Ana içeriğe geç
Sözlük

seyret ile cümle

seyret kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Fakat toplam sinemadan tiyatroya, ev video ve izle ve seyret gelirleri yükselişte.合わせた映画売上高は増えていますね テレビ 衛星放送 CATVからの売上高も増えています
Filmden bir parça daha seyretmenizi istiyorum.Bitte gucken Sie sich einen anderen Ausschnitt meines Films an.
Filmden bir parça daha seyretmenizi istiyorum. Bu oğlanın adı Zenola.この少年はザイノラという名前で
Filmden bir parça daha seyretmenizi istiyorum.Chcem, aby ste sa pozreli na ďalšiu ukážku z filmu.
Filmden bir parça daha seyretmenizi istiyorum.Chcę wam pokazać inny fragment filmu.
Filmden bir parça daha seyretmenizi istiyorum.Chci, abyste viděli další výňatek z toho filmu.
Filmden bir parça daha seyretmenizi istiyorum.Ik wil je een ander fragment uit de film tonen.
Filmden bir parça daha seyretmenizi istiyorum.Je voudrais que vous regardiez un autre extrait du film.
Filmden bir parça daha seyretmenizi istiyorum.다큐멘터리의 또 다른 영상을 보시죠
Filmden bir parça daha seyretmenizi istiyorum.Nézzetek meg egy másik filmrészletet.
Filmden bir parça daha seyretmenizi istiyorum.Quero que vejam outro excerto do filme.
Filmden bir parça daha seyretmenizi istiyorum.Quiero mostrarles otro segmento del film.
Filmden bir parça daha seyretmenizi istiyorum.Saya ingin anda melihat kutipan lain dari film ini.
Filmden bir parça daha seyretmenizi istiyorum.Tôi muốn các bạn xem một đoạn trích từ đoạn phim.
Filmden bir parça daha seyretmenizi istiyorum.Vorrei mostrarvi un altro spezzone del documentario.
Filmden bir parça daha seyretmenizi istiyorum.Vreau să vedeţi un alt fragment din film.
Filmden bir parça daha seyretmenizi istiyorum.Θέλω να παρακολουθήσετε άλλο ένα απόσπασμα από την ταινία.
Filmden bir parça daha seyretmenizi istiyorum.Искам да видите още един откъс от филма.
Filmden bir parça daha seyretmenizi istiyorum.Хочу вам показать ещё один отрывок из этого же фильма.
Filmden bir parça daha seyretmenizi istiyorum.Хочу, щоб ви подивилися ще один уривок з фільму.
Filmden bir parça daha seyretmenizi istiyorum.אני רוצה שתראו עוד קטע מהסרט.
Filmden bir parça daha seyretmenizi istiyorum.أريدكم أن تشاهدوا مقتطف آخر من الفيلم.
Filme gitmektir! Benim ilk dileğim de seninle bir filmi birlikte seyretmek.Andiamo a vedere un film, è sempre stato il mio sogno andare a vedere un film con te
Filme gitmektir! Benim ilk dileğim de seninle bir filmi birlikte seyretmek.נצפה בסרט. תמיד רציתי לצאת איתך לסרט.
Filme gitmektir! Benim ilk dileğim de seninle bir filmi birlikte seyretmek.لنشاهد فيلماً أولاً. لقد كانت لدي أمنية بأن أشاهد فيلماً معكِ
Filme gitmektir! Benim ilk dileğim de seninle bir filmi birlikte seyretmek.私も..
Genç öğretmenlerin usta öğretmenleri iş başındayken seyretme fırsatı bulmalarını sağlıyorlar.De försäkrar sig om att unga lärare får möjlighet att se superpedagoger i arbete.
Genç öğretmenlerin usta öğretmenleri iş başındayken seyretme fırsatı bulmalarını sağlıyorlar.Eles asseguram que os jovens professores tenham a oportunidade de ver o trabalho dos mestres.
Genç öğretmenlerin usta öğretmenleri iş başındayken seyretme fırsatı bulmalarını sağlıyorlar.Fanno sì che gli insegnanti più giovani possano osservare gli insegnanti più esperti mentre insegnano.
Genç öğretmenlerin usta öğretmenleri iş başındayken seyretme fırsatı bulmalarını sağlıyorlar.Họ đảm bảo rằng các giáo viên trẻ có cơ hội xem giáo viên cấp cao làm việc.
Genç öğretmenlerin usta öğretmenleri iş başındayken seyretme fırsatı bulmalarını sağlıyorlar.Ils se sont assurés de donner aux jeunes enseignants une opportunité de voir les maîtres formateurs à l"œuvre.
Genç öğretmenlerin usta öğretmenleri iş başındayken seyretme fırsatı bulmalarını sağlıyorlar.Jonge leraren krijgen de kans meesters in het onderwijs aan het werk te zien.
Genç öğretmenlerin usta öğretmenleri iş başındayken seyretme fırsatı bulmalarını sağlıyorlar.Jungen Lehrkräften wurde die Möglichkeit gegeben, erfolgreichen Lehrmeistern beim Unterrichten zuzuschauen.
Genç öğretmenlerin usta öğretmenleri iş başındayken seyretme fırsatı bulmalarını sağlıyorlar.상하이에서는 비교적 경험이 적은 교사들에게 베테랑 교사들이 어떻게 일하는 지 볼 수 있는 기회를 줍니다.
Genç öğretmenlerin usta öğretmenleri iş başındayken seyretme fırsatı bulmalarını sağlıyorlar.Mereka memastikan para guru junior mendapat kesempatan untuk melihat para guru senior bekerja.
Genç öğretmenlerin usta öğretmenleri iş başındayken seyretme fırsatı bulmalarını sağlıyorlar.Se aseguran de que los profesores más jóvenes tengan la oportunidad de ver trabajar a profesores magistrales.
Genç öğretmenlerin usta öğretmenleri iş başındayken seyretme fırsatı bulmalarını sağlıyorlar.Se asigură că tinerii profesori au şansa de a învăța de la cei cu experienţă.
Genç öğretmenlerin usta öğretmenleri iş başındayken seyretme fırsatı bulmalarını sağlıyorlar.System zapewnia młodym nauczycielom możliwość podpatrywania starszych kolegów w pracy.
Genç öğretmenlerin usta öğretmenleri iş başındayken seyretme fırsatı bulmalarını sağlıyorlar.Ujistili se, že mladší učitelé dostanou příležitost sledovat starší učitele při práci.
Genç öğretmenlerin usta öğretmenleri iş başındayken seyretme fırsatı bulmalarını sağlıyorlar.Вони дають змогу молодшим учителям спостерігати за роботою професіоналів.
Genç öğretmenlerin usta öğretmenleri iş başındayken seyretme fırsatı bulmalarını sağlıyorlar.Они обеспечили молодым учителям возможность посмотреть на опытных коллег за работой.
Genç öğretmenlerin usta öğretmenleri iş başındayken seyretme fırsatı bulmalarını sağlıyorlar.Те са осигурили на младите учители възможност да гледат учители-майстори по време на работа.
Genç öğretmenlerin usta öğretmenleri iş başındayken seyretme fırsatı bulmalarını sağlıyorlar.הם מוודאים שמורים צעירים יקבלו הזדמנות לצפות במורים מנוסים בעבודה.
Genç öğretmenlerin usta öğretmenleri iş başındayken seyretme fırsatı bulmalarını sağlıyorlar.فهم يتأكدون من حصول المدرسين الجدد على فرصة مشاهدة المدرسين المخضرمين وهم يعملون.
Genç öğretmenlerin usta öğretmenleri iş başındayken seyretme fırsatı bulmalarını sağlıyorlar.見て学べるように しています 毎週 教師の 勉強会があって
Gördüğü gladyatörleri savaşırken seyrettiğini zihninde canlandırıyor.Cô ngắm nhìn bức vẽ các đấu sĩ và cố tưởng tượng cảnh họ chiến đấu.
Gördüğü gladyatörleri savaşırken seyrettiğini zihninde canlandırıyor.그녀는 검투사의 그림을 발견하고 그들이 전투하는 모습을 상상하려 합니다.
Gördüğü gladyatörleri savaşırken seyrettiğini zihninde canlandırıyor.Zauważa rysunki gladiatorów i spróbuje wyobrazić sobie ich walkę.
Gördüğü gladyatörleri savaşırken seyrettiğini zihninde canlandırıyor.Она замечает рисунок с гладиаторами, и представляет себе, как они сражаются.
Gördüğü gladyatörleri savaşırken seyrettiğini zihninde canlandırıyor.היא מזהה ציור של גלדיאטורים ומנסה לדמיין אותם נלחמים,
Gördüğü gladyatörleri savaşırken seyrettiğini zihninde canlandırıyor.闘いを見物する様子を 想像しようとしています 彼女はコロッセウムの最後列でしか
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.A ja vidiac to priložil som svoje srdce, videl som a vzal som si naučenie.
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.A vida to, posoudil jsem toho; vida, vzal jsem to k výstraze.
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.Co ja ujrzawszy złożyłem to do serca mego, a widząc to wziąłem to ku przestrodze.
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.Da ich das sah, nahm ich's zu Herzen und schaute und lernte daran.
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.Ik zag dat en nam het ter harte; ik trok daar mijn les uit.
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.J`ai regardé attentivement, Et j`ai tiré instruction de ce que j`ai vu.
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.Jeg skued og skrev mig det bag Øre, jeg så og tog Lære deraf:
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.내가 보고 생각이 깊었고 내가 보고 훈계를 받았었노라
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.lyet én látván gondolkodám, és nézvén, [ezt] a tanulságot vevém abból:
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod