Bugün duyduğunuza sevindim, piller petrolle karşılaştırıldığında inanılmaz derecede verimsizdirler.電池は燃料のようにエネルギー密度が 高くありません 燃料は電池よりずっと多くのエネルギーを 蓄えることができます
Bu kadar müthiş insanları ve gülen yüzleri bir arada gördüğüme sevindim.Blij om zo veel goed volk te zien en zo veel lachende gezichten.
Bu kadar müthiş insanları ve gülen yüzleri bir arada gördüğüme sevindim.Cieszę się, że mamy tak świetną publiczność i tyle uśmiechniętych twarzy.
Bu kadar müthiş insanları ve gülen yüzleri bir arada gördüğüme sevindim.Det glädjer mig att se så mycket trevligt folk här och så många leende ansikten.
Bu kadar müthiş insanları ve gülen yüzleri bir arada gördüğüme sevindim.Estou feliz por ver tanta boa gente por aqui e tantas caras sorridentes.
Bu kadar müthiş insanları ve gülen yüzleri bir arada gördüğüme sevindim.Estoy muy contento de ver a tantas personas aquí y muchas caras sonrientes.
Bu kadar müthiş insanları ve gülen yüzleri bir arada gördüğüme sevindim.Hân hạnh được gặp thật nhiều người tuyệt vời ở đây và thật nhiều nụ cười.
Bu kadar müthiş insanları ve gülen yüzleri bir arada gördüğüme sevindim.Heureux de voir tant de gens agréables ici et tant de visages souriants.
Bu kadar müthiş insanları ve gülen yüzleri bir arada gördüğüme sevindim.Ich bin glücklich so viele nette Leute zu sehen, und so viele lächelnde Gesichter.
Bu kadar müthiş insanları ve gülen yüzleri bir arada gördüğüme sevindim.Jeg er glad for at se så mange fine folk derude og så mange smilende ansigter.
Bu kadar müthiş insanları ve gülen yüzleri bir arada gördüğüme sevindim.Jsem rád, že tu vidím tolik lidí a tolik usměvavých obličejů.
Bu kadar müthiş insanları ve gülen yüzleri bir arada gördüğüme sevindim.아래에 많은 훌륭한 친구들과 많은 웃음기 띤 얼굴들을 '보게 되서' 기쁩니다.
Bu kadar müthiş insanları ve gülen yüzleri bir arada gördüğüme sevindim.Olen iloinen nähdessäni näin paljon ihmisiä ja hymyileviä naamoja.
Bu kadar müthiş insanları ve gülen yüzleri bir arada gördüğüme sevindim.Örülök, hogy ilyen sok kellemes embert látok itt és sok mosolygó arcot.
Bu kadar müthiş insanları ve gülen yüzleri bir arada gördüğüme sevindim.Sono lieto di vedere tante belle persone e così tanti visi sorridenti.
Bu kadar müthiş insanları ve gülen yüzleri bir arada gördüğüme sevindim.Sunt bucuros să văd că sunteţi atât de mulți prezenți aici și atât de multe fețe zâmbitoare.
Bu kadar müthiş insanları ve gülen yüzleri bir arada gördüğüme sevindim.Χαίρομαι που βλέπω τόσο ωραίο κόσμο εδώ και τόσα πολλά χαμογελαστά πρόσωπα.
Bu kadar müthiş insanları ve gülen yüzleri bir arada gördüğüme sevindim.Радвам се да видя много хубави хора тук и много усмихнати лица.
Bu kadar müthiş insanları ve gülen yüzleri bir arada gördüğüme sevindim.Я счастлив видеть здесь столько прекрасных людей и множество улыбающихся лиц.
Bu kadar müthiş insanları ve gülen yüzleri bir arada gördüğüme sevindim.אני שמח לראות כאן כל כך הרבה אנשים טובים וכה הרבה פנים מחייכות.
Bu kadar müthiş insanları ve gülen yüzleri bir arada gördüğüme sevindim.سعيد لرؤية هذا العدد الكبير من الناس هنا و العديد من الوجوه الباسمة.
Bu kadar müthiş insanları ve gülen yüzleri bir arada gördüğüme sevindim.それに みんなにこにこしている わたしの経歴や
Bu konuda tartışmalar olmasına sevindim.Cieszę się, że ma miejsce debata w tej sprawie.
Bu konuda tartışmalar olmasına sevindim.Felizmente está a haver discussão em torno deste assunto.
Bu konuda tartışmalar olmasına sevindim.Ich bin froh, dass darüber diskutiert wird.
Bu konuda tartışmalar olmasına sevindim.Ik ben blij dat er nu discussie over is.
Bu konuda tartışmalar olmasına sevindim.Jag är glad att det debatteras om det här.
Bu konuda tartışmalar olmasına sevindim.Jeg er glad for, at der er en debat om dette.
Bu konuda tartışmalar olmasına sevindim.Je me réjouis de voir qu'on commence à parler de ce problème.
Bu konuda tartışmalar olmasına sevindim.Jsem rád, že se o tomto diskutuje.
Bu konuda tartışmalar olmasına sevindim.이런 논의가 되고 있다는 점은 잘 된 일이라고 생각합니다.
Bu konuda tartışmalar olmasına sevindim.Mă bucur că au loc dezbateri pe această temă.
Bu konuda tartışmalar olmasına sevindim.Me alegro de que haya un debate sobre este tema.
Bu konuda tartışmalar olmasına sevindim.Örülök, hogy már vitákat folytatnak erről.
Bu konuda tartışmalar olmasına sevindim.Saya senang ada debat akan hal ini.
Bu konuda tartışmalar olmasına sevindim.Som rád, že sa o tom vedie diskusia.
Bu konuda tartışmalar olmasına sevindim.Sono contento che ci sia un dibattito aperto sull'argomento.
Bu konuda tartışmalar olmasına sevindim.Χαίρομαι που συζητιέται αυτό.
Bu konuda tartışmalar olmasına sevindim.Щастлив съм, че разговарям за това.
Bu konuda tartışmalar olmasına sevindim.Я радий, що відбуваються суперечки про це.
Bu konuda tartışmalar olmasına sevindim.Я рад, что это обсуждается.
Bu konuda tartışmalar olmasına sevindim.אני שמח שיש דיון בנושא הזה.
Bu konuda tartışmalar olmasına sevindim.أنا سعيد لأن النقاش يدور حول هذا.
Bu konuda tartışmalar olmasına sevindim.私は数週間前にロンドンで
Bunu arabanızda bulduğunuza sevindiğiniz zamanlar çok nadirdir. ama geri gelişimizin bir göstergesiydi.이런 노트를 차에서 발견하고 행복할 경우는 거의 없죠. 하지만 이게 우리가 극복하고 있었음을 보여주는 것 같습니다.
Bunu arabanızda bulduğunuza sevindiğiniz zamanlar çok nadirdir. ama geri gelişimizin bir göstergesiydi.Pocas veces encontrar algo así te alegraría, pero esto parecía indicar que estábamos volviendo.
Bunu arabanızda bulduğunuza sevindiğiniz zamanlar çok nadirdir. ama geri gelişimizin bir göstergesiydi.יש מעט מאוד פעמים שאתה שמח למצוא את זה על המכונית שלך, אבל נראה שזה מצביע על כך שאנו שבים חזרה.
Bunu arabanızda bulduğunuza sevindiğiniz zamanlar çok nadirdir. ama geri gelişimizin bir göstergesiydi.قليلة هي الأوقات التي تكون فيها سعيدا عند رؤيتك شيئا كهذا على سيارتك, لكنها إشارة الى اننا كنا نعود
Bunu duyduğuma sevindimC'est bien.
Bunu gördüğüme sevindim. (Gülüşmeler)本当に
Bunu gördüğüme sevindim.Me encanta ver eso.
Bunu gördüğüme sevindim.Приятно это видеть.
-Bunu sormana sevindim.- Ainda bem que perguntas.
-Bunu sormana sevindim.- Cieszę się, że pytasz.
-Bunu sormana sevindim.-Hyvä, että kysyit.
-Bunu sormana sevindim.- Jeg er glad for, at du spørger mig.
-Bunu sormana sevindim.- Oh, grazie per averlo chiesto.
-Bunu sormana sevindim.-Tackar som frågar.
-Bunu sormana sevindim.- Я рад, что ты спросил.
Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rabbi görünce sevindiler.A keď to povedal, ukázal im svoje ruky aj svoj bok. A tak zaradovali sa učeníci, keď videli Pána.