Çoklu bakış açıları, seyretme noktaları, açıları, dokuları topluyoruz. Bütün veriyi topluyoruz.地上のものは 我々の視点から見ると
Çoklu bakış açıları, seyretme noktaları, açıları, dokuları topluyoruz.Събираме множество гледни точки, удобни позиции, ъгли, текстури.
'Cyrano' filmini seyrettin mi?저, 혹시... 시라노라는 영화 아세요?
'Cyrano' filmini seyrettin mi?Pernahkah kau menonton, 'Cyrano' ?
'Cyrano' filmini seyrettin mi?¿Viste la película Cyrano?
'Cyrano' filmini seyrettin mi?Você já assistiu a "Cyrano", o filme?
'Cyrano' filmini seyrettin mi?Ти коли-небудь бачила фільм "Сірано"?
'Cyrano' filmini seyrettin mi?هل رأيتي فيلم " سيرانو" ؟
Daha önce hiç müzikal seyretmedim.Cháu chưa từng được xem nhạc hội.
Daha önce hiç müzikal seyretmedim.Ich habe noch nie ein Musical gesehen.
Daha önce hiç müzikal seyretmedim.Ik heb voorheen nog geen musical gezien.
Daha önce hiç müzikal seyretmedim.Jag har aldrig sett en musikal förut.
Daha önce hiç müzikal seyretmedim.Je n'en ai jamais vu !
Daha önce hiç müzikal seyretmedim.N-am mai vazut un film muzical pana acum
Daha önce hiç müzikal seyretmedim.Nigdy wcześniej nie oglądałam musicalu!
Daha önce hiç müzikal seyretmedim.Nikdy predtým som na muzikále nebola.
Daha önce hiç müzikal seyretmedim.Non ho mai visto un musical prima.
Daha önce hiç müzikal seyretmedim.Saya belum pernah pergi ke konser musik sebelumnya.
Daha önce hiç müzikal seyretmedim.Δεν έχω δει ποτέ μιούζικαλ.
Daha önce hiç müzikal seyretmedim.Никога не съм гледала мюзикъл.
Daha önce hiç müzikal seyretmedim.Я на них еще никогда не была...
Daha önce hiç müzikal seyretmedim..אף פעם לא הייתי במחזמר
Daha önce hiç müzikal seyretmedim.أنا لم أرى حفلات موسيقيه من قبل
Daha önce hiç müzikal seyretmedim.今度の土曜日よ 劇場の前で2時に会いましょう
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediAfferra il mio braccio e quello dell'interprete. ci nasconde sotto ad un cespuglio e dice, "Guardate qui".
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediChytil mě za ruku, i tlumočníka usadil nás pod keř a povídá: "Teď sleduj."
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediDia menarik tangan saya dan penerjemah, lalu merunduk di bawah semak dan berkata, "Lihat ini."
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediÉs ő megragadja a karom és a tolmácsét is, elbújtat minket egy bokor alá és mondja, "Ezt figyeljétek."
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediEt il saisit mon bras et celui du traducteur, nous baisse sous un arbuste et dit " Regardez ça. "
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediHij grijpt mij en de tolk bij de arm, duikt met ons onder een bosje en zegt: "Let op."
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediJa hän tarttui minun ja tulkkini käsivarsiin, painoi meidät pensaan alle ja sanoi: "Katsokaa tätä."
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dedi그러자 에두아르도가 제 팔과 통역가 팔을 붙잡으면서 끌어당겨 숙이게 한 뒤 지켜보라고 하더군요.
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediNos agarra del brazo a mi y al traductor, nos agacha bajo un arbusto y dice, "Mirad esto".
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediOch han tar tag i min och tolkens arm, gömmer oss under en buske och säger, "Kolla in det här."
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediȘi ne ia de mână, pe mine și pe traducător, ne pitim sub un tufiș, și ne spune, "Uite."
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediUnd er greift meinen Arm und den des Übersetzers schiebt uns unter einen Busch und sagt "Guckt mal".
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediZłapał mnie i tłumacza za ramię, zanurkował w krzaki i mówi: "Patrzcie".
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediΚαι αρπάζει το χέρι μου, και του διερμηνέα, μας κάνει να σκύψουμε πίσω απο ένα θάμνο και λέει: "Κοιτάξτε".
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediА он хватает меня и переводчика за руку заставляет нас присесть за куст и говорит: "Смотрите".
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediХвана ми ръката и тази на преводача, сбута ни под един храст и каза: "Гледайте това."
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediוהוא אוחז ביד שלי ושל המתרגם, מושך אותנו אל מתחת לשיח ואומר, "תסתכלו על זה".
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediواذا به يمسك بيدي والمترجم يقول لي وهو يخفينا تحت العشب ويقول شاهد هذا
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dedi茂みに引きよせ "見ててごらん" と言うんです 何度も言われたように
Dinlerken seni seyrettim, sanki başka bir dünyadaydın.Estaba mirando tu cara y te veías muy conmovida.
Dinlerken seni seyrettim, sanki başka bir dünyadaydın. - Evet, doğru.Olhava para a tua cara e parecias muito comovida.
Dinlerken seni seyrettim, sanki başka bir dünyadaydın.Figyeltem az arcát, és úgy tűnt, nagyon meghatódott.
Dinlerken seni seyrettim, sanki başka bir dünyadaydın.- Ik keek naar je gezicht en je leek geroerd.
Dinlerken seni seyrettim, sanki başka bir dünyadaydın.Je regardais ton visage, tu avais I'air très émue.
Dinlerken seni seyrettim, sanki başka bir dünyadaydın.M-am uitat la faţa ta şi păreai foarte impresionată.
Dinlerken seni seyrettim, sanki başka bir dünyadaydın.كنت أنظر لوجهك و بدوت متأثرة
Eğer garip görünüyorsa, vektör çarpımı videosunu tekrardan seyretmek isteyebilirsiniz. -ربما ان عليك ان تراجع عرض الضرب الاتجاهي اذا كان ذلك يبدو غريباً
Eğer gerçekten çok iyi yerden seyretmek isterse, rahibe olup arenanın en ön sırasına oturabilir.Als ze echt goed uitzicht wil, moet ze Vestaalse maagd worden. Ze mag dan vooraan zitten.
Eğer gerçekten çok iyi yerden seyretmek isterse, rahibe olup arenanın en ön sırasına oturabilir.Jeżeli chce mieć lepsze miejsce, może zostać westalką.
Eğer gerçekten çok iyi yerden seyretmek isterse, rahibe olup arenanın en ön sırasına oturabilir.만약 그녀가 정말 아래의 광경을 원한다면, 베스타를 섬기는 처녀가 되어 완전히 앞에 앉을 수 있게 됩니다.
Eğer gerçekten çok iyi yerden seyretmek isterse, rahibe olup arenanın en ön sırasına oturabilir.Se ela quisesse, realmente, uma boa vista, podia tornar-se uma virgem vestal e sentar-se-ia mesmo à frente.
Eğer gerçekten çok iyi yerden seyretmek isterse, rahibe olup arenanın en ön sırasına oturabilir.Si quisiera ver como corresponde, podría convertirse en una virgen vestal y se sentaría bien en el frente.
Eğer gerçekten çok iyi yerden seyretmek isterse, rahibe olup arenanın en ön sırasına oturabilir.אם היא היתה רוצה זווית ראיה טובה באמת, היא יכולה להפוך לבתולה ווסטלית ותשב מייד בחזית.
Eğer gerçekten çok iyi yerden seyretmek isterse, rahibe olup arenanın en ön sırasına oturabilir.女神ウェスタに仕える巫女になれば 最前列に座ることができます しかし 女神ウェスタの聖火を 守る役目には
Eğer isterseniz bir sonraki videoyu seyretmeden önce çizebilirsiniz.A pokud máte chuť, tak si to nakreslete dřív, než se na to video podíváte.
Eğer isterseniz bir sonraki videoyu seyretmeden önce çizebilirsiniz.En als u in de stemming bent, kunt u hem misschien al tekenen voordat u de volgende video bekijkt.