Çünkü sizi kederlendirirsem, keder verdiğim sizlerden başka beni kim sevindirecek?Denn, so ich euch traurig mache, wer ist, der mich fröhlich mache, wenn nicht, der da von mir betrübt wird?
Çünkü sizi kederlendirirsem, keder verdiğim sizlerden başka beni kim sevindirecek?For hvis jeg gjør eder sorg, hvem er det da som gjør mig glad, uten den som jeg gjør sorg?
Çünkü sizi kederlendirirsem, keder verdiğim sizlerden başka beni kim sevindirecek?Kajti če jaz žalostim vas, kdo je, ki bi me razveselil, če ne ta, ki sem ga jaz užalostil?
Çünkü sizi kederlendirirsem, keder verdiğim sizlerden başka beni kim sevindirecek?내가 너희를 근심하게 하면 나의 근심하게 한 자 밖에 나를 기쁘게 하는 자가 누구냐
Çünkü sizi kederlendirirsem, keder verdiğim sizlerden başka beni kim sevindirecek?Lebo ak ja vás zarmútim, ktože je potom, kto mňa rozveselí krome toho, koho som ja zarmútil?!
Çünkü sizi kederlendirirsem, keder verdiğim sizlerden başka beni kim sevindirecek?Mert ha én megszomorítlak titeket, ugyan ki az, a ki megvídámít engem, hanemha a kit én megszomorítok?
Çünkü sizi kederlendirirsem, keder verdiğim sizlerden başka beni kim sevindirecek?Nebo jestliže já vás zarmoutím, i kdo jest, ješto by mne obveselil, než ten, kterýž jest ode mne zarmoucen?
Çünkü sizi kederlendirirsem, keder verdiğim sizlerden başka beni kim sevindirecek?Perché se io rattristo voi, chi mi rallegrerà se non colui che è stato da me rattristato
Çünkü sizi kederlendirirsem, keder verdiğim sizlerden başka beni kim sevindirecek?Porque, se eu vos entristeço, quem é, pois, o que me alegra, senão aquele que por mim é entristecido?
Çünkü sizi kederlendirirsem, keder verdiğim sizlerden başka beni kim sevindirecek?Porque si yo os causo tristeza, ¿quién será luego el que me alegre, sino aquel a quien yo causé tristeza
Çünkü sizi kederlendirirsem, keder verdiğim sizlerden başka beni kim sevindirecek?Διοτι εαν εγω σας λυπω, και τις ειναι ο ευφραινων εμε ειμη ο λυπουμενος υπ' εμου;
Çünkü sizi kederlendirirsem, keder verdiğim sizlerden başka beni kim sevindirecek?А комуто вие прощавате нещо, прощавам и аз; защото, ако съм и простил нещо, простих го заради вас пред Христа,
Çünkü sizi kederlendirirsem, keder verdiğim sizlerden başka beni kim sevindirecek?Бо коли я завдаю смутку вам, то хто мене розвеселить, як не той, хто засмучений через мене.
Çünkü sizi kederlendirirsem, keder verdiğim sizlerden başka beni kim sevindirecek?Ибо если я огорчаю вас, то кто обрадует меня, как не тот, кто огорчен мною?
Çünkü sizi kederlendirirsem, keder verdiğim sizlerden başka beni kim sevindirecek?כי אם אני אעציבכם מי אפוא ישמחני בלתי אם הנעצב על ידי׃
Çünkü sizi kederlendirirsem, keder verdiğim sizlerden başka beni kim sevindirecek?لانه ان كنت احزنكم انا فمن هو الذي يفرحني الا الذي احزنته.
Çünkü sizi kederlendirirsem, keder verdiğim sizlerden başka beni kim sevindirecek?倘 若 我 叫 你 們 憂 愁 、 除 了 我 叫 那 憂 愁 的 人 以 外 、 誰 能 叫 我 快 樂 呢
Çünkü sizi kederlendirirsem, keder verdiğim sizlerden başka beni kim sevindirecek?倘若 我 叫 你們憂愁 、 除了 我 叫 那 憂愁 的 人 以外 、 誰能 叫我 快樂呢
Çünkü yaptıklarınla beni sevindirdin, ya RAB, Ellerinin işi karşısında sevinç ilahileri okuyorum.(91:5) Ибо Ты возвеселил меня, Господи, творением Твоим: я восхищаюсь делами рук Твоих.
Çünkü yaptıklarınla beni sevindirdin, ya RAB, Ellerinin işi karşısında sevinç ilahileri okuyorum.(92:5) Tu me réjouis par tes oeuvres, ô Éternel! Et je chante avec allégresse l`ouvrage de tes mains.
Çünkü yaptıklarınla beni sevindirdin, ya RAB, Ellerinin işi karşısında sevinç ilahileri okuyorum.Căci Tu mă înveşeleşti cu lucrările Tale, Doamne, şi eu cînt de veselie, cînd văd lucrarea mînilor Tale.
Çünkü yaptıklarınla beni sevindirdin, ya RAB, Ellerinin işi karşısında sevinç ilahileri okuyorum.Ciertamente me has alegrado, oh Jehovah, con tus hechos, grito de gozo por las obras de tus manos
Çünkü yaptıklarınla beni sevindirdin, ya RAB, Ellerinin işi karşısında sevinç ilahileri okuyorum.Denn, HERR, du lässest mich fröhlich singen von deinen Werken, und ich rühme die Geschäfte deiner Hände.
Çünkü yaptıklarınla beni sevindirdin, ya RAB, Ellerinin işi karşısında sevinç ilahileri okuyorum.Het is goed om U te loven met de snaarinstrumenten: de harp en de citer of het tiensnaren instrument.
Çünkü yaptıklarınla beni sevindirdin, ya RAB, Ellerinin işi karşısında sevinç ilahileri okuyorum.Kajti razveseljuješ me, GOSPOD, z delom svojim, glasno bom prepeval o tvojih rok dejanjih.
Çünkü yaptıklarınla beni sevindirdin, ya RAB, Ellerinin işi karşısında sevinç ilahileri okuyorum.여호와여 주의 행사로 나를 기쁘게 하셨으니 주의 손의 행사를 인하여 내가 높이 부르리이다
Çünkü yaptıklarınla beni sevindirdin, ya RAB, Ellerinin işi karşısında sevinç ilahileri okuyorum.kymmenkielisillä soittimilla ja harpuilla, kannelta soittaen.
Çünkü yaptıklarınla beni sevindirdin, ya RAB, Ellerinin işi karşısında sevinç ilahileri okuyorum.med tiosträngat instrument och psaltare, med spel på harpa.
Çünkü yaptıklarınla beni sevindirdin, ya RAB, Ellerinin işi karşısında sevinç ilahileri okuyorum.Na instrumencie o dziesięciu strunach, na lutni, i na harfie z śpiewaniem.
Çünkü yaptıklarınla beni sevindirdin, ya RAB, Ellerinin işi karşısında sevinç ilahileri okuyorum.Pois me alegraste, Senhor, pelos teus feitos; exultarei nas obras das tuas mãos.
Çünkü yaptıklarınla beni sevindirdin, ya RAB, Ellerinin işi karşısında sevinç ilahileri okuyorum.pri nástroji o desiatich strunách, pri harfe, pri ľúbezných zvukoch hudby na citaru.
Çünkü yaptıklarınla beni sevindirdin, ya RAB, Ellerinin işi karşısında sevinç ilahileri okuyorum.Při nástroji o desíti strunách, při loutně, a při harfě s písničkou.
Çünkü yaptıklarınla beni sevindirdin, ya RAB, Ellerinin işi karşısında sevinç ilahileri okuyorum.Sebab perbuatan-Mu menggirangkan hatiku, aku menyanyi gembira karena karya-Mu
Çünkü yaptıklarınla beni sevindirdin, ya RAB, Ellerinin işi karşısında sevinç ilahileri okuyorum.sull'arpa a dieci corde e sulla lira, con canti sulla cetra
Çünkü yaptıklarınla beni sevindirdin, ya RAB, Ellerinin işi karşısında sevinç ilahileri okuyorum.Thi ved dit Værk har du glædet mig, HERRE, jeg jubler over dine Hænders Gerning.
Çünkü yaptıklarınla beni sevindirdin, ya RAB, Ellerinin işi karşısında sevinç ilahileri okuyorum.til tistrenget citar og til harpe, til tankefullt spill på citar.
Çünkü yaptıklarınla beni sevindirdin, ya RAB, Ellerinin işi karşısında sevinç ilahileri okuyorum.Tíz húrú hegedûvel és lanttal, hárfán való zengedezéssel.
Çünkü yaptıklarınla beni sevindirdin, ya RAB, Ellerinin işi karşısında sevinç ilahileri okuyorum.Διοτι με ευφρανας, Κυριε, εν τοις ποιημασι σου θελω αγαλλεσθαι εν τοις εργοις των χειρων σου.
Çünkü yaptıklarınla beni sevindirdin, ya RAB, Ellerinin işi karşısında sevinç ilahileri okuyorum.Защото си ме развеселил, Господи, с деянията Си; С тържествена мелодия на арфа;
Çünkü yaptıklarınla beni sevindirdin, ya RAB, Ellerinin işi karşısında sevinç ilahileri okuyorum.כי שמחתני יהוה בפעלך במעשי ידיך ארנן׃
Çünkü yaptıklarınla beni sevindirdin, ya RAB, Ellerinin işi karşısında sevinç ilahileri okuyorum.لانك فرحتني يا رب بصنائعك. باعمال يديك ابتهج.
Çünkü yaptıklarınla beni sevindirdin, ya RAB, Ellerinin işi karşısında sevinç ilahileri okuyorum.因 你 耶 和 華 藉 著 你 的 作 為 叫 我 高 興 . 我 要 因 你 手 的 工 作 歡 呼
Çünkü yaptıklarınla beni sevindirdin, ya RAB, Ellerinin işi karşısında sevinç ilahileri okuyorum.因 你 耶和華 藉著 你 的 作為 叫我 高興 . 我 要因 你手 的 工作 歡呼
Dedim ki "bak, Hyun Sook'un yanında barınacağı bir ailesi olduğuna sevindim""Guardi, sono davvero felice che Hyun Sook abbia una famiglia con cui vivere.
Dedim ki "bak, Hyun Sook'un yanında barınacağı bir ailesi olduğuna sevindim""ich bin wirklich froh, dass Hyon Sook eine Familie hat, bei der sie leben kann.
Dedim ki "bak, Hyun Sook'un yanında barınacağı bir ailesi olduğuna sevindim""Ik ben echt blij dat Hyun-Soek een gezin heeft om bij te wonen.
Dedim ki "bak, Hyun Sook'un yanında barınacağı bir ailesi olduğuna sevindim""이보세요, 저는 현숙이가 가족과 함께 살게 되어 기쁩니다.
Dedim ki "bak, Hyun Sook'un yanında barınacağı bir ailesi olduğuna sevindim" "onu çok merak etmiştim"Então finalmente decidi dizer, sempre com recurso à intérprete, porque eu não falo uma palavra de coreano:
Dedim ki "bak, Hyun Sook'un yanında barınacağı bir ailesi olduğuna sevindim""Tôi rất là mừng vì Hyun-Sook đã được người thân trông nom.
Dedim ki "bak, Hyun Sook'un yanında barınacağı bir ailesi olduğuna sevindim""Uite, sunt bucuros că Hyun Sook are la cine să stea.
Dedim ki "bak, Hyun Sook'un yanında barınacağı bir ailesi olduğuna sevindim""Κοιτάξτε, χαίρομαι που η Ουν-Σουκ έχει μια οικογένεια να μείνει.
Dedim ki "bak, Hyun Sook'un yanında barınacağı bir ailesi olduğuna sevindim""Послушайте, я очень рад, что у Хьюн Сук есть семья, с которой она может жить.
Dedim ki "bak, Hyun Sook'un yanında barınacağı bir ailesi olduğuna sevindim"ואמרתי, "תראה, אני נורא שמח שיש להיון סוק משפחה לגור איתה.
Dedim ki "bak, Hyun Sook'un yanında barınacağı bir ailesi olduğuna sevindim"فقلت: " أنظر، أنا فعلا سعيد أن لأون سوك عائلة تعيش معها.
Dedim ki "bak, Hyun Sook'un yanında barınacağı bir ailesi olduğuna sevindim"彼女のことをとても心配していました
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.(65:6) Он превратил море в сушу; через реку перешли стопами, там веселились мы о Нем.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.A tengert szárazzá változtatta, a folyamon gyalog mentek át: ott örvendeztünk õ benne.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Converteu o mar em terra seca; passaram o rio a pé; ali nos alegramos nele.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Egli cambiò il mare in terra ferma, passarono a piedi il fiume; per questo in lui esultiamo di gioia
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.El a prefăcut marea în pămînt uscat, şi rîul a fost trecut cu piciorul: atunci ne-am bucurat în El.