En çok seyirci önünde oynanan final olmuştur.El espectáculo finalizó con Gaga frente al público.
İç saha karşılaşmalarını 5.218 seyirci kapasiteli Totto Arena'da oynamaktadır.Disputa sus partidos en el Lotto Arena, con capacidad para 5218 espectadores.
Yaklaşık olarak 18,500 seyirci kapasitesine sahiptir.Posee una capacidad aproximada de 8.500 espectadores.
Orada bayağı seyirci kaçırdılar" dedi.Conosco alcuni che sono ancora in attesa ".
Fakat Krapp kasedi ileri sarar ve seyirci keşfinin tamamını öğrenemez.Krapp manda avanti velocemente il nastro prima che il pubblico possa ascoltare la rivelazione completa.
1910'un sonlarında filo, Baltık Denizi'nde bir başka seyir icra etmiştir.Alla fine del 1910, la flotta condusse un'altra crociera di addestramento nel Baltico.
Ertesi gün, yaklaşık 68.000 seyirci vardı.All'incontro assistettero circa 68 000 spettatori.
Roma, bu duruma seyirci kalamazdı.Roma non poteva tollerare un simile atteggiamento.
Seyir dışında ise yakıtın yakılması ile elde edilen ısı kullanılır.Indipendentemente dal combustibile utilizzato è necessario accenderlo.
Tercih bunu seyirciye bırakır ki cevap da buradadır.È la domanda inevitabile a cui lo spettatore cerca di dare una risposta.
GPSDrive bir taşıt seyir sistemi olarak etki göstermek üzere tasarlanmış bilgisayar programıdır.GpsDrive è un programma per computer progettato per agire come sistema di navigazione per veicoli.
Çoğunlukla futbol müsabakalarının yapıldığı stadyum, 20.000 seyirci kapasitelidir.Costruito appositamente per il calcio, può contenere circa 20.000 spettatori.
Ne yaptığımı da pek hatırlamıyorum; ama seyirci kahkahadan kırılıyor.Si offrono come sono e il pubblico li accoglie con le risate.
Eylül 2011'de açılan stadyum şu anda 15.073 seyirci kapasitesine sahiptir.Lo stadio è stato inaugurato nel settembre 2011 e ha una capacità di 15.073 posti a sedere.
5.000 seyirci kapasitesine sahiptir.Ha una capacità di 5 000 spettatori.
Öğlen saatlerinde Guns N' Roses'ın performansı sırasında iki seyirci ezilerek hayatlarını kaybettiler.2 persone morirono tra il pubblico durante l'esibizione dei Guns N' Roses.
Konser organizasyonlarında salonun seyirci kapasitesi 4.500'e kadar çıkabilmektedir.Al di sopra della sala da concerti si trova il salone delle feste, capace di ospitare fino a 4.500 persone.
Suratım enteresan geldi seyirciye.Sorprendere lo spettatore.
Bu bir flashback olarak seyircilere gösterilmiştir.La vicenda è raccontata attraverso un flashback.
Rose seyirciyi sakinleştirmek için gösteriyi birkaç kez durdurmak zorunda kaldı.Rose fermò il concerto varie volte nel tentativo di porre rimedio all'assembramento.
Stadyumda yaptıkları ilk maçı 4.000 seyirci izlemiştir.L'Arena Civica, in occasione di questa partita d'esordio, accolse 4.000 spettatori.
Film, seyircileri ve eleştirmenleri iki yere böldü.Il film divide sia il pubblico sia la critica.
Seyircisinin de ilgisini çekmedi.Non piaceva a quel pubblico.
Seyirciler kahkahalarla gulmektedir.Il capoluogo è Lachen.
Temsil başlar ve seyirciler alkışa koyulurlar.Si alza il sipario e il pubblico applaude.
Seyirce bu kez de onlar için endişelenir.Gli Inglesi, questa volta, sono spaventati.
Ayrıca en popüler filme seyirci ödülü verilir.Il film vincerà il premio del pubblico.
Seyirciler sahnenin önünde otururlar.I musicisti sono posti sulla parte frontale della scena.
Blaine sihirbazlık gösterilerde seyircilerin tepkilerini odak noktası haline getirdi.Jones è comparso nei panni di ospite a sorpresa.
Aralarındaki seyirci sayısı en yüksek karşılaşma ise 82.905 kişi ile 1935'te Stamford Bridge'de oynanmıştır.La visita dell'Arsenal il 12 ottobre 1935 attirò 82.905 persone a Stamford Bridge.
Bu türde seyirci sahneye sadece bir cephesinden bakar.Ma lo vedono soltanto quelli che osservano il ritratto da una certa distanza.
