Bu onu çok sevindiriyor tabii ki.Dat maakt hem blij.
Uyanınca çok sevindim.Katergevoel na het wakker worden.
Ben çok sevindim.Erg blij zijn.
İbrahim Sevindik adındaki bir vatandaş hayatını kaybetti.Een matroos, Eckstein genaamd, verloor zijn been.
Angel ise, "En azından beni gördüğüne sevindiğini söyleyebilirsin!" der ve ikisi öpüşürler.Jantje zei daarop: 'Ja ja, als dat zou kunnen, zijn we er tenminste allebei nog!'
Ammar bin Yasir gözyaşı içinde dedi ki: Allah seni öfkelendirenleri sevindirmesin.Einstein meende: "God dobbelt niet!" wat Bohr weersprak door te zeggen: "Vertel God niet wat Hij moet doen!"
Bir fatihanızı eksik etmezseniz sevindirirsiniz mevtalarımızı.Als hij zijn zin niet krijgt huilt hij oorverdovend.
Sizi tekrar gördüğüme sevindim.Ik ben blij u weer te zien.
Seni tekrar gördüğüme sevindim.Ik ben blij je weer te zien.
Sizi tekrar gördüğüme sevindim.Ik ben blij jullie weer te zien.
Seni tekrar gördüğüme sevindim.Ik ben blij om je weer te zien.
Bugün sana rastladığıma sevindim.Ik ben blij dat ik je vandaag ontmoet heb.
Pekâlâ, gelebildiğine sevindim.Goed, ik ben blij dat je kon komen.
Kamptan erken geldiğine sevindim.Ik ben blij dat je vroeg terug bent van kamp.
Gelebildiğinize öyle sevindim ki.Ik ben zo blij dat u kon komen.
Aradığına o kadar çok sevindim ki.Ik ben zo blij dat je belt.
Burada karşılaşmamız beni sevindiriyor.Het doet me plezier dat we elkaar hier ontmoeten.
Uyanınca çok sevindim.Dreszcze podczas wybudzania.
Ammar bin Yasir gözyaşı içinde dedi ki: Allah seni öfkelendirenleri sevindirmesin.A głos znowu po raz drugi do niego: «Nie nazywaj nieczystym tego, co Bóg oczyścił».
Ben çok sevindim.Jestem bardzo szczęśliwy.
Çocuklar sevindirilir, dargınlar barıştırılır.Szczęśliwi, którzy się smucą, albowiem będą pocieszeni.
Buna bütün oyuncular da çok sevindi.Interesowały go też aktorki.
Küçüklere şeker, çikolata ve para verilerek sevindirilir.Dzieci nagradzane są pieniędzmi, owocami, słodyczami, czekoladą i innymi prezentami.
Yeniden arkadaşlarımızın yanına döndüğümde dostlarım sevindiler.Po powrocie do ojczyzny przyjaciele rozdzielili się.
Sokaklarda yetişen Endoğan, havalara girmezse bizi gelecek yıllarda çok sevindirecek maçlara imza atacak.Świeczki, które nie zgasną, to szczęśliwe miesiące w przyszłym roku.
Böylece bayramdan önce tüm çocuklar sevindirilmiş olur.Oboje chcą tego dokonać przed Bożym Narodzeniem.
Uyanınca çok sevindim.Tidigt uppvaknande.
Ben çok sevindim.Hon är glad.
Yeniden arkadaşlarımızın yanına döndüğümde dostlarım sevindiler.När pojkarna återvände hem efter tre veckors lägervistelse var alla goda vänner.
Bu onu çok sevindiriyor tabii ki.Han går med glädje med på det.
Uyanınca çok sevindim.Багатократно розбудовувався.
Bu durum evdeki üç aileyi sevindirir.На цей час в будинку мешкають три родини.
Çocuklar sevindirilir, dargınlar barıştırılır.Блаженні засмучені, бо вони будуть утішені.
Yardım ettiğime sevindim.Я радий допомогти.
Böylesi en çok çocukların sevindiği günler.Na tento den se ze všech nejvíc těší děti.
Uyanınca çok sevindim.Pak se probudíš.
Bu onu çok sevindiriyor tabii ki.Ta je s ní nadmíru spokojená.
Yeniden arkadaşlarımızın yanına döndüğümde dostlarım sevindiler.Když přijela domů, tak děti byly u přátel.
1930'ların başları sırasında Viyana'da ağabeyi Adolf Hitler ile tekrar karşılaşmasına çok sevindi.S bratrem Adolfem neměla kontakt až do počátku 30. let 20. století, kdy se s ním opět setkala ve Vídni.
Buna bütün oyuncular da çok sevindi.Tuto hru hrají všichni herci.
Sonuca sevindim." ifadelerini kullandı."Proč já?" protestuje.
Kendimi ve diğer insanları bu albümle sevindirmek istedim.Voiam să mă binedispun pe mine și pe alții cu acest disc.
Buna bütün oyuncular da çok sevindi.De asemenea, toți participanții au fost extrem de entuziaști.
Uyanınca çok sevindim.Ea s-a trezit.
O da Spectra'yı görünce çok sevindi.În același timp el era interesat de optică.
Uyanınca çok sevindim.Mielőtt felébredek.
O da Spectra'yı görünce çok sevindi."Jó volt újra látni Evandert.
Kendimi ve diğer insanları bu albümle sevindirmek istedim.Az újságcikk szerint az együttes más előadókkal szeretett volna együttműködni az albumon.
Çocuklar sevindirilir, dargınlar barıştırılır.Megkönnyebbülten a lányok egymást vigasztalják.
Kralın bu mutlakiyetçi tutumu kralcıları sevindirdi.Ezt a merész cselekedetét a király is megelégedéssel nyugtázta.
"İsim değişikliği korucuları sevindirdi".Nagyon féltek változtatni a sikert hozó recepten.”
Tanıştığımıza sevindim.Örülök az önnel való találkozásnak.
Uyanınca çok sevindim.Kun unesta noustiin.
Wallis'i bulduklarında çok sevindiler ve onun resme olan yaklaşımını çok beğendiler.He ilahtuivat Wallisista ja hänen suorasta tavastaan tehdä kuvia.
Bu onu çok sevindiriyor tabii ki.Αυτό την ικανοποίησε πάρα πολύ.
Uyanınca çok sevindim.Αλλά φαίνεται πως ξύπνησε.
Seni gördüğüme çok sevindim.Χάρηκα πολύ που σε είδα.
Bu durum evdeki üç aileyi sevindirir.Στο σπίτι συζούν, εν τέλει, και οι τρεις τους.
Uyanınca çok sevindim.Derefter vågnede han.
Kendimi ve diğer insanları bu albümle sevindirmek istedim.Og jeg kender kvinder er vil forbinde sig med albummet så meget.