Ana içeriğe geç
Sözlük

sevmiş ile cümle

sevmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Allah'a derin bir inanç beslemiş, çocuklarını sevmiş ve hiçbir sadakayı kabul etmemişti.האמינה עמוקות באלוהים, אהבה את ילדיה ולעולם לא היתה מקבלת צדקה.
Allah'a derin bir inanç beslemiş, çocuklarını sevmiş ve hiçbir sadakayı kabul etmemişti.لديها إيمان قوي بالله، أحبت أطفالها ولم تقبل مطلقاً بالإعانات.
Allah'a derin bir inanç beslemiş, çocuklarını sevmiş ve hiçbir sadakayı kabul etmemişti.施しは絶対受け取りません でもそれは 市場での機会があったからです
Ama aslında o Jenny'i sadece platonik olarak sevmiş.A on kochał Jenny platonicznie.
Ama aslında o Jenny'i sadece platonik olarak sevmiş.Dar chiar a iubit-o pe Jenny, în sens platonic, bineînþeles.
Ama aslında o Jenny'i sadece platonik olarak sevmiş.Er hat das Kalb wirklich geliebt, aber natürlich nur platonisch.
Ama aslında o Jenny'i sadece platonik olarak sevmiş.Mais son amour pour Jeong-hee... était exclusivement platonique.
Ama aslında o Jenny'i sadece platonik olarak sevmiş.Αλλά στην πραγματικότητα αγαπούσε την Jenny μόνο πλατωνικά.
Ama gizliden gizliye hep senin o seksi sakal ve şapkanı sevmişimdir.Dar in secret intotdeauna mi-a placut barba ta sexy si turbanul.
Ama gizliden gizliye hep senin o seksi sakal ve şapkanı sevmişimdir.De titokban mindig is szerettem a szexi szakálladat és kalapodat
Ama gizliden gizliye hep senin o seksi sakal ve şapkanı sevmişimdir.Pero, en el fondo, siempre me ha gustado tu barba sexy y tu gorro.
Ama gizliden gizliye hep senin o seksi sakal ve şapkanı sevmişimdir. Sevgilim olur musun?Klikněte na tenhle odkaz ! můžete dostat tenhle song na Itunes, link je dole pod videem
Ama gizliden gizliye hep senin o seksi sakal ve şapkanı sevmişimdir. Sevgilim olur musun?Ma segretamente ho sempre amato la tua barba ed il tuo cappello, non vorresti essere il mio uomo?
Ama gizliden gizliye hep senin o seksi sakal ve şapkanı sevmişimdir.Но втайне мне всегда нравилась твоя сексуальная борода и шапка.
Ama gizliden gizliye hep senin o seksi sakal ve şapkanı sevmişimdir.Но тайно винаги съм харесвал твоята секси брада и шапка
Aslına bakarsanız bu yaptıklarım kendimi bir başkanmış gibi hissettirdi. Sevmiştim de, "Bu benim işim.Avevo la sensazione di essere come un presidente.
Aslına bakarsanız bu yaptıklarım kendimi bir başkanmış gibi hissettirdi. Sevmiştim de, "Bu benim işim.Şi m-am simțit ca și cum aș fi fost președinte, de fapt. ceva de genul "Oh, asta e meseria mea.
Bana sorarsan... ...annen babanı ömrü boyunca sevmiş.Creo... que tu madre siempre amó a tu padre.
Bana sorarsan... ...annen babanı ömrü boyunca sevmiş.Eu acho... que a sua mãe sempre amou o seu pai.
Bana sorarsan... ...annen babanı ömrü boyunca sevmiş.Eu cred... ... că mama ta l-a iubit pe tatăl tău tot timpul.
Bana sorarsan... ...annen babanı ömrü boyunca sevmiş.Ik denk... dat je moeder nog steeds van je vader hield.
Bana sorarsan... ...annen babanı ömrü boyunca sevmiş.Je pense que... ta mère a aimé ton père toute sa vie.
Bana sorarsan... ...annen babanı ömrü boyunca sevmiş.Mislim, da ga je tvoja mati vedno ljubila.
Bana sorarsan... ...annen babanı ömrü boyunca sevmiş.Penso che... tuo madre non abbia mai smesso di amare tuo padre.
Bana sorarsan... ...annen babanı ömrü boyunca sevmiş.Νομίζω ότι... η μητέρα σου δεν έπαψε να αγαπά τον πατέρα σου.
Bana sorarsan... ...annen babanı ömrü boyunca sevmiş.Мне кажется... что твоя мама так и любила твоего отца всю жизнь.
Bana sorarsan... ...annen babanı ömrü boyunca sevmiş...أعتقد أن أمك أحبت أباك طوال الوقت
Basılmış sayfalar aracılığıyla fikirlerimi paylaşabilme düşüncesini sevmiştim.Adorava a ideia de poder partilhar as minhas ideias através de páginas impressas.
Basılmış sayfalar aracılığıyla fikirlerimi paylaşabilme düşüncesini sevmiştim.E amavo quell'idea, di essere in grado di condividere le mie idee attraverso le pagine stampate.
Basılmış sayfalar aracılığıyla fikirlerimi paylaşabilme düşüncesini sevmiştim.Et j'adorais cette idée, d'être en mesure de partager mes idées à travers une page imprimée.
Basılmış sayfalar aracılığıyla fikirlerimi paylaşabilme düşüncesini sevmiştim.Ich liebte die Vorstellung, dass ich meine Ideen teilen konnte, durch eine gedruckte Seite.
Basılmış sayfalar aracılığıyla fikirlerimi paylaşabilme düşüncesini sevmiştim.Ik genoot van dat idee, dat ik mijn ideeën kon delen via gedrukte pagina's.
Basılmış sayfalar aracılığıyla fikirlerimi paylaşabilme düşüncesini sevmiştim.Îmi plăcea că-mi pot împărtăşi ideile tipărite.
Basılmış sayfalar aracılığıyla fikirlerimi paylaşabilme düşüncesini sevmiştim.Jag älskade tanken på att kunna dela med mig av mina idéer på ett tryckt blad.
Basılmış sayfalar aracılığıyla fikirlerimi paylaşabilme düşüncesini sevmiştim.인쇄된 종이를 통해서 저의 생각을 공유할 수 있다는 것이 좋았습니다.
Basılmış sayfalar aracılığıyla fikirlerimi paylaşabilme düşüncesini sevmiştim.Szerettem azt a gondolatot, hogy megoszthatom az elképzeléseimet nyomtatott formában.
Basılmış sayfalar aracılığıyla fikirlerimi paylaşabilme düşüncesini sevmiştim.Tôi yêu cái suy nghĩ rằng tôi có thể chia sẻ ý tưởng của mình qua những trang giấy in.
Basılmış sayfalar aracılığıyla fikirlerimi paylaşabilme düşüncesini sevmiştim.Uwielbiałem dzielić się pomysłami poprzez drukowane kartki papieru.
Basılmış sayfalar aracılığıyla fikirlerimi paylaşabilme düşüncesini sevmiştim.Y amaba esa idea, de poder compartir mis ideas a través de la página impresa.
Basılmış sayfalar aracılığıyla fikirlerimi paylaşabilme düşüncesini sevmiştim.Λάτρευα το γεγονός ότι μπορούσα να μοιράζομαι τις ιδέες μου μέσω της εφημερίδας.
Basılmış sayfalar aracılığıyla fikirlerimi paylaşabilme düşüncesini sevmiştim.Мені подобалась думка про те, що я можу ділитись своїми ідеями на друкованих сторінках газети.
Basılmış sayfalar aracılığıyla fikirlerimi paylaşabilme düşüncesini sevmiştim.Меня окрыляла сама мысль о том, что можно делиться идеями через печатный лист.
Basılmış sayfalar aracılığıyla fikirlerimi paylaşabilme düşüncesini sevmiştim.ואהבתי את המחשבה הזאת, את היכולת לשתף את הרעיונות שלי באמצעות נייר מודפס.
Basılmış sayfalar aracılığıyla fikirlerimi paylaşabilme düşüncesini sevmiştim.و أحببت فكرة استطاعتي مشاركة أفكاري خلال الصفحة المطبوعة.
Basılmış sayfalar aracılığıyla fikirlerimi paylaşabilme düşüncesini sevmiştim.伝えられるなんて 考えただけでも わくわくしました 14歳の誕生日に祖父と祖母が
Bir erkeği sevmiştim... ..başkasıyla evlendim.Ας πάμε βόρεια με το αμάξι. Εκεί είναι πιο ήσυχα, αλλά δεν ωφελεί.
Birkaç kitap okumuş ve sevmişti peri hikaye kitapları vardı, ve o okumuştu Bazı hikayeler gizli bahçeleri.Kilka książek czytała i lubi były bajki historia książki i czytała z zwiedzenia, niektóre historie.
Birkaç kitap okumuş ve sevmişti peri hikaye kitapları vardı, ve o okumuştu Bazı hikayeler gizli bahçeleri.Pár knih četla a líbila byla pohádka knihy, a ona si na tajné zahrady v některé z příběhů.
Birkaç kitap okumuş ve sevmişti peri hikaye kitapları vardı, ve o okumuştu Bazı hikayeler gizli bahçeleri.Pár kníh čítala a páčila bola rozprávka knihy, a ona si na tajnej záhrady v niektorej z príbehov.
Birkaç kitap okumuş ve sevmişti peri hikaye kitapları vardı, ve o okumuştu Bazı hikayeler gizli bahçeleri.Кілька книг вона читала і любила була чарівна казка книг, і вона читала із таємні садки в деяких з історій.
Birkaç kitap okumuş ve sevmişti peri hikaye kitapları vardı, ve o okumuştu그녀가 읽고 싶은데 몇 가지 책들이 동화 층 도서를했다, 그리고 그녀의 읽었거든요
Birkaç kitap okumuş ve sevmişti peri hikaye kitapları vardı, ve o okumuştuΤα λίγα βιβλία που είχε διαβάσει και άρεσε είχε νεράιδα-ιστορία βιβλία, και είχε διαβάσει της
Birkaç kitap okumuş ve sevmişti peri hikaye kitapları vardı, ve o okumuştuכמה ספרים שהיא קראה ואהבה היה אגדה ספרים שקראה של
Birkaç kitap okumuş ve sevmişti peri hikaye kitapları vardı, ve o okumuştuوكان عدد قليل من الكتب انها تحب القراءة وكانت قصة خرافية الكتب ، وأنها قراءة
Birkaç kitap okumuş ve sevmişti peri hikaye kitapları vardı, ve o okumuştu物語のいくつかの秘密の庭園。
Böyle çılgınca bir şey yapmak istediğine göre... ...onu umutsuzca sevmiş olmalı.Deve tê-la amado desesperadamente... para pedir por algo tão louco.
Böyle çılgınca bir şey yapmak istediğine göre... ...onu umutsuzca sevmiş olmalı.Dia pasti begitu mencintainya... Sampai meminta sesuatu dengan sangat
Böyle çılgınca bir şey yapmak istediğine göre... ...onu umutsuzca sevmiş olmalı.그만큼 간절했으니까... 그런 말도 안 되는 부탁을 했던 거죠
Böyle çılgınca bir şey yapmak istediğine göre... ...onu umutsuzca sevmiş olmalı.La debe haber amado con locura... para actuar tan locamente.
Böyle çılgınca bir şey yapmak istediğine göre... ...onu umutsuzca sevmiş olmalı.Мабуть, він був у відчаї щоб піти на таке божевілля.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod