"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik."Ми дивилися вашу TED промову у книжковому клубі.
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik."Мы смотрели твоё выступление на TED в моём книжном клубе".
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik."צפינו בהרצאה שלך ב-TED במועדון-הספר שלי.
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik."لقد شاهدنا حديثك في تيد في نادي الكتاب خاصتي"
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik.それから あなたの本を読んで
Kýzým, benim dövüţtüđüm yerler... ...senin televizyonda seyrettiđin yerlere benzemez.Не е ли опасно за теб? Затваряй си устата!
Lise öğrencisi. Vajina Monologlarını seyretmiş ve çok etkilenmiş ve bunun sonucundaStudentessa di liceo, ha visto i Monologhi della Vagina e ne è stata molto commossa.
Mal çoğaldıkça yiyeni de çoğalır. Sahibine ne yararı var, seyretmekten başka?Arbeiderens søvn er søt, enten han eter lite eller meget; men den rikes metthet lar ham ikke få sove.
Mal çoğaldıkça yiyeni de çoğalır. Sahibine ne yararı var, seyretmekten başka?Dolce è il sonno del lavoratore, poco o molto che mangi; ma la sazietà del ricco non lo lascia dormire
Mal çoğaldıkça yiyeni de çoğalır. Sahibine ne yararı var, seyretmekten başka?재산이 더하면 먹는 자도 더하나니 그 소유주가 눈으로 보는 외에 무엇이 유익하랴
Mal çoğaldıkça yiyeni de çoğalır. Sahibine ne yararı var, seyretmekten başka?Słodki jest sen pracowitemu, chociaż mało, chociaż wiele jadł; ale nasycenie bogatego spać mu nie dopuści.
Mal çoğaldıkça yiyeni de çoğalır. Sahibine ne yararı var, seyretmekten başka?Työntekijän uni on makea, söipä hän vähän tai paljon; mutta rikkaan ei hänen yltäkylläisyytensä salli nukkua.
Mal çoğaldıkça yiyeni de çoğalır. Sahibine ne yararı var, seyretmekten başka?ברבות הטובה רבו אוכליה ומה כשרון לבעליה כי אם ראית עיניו׃
Mal çoğaldıkça yiyeni de çoğalır. Sahibine ne yararı var, seyretmekten başka?اذا كثرت الخيرات كثر الذين يأكلونها واي منفعة لصاحبها الا رؤيتها بعينيه.
Mal çoğaldıkça yiyeni de çoğalır. Sahibine ne yararı var, seyretmekten başka?貨 物 增 添 、 喫 的 人 也 增 添 . 物 主 得 甚 麼 益 處 呢 、 不 過 眼 看 而 已
Mal çoğaldıkça yiyeni de çoğalır. Sahibine ne yararı var, seyretmekten başka?貨物 增添 、 喫 的 人也 增添 . 物主 得 甚 麼益處 呢 、 不 過 眼看 而已
O da dedi ki, "Konuşmanı canlı olarak internetten seyrettim.A ona povedala, "Videla som tvoju prednášku naživo cez internet.
O da dedi ki, "Konuşmanı canlı olarak internetten seyrettim.A zis, "Am văzut prelegerea ta live.
O da dedi ki, "Konuşmanı canlı olarak internetten seyrettim.E ela disse: "Eu vi a tua palestra ao vivo pela Internet.
O da dedi ki, "Konuşmanı canlı olarak internetten seyrettim.E lei mi disse: "Ho ascoltato il tuo discorso in streaming".
O da dedi ki, "Konuşmanı canlı olarak internetten seyrettim.Erre ő: "Láttam a beszédedet élőben vetítve.
O da dedi ki, "Konuşmanı canlı olarak internetten seyrettim.Et elle m'a dit : "J'ai vu ta conférence en live sur internet.
O da dedi ki, "Konuşmanı canlı olarak internetten seyrettim."Jag såg ditt föredrag i direktsändning.
O da dedi ki, "Konuşmanı canlı olarak internetten seyrettim.그녀가 말하길 "너의 강연을 생방송으로 청취했어.
O da dedi ki, "Konuşmanı canlı olarak internetten seyrettim.Og hun sagde: "Jeg så dit foredrag live.
O da dedi ki, "Konuşmanı canlı olarak internetten seyrettim.Ona na to, że widziała wykład na żywo w internecie
O da dedi ki, "Konuşmanı canlı olarak internetten seyrettim.Ona řekla: "Viděla jsem živé vysílání tvé přednášky.
O da dedi ki, "Konuşmanı canlı olarak internetten seyrettim.Pa reče: "Tvoj nastop sem gledala v živo.
O da dedi ki, "Konuşmanı canlı olarak internetten seyrettim.Und sie sagte "Ich sah deinen Vortrag im Live Stream.
O da dedi ki, "Konuşmanı canlı olarak internetten seyrettim.Và cô ấy nói "Mình đã xem trực tuyến bài nói của cậu.
O da dedi ki, "Konuşmanı canlı olarak internetten seyrettim.Y ella dijo: "Vi tu charla transmitida en vivo.
O da dedi ki, "Konuşmanı canlı olarak internetten seyrettim.Ze zei: "Ik heb de livestream van je talk gezien.
O da dedi ki, "Konuşmanı canlı olarak internetten seyrettim.Εκείνη μου είπε "Είδα την ομιλία σου σε ζωντανή μετάδοση .
O da dedi ki, "Konuşmanı canlı olarak internetten seyrettim.Вона сказала: "Я бачила твою Промову наживо.
O da dedi ki, "Konuşmanı canlı olarak internetten seyrettim.И тя каза: "Гледах ти презентацията на живо.
O da dedi ki, "Konuşmanı canlı olarak internetten seyrettim.Она сказала: "Я видела твоё выступление на TED в прямом эфире.
O da dedi ki, "Konuşmanı canlı olarak internetten seyrettim.והיא השיבה, "ראיתי את ההרצאה שלך בשידור חי מקוון.
O da dedi ki, "Konuşmanı canlı olarak internetten seyrettim.وقالت، " رأيت حديثك على الهواء.
O da dedi ki, "Konuşmanı canlı olarak internetten seyrettim.あなたらしくはなかったし
Olayı seyretmek için biriken halkın tümü olup bitenleri görünce göğüslerini döve döve geri döndüler.A všickni zástupové, přítomní tomu divadlu, hledíce na to, co se dálo, tepouce prsy své, navracovali se.
Olayı seyretmek için biriken halkın tümü olup bitenleri görünce göğüslerini döve döve geri döndüler.Cả dân chúng đi xem, thấy nông nổi làm vậy, đấm ngực mà trở về.
Olayı seyretmek için biriken halkın tümü olup bitenleri görünce göğüslerini döve döve geri döndüler.Cả dân_chúng đi xem , thấy nông_nổi làm_vậy , đấm ngực mà trở_về .
Olayı seyretmek için biriken halkın tümü olup bitenleri görünce göğüslerini döve döve geri döndüler.És az egész sokaság, mely e dolognak látására ment oda, látván azokat, a mik történtek, mellét verve megtére.
Olayı seyretmek için biriken halkın tümü olup bitenleri görünce göğüslerini döve döve geri döndüler.In vsi ljudje, ki so se sešli to gledat, ko vidijo, kaj se godi, si trkajo na prsi ter se vračajo.
Olayı seyretmek için biriken halkın tümü olup bitenleri görünce göğüslerini döve döve geri döndüler.이를 구경하러 모인 무리도 그 된 일을 보고 다 가슴을 두드리며 돌아가고
Olayı seyretmek için biriken halkın tümü olup bitenleri görünce göğüslerini döve döve geri döndüler.А всичките множества, надошли на това зрелище, като виждаха какво стана, връщаха се биещи се в гърди.
Olayı seyretmek için biriken halkın tümü olup bitenleri görünce göğüslerini döve döve geri döndüler.И весь народ, сшедшийся на сие зрелище, видя происходившее, возвращался, бия себя в грудь.
Olayı seyretmek için biriken halkın tümü olup bitenleri görünce göğüslerini döve döve geri döndüler.І ввесь народ, що зійшов ся на сю дивовижу, побачивши, що сталось, бючи себе в груди, вертав ся.
Olayı seyretmek için biriken halkın tümü olup bitenleri görünce göğüslerini döve döve geri döndüler.וכל המון העם אשר התאספו יחד למראה הזה בהביטם אל כל אשר נעשה תופפו על לבביהם וישובו׃
Olayı seyretmek için biriken halkın tümü olup bitenleri görünce göğüslerini döve döve geri döndüler.وكل الجموع الذين كانوا مجتمعين لهذا المنظر لما ابصروا ما كان رجعوا وهم يقرعون صدورهم.
Olayı seyretmek için biriken halkın tümü olup bitenleri görünce göğüslerini döve döve geri döndüler.聚 集 觀 看 的 眾 人 、 見 了 這 所 成 的 事 、 都 捶 著 胸 回 去 了
Olayı seyretmek için biriken halkın tümü olup bitenleri görünce göğüslerini döve döve geri döndüler.聚集觀 看 的 眾人 、 見 了 這 所 成 的 事 、 都 捶著 胸 回去 了
Önceki videoyu seyretmemiş olabilirsiniz hemen kısa bir özet geçelim.Pro případ, že ne, příjmy jsou doslova věci, které jsem prodal.
Önceki videoyu seyretmemiş olabilirsiniz hemen kısa bir özet geçelim.利益は道具を売ることで得られました。 これは 2008 年だったとしましょう。
Onu bana batırırsanız, kalbinize saplarım. Pulp Fiction'u seyrettin mi?Đâm vào người tôi, tôi sẽ đâm lại vào tim nghe chưa? <i>Bà con ơi, lại mà xem...</i>
Onu bana batırırsanız, kalbinize saplarım. Pulp Fiction'u seyrettin mi?Jos pistät tuon minuun, tökkään sen sydämeesi.
Onu bana batırırsanız, kalbinize saplarım. Pulp Fiction'u seyrettin mi?Se me picar, espeto-lhe isso no coração.
Öteki videoyu seyretmek isteyebilirsiniz.A možná byste se dívat video.
Öteki videoyu seyretmek isteyebilirsiniz.En él, trato sobre esto un poco más despacio
Öteki videoyu seyretmek isteyebilirsiniz.E você pode querer assistir o outro video.