyrettiği bir çizgi filmden esinlenmiş."Rocky and Bullwinkle" καρτούν που έβλεπε στο σταθμό της Αμερικανικής βάσης.
Amerikan Hava Üssü'nde seyrettiği bir çizgi filmden esinlenmiş.מסרט מצוייר בשם "רוקי ובולנקוייל" בערוץ חיל האוויר האמריקאי.
Amerikan Hava Üssü'nde seyrettiği bir çizgi filmden esinlenmiş.لفيلم الرسوم المتحركة روكي وبول وينكل على قناة سلاح الطيران الأمريكي.
Amerikan Hava Üssü'nde seyrettiği bir çizgi filmden esinlenmiş.これはすぐにでも解明したいです
Anlatabiliyor muyum? Sürekli... (Kahkaha) - yoksa hiç seyretmediniz mi?-- En zo gaat het door -- (Gelach) -- Hebben jullie die niet gezien?
Anlatabiliyor muyum? Sürekli... (Kahkaha) - yoksa hiç seyretmediniz mi?Şi aşa continuă -- (Râsete) - nu v-aţi prins de asta?
Anlatabiliyor muyum? Sürekli... (Kahkaha) - yoksa hiç seyretmediniz mi?-- So hält es uns also -- (Gelächter) -- habt ihr Leute das nicht gesehen?
Ardından ikinci dünya savaşı bize güdümlü füzeleri ve atom bombalarını seyrettirdi.Apoi urmează al Doilea Război Mondial care ne dă rachete ghidate și bombe atomice.
Ardından ikinci dünya savaşı bize güdümlü füzeleri ve atom bombalarını seyrettirdi.Dan komt WWII en geeft ons doelzoekende raketten en atoombommen.
Ardından ikinci dünya savaşı bize güdümlü füzeleri ve atom bombalarını seyrettirdi.Depois veio a IIª grande guerra que nos deu misseis guiados e bombas atómicas.
Ardından ikinci dünya savaşı bize güdümlü füzeleri ve atom bombalarını seyrettirdi.Na scénu prichádza Druhá Svetová vojna, ktorá nám dala riadené strely a atómovú bombu.
Ardından ikinci dünya savaşı bize güdümlü füzeleri ve atom bombalarını seyrettirdi.Po niej przychodzi II Wojna Światowa a wraz z nią kierowane pociski i bomby atomowe
Artık bunu seyretmeyeceğim.Aku tak akan menunggu lagi.
Artık bunu seyretmeyeceğim.Ik ga nu niet alleen maar toekijken.