Görevi, Apollo uzayaracının seyir ve komuta kontrol sistemini (PINGS) yönetmekti.La linea è dotata di Sistema di Comando e Controllo (SCC).
Ama yine de film, seyirci tarafından uygun bulundu.Il film fu accolto calorosamente dal pubblico.
Şili medyası festivalin seyircisine El Monstruo (Canavar) lakabını verdi.Don allora lo porta al cinema a vedere "Il pianeta delle scimmie".
Yaklaşık olarak 18,500 seyirci kapasitesine sahiptir.Può contenere circa 18 000 spettatori.
Seyirciler Roddy Piper'ı seçti ve kendisi ile Flair şampiyonluğu kazanmak için Kenny'yi ve Mikey'i yendi.I Fans scelgono Piper e lui e Flair sconfiggono Kenny e Mikey e conquistano il World Tag Team Championship.
Şu anda 38,633 seyirci kapasitesine sahiptir.Attualmente può contenere 8.340 spettatori.
Parados: Seyirci girişleri.Guest star: assenti.
Birçok Tomahawk seyir füzesi binaya atılmıştır.Un paio di missili Rheinbote furono installati agli ingressi del tunnel.
Apaz: Teknenin rüzgarı yandan aldığı ve açının 90 derece olduğu seyirdir.Il traverso e il lasco si hanno quando la barca è a 90 e circa 135° rispetto al vento.
H-59 Ovod (Rusça: Х-59 Овод; NATO rapor adı: AS-13 "Kingbolt"), Sovyetler Birliği yapımı bir seyir füzesidir.Il Kh-59 (nome in codice NATO: AS-13 Kingbolt) è un missile aria-superficie sovietico.
En hızlı yelken seyiridir.Si tratta del più veloce tra i Net Navi.
"Kendi hayatımla ilgili bir film yapacak olsam, filmin sonunda seyirciyi gülümsetmesini isterdim.Se avessi perso qualcosa a metà film sarei stato veramente nei guai.”
16,500 seyirci kapasitelidir.Capacità di 40.500 spettatori.
Daha hafif esen rüzgârlar yer değiştirme şeklinde seyir ile sonuçlanır.La casa è salva perché il vento cambia direzione.
320 metrekarelik alana kurulu olan tiyatronun seyirci salonu 160 koltuk kapasitelidir.La Salle de Musique de Chambre (sala della musica da camera) può accogliere fino a 313 persone.
Aynı şekilde, kamera yerleşimi de genellikle standart seyirci beklentilerine meydan okur.Purtroppo, i suoi amici sembrano avere problemi in qualità di norma di fronte alla telecamera.
Bir büyük ağacın altında oturmuş, İzmir limanını seyir ve temaşa ediyordu.Si sedettero ai piedi d'un albero, e fecero allegramente colazione.
Ayrıca dizi seyirciler önünde özel bir stüdyoda canlı olarak çekilmektedir.Ed infine, dovranno esibirsi in uno spettacolo comico davanti ad un pubblico.
Her taşıt günde bir kez olmak üzere 3 günlük görevde 3 ayrı seyirde kullanıldı.Le sessioni di allenamento si dividono in 3 lungo l'intero giorno.
Bu eser gayet popüler olup büyük sayıda seyirci çekti.Questa personale maniera era piuttosto popolare e attrasse molti imitatori.
Bu ilk temsiller sonunda seyirciler gayet soğuk olarak ilgisizliklerini gösterdiler.Fu in ogni caso la prima volta che il grande pubblico vide a colori i suddetti personaggi.
Seyirciler sıkılmış görünüyordu.Зрители выглядели скучающими.
Konser alanı o kadar geniş bir seyirci kitlesiyle doluydu ki, ayakta duracak yer bile yoktu.Зал был забит таким большим количеством слушателей, что даже негде было встать.
Yapımın seyirciler için görsel bir çekiciliği var.Продукция имеет визуальную привлекательность для наблюдателей.
Seyirci tiyatroya giriyor.Зрители входят в театр.
Tom'un sağ gözü yine seyirmeye başladı.Правый глаз Тома снова начал вздрагивать.
Rose seyirciyi sakinleştirmek için gösteriyi birkaç kez durdurmak zorunda kaldı.Роуз останавливал концерт несколько раз, чтобы успокоить публику.
The Wulvern Housing Stand, Railway End olarak da bilinen, 682 seyirci kapasitesine sahip bölüm.The Wulvern Housing Stand (также Railway End), вмещает 682 зрителей.
Böylece seyirci de kiminle özdeşleşeceğini saptar.Народ ожидал, кто же будет гонителем.