Ana içeriğe geç
Sözlük

seydi ile cümle

seydi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu da tamamen başka bir şeydir."Al het andere is iets anders".
Mixlenmemişti, bitmemişti ve hiçbir şeydi.Dat wil zeggen, het was en het was geen.
Yetenek her şeydir.Gewoontes zijn alles.
Altın para gerçek parayla alınan bir şeydir.Het goud dient met echt geld gekocht te worden.
Zordu, ama harika bir şeydi.Het was een geweldig maar zwaar avontuur.
Bu benim için geçmişte korkutucu bir şeydi.Dat betekende een grote breuk met het verleden.
Gümüş para ise oyun oynayarak kazanılan bir şeydir.Speelgeld is geld dat binnen een spel wordt gebruikt.
Ve o şirket için tesadüfi bir şeydi.Dit was in eerste instantie een ramp voor het genootschap.
Hava hem gevşeyen ve hem de sıkışabilen bir şeydir.De sfeer is er rustgevend en bedrukkend tegelijk.
Benim için yoga, gerçek doğamıza en yakın şeydir."Momenteel is yocto het kleinste officiële voorvoegsel.
Bu da o zamana kadar görülmemiş bir şeydir.Dit was tot dan toe ongezien.
Bu tuzak bizim ısı olarak hissettiğimiz şeydir.Door deze gaten zien wij dat vuur, en dat is feitelijk hetgeen wij onze hemellichamen noemen.
“Ölüm bizim için hiçbir şeydir, bu fikre alış.” der Epikür.Deze geeft hier niet aan toe en berust in de dood, die een verlossing is.
Bu tam aradığı şeydi.Dit was precies wat hij zocht.
Kontrol her şeydir.Controle is alles.
Tenis her zaman böyle bir şeydir.Wszystkie Łupy zawsze są takie.
Bir gerçek (veya olgu); var olduğu, doğru olduğu veya gerçekleştiği kabul edilen şeydir.Czas przeszły oznacza zdarzenie, które już zaszło (dokonany) lub zachodziło (niedokonany).
Şimdiye kadar yaptığım en cesurca şeydi."Najwspanialsza praca, jaką wykonałam".
Doğanlar, Muğla ilinin Seydikemer ilçesine bağlı bir mahalledir.Dziadkowie znowu zostaną spadkobiercami majątku, który ukrywali przed nimi kuzyni.
Bu da tamamen başka bir şeydir."To było coś zupełnie nowego”.
Dünyadaki en gülünç şeydir o.Najśmieszniejszym gagiem we wszechświecie.
Dünya durum olan her şeydir.Co nas obchodzi świat.
Oğul'un babadan gelmesi zamanın ötesinde bir şeydir.Bardziej skomplikowany był powrót ojca do syna.
Organizasyonsuz kitlelerde proletarya hiçbir şeydir.W narządach rozrodczych samca brak wyrostka nieparzystego.
Bu benim için geçmişte korkutucu bir şeydi.Jest wyrazem zachwytu przeszłością.
Seydi Baba da, "Geldim ama beni huzuruna kabul etmedi" diye söylemiş.Jak powiedział: „Bóg dał mi pieniądze”, tak też nie zamierzał nikogo za to przepraszać.
Ama Tanrı başka bir şeydir.Jest to nie kto inny jak Bóg.
Bir anlatıya göre şey aslında hiçbir şeydir, hiçbir şey olduğu için de her şeydir.Istnienie będąc niczym jest zarazem tożsame z wszystkim cokolwiek i jakkolwiek jest.
Telefon, onsuz yapamayacağın bir şeydir.Telefon to coś, bez czego nie sposób się obejść.
Benim için yoga, gerçek doğamıza en yakın şeydir."Malá Javořina är den högsta punkten i trakten.
"Seydi" kelimesi sözlükte efendi olarak geçmektedir.Jo, att de gör det enligt definitionen i ordboken.
Zordu, ama harika bir şeydi.Hon var väldigt tung men det var en fantastisk upplevelse.
Herhangi bir tecrübesi yokken doğaüstü varlıklarla savaşmak hiç beklemediği bir şeydir.1, Ett liv utan superkrafter är väl inte värt att leva?
Bu imkânı olmayan bir şeydi.Jag valde det omöjliga.
Marinetti'ye göre "sanat şiddet, zulüm ve adaletsizlik dışında hiçbir şeydir".Marjasin kommenterade åtalet med att han handlat "klantigt, men inte oetiskt eller brottsligt".
Hüseyin Seydiu'nun ve diğer gençlerin aileleri Sırp komşularından yardım istediler, ama sonuç alamadılar.Hamato Yoshi och utromerna flydde då de såg vad som skett.
Devlet her şeydir.Riket är berett för allt.
Çünkü kıyamet vaktinin depremi müthiş bir şeydir!Дьоготь в той час мав великий попит.
Bu da tamamen başka bir şeydir."Це зовсім інше».
Durdurulamayan bir şeydir.Його неможливо зупинити.
Mutfak, birçok Balkanlı için bir diğer paylaşılan şeydir.Гагаузька кухня має багато спільного з кухнями інших народів балканського регіону.
Dünya durum olan her şeydir.Все у світі відбувається за необхідністю.
Buna göre Büyük Kent, Büyük Babil ve Fahişe aynı şeydir.У цьому сенсі комплекс мачо схожий з комплексом Мадонни і Блудниці.
Organizasyonsuz kitlelerde proletarya hiçbir şeydir.На фасаді споруди відсутні декоративні деталі.
"Fimlere gitmeye alıçıklardı, fakat bu tamamen başka bir şeydi."Розумієте, двоє чоловіків пішли власним шляхом, але це не є проблемою».
Şâhit, müşâhadenin lezzetini veren şeydir.Бо саме він надає йому кремового смаку.
Seydi Baba da, "Geldim ama beni huzuruna kabul etmedi" diye söylemiş.Батько теж прийшов, але нічого не казав».
Özne ve nesne farklı yanlardan görünen aynı şeydir.Будова і зовнішній вигляд щупалець дуже відрізняються у різних видів.
İş benim için her şeydir.Робота для мене все.
Dil bilgisi çok karmaşık bir şeydir.Граматика — дуже складна річ.
Tenis her zaman böyle bir şeydir.Tenis je takový, ne?
Seydişehir’in tarihi MÖ 5500 yıllarına kadar uzanır.Vypočítává i datum narození Krista na 5500 let.
De ki: 'Ruh, Rabbimin bileceği bir şeydir.A bude jako já; neboť to, co Pán přinese rukou jeho, to přivede mocí Páně lid můj ke spasení."
Bu da tamamen başka bir şeydir."Nebo to znamená něco jiného?”
Şimdiye kadar yaptığım en cesurca şeydi."A fost cel mai curajos lucru care l-am făcut vreodată”.
Bu tuzak bizim ısı olarak hissettiğimiz şeydir.Acesta constituie simțul nostru al temperaturii.
Dünya durum olan her şeydir.O lume în care orice e posibil.
Kiral cisimler için bu tam simetri grubu ile aynı şeydir.Pentru obiectele chirali este același ca grupul de simetrie completă.
Bir anlatıya göre şey aslında hiçbir şeydir, hiçbir şey olduğu için de her şeydir.Mi-am zis totuși că ceva nu-i în regulă, nu-i în regulă, nu-i în regulă.
Grist una benzer bir şeydir.Aripa anterioară este însemnată similar.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod