Ana içeriğe geç
Sözlük

sevme ile cümle

sevme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ölümüne Sevmek Lawrence Kasdan'ın yönettiği 1990 tarihli bir komedi filmidir.I Love You to Death is een Amerikaanse filmkomedie uit 1990 onder regie van Lawrence Kasdan.
Doğrusu O, zalimleri sevmez."En die geven niets aan bij de fiscus."
Kendi topraklarının yeşilliklerinde koşmayı ve kardeşleri ile oynamayı çok sevmektedir.Ze hield van bomen klimmen en vocht met haar broer.
Fakat Farah, henüz prensi sevmemektedir.Iris wil de prins alleen helemaal niet.
Andy onu pek sevmez.Jack mag hem niet helemaal.
Din derslerini sevmezdi.De school beviel niet.
Ama akıl hastanesinden çıktıktan sonra Zeynep'i sevmeye başlamıştır.Al vanaf de dag dat hij geboren is houdt hij van lasagne.
Biz Sevmeyi Ne Zaman Unuttuk?Wat maal ik om vergelding?
13 Dileğe ekstra bir dilek daha isteyenleri sevmez.Sommigen houden van sterke prikkels anderen juist weer niet.
Aslı'yı hiç sevmez.Ze mag hem helemaal niet.
Biyolojiyi asla sevmedim.Ik heb nooit van biologie gehouden.
Tom peyniri sevmez.Tom houdt niet van kaas.
Tom yardım istemeyi sevmez.Tom vraagt niet graag om hulp.
İnsanlar pazar gününü sevmezler ama ben seviyorum.Mensen houden niet van zondag, maar ik hou ervan.
İnsanlar genellikle anlayamadıkları şeyleri sevmezler.Meestal houden mensen niet van dingen die ze niet kunnen begrijpen.
Onu sevmene memnun oldum.Ik ben blij dat je hem leuk vindt.
Çünkü O, israf edenleri sevmez.”Zaprawdę; Bóg nie miłuje najeźdźców!
Hizmet ettiği eli sevmeyecek; sana uzun vakit de tahammül etmeyecek.Nie pokocha ręki, która nim będzie władała, i niedługo pozostanie w jej służbie.
Ama iş yapmayı sevmez.Nie lubi pracować.
Andy onu pek sevmez.Andy za nim nie przepada.
Fakat yine de karısı ve çocuklarını çok sevmektedir.Bardzo kocha swoją żonę oraz swoje dzieci.
Zombice bilmeyenleri sevmez.Mężczyzna, który nie znosi głupców.
Onların sevme sevilme olasılıkları hiç yoktur.Czy ta miłość ma jakieś szanse?
"Sevmek için sevmek gerekir".Musisz nią żyć, musisz ją kochać”.
Kral da bale dansını sevmekte ve şahsen dans ederek bunlara katkı yapmakta idi.Król uwielbia balet, więc wita ich zaintrygowany.
En sevdiği ders Yaratıcı Yazın, en sevmediği ders ise Coğrafyadır.Powiedziała, że kreatywne pisanie to jej ulubiony przedmiot, a najmniej lubi matematykę.
Margaret Henry'i sevmez.Nie lubi Daniela.
Hiç şatafatlı giyinmeyi sevmezdi.Nie lubi mieć wymiętych ubrań.
Öte yandan bu kadın da, bir başkasını sevmektedir.Kobieta bardziej kochała tę drugą.
Biz Sevmeyi Ne Zaman Unuttuk?Na ile go szanujemy?
Işığı sevmez.Nie jest oświetlona.
Birinin onu bekletmesini sevmez.Neko go nie lubi.
Banyo yapmayı hiç sevmez.Nie lubi się myć.
6) Öğretmeyi ve öğrenmeyi sevmek.Uwielbia majsterkować i się uczyć.
Ancak fazla asitli toprakları sevmez.Nie lubi natomiast terenów otwartych.
Oyun oynamayı sevmektedir, herkese iyi davranır ve daima mutludur.Lubi zgadzać się ze wszystkimi i zawsze.
Geçmişe ve geleneklere saygı gösterilmemesini sevmez.Święta i zwyczaje, które nie podobają się Bogu.
Yalnız kalmayı sevmektedir.Lubi wszystko robić sama.
Yalnız kalmayı sevmez.Nie lubi Sam.
Fotoğraf çekmeyi çok sevmektedir.Uwielbia robić zdjęcia.
Trigonometri dersini sevmez.Lubimy Czytać, Hipotermia.
Canavarların arkasından konuşmasını sevmez.Nie przepada za Moversami.
O bir çete üyesi gibi davranmayı sevmektedir.Lubi działać jako szpieg.
Okuldan nefret eder ve çalışmayı hiç sevmez.Nie lubił szkoły i nie dbał o oceny.
Korku filmlerini sevmez.Jak ja nie znoszę grania w filmach!
Spor izlemeyi sever, Mets ve Jets hayranıdır, Zindan ve Ejderha oynamayı sever ama spor yapmayı sevmez.Jako typowy nastolatek, uwielbia sport i gry komputerowe, interesuje się płcią przeciwną i to bardzo.
Wayne onu sevmez ve ona dokunmasından nefret eder.Nie lubi, gdy Leo ma rację, a także nie lubi go słuchać.
Sevmek ne demek: Aşk, Evlilik ve Tutsaklık.Płeć, małżeństwo i miłość.
O yüzden lazanya ve pizzayı çok sevmektedir.Jest typowym łakomczuchem, szczególnie lubi jeść lasagne i pizzę.
Casper'ın amcaları onu sevmektedir.Kocha się w niej Kacper.
Eğer bir şarkıyı sevmezsem güzel söylemem.Fragment piosenki Don't Worry Be Happy
GERÇEK YİĞİT Sevmem geniş adımlar atan iri yarı askeri.Lubi podłoże średnio wilgotne, z dużą ilością wapnia.
Kendisine "chan" takma adıyla seslenilmesini hiç sevmez.Nie lubi, kiedy nazywa się go Susan.
Kendisini huzursuz eden insanları hiç sevmez.Nie lubi jak ktoś go denerwuje.
Ateş kralı dışında kimse onu sevmez.Poza Krzyżakiem nikt na dworze królowi nie sprzyja.
Kubrick'in bu filmi hiç sevmediği bilinir.Emil Krebs był znany z tego, że nie lubił fotografowania.
River, Doktor'u çok sevdiğini ama onun kendisini sevmediğini, aşkla uğraşacak birisi olmadığını söyler.Roni przekonała go jednak, że nie jest sam i będzie go kochać, nie ważne co zrobi.
İşte bu yüzden Sait Faik şöyle yazmıştır: "Sevmek, bir insanı sevmekle başlar her şey.We wstępie Wilde pisze: Kochałeś mnie bardziej niż kochałeś kogokolwiek.
Çeşitli pozisyonlarda denendikten sonra, fazla koşmayı sevmemesinden dolayı kaleci olarak futbola devam etti.Od dziecka lubił stać na bramce, gdyż nie bardzo lubił biegać.
Averel, aptal köpek Rin Tin Tin’i sevmektedir çünkü ikisinin zeka seviyeleri uyuşmaktadır.Tonio (Stan / Torahamu-kun) – brat bliźniak Tiny, uwielbia latynoskie rytmy, chce być popularny.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
sevme ile cümle - Sayfa 42 - sevme kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App