Ana içeriğe geç
Sözlük

sevmek ile cümle

sevmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ben nefret düşman sevmek gerektiğini unutmayın.Que je doit aimer un ennemi détesté.
Ben nefret düşman sevmek gerektiğini unutmayın.To mora Ljubim sovražil sovražnika. MEDICINSKA SESTRA
Ben nefret düşman sevmek gerektiğini unutmayın.Že musím milovať nepriateľa nenávideli.
Ben nefret düşman sevmek gerektiğini unutmayın.Že musím milovat nepřítele nenáviděli.
Ben nefret düşman sevmek gerektiğini unutmayın.Że muszę kochać nienawidził wroga.
Ben nefret düşman sevmek gerektiğini unutmayın.Ότι πρέπει να αγαπούν απεχθανόταν εχθρό.
Ben nefret düşman sevmek gerektiğini unutmayın.То, что я должен любить ненавидел врага.
Biliyor musunuz? Yüz yüze yapılan görüşmeler bu dört günü sevmek içindi.4 dni spotkań w 4 oczy.
Biliyor musunuz? Yüz yüze yapılan görüşmeler bu dört günü sevmek içindi.그건 마치 4일 동안 한사람씩 계속 만나 회의를 하는 기분같은 거였어요.
Biliyor musunuz? Yüz yüze yapılan görüşmeler bu dört günü sevmek içindi.Al die gesprekken, vier dagen lang.
Biliyor musunuz? Yüz yüze yapılan görüşmeler bu dört günü sevmek içindi.All diese 1:1-Treffen, vier Tage lang.
Biliyor musunuz? Yüz yüze yapılan görüşmeler bu dört günü sevmek içindi.Toate aceste întâlniri unu-la-unu timp de patru zile.
Biliyor musunuz? Yüz yüze yapılan görüşmeler bu dört günü sevmek içindi.Ведь это были встречи с глазу на глаз четыре дня подряд.
Biliyor musunuz? Yüz yüze yapılan görüşmeler bu dört günü sevmek içindi.אתם יודעים? אלו כל הפגישות האלו של אחד על אחד במשך 4 ימים.
Biliyor musunuz? Yüz yüze yapılan görüşmeler bu dört günü sevmek içindi.هل تعلمون ؟ انها كل هذه لقاءات شخص لشخص لحوالي أربعة أيام.
Biliyor musunuz? Yüz yüze yapılan görüşmeler bu dört günü sevmek içindi.学長の仕事に 似ているなと感じました
Birini sevmek, bu nasıl bir duygu?A když milujete, jak to poznáte?
Birini sevmek, bu nasıl bir duygu?Als je verliefd bent, hoe voelt dat?
Birini sevmek, bu nasıl bir duygu?Când iubeşti, cum te simţi?
Birini sevmek, bu nasıl bir duygu?E quando amamos, qual é a sensação?
Birini sevmek, bu nasıl bir duygu?E quando amate, come sembra?
Birini sevmek, bu nasıl bir duygu?És milyen érzés az, amikor szeret az ember?
Birini sevmek, bu nasıl bir duygu?Et quand on est amoureux, comment se sent-on ?
Birini sevmek, bu nasıl bir duygu?Kadar ljubimo, kakšen je ta občutek?
Birini sevmek, bu nasıl bir duygu?Kiedy kochasz, jakie to uczucie?
Birini sevmek, bu nasıl bir duygu?그리고, 여러분은 사랑할때, 어떤 감정을 느끼나요?
Birini sevmek, bu nasıl bir duygu?Kun rakastat, miltä se tuntuu?
Birini sevmek, bu nasıl bir duygu?Och när du älskar, hur känns det?
Birini sevmek, bu nasıl bir duygu?Og når man elsker, hvordan føles det?
Birini sevmek, bu nasıl bir duygu?Và khi bạn yêu, cảm giác như thế nào?
Birini sevmek, bu nasıl bir duygu?Wie fühlt sich das an, wenn man liebt?
Birini sevmek, bu nasıl bir duygu?Y cuando amas, ¿cómo se siente?
Birini sevmek, bu nasıl bir duygu?Κι όταν αγαπάμε, πώς νιώθουμε;
Birini sevmek, bu nasıl bir duygu?Как се чувствате когато обичате?
Birini sevmek, bu nasıl bir duygu?Коли ви кохаєте, як це?
Birini sevmek, bu nasıl bir duygu?Что вы чувствуете, когда любите?
Birini sevmek, bu nasıl bir duygu?וכשאוהבים, מהי ההרגשה?
Birini sevmek, bu nasıl bir duygu?و عندما تحب، كيف تشعر ؟
Birini sevmek, bu nasıl bir duygu?欲望を抱く場合と どんな風に異なりますか?
Birini sevmek için bir bahanenin olması...Это так... получить оправдание, чтобы быть влюбленным в кого-то.
Bu insanlık tarihinde uzayı sevmek için muhtemelen en iyi zamandı.Ăsta e probabil cel mai bun timp în istoria omenirii pentru a fi fascinat de spaţiu.
Bu insanlık tarihinde uzayı sevmek için muhtemelen en iyi zamandı.C'est probablement le meilleur moment dans l'histoire de l'humanité pour se passionner pour l'espace.
Bu insanlık tarihinde uzayı sevmek için muhtemelen en iyi zamandı.Das ist womöglich die beste Zeit in der Geschichte der Menschheit das Weltall zu lieben.
Bu insanlık tarihinde uzayı sevmek için muhtemelen en iyi zamandı.Đây là thời khắc tuyệt nhất của lịch sử nhân loại để yêu vũ trụ.
Bu insanlık tarihinde uzayı sevmek için muhtemelen en iyi zamandı.Esta é provavelmente a melhor época na história da humanidade para adorar o espaço.
Bu insanlık tarihinde uzayı sevmek için muhtemelen en iyi zamandı.Ez feltehetően az emberiség történetének legjobb időszaka az űr szeretetére.
Bu insanlık tarihinde uzayı sevmek için muhtemelen en iyi zamandı.Ini mungkin waktu terbaik dalam sejarah manusia untuk mencintai luar angkasa.
Bu insanlık tarihinde uzayı sevmek için muhtemelen en iyi zamandı.지금이 인류 역사상 우주를 사랑하기에 최적의 시기일 것입니다.
Bu insanlık tarihinde uzayı sevmek için muhtemelen en iyi zamandı.Questo è probabilmente il momento migliore nella storia dell'umanità per amare lo spazio.
Bu insanlık tarihinde uzayı sevmek için muhtemelen en iyi zamandı.Tal vez sea el mejor momento en la historia de la Humanidad para amar el espacio.
Bu insanlık tarihinde uzayı sevmek için muhtemelen en iyi zamandı.Teraz jest pewnie najlepszy czas w historii ludzkości aby pokochać kosmos.
Bu insanlık tarihinde uzayı sevmek için muhtemelen en iyi zamandı.Tohle je pravděpodobně nejlepší doba v historii lidstva k lásce vesmíru.
Bu insanlık tarihinde uzayı sevmek için muhtemelen en iyi zamandı.Waarschijnlijk is dit het beste tijdperk in de menselijke geschiedenis om dol te zijn op de ruimte.
Bu insanlık tarihinde uzayı sevmek için muhtemelen en iyi zamandı.Αυτή είναι πιθανότατα η καλύτερη στιγμή στην ιστορία της ανθρωπότητας για να αγαπήσουμε το διάστημα.
Bu insanlık tarihinde uzayı sevmek için muhtemelen en iyi zamandı.Пожалуй, сейчас наилучшее время в истории человечества, чтобы полюбить космос.
Bu insanlık tarihinde uzayı sevmek için muhtemelen en iyi zamandı.Това може би е най-доброто време в историята на човечеството да обичаш космоса.
Bu insanlık tarihinde uzayı sevmek için muhtemelen en iyi zamandı.אלו הם ככל הנראה הזמנים הטובים ביותר בהיסטוריה האנושית כדי לאהוב חלל.
Bu insanlık tarihinde uzayı sevmek için muhtemelen en iyi zamandı.وربما هذا افضل شيء ستمر عليه البشرية التي تحب الفضاء
Bu insanlık tarihinde uzayı sevmek için muhtemelen en iyi zamandı.でまたとない時なのです。 8000ドルで自らの衛星を作り、
Eğer elektronegativite üzerine konuşursak, elektronegativite elektron sevmek anlamına gelir.Elektroujemność oznacza po prostu powinowactwo do elektronów.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod