Ana içeriğe geç
Sözlük

sevme ile cümle

sevme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ferhat Göçer / Seni Sevmeye Aşığım Remixes".Andrzej Adamiak) „Kocha ciebie niebo (remix)” (muz. i sł.
Eleştirmenler Fındıkkıran'ı hiç sevmediler.Dlaczego my, krakusi, z kminkiem się nie lubimy.
Fareleri hiç sevmez, onları acımasızca avlar.Mimo że koty te nie są zbyt skoczne, uwielbiają polować.
Demeter ise kızını çok sevmektedir.Mousqueton bardzo kochał swego pana.
Kenan'ın annesi Fatma'yı sevmemektedir, bu nedenle oğlunun onla evlenmesini istemez.Jednak matka Kenana nie zaakceptowała miłości syna i kazała mu zakończyć związek.
Yumurtaları sevmediğimi biliyorsun.Wiesz, że nie lubię jajek.
Ben beni sevmeyen insanlara oldukça alışkınım.Jestem w miarę przyzwyczajony do osób, które nie darzą mnie sympatią.
Domates yemeyi sevmem.Nie lubię jeść pomidorów.
Hizmet ettiği eli sevmeyecek; sana uzun vakit de tahammül etmeyecek.Den kommer inte älska handen den tjänar, inte heller kommer den att stå fast vid dig länge.
Eisenberg, kedileri çok sevmektedir ve hayvan beslemekle ilgilenmektedir.Jesse Eisenberg är väldigt förtjust i kattdjur och har varit engagerad i omhändertagande av djuren.
Bunun nedeni insanlara yakın yaşamayı sevmesi ve hayvanlar yerine insanlardan beslenmesidir.Den trivs nära människor och sticker hellre människor än djur.
Biz Sevmeyi Ne Zaman Unuttuk?Hur kär får man bli?.
"Sevmek için sevmek gerekir".Ändå måste vi älska det."
Mukkadesi pek sevmez.Nej, han tycker inte om att Katten ljuger.
George büyükannesini sevmemektedir çünkü büyükannesi bencil, kötü, aksi ihtiyarın tekidir.Molly tycker inte om sin styvmor, som är småaktig, ytlig och självisk.
Türkleri hiç sevmemektedir.Något som Turk ogillar.
Ülkesini sevmek.Vi elsker vort land.
Fakat yine de karısı ve çocuklarını çok sevmektedir.Men han var mycket mån om sin hustru och sina barn.
Sıcağı hiç sevmez.Den älskar värme.
O bir çete üyesi gibi davranmayı sevmektedir.Han tycker om att gå på jakt efter en mullvad.
Rahatsız edilmeyi sevmez.Hon gillar att bli mutad.
Orihime bazı normal yiyecekleri de sevmesine rağmen evde acayip yiyecekler pişirip yer.Orihime lagar och äter konstig mat hemma, även om hon också tycker om några vanliga livsmedel.
Sevmediği bir kadınla evlenir.Hon kan alltså gifta sig med den hon älskar.
Din derslerini sevmezdi.Det sägs att han avskydde lärdom.
Mehmene Bânu da Ferhad'ı sevmektedir.Vem älskar Yngve Frej: .
Fakat güçlerini fazla kullanmaz ve savaşı sevmez.Han njuter mest av sin frihet och hatar förtryck.
Zombice bilmeyenleri sevmez.Smugglare som inte gillar polisen.
Elmayı hiç sevmez.Han tycker mest om äpplen.
Seyahat etmeyi ve okumayı sevmektedir.Han gillar att läsa och måla.
Sen kumsalları sevmezsin bile!Jag ogillar inte kabinbåtar.
Ancak Carly Freddie'yi arkadaş olarak sevmektedir ve ona sürekli hayır der.Hon försvarar alltid Freddie, vilket han inte tycker om.
Demeter ise kızını çok sevmektedir.Demeter söker vida efter sin dotter.
Öte yandan bu kadın da, bir başkasını sevmektedir.Hon tackar nej på grund av att hon gillar någon annan.
Bu iki karakter de İsmet adlı kızı sevmektedir.Det finns även en översättning som säger att namnet betyder min favoritdotter.
Gennosuke'ye aşıktır ve Gennosuke'nin Oboro'yu sevmesi Iga'ya nefretini arttırmaktadır.Gennosuke är mycket förälskad i Oboro som är ledare av Iga vilket många är starkt emot.
Oğlu Ricky de annesini çok sevmektedir.Också Gyrid älskade sin make.
Artık 18 yaşından büyüğüz ve yaptığımız şeyi bizimde sevmemiz gerekiyor" diyor.Men nu när jag blir 80 tycker jag att det är att gå lite långt".
Aslında Mason bu adamı çok sevmez.Linné tyckte inte om honom.
Ölmeden önce, Yashamaru Gaara’ya aslında onu hiç sevmemiş olduğunu açıklar.En tid verkade det som det bara var Yashamaru som brydde sig om Gaara.
8) Doğruluğu ve doğruları sevmek, yalandan nefret etmek.Любить справедливість і ненавидить брехню.
Ülkesini sevmek.Просто треба любити свою країну!
Çünkü Artemis hayvanları ve doğayı çok sevmektedir.Сам Доріан теж любить тварини й природу загалом.
Yalnız kalmayı sevmez.Не люблять залишатися на самоті.
İtalyan yemeklerini çok sevmektedir.Любить італійську кухню.
Seyahat etmeyi ve okumayı sevmektedir.Обожнює подорожувати і читати книги.
Amerika'yı sevmeyen biridir.Америка не любить його.
Sevmediği bir kadınla evlenir.Розчарований, він одружується з іншою жінкою, яку не любить.
Holt Hyde'ın budunu silah olarak kullanmasını sevmez.Вілларду не подобається, як Суба володіє зброєю.
Bunun nedeni insanlara yakın yaşamayı sevmesi ve hayvanlar yerine insanlardan beslenmesidir.Це пояснюють тим, що цей вид воліє жити поруч із людьми і живитися на людях, а не на тваринах.
Ayrıca sana insan kardeşlerini sevmeni söyledim, bu ipucu yetmiyor mu?І я вже наказував тобі любити ближнього, невже ти не зрозумів мій натяк?
6) Öğretmeyi ve öğrenmeyi sevmek.Любить читати та вчитися.
Ancak Kick onu pek sevmez.Однак Микиті це не подобається.
Yalnız kalmayı sevmektedir.Полюбляє самотність.
Ama pek konuşmayı sevmez.Думаю, лікарі просто не люблять говорити.
Ancak hiç de sevmediği kişilere işi gereği kibar davranmak durumundadır.Розуміє, що заради своїх цілей потрібно добре ставитися до людей, яких не любиш.
Kendisini huzursuz eden insanları hiç sevmez.Він не любить кожного незнайомця, що турбує його.
Şükufe'ye deliler gibi aşıktır ama Koyu Bilal de Şükufe'yi sevmektedir.Вона безоглядно дарує свою любов, але також любить бути оточеною увагою.
Biliyorum Gani dostumuz eleştiriyi çok da sevmez.Виступ не дуже сподобалося критикам.
Korku filmlerini sevmez.Не любить дивитися фільми-жахів.
Mike ve Ray kendisini sevmezler.Ньюмен і Джері недолюблюють один одного.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod