Sevinmek, üzülmenin karşıtıdır.Delight is the opposite of sorrow.
Tom beni gördüğüne sevinmeyecek.Tom isn't going to be happy to see me.
Burada olduğumuza sevinmedin mi?Aren't you glad we're here?
Onu yapmadığımıza sevinmedin mi?Aren't you glad we didn't do that?
Hemen sevinme.Don't celebrate too early.
Bunun batılılara özgü genel bir sevinme kuralı olduğunu sanıyor.Therefore, they believe that the West owes a debt of gratitude to Russia.
Sevinmek mi ? umrumda bile olmazRelieved? I am not even worried!
Çok sevinme.Don't be sarcastic.
Oynadığımız için sevinmeliyiz.We should be celebrating play.
Her ne kadar kulağa çok hoş gelse de, ailem bu müjdeye pek sevinmedi.Now as cool as that sounds, my family was not that thrilled with this.
Kim sevinmez?Who wouldn't be happy?
Düşmanlarım, ‹‹Onu yendik!›› demesin, Sarsıldığımda hasımlarım sevinmesin.Lest my enemy say, "I have prevailed against him"; Lest my adversaries rejoice when I fall.
Çünkü dua ediyorum: ‹‹Halime sevinmesinler, Ayağım kayınca böbürlenmesinler!››For I said, "Don't let them gloat over me, or exalt themselves over me when my foot slips."
Düşmanın düşüşüne keyiflenme, Sendelemesine sevinme.Don't rejoice when your enemy falls. Don't let your heart be glad when he is overthrown;
Sevgi haksızlığa sevinmez, gerçek olanla sevinir.doesn't rejoice in unrighteousness, but rejoices with the truth;
Hani kavmi ona demişti ki: "Şımararak sevinme, çünkü Allah, şımararak sevince kapılanları sevmez."His people said to him: "Do not be exultant. God does not like those who exult.
O gün bir takım yüzler aydınlıktır, gülmekte ve sevinmektedir.Many faces will that day be bright,
Şüphe yok ki o, ailesinin içinde sevinmedeydi.He lived rejoicing among his people,
Bulgaristan'ın, Kaddafi rejiminin sona ermesine sevinmek için özel bir nedeni var.Bulgaria has a special reason for relief at the end of Gaddafi's regime.
Ancak habere Belgrad'daki herkes sevinmedi.However, not everyone in Belgrade was thrilled with the news.
Bu babanın sevinmesinin ikinci sebebi, Allah devletini yüceltsin, bu padişahın ihsanlarını duymasıdır.Sein Wahlspruch lautet: Dives in misericordia Deus („Gott ist reich an Barmherzigkeit“).
Bu beklenmedik şansa sevinmek yerine hayatımda ilk kez depresyona girdim.Dopo le mie terribili disgrazie, questa è la prima volta che mi sento viva.
Bununla birlikte, ruhların size boyun eğmesine sevinmeyin, adlarınızın gökte yazılmış olmasına sevinin.Однако ж тому не радуйтесь, что духи вам повинуются, но радуйтесь тому, что имена ваши написаны на небесах.
Bu beklenmedik şansa sevinmek yerine hayatımda ilk kez depresyona girdim."A pressão estava fora de mim pela primeira vez na minha vida".
Bu beklenmedik şansa sevinmek yerine hayatımda ilk kez depresyona girdim.La instituția aceasta am prins întâia oară gustul de a trăi neegoist.
Bu beklenmedik şansa sevinmek yerine hayatımda ilk kez depresyona girdim.全豪オープンでは初めて本戦出場。
Bobby ile kısa bir zaman geçiren Gil, ona Juan Primo'nun ölümünden sevinip sevinmediğini sorar.Prije negoli se raziđu, Gil pokušava nagovoriti Bobbyja da prizna kako mu je drago što je Primo mrtav.
Bu beklenmedik şansa sevinmek yerine hayatımda ilk kez depresyona girdim.Šioje bažnyčioje tai buvo pirmą kart visoje Užnemunėje.
Ama sinsice sevinmek için değil, geleneksel televizyon sempatikliğinin dışında olduğu için iptal ediyorlar.썩 내키지는 않아보였지만 전통 텔레비젼을 동정하여 이를 취소하였습니다.
Ama sinsice sevinmek için değil, geleneksel televizyon sempatikliğinin dışında olduğu için iptal ediyorlar.אך מבטל אותם מתוך סימפתיה לטלוויזיה המסורתית, לא להיראות שמח לאיד
Ama sinsice sevinmek için değil, geleneksel televizyon sempatikliğinin dışında olduğu için iptal ediyorlar.والذي ألغي بدعوى التعاطف مع تلفزيون البث التقليدي، شعور بعدم الإرتياح.
Bu harika, 1 milyon TL kar ettik diye sevinmeyin.Alors quel serait mon revenu ?
Bu harika, 1 milyon TL kar ettik diye sevinmeyin.Bạn có thể nói : Thật tuyệt vời!
Bu harika, 1 milyon TL kar ettik diye sevinmeyin. Bu " brüt " kar. .Du würdest sagen, oh das ist toll! in diesem Szenario und oh nein, wir sind noch nicht fertig.
Bu harika, 1 milyon TL kar ettik diye sevinmeyin.Můžete říct, to je skvělé! Podle tohoto scénáře vydělává vaše továrna na cupcaky milion dolarů.
Bu harika, 1 milyon TL kar ettik diye sevinmeyin.Ви можете сказати: це чудово! Ви заробляєте 1000000$ з вашої фабрики в такому випадку, а це ще не все.
Bu harika, 1 milyon TL kar ettik diye sevinmeyin.قد تقول، هذا عظيم! أنت تحصل على مليون دولار من مصنع الكعك في هذا السيناريو
Bu harika, 1 milyon TL kar ettik diye sevinmeyin.おっと、だけどまだ終わっていません。これは単なる売上総利益です。
Bununla birlikte, ruhların size boyun eğmesine sevinmeyin, adlarınızın gökte yazılmış olmasına sevinin.››Dầu vậy , chớ mừng vì các quỉ phục các ngươi ; nhưng hãy mừng vì tên các ngươi đã ghi trên thiên_đàng .
Bununla birlikte, ruhların size boyun eğmesine sevinmeyin, adlarınızın gökte yazılmış olmasına sevinin.››Dầu vậy, chớ mừng vì các quỉ phục các ngươi; nhưng hãy mừng vì tên các ngươi đã ghi trên thiên đàng.
Bununla birlikte, ruhların size boyun eğmesine sevinmeyin, adlarınızın gökte yazılmış olmasına sevinin.››그러나 귀신들이 너희에게 항복하는것으로 기뻐하지 말고 너희 이름이 하늘에 기록된 것으로 기뻐하라 하시니라
Bununla birlikte, ruhların size boyun eğmesine sevinmeyin, adlarınızın gökte yazılmış olmasına sevinin.››Toda tega se ne veselite, da so vam duhovi pokorni; veselite se marveč, da so imena vaša zapisana v nebesih.
Bununla birlikte, ruhların size boyun eğmesine sevinmeyin, adlarınızın gökte yazılmış olmasına sevinin.››однакож тому не радуйтесь, что духи вам повинуются, но радуйтесь тому, что имена ваши написаны на небесах.
Bununla birlikte, ruhların size boyun eğmesine sevinmeyin, adlarınızın gökte yazılmış olmasına sevinin.››Тільки ж бо сим не втішайтесь, що духи вам корять ся; втішайте ся ж більш, що імена ваші написані на небесах.
Bununla birlikte, ruhların size boyun eğmesine sevinmeyin, adlarınızın gökte yazılmış olmasına sevinin.››אך בזאת אל תשמחו כי נכנעים לכם הרוחות כי אם שמחו על אשר נכתבו שמותיכם בשמים׃
Bununla birlikte, ruhların size boyun eğmesine sevinmeyin, adlarınızın gökte yazılmış olmasına sevinin.››ولكن لا تفرحوا بهذا ان الارواح تخضع لكم بل افرحوا بالحري ان اسماءكم كتبت في السموات
Bununla birlikte, ruhların size boyun eğmesine sevinmeyin, adlarınızın gökte yazılmış olmasına sevinin.››然 而 不 要 因 鬼 服 了 你 們 就 歡 喜 . 要 因 你 們 的 名 記 錄 在 天 上 歡 喜
Bununla birlikte, ruhların size boyun eğmesine sevinmeyin, adlarınızın gökte yazılmış olmasına sevinin.››然而 不 要因 鬼 服了 你 們就歡喜 . 要因 你 們 的 名記錄 在 天上歡喜
-Cidden, piyango kazanmak gibi bir şey bu. Kim sevinmez?Adevarul este ,ca e un dar din rai.Cine n-ar fi fericit?
-Cidden, piyango kazanmak gibi bir şey bu. Kim sevinmez?이거야 솔직히 마른 하늘에 돈벼락 친건데 안 좋을 사람이 어딨냐!
-Cidden, piyango kazanmak gibi bir şey bu. Kim sevinmez?فى الحقيقه انها كمثل ان تربحى اليانصيب ، الن تسعدى بهذا!؟؟
-Cidden, piyango kazanmak gibi bir şey bu. Kim sevinmez?どうでもいいわ。何だか嫌な予感がする。。
Çok sevinme.Ne légy szarkasztikus.
Çok sevinme.Μην χαίρεσαι τόσο!
Çok sevinme.لا تكوني سعيدة
Çünkü dua ediyorum: ‹‹Halime sevinmesinler, Ayağım kayınca böbürlenmesinler!››Albowiem na cię, Panie! oczekuję; ty za mię odpowiesz, Panie, Boże mój!
Çünkü dua ediyorum: ‹‹Halime sevinmesinler, Ayağım kayınca böbürlenmesinler!››For til dig, Herre, står mitt håp; du skal svare, Herre min Gud!
Çünkü dua ediyorum: ‹‹Halime sevinmesinler, Ayağım kayınca böbürlenmesinler!››Ik verwacht alles van U, HERE! U zult mij wel antwoorden, Here, mijn God.
Çünkü dua ediyorum: ‹‹Halime sevinmesinler, Ayağım kayınca böbürlenmesinler!››In te spero, Signore; tu mi risponderai, Signore Dio mio
Çünkü dua ediyorum: ‹‹Halime sevinmesinler, Ayağım kayınca böbürlenmesinler!››Jangan biarkan musuhku senang melihat kesusahanku, jangan biarkan mereka membual bila aku goyah