Bu gerçekten de çok iyi bir seyirci grubu.Qué buen público, Chris.
Bu gerçekten de çok iyi bir seyirci grubu.Tämä on hyvä kuulijakunta, Chris.
Bu gerçekten de çok iyi bir seyirci grubu.Ta publiczność jest niezła, Chris.
Bu gerçekten de çok iyi bir seyirci grubu.아하.. 좋은 청중이시네요. 크리스(역주: TED큐레이터 크리스 앤더슨).
Bu gerçekten de çok iyi bir seyirci grubu.To je dobré publikum, Chrisi.
Bu gerçekten de çok iyi bir seyirci grubu.To je dobré publikum, Chris.
Bu gerçekten de çok iyi bir seyirci grubu.Πρόκειται για καλό ακροατήριο, Κρις.
Bu gerçekten de çok iyi bir seyirci grubu.Това е страхотна аудитория, Крис.
Bu gerçekten de çok iyi bir seyirci grubu.Это хорошая аудитория, Крис.
Bu gerçekten de çok iyi bir seyirci grubu.זה קהל טוב, כריס.
Bu gerçekten de çok iyi bir seyirci grubu.انه جمهور جيد، كريس
Bu gerçekten de çok iyi bir seyirci grubu.だって何も無い絵です 何も無いはずです
Bu gerçekten içime doğan birşeyi doğruladı: seyirci aslında yemeği için çalışmayı ister.A confirmat ceva ce bănuiam, şi anume că publicul chiar vrea să-şi câştige pâinea.
Bu gerçekten içime doğan birşeyi doğruladı: seyirci aslında yemeği için çalışmayı ister.Conferma la sensazione che avevo, che il pubblico vuole guadagnarsi il pane.
Bu gerçekten içime doğan birşeyi doğruladı: seyirci aslında yemeği için çalışmayı ister.Confirma la sensación que tuve de que el público quiere ganarse el pan.
Bu gerçekten içime doğan birşeyi doğruladı: seyirci aslında yemeği için çalışmayı ister.Confirmou a intuição que eu tinha sobre isto: é que a audiência quer realmente esforçar-se intelectualmente.
Bu gerçekten içime doğan birşeyi doğruladı: seyirci aslında yemeği için çalışmayı ister.Det bekräftade något jag egentligen hade en idé om, detta att publiken faktiskt vill arbeta för maten.
Bu gerçekten içime doğan birşeyi doğruladı: seyirci aslında yemeği için çalışmayı ister.Es bestätigte etwas, das ich schon lange im Gefühl hatte, und zwar, dass das Publikum etwas beisteuern möchte.
Bu gerçekten içime doğan birşeyi doğruladı: seyirci aslında yemeği için çalışmayı ister.Ez megerősítette, amit nagyon gyanítottam, hogy a közönség valóban meg akar dolgozni a kenyeréért.
Bu gerçekten içime doğan birşeyi doğruladı: seyirci aslında yemeği için çalışmayı ister.Het bevestigde iets dat ik al heel lang op aanvoelde, namelijk dat het publiek wil werken voor zijn eten.
Bu gerçekten içime doğan birşeyi doğruladı: seyirci aslında yemeği için çalışmayı ister.제가 정말 짐작했던 뭔가를 확인했는데, 그것은 관중이 실제로 그들의 끼니를 해결하고 싶어 하는 것입니다.
Bu gerçekten içime doğan birşeyi doğruladı: seyirci aslında yemeği için çalışmayı ister.Nó xác nhận linh cảm của tôi trước đó, là khán giả thật sự muốn tự ăn chén cơm mình kiếm được.
Bu gerçekten içime doğan birşeyi doğruladı: seyirci aslında yemeği için çalışmayı ister.Potvrdil mi něco, co jsem vážně tušil. A to, že diváci si na to chtějí přijít sami.
Bu gerçekten içime doğan birşeyi doğruladı: seyirci aslında yemeği için çalışmayı ister.Potvrdilo to niečo, čo som tušil, že diváci vlastne chcú pracovať na svoje jedlo.
Bu gerçekten içime doğan birşeyi doğruladı: seyirci aslında yemeği için çalışmayı ister.Επιβεβαίωσε μια διαίσθηση που είχα, ότι το κοινό στην πραγματικότητα θέλει να βασανίσει το νου του.
Bu gerçekten içime doğan birşeyi doğruladı: seyirci aslında yemeği için çalışmayı ister.То потвърди едно мое усещане от преди, че публиката всъщност иска да се потруди за храната си.
Bu gerçekten içime doğan birşeyi doğruladı: seyirci aslında yemeği için çalışmayı ister.היא מאמתת משהו שתמיד חשדתי בו, וזה שהקהל באמת רוצה להרוויח את לחמו.
Bu gerçekten içime doğan birşeyi doğruladı: seyirci aslında yemeği için çalışmayı ister.لقد أكدت شيء كان عندي حدس بخصوصه، وهو أن الجمهور يريد حقا أن يعملوا من أجل طعامهم.
Bu gerçekten içime doğan birşeyi doğruladı: seyirci aslında yemeği için çalışmayı ister.自分で見つけたがっているという 直感が確信になりました 意識せず そうしたがっているのです
Bugün yine fazla seyirci yok.Não tivemos muito público hoje, de novo.
Bu icatın yaratıcıları bu seyircilerin arasında.A vynálezce je zde v publiku.
Bu icatın yaratıcıları bu seyircilerin arasında.A wynalazca jest między nami.
Bu icatın yaratıcıları bu seyircilerin arasında.E l' inventore è qua con noi.
Bu icatın yaratıcıları bu seyircilerin arasında.En de uitvinder zit in de zaal.
Bu icatın yaratıcıları bu seyircilerin arasında.E o inventor está nesta audiência.
Bu icatın yaratıcıları bu seyircilerin arasında.Et l'inventeur est dans la salle.
Bu icatın yaratıcıları bu seyircilerin arasında.Itt ül a felelős közöttünk:
Bu icatın yaratıcıları bu seyircilerin arasında.Ja keksijä on täällä yleisössä.
Bu icatın yaratıcıları bu seyircilerin arasında.그리고 그 발명자는 여기 청중들 중에 있습니다.
Bu icatın yaratıcıları bu seyircilerin arasında.Și inventatorul este în public.
Bu icatın yaratıcıları bu seyircilerin arasında.Und der Erfinder sitzt hier im Publikum.
Bu icatın yaratıcıları bu seyircilerin arasında.Y el inventor está en este auditorio.
Bu icatın yaratıcıları bu seyircilerin arasında.Και ο εφευρέτης είναι μέσα σε αυτό το κοινό.
Bu icatın yaratıcıları bu seyircilerin arasında.Изобретателят е сред публиката.
Bu icatın yaratıcıları bu seyircilerin arasında.И изобретатели здесь, в этом зале.
Bu icatın yaratıcıları bu seyircilerin arasında.Той винахідник сидить тут, у цьому залі.
Bu icatın yaratıcıları bu seyircilerin arasında.והממציא נמצא כאן בקהל.
Bu icatın yaratıcıları bu seyircilerin arasında.و المخترع كان موجودا في هذا الجمهور.
Bu icatın yaratıcıları bu seyircilerin arasında.アル・ゴア氏の情報スーパーハイウェイ構想もありながら
Bu küçük bir grafik ve seyirciye ne zaman bir grafik gösterirseniz, onların %10'unu kaybedersiniz.보시는 것은 작은 그래프입니다. 그래프를 보여주면 보통 청중의 10%가 관심을 잃게 되는데요.
Bu küçük bir grafik ve seyirciye ne zaman bir grafik gösterirseniz, onların %10'unu kaybedersiniz.Ada sebuah grafik di sini, dan setiap kali Anda menunjukkan grafik, 10 persen dari penonton Anda menghilang.
Bu küçük bir grafik ve seyirciye ne zaman bir grafik gösterirseniz, onların %10'unu kaybedersiniz.C'est un petit graphique, et chaque fois qu'on présente un graphique, on perd 10% de l'audience.
Bu küçük bir grafik ve seyirciye ne zaman bir grafik gösterirseniz, onların %10'unu kaybedersiniz.Đây là một đồ thị nhỏ, mỗi lần bạn trình bày một biểu đồ bạn mất 10% lượng khán giả
Bu küçük bir grafik ve seyirciye ne zaman bir grafik gösterirseniz, onların %10'unu kaybedersiniz.Elke keer ik een grafiek toon, verlies ik 10 procent van het publiek.
Bu küçük bir grafik ve seyirciye ne zaman bir grafik gösterirseniz, onların %10'unu kaybedersiniz.Este es un pequeño gráfico, y cada vez que muestras un gráfico, pierdes el 10% de la audiencia.
Bu küçük bir grafik ve seyirciye ne zaman bir grafik gösterirseniz, onların %10'unu kaybedersiniz.Este é um pequeno gráfico — quando mostramos um gráfico perdemos 10% da audiência.
Bu küçük bir grafik ve seyirciye ne zaman bir grafik gösterirseniz, onların %10'unu kaybedersiniz.Hier ein Diagramm, immer wenn man eins zeigt, verliert man ca. 10% des Publikums.
Bu küçük bir grafik ve seyirciye ne zaman bir grafik gösterirseniz, onların %10'unu kaybedersiniz.Hver gang man viser et diagram, mister man 10 % af publikum.
Bu küçük bir grafik ve seyirciye ne zaman bir grafik gösterirseniz, onların %10'unu kaybedersiniz.Iată un grafic -- de câte ori arăți un grafic, pierzi 10% din audiență.
Bu küçük bir grafik ve seyirciye ne zaman bir grafik gösterirseniz, onların %10'unu kaybedersiniz.Questa è una piccola trama, e ogni volta che si svela una trama, si perde il 10 percento del pubblico.