Gerilim tarzı seyirciyi bazı ruh hallerine girmeye teşvik eder.Twórcy teatru dążyli do wciągnięcia widowni w akcję sceniczną.
Pilot bölüm 65 milyon seyirciye ulaştı.Pilotowy odcinek serialu obejrzało około 5 milionów widzów.
7,080 seyirci kapasitesine sahip olan salonun yalnızca 3,280 koltuğa sahiptir.Trybuny stadionu mają pojemność 3280 miejsc siedzących.
İki takım arasında ilk maç ertesi yıl 600 seyirci önünde oynandı.Drugi sezon, podobnie jak pierwszy, również przyciągnął przed telewizory setki tysięcy widzów.
Seyircisinin de ilgisini çekmedi.Natomiast interesuje mnie jego publiczność.
Stadyum 16.000 seyirci kapasitelidir.Pojemność stadionu wynosi 16 000 widzów.
Oyun boyunca bu üç karakter, seyirciyi rahatsız eden bir şekilde kimi soruların yanıtlarını arar.W trakcie gry drużyna 6 znawców próbuje odpowiedzieć na pytania przesłane przez widzów.
Tamamı koltuklu olmak üzere 60.000 seyirci kapasiteli olup, ülkedeki en büyük üçüncü stadyumudur.Pojemność stadionu wynosi 60 000 widzów, co czyni go największym tego typu obiektem w kraju.
Ama yine de seyirciler tarafından beğenildi.Był uwielbiany przez publiczność.
Salon 5000 seyirci kapasitesine sahiptir.Stadion ma pojemność 5000 widzów.
Konsere çıkan Oktay, 30.000 seyirci tarafından büyük alkış alır.Często przemawiał do dużej publiczności osiągającej 30000 słuchaczy.
Bir süre sonra geminin seyir pusulasının bozuk olduğu görüldü.Widziałam doskonale jak statek przełamał się na pół.
Bundan sonra bu opera önce gayet popüler olmuş ve hemen sonra seyirci kaybetmeye başlamıştır.Po tym odcinku program zaczął gwałtownie tracić widownię.
4.000 ayakta seyirci kapasitesi vardır.Pojemność hali wynosi 4000 widzów.
Seyircilerin istedikleri kadar sesi beğenme hakları vardır.Publiczność mogła głosować na tych, których najbardziej lubią.
AGÜ spor maçlarını 7.500 seyirci kapasiteli Kadir Has Spor Salonunda yapmaktadır.Domowe spotkania rozgrywa w mieszczącej 7500 widzów hali Pazo dos Deportes.
1990 yılında inşa edilen stadyum 7,152 seyirci kapasitesine sahiptir.Stadion zbudowany w 1972 roku ma pojemność 13 500 widzów.
Bir tiyatro sporu gösterisinin en temel özelliği seyircinin aktif katılımının sağlanmasıdır.Najbardziej interesował go taki rodzaj, który umożliwia aktywny udział publiczności.
Final Münih'teki Olympiahalle'de 9,000 seyirci önünde oynanmıştır.Podczas Igrzysk Olimpijskich stadion pomieścił 91 000 widzów.
Stadyum 3,500 seyirci kapasitelidir.Pojemność stadionu wynosi 3500 widzów.
11.300 seyirci kapasitesine sahiptir.Jego pojemność liczy 10 300 widzów.
13000 seyirci kapasitelidir.24 milionów potencjalnych widzów.
Gösteriler, çoğunlukla çember olan bir seyirciye yapılır.Przedstawienia dawano niekiedy dla szerszego kręgu widzów.
Büyük bir seyirci kitlesi karşısında "Girls"i sergilediler.Nagrały wspólnie utwór „Pretty Girls”.
Yaklaşık üç dakika süren performans sonunda salonda bulunan seyirciler Mor ve Ötesi'ni ayakta alkışladı.Ofiaruj minutę milczenia bohaterom, Którzy tutaj polegli dla ciebie i dla pokoju.
Bundan sonraki hazırladığı eserler bu eser kadar seyircinin ve opera kritiklerinin beğenisine şahit olmadılar.Późniejsze dzieła Joffé nie cieszyły się już takim uznaniem krytyki i publiczności.
Fransa'da gişede de çok başarılı olan film beş milyon seyirci topladı.Film okazał się frekwencyjnym sukcesem we Francji, przyciągając do kin blisko siedem milionów widzów.
Bu stadyum tarihinin en düşük seyirci sayısıdır.Gala zanotowała najniższą oglądalność w historii.
Yaklaşık olarak 18,500 seyirci kapasitesine sahiptir.Den har idag en kapacitet för ungefär 18 500 åskådare.
16,500 seyirci kapasitelidir.16 500 satt i publiken.
