Onu geçtiğime sevindim.Я радий, що це позаду.
Onu geçtiğime sevindim.Я рад, что мы прошли это.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.Bila je polna zgodb o radosti njen dan ven.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.Bola plná príbehov o potešenie z jej deň.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.Była pełną historie uroki jej dzień.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.Byla plná příběhů o potěšení z její den.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.Cô được đầy đủ các câu chuyện vui thích trong ngày của cô.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.Dia penuh dengan cerita-cerita tentang kelezatan hari keluar.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.Ea a fost plin de povesti de delicii de ziua ei afară.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.Ela estava cheia de histórias das delícias de seu dia para fora.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.Ella estaba llena de historias de las delicias de su día.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.Elle était pleine d'histoires des délices de sa journée.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.Era piena di storie delle delizie del suo tempo fuori.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.Hän oli täynnä tarinoita ilahtuu hänen päivä.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.Hon var full av berättelser om nöjen i hennes dag ut.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.Hun var fuld af historier om de lækkerier af hendes dag ud.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.그녀는 밖으로 그녀의 하루의 즐거움의 이야기 가득했습니다.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.Ő tele volt történetekkel az élvezetek az ő nap.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.Sie war voll von Geschichten über die Freuden ihrer Zeit heraus.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.Ze was vol van verhalen over de geneugten van haar dagje uit.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.Ήταν γεμάτο από ιστορίες της απολαύσεις της ημέρας της έξω.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.Вона була повна розповідей про принади її день.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.Она была полна рассказов о прелести ее день.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.Тя е пълна с истории на изкушения на деня си.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.היא היתה מלאה בסיפורים של תענוגות של יום אותה.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.كانت مليئة بالقصص من نعيم يوم خارجا.
O onun günün sevindirdi hikayeleri doluydu.彼女の母親は彼女を見て喜んでていたと彼らはベーキングを得、すべてを洗浄していた
Opie: Sevindim.[오피] 마음에 드신다니 기쁘네요.
Opie: Sevindim.אופי: אני שמחה לשמוע.
O sırada Beytşemeşliler vadide buğday biçiyorlardı. Gözlerini kaldırıp sandığı görünce sevindiler.Bấy giờ, dân Bết-Sê-mết đương gặt lúa mì trong trũng, ngước mắt lên thấy cái hòm, thì lấy làm vui mừng.
O sırada Beytşemeşliler vadide buğday biçiyorlardı. Gözlerini kaldırıp sandığı görünce sevindiler.Bấy_giờ , dân Bết-Sê-mết đương gặt lúa_mì trong trũng , ngước mắt lên thấy cái hòm , thì lấy_làm vui_mừng .
O sırada Beytşemeşliler vadide buğday biçiyorlardı. Gözlerini kaldırıp sandığı görünce sevindiler.Betsemští pak žali tehdáž pšenici v údolí, a pozdvihše očí svých, uzřeli truhlu; i veselili se, vidouce ji.
O sırada Beytşemeşliler vadide buğday biçiyorlardı. Gözlerini kaldırıp sandığı görünce sevindiler.Da Bet-Sjemesjiterne, der var ved at høste Hvede i Dalen, så op og fik Øje på Arken, løb de den glade i Møde;
O sırada Beytşemeşliler vadide buğday biçiyorlardı. Gözlerini kaldırıp sandığı görünce sevindiler.벧세메스 사람들이 골짜기에서 밀을 베다가 눈을 들어 궤를 보고 그것의 보임을 기뻐하더니
O sırada Beytşemeşliler vadide buğday biçiyorlardı. Gözlerini kaldırıp sandığı görünce sevindiler.ובית שמש קצרים קציר חטים בעמק וישאו את עיניהם ויראו את הארון וישמחו לראות׃
O sırada Beytşemeşliler vadide buğday biçiyorlardı. Gözlerini kaldırıp sandığı görünce sevindiler.وكان اهل بيتشمس يحصدون حصاد الحنطة في الوادي. فرفعوا اعينهم ورأوا التابوت وفرحوا برؤيته.
O sırada Beytşemeşliler vadide buğday biçiyorlardı. Gözlerini kaldırıp sandığı görünce sevindiler.伯 示 麥 人 正 在 平 原 收 割 麥 子 、 舉 目 看 見 約 櫃 、 就 歡 喜 了
O sırada Beytşemeşliler vadide buğday biçiyorlardı. Gözlerini kaldırıp sandığı görünce sevindiler.伯 示 麥人 正在 平原 收割 麥子 、 舉目 看 見 約櫃 、 就 歡 喜 了
RABbin kuralları doğrudur, yüreği sevindirir, RABbin buyrukları arıdır, gözleri aydınlatır.(18:9) Повеления Господа праведны, веселят сердце; заповедь Господа светла, просвещает очи.
RABbin kuralları doğrudur, yüreği sevindirir, RABbin buyrukları arıdır, gözleri aydınlatır.Herran laki on täydellinen; se virvoittaa sielun. Herran todistus on vahva, se tekee tyhmästä viisaan.
RABbin kuralları doğrudur, yüreği sevindirir, RABbin buyrukları arıdır, gözleri aydınlatır.HERRENs Forskrifter er rette, glæder Hjertet, HERRENs Bud er purt, giver Øjet Glans,
RABbin kuralları doğrudur, yüreği sevindirir, RABbin buyrukları arıdır, gözleri aydınlatır.HERRENS lag är utan brist och vederkvicker själen; HERRENS vittnesbörd är fast och gör den enfaldige vis.
RABbin kuralları doğrudur, yüreği sevindirir, RABbin buyrukları arıdır, gözleri aydınlatır.Herrens lov er fullkommen, den vederkveger sjelen; Herrens vidnesbyrd er trofast, det gjør den enfoldige vis;
RABbin kuralları doğrudur, yüreği sevindirir, RABbin buyrukları arıdır, gözleri aydınlatır.여호와의 교훈은 정직하여 마음을 기쁘게 하고 여호와의 계명은 순결하여 눈을 밝게 하도다
RABbin kuralları doğrudur, yüreği sevindirir, RABbin buyrukları arıdır, gözleri aydınlatır.Los preceptos de Jehovah son rectos; alegran el corazón. El mandamiento de Jehovah es puro; alumbra los ojos
RABbin kuralları doğrudur, yüreği sevindirir, RABbin buyrukları arıdır, gözleri aydınlatır.Orînduirile Domnului sînt fără prihană, şi veselesc inima; poruncile Domnului sînt curate şi luminează ochii.
RABbin kuralları doğrudur, yüreği sevindirir, RABbin buyrukları arıdır, gözleri aydınlatır.Os preceitos do Senhor são retos, e alegram o coração; o mandamento do Senhor é puro, e alumia os olhos.
RABbin kuralları doğrudur, yüreği sevindirir, RABbin buyrukları arıdır, gözleri aydınlatır.Peraturan TUHAN itu tepat, menyenangkan hati. Ketetapan TUHAN itu murni, membuat orang mengerti
RABbin kuralları doğrudur, yüreği sevindirir, RABbin buyrukları arıdır, gözleri aydınlatır.Zákon Hospodinov je dokonalý, občerstvujúci dušu; svedoctvo Hospodinovo verné, ktoré robí prostého múdrym.
RABbin kuralları doğrudur, yüreği sevindirir, RABbin buyrukları arıdır, gözleri aydınlatır.Zákon Hospodinův jest dokonalý, očerstvující duši, Hospodinovo svědectví pravé, moudrost dávající neumělým.
RABbin kuralları doğrudur, yüreği sevindirir, RABbin buyrukları arıdır, gözleri aydınlatır.Zakon Pański jest doskonały, nawracający duszę; świadectwo Pańskie wierne, dawające mądrość nieumiejętnemu.
RABbin kuralları doğrudur, yüreği sevindirir, RABbin buyrukları arıdır, gözleri aydınlatır.zapovedi GOSPODOVE so prave, razveseljujejo srce; povelje GOSPODOVO čisto, razsvetljuje oči;
RABbin kuralları doğrudur, yüreği sevindirir, RABbin buyrukları arıdır, gözleri aydınlatır.τα διαταγματα του Κυριου ευθεα, ευφραινοντα καρδιαν η εντολη του Κυριου λαμπρα, φωτιζουσα οφθαλμους
RABbin kuralları doğrudur, yüreği sevindirir, RABbin buyrukları arıdır, gözleri aydınlatır.Повеленията Господни са прави, веселят сърцето; Заповедта Господна е светла, просвещава очите;
RABbin kuralları doğrudur, yüreği sevindirir, RABbin buyrukları arıdır, gözleri aydınlatır.פקודי יהוה ישרים משמחי לב מצות יהוה ברה מאירת עינים׃
RABbin kuralları doğrudur, yüreği sevindirir, RABbin buyrukları arıdır, gözleri aydınlatır.وصايا الرب مستقيمة تفرّح القلب. امر الرب طاهر ينير العينين.
RABbin kuralları doğrudur, yüreği sevindirir, RABbin buyrukları arıdır, gözleri aydınlatır.耶 和 華 的 訓 詞 正 直 、 能 快 活 人 的 心 . 耶 和 華 的 命 令 清 潔 、 能 明 亮 人 的 眼 目
RABbin kuralları doğrudur, yüreği sevindirir, RABbin buyrukları arıdır, gözleri aydınlatır.耶和華 的 訓詞 正直 、 能 快活人 的 心 . 耶和華 的 命令 清潔 、 能 明亮 人 的 眼目
RAB Tanrı Yunusun üzerine gölge salacak, sıkıntısını giderecek bir keneotu sağladı. Yunus buna çok sevindi.하나님 여호와께서 박 넝쿨을 준비하사 요나 위에 가리우게 하셨으니 이는 그 머리를 위하여 그늘이 지게 하며 그 괴로움을 면케하려 하심이었더라 요나가 박 넝쿨을 인하여 심히 기뻐하였더니
RAB Tanrı Yunusun üzerine gölge salacak, sıkıntısını giderecek bir keneotu sağladı. Yunus buna çok sevindi.וימן יהוה אלהים קיקיון ויעל מעל ליונה להיות צל על ראשו להציל לו מרעתו וישמח יונה על הקיקיון שמחה גדולה׃