Rotaya erişim genellikle Cusco'dan üç günlük bir seyahati içerir.Accessing the route typically involves three days of travel from Cusco.
Mona filmde sürekli olarak özgürlüğünün tehlikeye düştüğünü hissettiği anlarda seyahatine devam etmektedir.Immer zieht Mona nach kurzer Zeit weiter, wenn sie ihre Freiheit bedroht sieht.
1930 yılında Sovyetler Birliği'ne ilk seyahatini yaptı.1930 reiste sie erstmals in die Sowjetunion.
Örneğin her iki kitap da, güneş tanrısı Re'nin yeraltı dünyasına yaptığı gece seyahatinden bahseder.Beide beschreiben die nächtliche Reise des altägyptischen Sonnengottes Re durch die Unterwelt.
Mezuniyetinin ardından bir İtalya seyahati yaptı.Danach trat er mit einem Reisestipendium eine Italienreise an.
İkinci güney seyahati sırasında, 13-17 Mart 1774 tarihleri arasında, James Cook da adayı ziyaret etmiştir.Während seiner zweiten Südseeexpedition besuchte James Cook vom 13. bis 17. März 1774 die Osterinsel.
Sultan Abdülaziz'in Mısır seyahatine katıldı.Er begleitete Sultan Abdülaziz auf seiner Reise nach Ägypten und Europa.
1915’te bir Paris seyahati yaptı.1930 unternahm er eine Reise nach Paris.
Rusya'ya dönüş seyahati çok yavaş bir şekilde gelişmeye başladı.Die Expansion in Nordamerika begann verhältnismäßig spät.
Wetzlar’den dönüşünün ve Weimar’a seyahatinin arasında geçen yıl, Goethe’nin en verimli dönemi olmuştur.Die folgenden Frankfurter Jahre bis zur Abreise nach Weimar zählten zu den produktivsten in Goethes Leben.
Sonra kızı Michelle, bu seyahati fark etti.Für diese Aufgabe lernt er Michelle als Nachfolgerin an.
Abdürreşid İbrahim, 1897’de ilk büyük seyahatine çıktı.Seine erste Praxis richtete er 1897 in der Hauptstraße ein.
Geçenlerde ismini Grand Luxe Rail Journey (çok lüks demir yolu seyahati) olarak değiştirdi.Dieses betreibt den Zug als „Grand Express European – Train de Luxe“.
5 Temmuz 1958’de, Amerika’ya ikinci seyahati sırasında Frank Alexander ile evlendi.Le 5 juillet 1958, pendant sa deuxième visite aux États-Unis, elle épouse Frank Alexander.
1930 yılında Sovyetler Birliği'ne ilk seyahatini yaptı.En 1930 elle voyage pour la première fois en Union soviétique.
Seyahatine Kutsal Topraklara hacca giderek başladı.Il fait probablement le voyage en Terre-Sainte.
Seyahatinin sonuçları Orta ve Doğu Asya'yı Araştırma Komitesi tarafından yayımlandı.Ce voyage d'études est organisé par le Comité franco-russe d'étude de l'Asie centrale et orientale.
Mezuniyetinin ardından bir İtalya seyahati yaptı.Après ses études, il voyage en Italie.
Yirmi bir sayı süren Kültür Haftası dergisinin kapanmasından sonra Avrupa seyahatine çıktı.30 vols hebdomadaires relient l'Europe à la Réunion.
Kim Jong-il ise 17 Aralık 2011 tarihinde bir tren seyahatinde kalp krizi geçirerek hayatını kaybetmiştir.Kim Jong-il est mort d'une crise cardiaque le 17 décembre 2011.
Seyahati henüz bitirdiler.Ya terminaron las vacaciones.
Seyahati erteleyebilir miyiz?¿Podemos posponer el viaje?
Seyahatim için hazırlanıyorum.Me preparo para mi viaje.
Uçak seyahati bunaltıcıydı.El trayecto en avión fue agobiante.
Uçak seyahatini sevmedim.No me gustó el viaje en avión.
5 Temmuz 1958’de, Amerika’ya ikinci seyahati sırasında Frank Alexander ile evlendi.El 5 de julio de 1958, durante su segundo viaje a los EE.UU., se casó con Frank Alexander.
8 Nisan 217'de, Caracalla Carrhae seyahati sırasında suikaste kurban gitmiştir.El 8 de abril de 217, Caracalla fue asesinado mientras viajaba a Carrhae.
Yakın Doğu seyahatinden dönüşünden üç ay sonra, Eylül 1851′de Madame Bovary'yi yazmaya başladı.De regreso de su viaje a Oriente, en 1851 empezó a escribir Madame Bovary.
Bütün seyahati tanrısının yüzüne bakarmış gibi ters tarafa bakarak yapardı.Hacía todo el viaje de esta forma, al revés, mirando al rostro de su dios.
Kim Jong-il 17 Aralık 2011 günü bir tren seyahatinde hayatını kaybetti.El 17 de diciembre de 2011, Kim Jong-il falleció mientras realizaba un viaje en tren.
1930 yılında Sovyetler Birliği'ne ilk seyahatini yaptı.En 1930 viajó por primera vez a la Unión Soviética.
Onları bu kaçma seyahatinde koruyacağını onlara vadeder.La voz le aseguró que estaría protegido en su viaje.
Küba pasaportu Uluslararası seyahati kolaylaştırmak için Küba vatandaşlarına verilen belgedir.El pasaporte cubano, es un documento que facilita las salidas internacionales a los ciudadanos cubanos.
Seyahati 3 yıl sürdü.El viaje duraría tres años.
Seyahatine Kutsal Topraklara hacca giderek başladı.Viajó a Tierra Santa.
Dünya seyahatinin anılarını "Uzaklar-Atasoylar’ın Dünya Seyahati" adlı kitapta topladı.Más tarde, hay referencias en «los informes de India» escritos por viajeros europeos.
Aldarion'un son seyahatinde Erendis 985 yılında Rómenna'daki sularda can vermiştir.Erendis, esposa de Aldarion, murió ahogada en Rómenna en el año 985.
1831 yılında HMS Beagle ile seyahati esnasında Charles Darwin Chiloé Adası'nda bir tilki yakalar.En septiembre de 1835 Charles Darwin, en el segundo viaje del HMS Beagle, visitó la isla.
Patagonya'ya son seyahati, ABD eski başkanı Theodore Roosevelt'e eşlik ederken gerçekleştirdi.Su último viaje al sur lo realizó en compañía del expresidente norteamericano Theodore Roosevelt, en 1912.
Daha sonraki seyahatinde ileride eşi olacak kadınla karşılaştı.Allí conoció a la que posteriormente se convertiría en su esposa.
Seyahatim için yeterli param yok.Non ho abbastanza soldi per il mio viaggio.
Uzay seyahatinin imkansız olduğu düşünülürdü.I viaggi spaziali erano ritenuti impossibili.
Londra seyahatinde iyi eğlendin mi?Ti sei divertito durante il tuo viaggio a Londra?
Seyahatinin nedeni ne?Qual è lo scopo del suo viaggio?
5 Temmuz 1958’de, Amerika’ya ikinci seyahati sırasında Frank Alexander ile evlendi.Il 5 luglio 1958, durante la sua seconda tournée negli USA, sposò Frank Alexander.
Willem Ruys'un yapımı 1947'de tamamlandı ve ilk seyahatine 2 Aralık 1947'de çıktı.La Willem Ruys venne completata alla fine del 1947 e compì il suo viaggio inaugurale il 2 dicembre 1947.
Seyahati sırasında öldü ve kefen olarak kullanıldı.Egli morì durante il viaggio ed esso fu usato per il suo sudario.
Bu derneğin « ilk yurtdışı seyahati » idi.D: «È il suo primo viaggio all'estero?»
Daha sonra Avrupa seyahatine çıktı.In seguito viaggiò a Europa.
Seyahatine Kutsal Topraklara hacca giderek başladı.In età avanzata, si recò in Terra santa.
Bu ilk keşiflerden sonra Çin keşifleri deniz seyahatine kayacaktır.Dopo un primo test, gli Xindi attaccano la nave.
Ancak ayrılma hazırlıkları sırasında ve seyahatinin başlarında sıhhati gittikçe kötüleşmeye başladı.Durante il viaggio, il loro disprezzo reciproco comincia a indebolirsi.
Bu seyahatinde özellikle Diego Velázquez'in eserlerini inceledi ve kopyaladı.Per questo lavoro venne inizialmente contattato da Diego Velázquez.
Seyahatim için yeterli param yok.У меня не хватает денег на мою поездку.
Avustralya seyahatiniz nasıldı?Как вам понравилось ваше путешествие в Австралию?
5 Temmuz 1958’de, Amerika’ya ikinci seyahati sırasında Frank Alexander ile evlendi.Пятого июля 1958, во время её второй поездки по США, она вышла замуж за Франка Александера.
Grósz Parti Genel Sekreteri seçildikten sonra ilk yurtdışı seyahatini 4-5 Temmuz 1988'de yaptı.4—5 июля 1988 года Грос совершил свою первую зарубежную поездку после избрания Генеральным секретарем.
1980-1984 yıllarında Cezayir'de (iş seyahatinde) öğretmen olarak çalıştı.С 1980 по 1984 годы работал в Алжире преподавателем (командировка).
Örneğin her iki kitap da, güneş tanrısı Re'nin yeraltı dünyasına yaptığı gece seyahatinden bahseder.Оба памятника описывают ночное путешествие древнеегипетского бога солнца Ра через подземный мир.
Seyahati 3 yıl sürdü.Путешествие продолжалось три года.