Drusus, gladiator dövüşleri için gayretli ve coşkulu bir seyircisiydi.Drusus var en entusiastisk anhängare av gladiatorkamp.
Seyirciler istediklerine evet istediklerine hayır der.Tjänstefolk ska nöja sig med vad som dem anstår.
Elland Road, 37,890 seyirci kapasitesine sahiptir.Elland Road har idag en total publikkapacitet på 39 460.
Şu anda 20.000 veya daha üzeri seyirci kapasitesi olan stadyumlar listede yer almaktadır.Endast publiksiffror över 20 000 åskådare finns med i listan.
Orkestra tamamıyla seyircinin görüş alanındadır.Orkestern gör entré genom publiken.
AGM-86 ALCM, Amerika Birleşik Devletleri yapımı bir sesaltı havadan karaya seyir füzesidir.AGM-86 ALCM är en amerikansk flygplansburen kryssningsrobot som används av USA:s flygvapen.
Bu arena'nın basketbol maçları için seyirci kapasitesi 18.165 bin kişidir.Vid basketmatcher har den kapacitet för 18 165 åskådare.
13000 seyirci kapasitelidir.Kapaciteten ligger på 13 000 åskådare.
En düşük maç başına seyirci ortalaması 23235, 1934.Lägsta genomsnittliga publiksiffran noterades i VM i Italien 1934, 23 235.
Bazıları seyircileri onların arasına katılmaya davet etti.Besökarna uppmanas därför att ta med sådant själva.
İç saha maçlarını 5,250 seyirci kapasiteli Estadio Municipal de Ipurua'da oynamaktadır.Klubben spelar sina hemmamatcher på Estadio Municipal de Ipurua, med plats för 5 250 åskådare.
Hükümet ise bu hale seyirci kalıyordu.Regeringen kunde därmed sitta kvar.
Ne yaptığımı da pek hatırlamıyorum; ama seyirci kahkahadan kırılıyor.Istället för att bli arga, började publiken skratta.
Stadyum 42.000 seyirci kapasitesine sahiptir.Arenan tar 42 000 åskådare.
Haraçlar, oyunlar boyunca seyircinin görmek istediği bir kişiliği sergiler.Vill jag spela på åhörarnas nyfikenhet?
F. ↑ Bu rekor ayrıca Premier League'in en çok seyircili maç rekorudur.Den senare "bedriften" är ett rekord för Premier League.
Seyircinin, "ruh"un neyden meydana geldiğini ve ve ona ölümden sonra ne olduğunu düşünmesi istenir.Den avhandlar temat vad som egentligen är verkligt och vad som händer efter döden.
Seyirciyi ise, gösteri için bir yarışma ile seçilen fanlar oluşturuyordu.Teatern var en tävling som publiken avgjorde.
Seyirciler bizim tarafımızda idiler.Folket är ju på deras sida.
Stadyumun 20.000 kişilik seyirci kapasitesi vardır.Stadion plats för drygt 20 000 åskådare.
Portekiz'in CD Trofense takımının maçlarını yaptığı stadyum 5.000 seyirci kapasitelidir.Real Unión spelar sina hemmamatcher på Stadium Gal som tar 5 000 åskådare.
Ek olarak yeni seyir buhar türbinli kazanlar takıldı.Nya fönster och nya urtavlor tillkom också.
Ertesi gün, yaklaşık 68.000 seyirci vardı.Första verksamhetsåret hade konserthuset cirka 86 000 besökare.
Bölümün son izlenmesi 13,1 milyon seyirci olarak kaydedilmiştir.Det första avsnittet sågs av ungefär 1,9 miljoner tittare.
Takımın ilk sezonunda ortalama seyirci sayısı 16.000'den fazla idi.Då hade fotbollen etablerat sig i regionen och publikgenomsnitt var under den första säsongen över 16 000.
Bu şirin yarımada, yılda 320 gün, güneşin doğuş ve batışını seyir imkânı verir.Klimatet med 320 soldagar per år är den stora anledningen.
Seyirci kapasitesi 1,400 kişidir.Den har en publikkapacitet på 1 400 sittande åskådare.
Ben seyircilerin ortasına konulmuştum ve her iki merdivenden koşan komplocu yandaşlarımı duyabiliyordum.Salongen omgavs av en fondläktare och två sidoläktare som gick ända fram till scenen.
Stadyum 2000 yılında açılmıştır ve 10,770 seyirci kapasitesine sahiptir.Dess publikkapacitet är 10 770 åskådare.
2003 yılında festivale 80 binin üzerinde seyirci katılırken 39 ülkeden 599 film gösterimi yapıldı.År 2005, det tredje året filmfestivalen hölls visades 39 filmer från 16 länder.