Kan kaybından dolayı kırmızı kan hücresi seviyesi düşebilir.Pode ocorrer anemia devido à perda de sangue.
Tüm yenileme projesi 1.2 milyar peseta seviyesinde gerçekleşmiştir.O Setor agrícola da Paraíba somou um montante de 1,2 Bilhões de Reais.
Ayrıca yüksek kan potasyum seviyelerini tedavi etmek için glukoz ile birlikte kullanılır.Ela também é usada juntamente com a glicose para tratar os altos níveis de potássio no sangue.
Şeker seviyesi sıvının yüzeyinin ulaştığı noktayı okuyarak tespit edilir.A leitura é realizada observando em que marca da gradação fica posicionada a superfície do líquido.
Ülkenin hemen hemen %90'ı deniz seviyesine göre 1500 metreden daha yüksektedir.Cerca de 98% do país está acima dos 200 metros de altitude.
Havanın ağırlığı deniz seviyesinde; 1.29 kg dir.A densidade do ar ao nível do mar é cerca de 1,2 kg/m³.
Ancak sonraları "municipium" seviyesine yükseltildi.Em seguida, foi elevado à categoria de município.
Dük Jacob Kettler'in yönetimi altında, düklük refah seviyesinde zirveye ulaşmıştır.Onder leiding van de volgende hertog Jacob Kettler bereikte het hertogdom het hoogtepunt van zijn welvaart.
Oyuncular 20. iş seviyesine ulaştıklarında bir aşağıdaki mesleklerden birini seçerler.Spelers kunnen nadat zij level 20 hebben gehaald, kiezen uit één van de drie banen.
Tecrübe puanı belli bir sayıya ulaştığında ise bir sonraki seviyeye geçilir.Als je een bepaald aantal ervaringspunten hebt dan ga je een niveau omhoog.
Dişileri su kıyısının yakınında alçak su seviyesinde yumurtlarlar.Mannetjes roepen overdag in verborgen plaatsen in de buurt van stromend water.
Teknoloji seviyesi çok da kötü değildir.Ik vind het niveau van de reeks niet eens zo slecht.
Süreç, alt (mikro) seviyelerden daha yüksek (makro) seviyeye doğru ortaya çıkmaktadır.Liever een veelhoofdige leiding dan een eenhoofdige.
Tüm seviyedeki yarışmalarda erkekler ve kadınlar için ayrı yarışlar vardır.In de meeste sporten zijn er aparte competities voor mannen en vrouwen.
Oyun, her oyuncunun uygarlık seviyelerini yükseltmeye yarayan birçok teknoloji barındırır.EE2 heeft technologieën om elke speler zijn beschaving te verbeteren.
Kulüp şu anda İspanya'nın 3. seviye futbol ligi Segunda División B'de 3. grupta mücadele etmektedir.Tegenwoordig speelt de club in de Segunda División B Grupo 1, de derde Spaanse voetbaldivisie.
Ülkenin hemen hemen %90'ı deniz seviyesine göre 1500 metreden daha yüksektedir.Zo'n 95% van het land ligt lager dan 300 meter boven de zeespiegel.
Ligue 1, Senegal'deki en üst seviye futbol ligi.De Ligue 1 is de hoogste voetbaldivisie van Senegal.
İşsizlik oranı Aralık 2017 itibarıyla yüzde 5,5 seviyesindeydi.De werkloosheidsgraad van de provincie bedroeg in 2017 slechts 5,5%.
Önce üst seviye, sonra orta, en sonra da alt seviye çözülüyordu.Samenvoeging lagen We plaatsen eerst het ondervlak, dan het middenvlak en daarop het bovenvlak.
Bir multimetrenin güvenlik seviyesini CAT.Bij een caravan gewicht van plm.
En yüksek 8 seviyedir.Een hoogste plaats werd positie 8.
Üç farklı zorluk seviyesi vardır.In totaal zijn er drie moeilijkheidsgraden.
"Kaymakam'dan Demet Akalın'a: Aynı seviyeye inmem".'Ja, als jij door de bosjes rondsluipt kan ik je ook niet zien, wel?'.
Deniz seviyesinden yükseldikçe hem atmosfer basıncı hem de havanın yoğunluğu azalır.Naarmate men hoger gaat, daalt de atmosferische druk en de temperatuur.
Güneş ile karşılaştırıldığında daha düşük metallik seviyesine sahiplerdir.Omdat de planeet maar weinig metalen bevat is de zwaartekracht lager dan op aarde.
Kulüp 2012 yılına kadar İsveç'in ikinci seviye ve altındaki liglerde mücadele etti.De club kwam tot 2014 bij zowel de dames als bij de heren uit op het hoogste niveau.
Oyunun amacı, bir sonraki seviyeye geçmek için altın bardaklar toplamaktır.Het doel van het spel is de gouden LEGO-stenen te verzamelen die door het spel zijn verspreid.
Dengeye yakın bir durumda bile, entropi seviyesinde rastgele değişimler olacaktır.Nawet w stanie bliskim równowagi będą występowały stochastyczne wahania poziomu entropii.
Burada, bitkiler, topraktaki yüksek metal seviyesine karşı direnç geliştirmişlerdir.Rośliny te wyewoluowały oporność na wysokie poziomy metali w glebie.
Ülkenin en alçak yeri Santa Cruz eyaletindeki Laguna del Carbón'dur, deniz seviyesinin 105 metre altındadır.Najniższy punkt: Laguna del Carbón w Santa Cruz, 105 m pp. p.m.
Zira iki gölün seviyeleri birbirine eşit durumdadır.To jezioro jest największe spośród dwóch jezior Fidżi (drugie jest na Taveuni).
Escherkanal'daki su seviyesi 3 metre yükseldi.Poziom wody w Mereczance podniósł się o 3 m.
Animaniacs veya Batman: The Animated Series seviyelerinde olmasını istemiştim.Jest kontynuacją Batman: The Animated Series.
Alçak seviyeli tepelerin ortasındaki bir vadi içindedir.Terrany leżą gdzieś pośrodku tej skali.
Kolayda büyüler her zaman 5. seviyedir.Poziom piąty zawiera najlepsze czary.
Martyr's Memorial A-Division League (Nepali: शहीद स्मारक ए डिभिजन लीग), Nepal'in en üst seviye futbol ligidir.Martyr’s Memorial A Division League – najwyższa klasa rozgrywkowa w piłce nożnej w Nepalu.
Bu seviyede 4 maça çıktı.Później wystąpił jeszcze w czterech meczach na tym poziomie.
Bu güvenlik seviyesinin en düşüğüdür.Najgorszy poziom bezpieczeństwa.
1950'lerin ortasında savaş öncesi seviyelere ulaşılmıştı.W latach 50. doszło do wojny granicznej.
Zaten yüzde 104,5 üzerindeki bir seviye ancak beklenmedik durumlarda elde edilmiştir.Do poziomu 210,5 wolno napełniać tylko w wyjątkowych przypadkach.
Maksimum seviye(level) 20'dir.Maksymalna liczba punktów do zdobycia – 20.
İki seviyede de birer hat-trick yaptı.W zaledwie kilku występach skompletował dwa hat-tricki.
TI Pisti yönetimi kârlılığı istenen seviyede tutamayınca Pasifik Grand Prix'si bir daha yapılmadı.Do Grand Prix Pacyfiku nie zakwalifikował się już żaden kierowca zespołu Pacific.
Halkın kültür seviyesi ve ekonomik durum çok düşüktür.Funkcje społeczne i kulturalne spełniane przez centra miast ulegają zmniejszeniu.
Buna rağmen, güneş lekesi seviyesi normalin altındaydı.Poza tym płotki były niższe od przepisowej wysokości.
Eyaletin yaş ve cinsiyet oranları ülke ortalamaları seviyelerindedir.Parametry struktury demograficznej pod względem płci i wieku odpowiadają średniemu poziomowi regionalnemu.
Eerste Divisie (Türkçe: Birinci Lig) veya sponsor adıyla Jupiler League, Hollanda'daki 2. seviye futbol ligi.Eerste divisie (wym. ) – druga liga holenderska w piłce nożnej.
Zeka seviyeleri normalden düşük olarak kalır.Jego inteligencja plasuje się poniżej przeciętnej.
Zeka seviyesi çok düşüktür.Ma bardzo niski poziom inteligencji.
2017 Yaş kararlarıyla tekrar tugay seviyesine getirildi.W 2017 został natomiast ponownie wybrany na urząd żupana.
Kolordu seviyesine çıkarılması için yeniden yapılandı.Postanowiono wrócić do tego koloru.
İlkokul ve ortaokul seviyelerinde eğitim veren okul 1895'te kurulmuştur.Szkoła podstawowa jak i gimnazjum znajdują się w budynku z lat 80.
Pearl Konser Salonu, Palms Casino Resort'ta bulunan üçüncü seviye bir konser salonudur.Pearl Concert Theater, to trzypoziomowy obiekt koncertowy, położony na terenie kompleksu Palms.
Bazı tıp uzmanları, seviyenin 120/80 mmHg’den aşağıda tutulmasını tavsiye etmektedir.Vissa läkare rekommenderar att man försöker nå ner till nivåer under 120/80 mmHg.
Coiba, deniz seviyesinin yükseldiği 12,000 ila 18,000 yıl önce kıta Panamasından ayrıldı.Coiba skiljdes från kontinentala Panama för mellan 12 000 och 18 000 år sedan då havsnivån steg.
Ayrıca kandaki albumin seviyesinin düşük olmasına neden olur.Det orsakar också låga nivåer av albumin i blodet.
Yaklaşık %85'i böbreklerin altında, geri kalanı böbrek seviyesinde veya üstünde gerçekleşir.Cirka 85 procent sitter under njurhöjd, med resterande fall antingen i nivå med eller ovanför njurarna.
Üç farklı zorluk seviyesi vardır.I varje kapitel finns det tre olika svårighetsgrader.
Kan şekeri seviyesinin normal değer aralıkları farklı laboratuvarlar arasında kısmen farklılık gösterebilir.(De exakta gränserna för MCV kan variera något mellan olika laboratorier.