Ana içeriğe geç
Sözlük

seyir ile cümle

seyir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Buna seyirci kalmak zorunda değiliz.לא חייבים להסכים לזה.
Buna seyirci kalmak zorunda değiliz.لا يتوجب علينا التصدي لذلك.
Buna seyirci kalmak zorunda değiliz.アフリカ大陸全体が壊れかけている 待ってるだけじゃだめなんだ
Bunlar şahane. Seyirci bunu görünce sizin çok zeki olduğunuzu düşünecektir.Son una maravilla, harán que el público piense que son brillantes.
Bunu ben biliyorum. Ve seyirciler de biliyor..אני יודע את זה .והקהל שלך גם יודע את זה
Bunu ben biliyorum. Ve seyirciler de biliyor.أنت دائما كما اعرفك
Bunun yanı sıra, Amerikan aracının topu daha hızlı nişan alır ve seyir halindeyken daha isabetlidir.De plus, le canon de ce char américain cible plus rapidement, avec une meilleure précision en mouvement.
Bunun yanı sıra, Amerikan aracının topu daha hızlı nişan alır ve seyir halindeyken daha isabetlidir.Kromě toho trvá zaměřování kratší dobu a střelba je přesnější, i když se toto americké vozidlo pohybuje.
Bunun yanı sıra, Amerikan aracının topu daha hızlı nişan alır ve seyir halindeyken daha isabetlidir.Oprócz tego czas celowania amerykańskiej armaty jest krótszy, a także jest ona celniejsza w ruchu.
Bunun yanı sıra, Amerikan aracının topu daha hızlı nişan alır ve seyir halindeyken daha isabetlidir.Zudem kann das Geschütz des amerikanischen Fahrzeuges schneller zielen und ist in der Bewegung genauer.
Bu, onun pantolon ve eldiven değişmiş olduğunu anonim bir seyirci tarafından ifade edilmektedir.Acesta este declarată de către un spectator anonim care pantalonii lui şi mănuşi a fost schimbat.
Bu, onun pantolon ve eldiven değişmiş olduğunu anonim bir seyirci tarafından ifade edilmektedir.Afirma-se por um espectador anónimo que suas calças e luvas tinha sido mudado.
Bu, onun pantolon ve eldiven değişmiş olduğunu anonim bir seyirci tarafından ifade edilmektedir.Det sägs av en anonym åskådare som hans byxor och handskar hade ändrats.
Bu, onun pantolon ve eldiven değişmiş olduğunu anonim bir seyirci tarafından ifade edilmektedir.Đó là tuyên bố của một người ngoài cuộc vô danh quần dài và găng tay của ông đã được thay đổi.
Bu, onun pantolon ve eldiven değişmiş olduğunu anonim bir seyirci tarafından ifade edilmektedir.Es ist von einem anonymen Zuschauer, dass seine Hose und Handschuhe wurden verändert hatte angegeben.
Bu, onun pantolon ve eldiven değişmiş olduğunu anonim bir seyirci tarafından ifade edilmektedir.Ez azt egy névtelen ácsorgó, hogy a nadrág és kesztyű volt megváltozott.
Bu, onun pantolon ve eldiven değişmiş olduğunu anonim bir seyirci tarafından ifade edilmektedir.Hal ini dinyatakan oleh pengamat anonim yang celana panjang dan sarung tangan telah diubah.
Bu, onun pantolon ve eldiven değişmiş olduğunu anonim bir seyirci tarafından ifade edilmektedir.Het wordt verklaard door een anonieme voorbijganger die zijn broek en handschoenen waren veranderd.
Bu, onun pantolon ve eldiven değişmiş olduğunu anonim bir seyirci tarafından ifade edilmektedir.Il est indiqué par un spectateur anonyme que son pantalon et des gants ont été modifiés.
Bu, onun pantolon ve eldiven değişmiş olduğunu anonim bir seyirci tarafından ifade edilmektedir.그것은 자신의 바지와 장갑이 변경되었다는 익명 방관자로 적혀있다.
Bu, onun pantolon ve eldiven değişmiş olduğunu anonim bir seyirci tarafından ifade edilmektedir.Se afirma por un espectador anónimo que sus pantalones y los guantes se han modificado.
Bu, onun pantolon ve eldiven değişmiş olduğunu anonim bir seyirci tarafından ifade edilmektedir.Se totesi nimettömänä sivustakatsoja, että hänen housut ja hanskat oli vaihdettu.
Bu, onun pantolon ve eldiven değişmiş olduğunu anonim bir seyirci tarafından ifade edilmektedir.Si afferma da un passante anonimo che i pantaloni e guanti era stato cambiato.
Bu, onun pantolon ve eldiven değişmiş olduğunu anonim bir seyirci tarafından ifade edilmektedir.Stwierdza się przez anonimowego świadka, że jego spodnie i rękawice został zmieniony.
Bu, onun pantolon ve eldiven değişmiş olduğunu anonim bir seyirci tarafından ifade edilmektedir.To je izjavil anonimni druge navzoče, da je spremenil svoje hlače in rokavice.
Bu, onun pantolon ve eldiven değişmiş olduğunu anonim bir seyirci tarafından ifade edilmektedir.Uvádí se, anonymní divák, který si kalhoty a rukavice byl změněn.
Bu, onun pantolon ve eldiven değişmiş olduğunu anonim bir seyirci tarafından ifade edilmektedir.Uvádza sa, anonymný divák, ktorý si nohavice a rukavice bol zmenený.
Bu, onun pantolon ve eldiven değişmiş olduğunu anonim bir seyirci tarafından ifade edilmektedir.Αναφέρεται από έναν ανώνυμο παριστάμενο ότι παντελόνι και τα γάντια του είχαν αλλάξει.
Bu, onun pantolon ve eldiven değişmiş olduğunu anonim bir seyirci tarafından ifade edilmektedir.Він заявив анонімний свідок, що його брюки і рукавички були змінені.
Bu, onun pantolon ve eldiven değişmiş olduğunu anonim bir seyirci tarafından ifade edilmektedir.Он заявил анонимный свидетель, что его брюки и перчатки были изменены.
Bu, onun pantolon ve eldiven değişmiş olduğunu anonim bir seyirci tarafından ifade edilmektedir.Тя е заявена от анонимен свидетел, че си панталони и ръкавици е било променено.
Bu, onun pantolon ve eldiven değişmiş olduğunu anonim bir seyirci tarafından ifade edilmektedir.ورد عليه أحد المارة المجهولين أنه تم تغيير سرواله وقفازات.
Bu, onun pantolon ve eldiven değişmiş olduğunu anonim bir seyirci tarafından ifade edilmektedir."あなたがけがをした、先生?"Fearensideは言った。
Bu operalar ilk yapıldıklarında, seyircilerin arasındaki insanlar birbirleriyle bağırarak konuşurlardı.A közönség tagjai ezekben az operaházakban akkoriban, amikor megépültek, odakiabáltak egymásnak.
Bu operalar ilk yapıldıklarında, seyircilerin arasındaki insanlar birbirleriyle bağırarak konuşurlardı.As pessoas na plateia destas casas de ópera, quando foram construídas, costumavam gritar uns para os outros.
Bu operalar ilk yapıldıklarında, seyircilerin arasındaki insanlar birbirleriyle bağırarak konuşurlardı.Cei din public, la vremea când erau construite clădirile, obişnuiau să ţipe unul la altul.
Bu operalar ilk yapıldıklarında, seyircilerin arasındaki insanlar birbirleriyle bağırarak konuşurlardı.Cuando fueron construidos, el público de estos teatros solían gritarse entre sí.
Bu operalar ilk yapıldıklarında, seyircilerin arasındaki insanlar birbirleriyle bağırarak konuşurlardı.Die Leute im Publikum in diesen Opernhäusern haben, als sie gebaut wurden, sich gegenseitig zugerufen.
Bu operalar ilk yapıldıklarında, seyircilerin arasındaki insanlar birbirleriyle bağırarak konuşurlardı.Khán giả trong những nhà hát này, vào thời điểm chúng được xây dựng, họ thường hò hét với nhau.
Bu operalar ilk yapıldıklarında, seyircilerin arasındaki insanlar birbirleriyle bağırarak konuşurlardı.이 오페라가 지어졌을때, 오페라 하우스 안의 관객들은 서로에게 소리를 질르곤 했습니다.
Bu operalar ilk yapıldıklarında, seyircilerin arasındaki insanlar birbirleriyle bağırarak konuşurlardı.Lidé byli v těchto operních domech zvyklí pokřikovat jeden na druhého.
Bu operalar ilk yapıldıklarında, seyircilerin arasındaki insanlar birbirleriyle bağırarak konuşurlardı.Mensen in het publiek van deze operahuizen die toen werden gebouwd riepen naar elkaar.
Bu operalar ilk yapıldıklarında, seyircilerin arasındaki insanlar birbirleriyle bağırarak konuşurlardı.Οι θεατές στο ακροατήριο σ' αυτές τις όπερες, όταν φτιάχτηκαν, συνήθιζαν να φωνάζουν ο ένας στον άλλο.
Bu operalar ilk yapıldıklarında, seyircilerin arasındaki insanlar birbirleriyle bağırarak konuşurlardı.Люди, посещавшие подобные оперные театры во времена их постройки, любили кричать друг другу.
Bu operalar ilk yapıldıklarında, seyircilerin arasındaki insanlar birbirleriyle bağırarak konuşurlardı.Публіка, слухачі, що приходили тоді в оперні театри, зазвичай кричали та перегукувалися.
Bu operalar ilk yapıldıklarında, seyircilerin arasındaki insanlar birbirleriyle bağırarak konuşurlardı.Хората в публиката в тези опери, когато са били построени, са си крещели едни на други.
Bu operalar ilk yapıldıklarında, seyircilerin arasındaki insanlar birbirleriyle bağırarak konuşurlardı.הקהל בבתי אופרה אלה, כאשר הם נבנו, נהגו לצעוק אחד לשני.
Bu operalar ilk yapıldıklarında, seyircilerin arasındaki insanlar birbirleriyle bağırarak konuşurlardı.كان الجمهور في دور الأوبرا تلك بعد بنائها، كانوا يصيحون في أوجه بعضهم البعض.
Bu operalar ilk yapıldıklarında, seyircilerin arasındaki insanlar birbirleriyle bağırarak konuşurlardı.歓声をあげるのが普通でした 飲食をしながらステージに向かって歓声を送りました
Bu program ilk defa seyircilereA fost primul program care le-a permis telespectatorilor să spună:
Bu program ilk defa seyircilereBył pierwszym programem, który zezwolił widzom na wyrażanie opinii.
Bu program ilk defa seyircilereC'était la première émission qui permettait aux téléspectateurs de dire,
Bu program ilk defa seyircilereDas war die erste Sendung, die es den Zuschauern zu sagen ermöglichte:
Bu program ilk defa seyircilereĐây là chương trình đầu tiên cho phép khán giả nói,
Bu program ilk defa seyircilereDit was de eerste show waar kijkers konden zeggen:
Bu program ilk defa seyircilereEse fue el primer programa que permitió a los espectadores decir:
Bu program ilk defa seyircilereE' stato il primo programma che ha permesso agli spettatori di dire:
Bu program ilk defa seyircilereFoi o primeiro programa que permitiu aos telespectadores dizer:
Bu program ilk defa seyircilereIni acara pertama yang membuat pemirsa bicara,
Bu program ilk defa seyircilere이 쇼는 최초로 시청자가 TV에 나와 얘기하게 했습니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod