Ana içeriğe geç
Sözlük

sevmek ile cümle

sevmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bir işle uğraşmayı sevmektedir.일 정도로 운동을 좋아한다.
Şiilikte bunları, takipçilerini, sevenlerini sevmek (veli-dost edinmek) şarttır.대선은 국가에서 행하는 것으로 선종대선(禪宗大選)과 교종대선(敎宗大選)의 구별이 있다.
Ülkesini sevmek.“나는 우리나라를 사랑하오.
Tara, seks ile yemekleri aynı anda sevmektedir.니콜은 둘이 섹스를 그저 즐기고 있다고 생각한 것이다.
Seni Sevmek 08.사랑법 07.
Dan'ı sadece iyi bir savaşçı olduğu için sevmektedir.나는 그가 농장 노동자가 아니었기 때문에 그를 좋아하게 되었습니다.
Fotoğraf çekmeyi çok sevmektedir.사진을 촬영하는 것이 취미다.
Ama hâlâ Berna'yı sevmektedir.베르니카를 좋아하고 있다.
"Sevmek için sevmek gerekir".우리는 그 사람들을 우리자신보다 더 사랑해야 합니다.”
Mary Garth'ı çocukluğundan beri sevmektedir.הוא אוהב את מרי גארת' מאז שהם היו ילדים.
Özellikle Sam'i çok sevmektedir.מתעב את תום במיוחד.
Yeğeni Dudley'i çok sevmektedir.שניהם אוהבים מאוד את בתם הדוויג.
"Sevmek için sevmek gerekir".עדות ליכולתנו לאהוב".
Hanım veya eşi çocuklarını anne ve babaları kayınpeder ve kayınvalidelerinin yanında sevmekten ar ederler.על אשתך וילדיך לבחור בינך לבין מולדתם...
PETA'yı desteklemekte ve hayvanları sevmektedir.היא נוהגת לעזור לאמה בריפוי ואוהבת חיות.
Yalnız kalmayı sevmektedir.אוהב להיות חופשי.
Fakat yine de karısı ve çocuklarını çok sevmektedir.אבל היא אוהבת מאוד את בני משפחתה.
Eric hala Miley'i sevmektedir ancak aralarındaki tartışmaların büyük olduğu tahmin edilmektedir.היא תוהה אם רות מיי עדיין בין העצים.
Cosmo'yu komikliğinden dolayı sevmektedir ve onun eşidir.מתאהב בליהי בגלל חיבתם המשותפת לקומיקס.
İtalyan yemeklerini çok sevmektedir.Обожава италианската литература.
Seyahat etmeyi ve okumayı sevmektedir.Обича да пътува и да чете много.
Ailesi tiyatroyu sevmektedir ancak oğullarının tiyatrocu olma isteğine karşı çıkarlar.Семейството обича театъра и двамата по-големи сина започват театрални кариери.
Laurence'ı çok sevmektedir, ve onu sürekli korumaktadır.Той обича Лоис много и винаги я подкрепя.
Anne ise Master Fenton'u sevmektedir.Този модел е много харесван от Иън Флеминг.
Pan tanrıça Diana'ya aşıktır ve onun kendini sevmekten vazgeçtiği için çok üzgündür.Сър Уилиам прощава на двамата влюбени и съжалява, че не го е направил по-рано.
En sevdiği yazar Amerikalı Stephenie Meyer'dır ve Alacakaranlık Serisi'ni çok sevmektedir.Любимият ѝ писател е Стефани Майер.
Anne karşılık sorgulamaz, çünkü çocuğu sevmekle zaten kendini sevmektedir.Самият той не харесва детството си, по причина че не харесва себе си.
Yeğeni Dudley'i çok sevmektedir.Нарциса много обича сина си Драко.
Nataşa’yı sevmektedir, fakat Nataşa ona yüz vermeyince vazgeçer.Харесва Наталия, но тя го пренебрегва заради брат му.
Öte yandan bu kadın da, bir başkasını sevmektedir.Ispostavlja se pak da su voljeli istu ženu.
8) Doğruluğu ve doğruları sevmek, yalandan nefret etmek.Vole slavu i pohvalu, a mrze nepoštenje i licemjerje.
Eisenberg, kedileri çok sevmektedir ve hayvan beslemekle ilgilenmektedir.Također Jeff Keith veliki je ljubitelj životinja i voli udomljavati napuštene životinje.
İtalyan yemeklerini çok sevmektedir.Jako voli primiti španjolska pisma.
Önemli olan kötülüklerle birlikte Tanrı’yı sevmektir.I onaj tko najbolje spozna Boga - najviše ga i voli."
Laurence'ı çok sevmektedir, ve onu sürekli korumaktadır.On je veći od Estragona i brani ga cijeli život.
Hanım veya eşi çocuklarını anne ve babaları kayınpeder ve kayınvalidelerinin yanında sevmekten ar ederler.Borite se sa svime što imate, za vaše supruge i djeci, za vaše majke i roditelje.
Ölümüne Sevmek Lawrence Kasdan'ın yönettiği 1990 tarihli bir komedi filmidir.Volim te do smrti je američka crnohumorna komedija iz 1990. koju je režirao Lawrence Kasdan.
O yüzden lazanya ve pizzayı çok sevmektedir.Okrem toho má veľmi rád architektúru, lasagne a pizzu.
"Doom" lakabını çok sevmektedir.Veľmi rada mala duetá.
Sevmek ne demek: Aşk, Evlilik ve Tutsaklık.Nenávisť, priateľstvo, zvádzanie, láska, manželstvo .
Paro hala onu beklemekte ve sevmektedir.Joea stále ľúbila a chcela si ho udržať.
İkisi dle birbirlerini çok sevmektedir.Medsebojno so si bili zelo všeč.
Rahat ve konforlu bir hayat geçirmeyi sevmekte idi.Živela sta tiho in zadovoljno življenje.
Anne Audrey Franki sevmektedir fakat baba ise ona pek güvenmemektedir.Pavla je zaljubljena v Faninega brata Franca, vendar tega ne zaupa nikomur.
Bu iki karakter de İsmet adlı kızı sevmektedir.Ime Radovanka je različica ženskaga osebnega imena Rada.
Seni Sevmek 08.MERŪNAS - Meilė nerūdija 08.
Nevin ve Cemal birbirlerini sevmektedir.Severiūtė ir smuikorius Mykoliukas patinka vienas kitam.
Fakat yine de karısı ve çocuklarını çok sevmektedir.Nepaisant to, ji beprotiškai myli savo dvynes dukras.
Shun'u sevmektedir.Joje garbinamas Šiva.
Çünkü Artemis hayvanları ve doğayı çok sevmektedir.Almagro armastab väga loomi.
Ace'i sevmektedir.Ma lihtsalt armastan Eestimaad.
Burada her şey bir insanı sevmekle bitiyor."Nad ei saa teisiti, kui inimest armastada."
Oyun oynamayı sevmektedir, herkese iyi davranır ve daima mutludur.Tegelikult on ta hooliv tüdruk, kes tahab, et kõik alati õnnelikud oleksid.
[2. kadın kendi dilinde]: Evet, sevmek zorundasın.여자 #2: 예, 당연히 그래야죠.
[2. kadın kendi dilinde]: Evet, sevmek zorundasın.Ja, das gehört sich so.
[2. kadın kendi dilinde]: Evet, sevmek zorundasın.Oui, il le faut bien.
[2. kadın kendi dilinde]: Evet, sevmek zorundasın.المرأة الثانية: نعم، عليك ذلك.
[2. kadın kendi dilinde]: Evet, sevmek zorundasın.男: 妻と息子を 愛しています
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.(88:34) милости же Моей не отниму от него, и не изменю истины Моей.
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.(89:34) Mais je ne lui retirerai point ma bonté Et je ne trahirai pas ma fidélité,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod