Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rabbi görünce sevindiler.A to pověděv, ukázal jim ruce i bok svůj. I zradovali se učedlníci, vidouce Pána.
Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rabbi görünce sevindiler.A to rzekłszy pokazał im ręce i bok swój; a uradowali się uczniowie, ujrzawszy Pana.
Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rabbi görünce sevindiler.Detto questo, mostrò loro le mani e il costato. E i discepoli gioirono al vedere il Signore
Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rabbi görünce sevindiler.Dito isto, mostrou-lhes as mãos e o lado. Alegraram-se, pois, os discípulos ao verem o Senhor.
Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rabbi görünce sevindiler.Habiendo dicho esto, les mostró las manos y el costado. Los discípulos se regocijaron cuando vieron al Señor
Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rabbi görünce sevindiler.In ko je to rekel, jim pokaže roke in svojo stran. Razvesele se tedaj učenci, videč Gospoda.
Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rabbi görünce sevindiler.Ja sen sanottuaan hän näytti heille kätensä ja kylkensä. Niin opetuslapset iloitsivat nähdessään Herran.
Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rabbi görünce sevindiler.이 말씀을 하시고 손과 옆구리를 보이시니 제자들이 주를 보고 기뻐하더라
Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rabbi görünce sevindiler.Nói đoạn , Ngài giơ tay và sườn mình cho môn_đồ xem . Các môn_đồ vừa thấy Chúa thì đầy sự mừng_rỡ .
Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rabbi görünce sevindiler.Nói đoạn, Ngài giơ tay và sườn mình cho môn đồ xem. Các môn đồ vừa thấy Chúa thì đầy sự mừng rỡ.
Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rabbi görünce sevindiler.Og da han hadde sagt dette, viste han dem sine hender og sin side. Da blev disiplene glade, da de så Herren.
Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rabbi görünce sevindiler.Og som han sagde dette, viste han dem sine Hænder og sin Side. Så bleve Disciplene glade, da de så Herren.
Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rabbi görünce sevindiler.Zij zagen Zijn handen en Zijn zijde. Wat waren zij blij dat ze de Here zagen.
Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rabbi görünce sevindiler.І, се промовивши, показав їм свої руки, і бік свій. Зрадїли тоді ученики, побачивши Господа.
Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rabbi görünce sevindiler.Сказав это, Он показал им руки и ноги и ребра Свои. Ученики обрадовались, увидев Господа.
Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rabbi görünce sevindiler.Тогава юдеите взеха да се препират помежду си, казвайки: Как може Този да ни даде да ядем от плътта Му?
Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rabbi görünce sevindiler.ובדברו זאת הראה אתם את ידיו ואת צדו וישמחו התלמידים בראותם את האדון׃
Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rabbi görünce sevindiler.ولما قال هذا أراهم يديه وجنبه. ففرح التلاميذ اذ رأوا الرب.
Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rabbi görünce sevindiler.說 了 這 話 、 就 把 手 和 肋 旁 、 指 給 他 們 看 . 門 徒 看 見 主 、 就 喜 樂 了
Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rabbi görünce sevindiler.說了這話 、 就 把 手 和 肋旁 、 指給 他 們看 . 門徒 看 見主 、 就 喜樂了
Bunu yaparak Bay Dominic'i sevindireceğinden eminim.Estou certa de que, fazendo isso, também agradarás ao Sr. Dominic.
Bunu yaparak Bay Dominic'i sevindireceğinden eminim.Herra Dominickin olisi silloin varmasti tyytyväinen.
Bunu yaparak Bay Dominic'i sevindireceğinden eminim.Jag är säker på att mr Dominic skulle bli glad för det.
Bunu yaparak Bay Dominic'i sevindireceğinden eminim.Jeg er sikker på, at Dominic bliver glad for det.
Bunu yaparak Bay Dominic'i sevindireceğinden eminim.Jestem pewna, że robiąc to, ucieszysz pana Dominica.
Bunu yaparak Bay Dominic'i sevindireceğinden eminim.Seguro que al Sr. Dominic le gustará que trabajes.
Bunu yaparak Bay Dominic'i sevindireceğinden eminim.Sono sicura che così facendo, anche il signor Dominic sarà contento.
Bunu yaparak Bay Dominic'i sevindireceğinden eminim.Σίγουρα έτσι θα ευχαριστήσεις και τον κ. Ντομινίκ.
Bunu yaparak Bay Dominic'i sevindireceğinden eminim.Сделав это, ты сделаешь приятное и мистеру Доминику.
Burada bu şekilde karşılanıyor olmak çok sevindirici.Bardzo radosne jest spotkać się z takim przyjęciem tu.
Burada bu şekilde karşılanıyor olmak çok sevindirici.C'est très gratifiant d'être reçu ici de cette manière.
Burada bu şekilde karşılanıyor olmak çok sevindirici.È molto gratificante ricevere questo tipo di accoglienza qui.
Burada bu şekilde karşılanıyor olmak çok sevindirici.Es muy gratificante tener una recepción así aquí.
Burada bu şekilde karşılanıyor olmak çok sevindirici.Este foarte măgulitor să am parte de o asemenea primire aici.
Burada bu şekilde karşılanıyor olmak çok sevindirici.Het is overweldigend hier zo ontvangen te worden.
Burada bu şekilde karşılanıyor olmak çok sevindirici.Ich bin sehr dankbar für den Empfang hier.
Burada bu şekilde karşılanıyor olmak çok sevindirici.여기서 이런 식의 접대를 받다니 너무나 감사합니다.
Burada bu şekilde karşılanıyor olmak çok sevindirici.Olen iloinen saamastani vastaanotosta.
Burada bu şekilde karşılanıyor olmak çok sevindirici.Örülök, hogy ilyen remek fogadtatásban részesül.
Burada bu şekilde karşılanıyor olmak çok sevindirici.Và thật phấn khởi khi được đón nhận như thế này.
Burada bu şekilde karşılanıyor olmak çok sevindirici.Είναι πολύ ενθαρρυντικό να έχεις τέτοια αποδοχή εδώ.
Burada bu şekilde karşılanıyor olmak çok sevindirici.Много е удовлетворително да получа такова посрещане тук.
Burada bu şekilde karşılanıyor olmak çok sevindirici.Такой прием — это просто огромное удовольствие для меня.
Burada bu şekilde karşılanıyor olmak çok sevindirici.משמח לזכות בכזאת קבלה כאן.
Burada bu şekilde karşılanıyor olmak çok sevindirici.إنه لمن السار جدًا أن أحظى بهذا النوع من الاستقبال هنا
Burada bu şekilde karşılanıyor olmak çok sevindirici.(笑)
Burada olmana sevindim. Charlie geliyor ve o Laura ve işten bazı sevimli kız getiriyor. Oh hadi!私はだめだと言った。 彼は馬鹿だ。 これは動作しません! 私は彼が知っている。
Burada olmana sevindim. Charlie geliyor ve o Laura ve işten bazı sevimli kız getiriyor.أنا سعيد أنك هنا. تشارلي قادم وانه جلب لورا وبعض الفتاة لطيف من العمل.
Burada olmana sevindim.Cieszę się, że tu jesteś.
Burada olmana sevindim.Ich bin froh, dass du hier bist.
Burada olmana sevindim.Ik ben blij dat je er bent.
Burada olmana sevindim.Je suis content que vous soyez ici.
Burada olmana sevindim.Me alegro de que estés aquí.
Burada olmana sevindim.Sono contento che tu sia qui.
Burada olmana sevindim.Я рад, что ты здесь.
Bu yüzden kek yuttu ve o daralma başladığını bulmak için sevindi doğrudan.Alors elle a avalé un des gâteaux, et j'ai été ravi de voir qu'elle a commencé rétrécissement directement.
Bu yüzden kek yuttu ve o daralma başladığını bulmak için sevindi doğrudan.Así que se tragó una de las tortas, y estaba encantado de encontrar que comenzó la reducción directamente.
Bu yüzden kek yuttu ve o daralma başladığını bulmak için sevindi doğrudan.A tak se polykají jeden z koláče, a byl rád, zjistíte, že začala zmenšuje přímo.
Bu yüzden kek yuttu ve o daralma başladığını bulmak için sevindi doğrudan.Così ha ingerito uno dei dolci, ed è stato felice di scoprire che ha iniziato contrazione direttamente.
Bu yüzden kek yuttu ve o daralma başladığını bulmak için sevindi doğrudan.Dus ze slikte een van de cakes, en was blij te zien dat ze begon krimpen direct.