Ana içeriğe geç
Sözlük

sevme ile cümle

sevme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Basileios'un da bunu bilip kabul ettiği; Leon'u bu nedenle hiç sevmediği bilinmektedir.Selv Basileios synes å ha ment dette – han hatet Leo.
Işığı sevmez.Den kommer gjerne til lys.
Aslında Mason bu adamı çok sevmez.Magnus likte dette dårlig.
Bir işle uğraşmayı sevmektedir.De liker å jobbe.
Fakat tabii ki herkes Pootie'yi sevmek zorunda değildir.Men Bubbie likte ikke alle ideene til Knokkel.
Aslında hiç birimiz şarkıyı sevmezdik ve sahnede söylemek istemezdik.De fleste av dem hadde ikke hørt våre sanger og ikke brydde de seg om dem.
Sağdıçları pek sevmez.Han liker ikke slektninger.
Kral da bale dansını sevmekte ve şahsen dans ederek bunlara katkı yapmakta idi.Til tross for dette var dronning Victoria veldig glad i å danse, og hun var spesielt glad i å danse vals.
Yakup'un Rahel'i daha çok sevmesi Lea'yı çok üzüyordu.Jakob elsket Rakel mer enn Lea, og Lea ble fylt av hat.
Ülkesini sevmek.Kjenn ditt land.
Ayrıca evin kızı Zeynep ile birbirlerini sevmektedirler.De er begge forelsket i husholderskens datter, Birgit.
% 1 kişisinin sevmedikleri:% 1 kan ikke lide:
% 1 kişisinin sevmedikleri:%1 mag nicht:
% 1 kişisinin sevmedikleri:%1 n'aime pas & #160;:
% 1 kişisinin sevmedikleri:% 1 não gosta de:
Fakat büyük ihtimalle Elena'nın Rodrigo'yu da hiç sevmediğini de düşünür.Det skulle vise seg at Laudrup ikke likte seg i København heller.
% 1 kişisinin sevmedikleri:% 1 nemá rád( a):
% 1 kişisinin sevmedikleri:% 1 nemá rád:
% 1 kişisinin sevmedikleri:% 1 nie lubi:
% 1 kişisinin sevmedikleri:% 1 nima rad:
% 1 kişisinin sevmedikleri:% 1 – nu- i place:
Kütüphanenin çalışanları bu küçük kediyi çok sevmeye başlarlar.De første fotografene foretrakk også atelier av denne type med store vinduer.
O bir çete üyesi gibi davranmayı sevmektedir.Det er mange som liker å jobbe i grupper.
En çok bilinen şarkılardan, 'Unut Sevme Beni' ve 'Çapkın' şarkıları kendisine aittir.Blant hans mest kjente sanger er «Let It Snow!
"Sevmek için sevmek gerekir".Det betyr «verd å elske».
Ancak Hermia Lysander'i sevmektedir.Namun ia hanya mencintai Lysander.
Bu lakabı sevmese de, isim üzerinde kaldı.Meskipun ia tidak menyukai julukan tersebut.
Sevmediği bir kadınla evlenir.Namun tidak dengan menikahi pria yang tak ia cintai itu.
Seni Sevmek 08.Selalu Cinta 08.
6) Öğretmeyi ve öğrenmeyi sevmek.Suka berceramah & mengaji.
Yalnız kalmayı sevmez.Dia sendiri tidak suka terbang.
Seyahat etmeyi ve okumayı sevmektedir.Ia menyuaki menari dan membaca.
Hep kavga etseler de birbirlerini çok sevmektedirler.Mereka selalu bertengkar, tetapi mereka saling menyayangi.
Burcu ise çaresizce Emre'yi sevmektedir.Kakà suka dengan kepribadiannya yang saleh.
İkisi de atışırlar, ne olursa olsun hiçbir şeyde anlaşamazlar (Max'in tuhaf yemeklerini sevmemeleri dışında).Keduanya saling memuji dan saling dipengaruhi oleh karya yang lainnya, namun mereka tidak pernah bertemu.
Ama yine de birbirlerini öz kardeş gibi sevmektedirler.Putri kedua saudara ini saling menyayangi sebagai kakak-adik.
Din derslerini sevmezdi.Dia tidak menyukai pelajaran lain.
Biz Sevmeyi Ne Zaman Unuttuk?Berapa lama masa pinjaman diberikan.
Oyun oynamayı sevmektedir, herkese iyi davranır ve daima mutludur.Kucing ini suka bermain, sangat aktif, dan selalu ingin tahu.
Prens Turandot'dan kendini sevmesini ister.Sementara pangeran Tarruwese menginginkan tahta bagi dirinya sendiri.
O yüzden lazanya ve pizzayı çok sevmektedir.Dia sangat mencintai Lasagna dan memiliki penglihatan yang sangat buruk.
Lily gibi Tofuları pek sevmez.Ia tidak menyukai Lyle.
Fakat Cürcan padişahı Fahr de bu genci sevmektedir.Kaisar Konoe juga sangat mencintainya.
Orihime bazı normal yiyecekleri de sevmesine rağmen evde acayip yiyecekler pişirip yer.Orihime memasak dan memakan makanan yang aneh di rumah, meskipun dia juga suka makanan normal.
Otonokizaka Akademisi'nde bir öğrenci olan Honoka Kōsaka okulunu çok sevmektedir.Honoka Kousaka adalah seorang siswi yang mencintai sekolahnya, SMA Otonokizaka.
Eğer bir şarkıyı sevmezsem güzel söylemem.Tidak, lagu-lagu pertama saya tidak bisa mengatakan saya sangat menyukainya.
Yakup'un Rahel'i daha çok sevmesi Lea'yı çok üzüyordu.(TB) Yakub menghampiri Rahel juga, malah ia lebih cinta kepada Rahel dari pada kepada Lea.
Ateş kralı dışında kimse onu sevmez.Tidak ada seorang pun yang dapat menghadap raja kecuali raja sendiri memanggil.
İsmail Abi'sini çok sevmektedir.Pulau Sumatera sangat mencintainya.
6 Salinger için nevrozun çözümü sevmektir.Stronsium oksida lebih disukai untuk faceplate.
Numara 5'i hiç sevmez.Ia tidak menyukai Correct 5 dan segala perbuatannya.
Fakat yine de karısı ve çocuklarını çok sevmektedir.Namun terlepas dari itu teman-temannya sangat mencintainya.
Etrafındaki kimse onu sevmemektedir, bir ağabey olarak gördüğü Kira Sakuya hariç.Sedangkan menurut ibunya, tak ada yang mau menyayanginya karena dia seorang harami.
Başlarda Eleven'a karşı dikkatli davranır ve sevmez ancak daha sonra onunla arkadaş olur.Dia mewaspadai Eleven tapi kemudian berteman dengannya.
Ve Jorgenson kabilesi ile de birbirlerini sevmezler.Rakyat dan tokoh masyarakat Abkhaz tidak menyukai penyatuan dengan Georgia.
Amerika'yı sevmeyen biridir.Orang-orang ini mencintai Amerika Serikat.
Ülkesini sevmek.Dicintai pasukannya.
Sonunda insan, Tanrı'daki her şeyi ve Tanrı'yı sevmeye başlar.Banyak manusia mulai melupakan Tuhan.
GERÇEK YİĞİT Sevmem geniş adımlar atan iri yarı askeri.Dengan daya angkutnya yang besar sangat disukai oleh pihak militer.
Seni Sevmek 08.Tình yêu mến 08.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod