Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.A nők megmérgezték kisbabáikat, és végignézték, ahogy habzik a szájuk haldoklás közben.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.Femeile si-au otrăvit bebelusii si au urmărit cum făceau spume la gură în timp ce mureau.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.Frauen vergifteten ihre Babys, und sahen Schaum aus ihren Mund kommen als sie starben.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.여자들은 그들의 아이들에게 독을 먹이고, 아이들이 입에 거품을 물고 죽어가는 것을 보았습니다.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.Kobieta dała truciznę swoim dzieciom i widziała pianę wychodzącą z ich ust gdy umierały.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.Las mujeres dieron veneno a sus bebés y veían cómo la espuma salía por sus bocas mientras morían.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.Le donne hanno avvelenato i loro bambini, e sono rimaste a guardare le loro bocche schiumare mentre morivano.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.Para ibu meracuni bayi-bayi mereka, dan menyaksikan busa keluar dari mulut mereka saat sekarat.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.Phụ nữ đầu độc con của họ, và chứng kiến sủi bọt trào khỏi miệng khi chúng chết.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.Vrouwen gaven hun babies vergif, en zagen schuim uit hun mondjes komen terwijl ze stierven.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.Ženy daly svým dětem jed a dívali se, jak jim jde pěna od úst, když umírali.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.Οι γυναίκες δηλητηρίασαν τα μωρά τους, και είδαν τον αφρό να βγαίνει από τα στόματά τους καθώς πέθαιναν.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.Жените са дали отрова на бебетата си и са гледали как излиза пяна по устата им, докато умират.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.Женищины отравляли своих младенцев и наблюдали за пеной, выходящей из их ртов, пока дети умирали.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.Жінки давали отруту власним дітям, а тоді дивились, як ті помирали, пускаючи з рота піну.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.נשים נתנו רעל לתינוקותיהן. וצפו בקצף יוצא מפיותיהם כאשר מתו.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.أعطت الأمهات السُم لأطفالهن، وشاهدن الزبد يأتي من أفواههم أثناء موتهم
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.泡を吹いて死ぬまで見届けました 上の写真は文 鮮明より清めを受けた
Kafanız karıştıysa, çift katlı integral videolarını tekrar seyretmek isteyebilirsiniz. -2 x de y a x 1 y x 1 y el parcial de q con respecto a x dx.
Kafanız karıştıysa, çift katlı integral videolarını tekrar seyretmek isteyebilirsiniz. -Q de x1 de y vírgula y, menos esta aqui...
Kafanız karıştıysa, çift katlı integral videolarını tekrar seyretmek isteyebilirsiniz. -وهنا، اسمحوا لي أن يكتب لها في نفس الألوان.
Kahretsin! Anlatabiliyor muyum? Sürekli... (Kahkaha) - yoksa hiç seyretmediniz mi?Các bạn biết điều đó -- và điều này giữ chúng ta -- (Tiếng cười) -- các bạn chưa xem chương trình đó sao?
Kahretsin! Anlatabiliyor muyum? Sürekli... (Kahkaha) - yoksa hiç seyretmediniz mi?¡Carajo!, saben... así nos mantiene... (Risas) ¿No lo han visto?
Kahretsin! Anlatabiliyor muyum? Sürekli... (Kahkaha) - yoksa hiç seyretmediniz mi?Du ved -- det holder os -- (Latter) -- har I ikke set det?
Kahretsin! Anlatabiliyor muyum? Sürekli... (Kahkaha) - yoksa hiç seyretmediniz mi?Quindi ci trattiene... (Risate) Voi non l'avete visto?
Kahretsin! Anlatabiliyor muyum? Sürekli... (Kahkaha) - yoksa hiç seyretmediniz mi?Vous voyez -- ça nous garde en haleine -- (Rires) -- vous n'avez pas vu ce film ?
Kendi net varlığımın değerinin 18 ay boyunca her gün 1 milyon dolar azaldığını seyrettim.내소유의 순자산 가치 몰락을 18개월 동안 매일 하루에 거의 백만 달러씩의 하락을 바라보아야 했습니다.
Kendi net varlığımın değerinin 18 ay boyunca her gün 1 milyon dolar azaldığını seyrettim.18か月に渡って、1日に100万ドルずつ減っていったのです それよりもさらにずっと悪いことに
Kendi net varlığımın değerinin 18 ay boyunca her gün 1 milyon dolar azaldığını seyrettim.Miré como mi propio patrimonio neto se caía a un millón de dólares por día, cada día, durante 18 meses.
Kendi net varlığımın değerinin 18 ay boyunca her gün 1 milyon dolar azaldığını seyrettim.Saya melihat nilai kekayaan saya turun sekitar satu juta dollar per hari, setiap hari, untuk 18 bulan.
Kendi net varlığımın değerinin 18 ay boyunca her gün 1 milyon dolar azaldığını seyrettim.Tôi nhìn tài sản của mình giảm sút khoảng 1 triệu đô một ngày, mỗi ngày, trong vòng 18 tháng.
Kendi net varlığımın değerinin 18 ay boyunca her gün 1 milyon dolar azaldığını seyrettim.Traciłem około miliona dolarów dziennie, dzień po dniu, przez 18 miesięcy.
Kendi net varlığımın değerinin 18 ay boyunca her gün 1 milyon dolar azaldığını seyrettim.Vi o meu próprio valor a cair ao ritmo de um milhão de dólares por dia, todos os dias, durante 18 meses.
Kendi net varlığımın değerinin 18 ay boyunca her gün 1 milyon dolar azaldığını seyrettim.Έβλεπα την περιουσία μου να πέφτει περίπου ένα εκατομμύριο την ημέρα, κάθε μέρα, για 18 μήνες.
Kendi net varlığımın değerinin 18 ay boyunca her gün 1 milyon dolar azaldığını seyrettim.Гледах как личните ми активи намаляват с около милион долара на ден, всеки ден, в продължение на 18 месеца.
Kendi net varlığımın değerinin 18 ay boyunca her gün 1 milyon dolar azaldığını seyrettim.צפיתי בשווי הנטו שלי נופל .בערך במיליון דולר ביום כל יום למשך 18 חודשים
Kendi net varlığımın değerinin 18 ay boyunca her gün 1 milyon dolar azaldığını seyrettim.شاهدت مجموعتي تتساقط بحوالي مليون دولار كل يوم، يومياً، لمدة 18 شهراً.
Kendinizi tartışırken seyrettiğiniz?논쟁을 바라보는 청중이라고 생각해보세요.
Kendinizi tartışırken seyrettiğiniz?Obserwujemy samych siebie podczas kłótni.
Kendinizi tartışırken seyrettiğiniz?שצופה בכם טוענים?
Kendinizi tartışırken seyrettiğiniz?تشاهد نفسك تتحاور؟
Kendinizi tartışırken seyrettiğiniz?自分が議論に負けるところを見ても
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik."Abbiamo assistito al tuo discorso nel nostro club letterario.
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik.A könyvklubunkban néztük meg a beszédét.
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik."Chúng tôi đã xem bài nói của chị trên TED ở câu lạc bộ sách của tôi.
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik."Dívaly jsme se na tvůj TEDTalk v mém čtenářském klubu."
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik."Kirjakerhoni katsoi puheesi.
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik."Nós vimos a sua palestra TED no meu clube literário.
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik." Nous avons regardé votre TEDTalk avec notre club de lecture.
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik."Pozerali sme vašu prednášku na TEDe v mojom knižnom klube.
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik."우리 독서 클럽에 함께 당신의 TED 강연을 봤어요.
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik."Ți-am văzut prezentarea TED la clubul de lectură.
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik."Vimos la charla de TED en mi club de lectura.
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik."Vi så dit TED foredrag i min bogklub.
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik."Vi tittade på ditt TED-föredrag i min bokklubb.
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik."We bekeken je TEDTalk in mijn boekenclub.
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik."Wir haben Ihren TEDTalk in meinem Buchklub angesehen"
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik."Z bralnim klubom smo gledali tvoj TED nastop.
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik."Είδαμε την ομιλία σου στην λέσχη βιβλίου μου.
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik."Гледахме Вашата ТЕД презентация в моя литературен клуб.