11 yaşındayken bir sabah evimdeki sevinç çığlıklarıyla uyandığımı hatırlıyorum.제가 11살이었을 때 어느 날 아침 집에서 기뻐하는 소리에 잠에서 깨어난 적이 있습니다.
11 yaşındayken bir sabah evimdeki sevinç çığlıklarıyla uyandığımı hatırlıyorum.Als ich 11 Jahre alt war, wurde ich eines Morgens von den Klängen heller Freude geweckt.
11 yaşındayken bir sabah evimdeki sevinç çığlıklarıyla uyandığımı hatırlıyorum.Când aveam 11 ani îmi amintesc cum m-am trezit într-o dimineață într-o atmosferă de bucurie.
11 yaşındayken bir sabah evimdeki sevinç çığlıklarıyla uyandığımı hatırlıyorum.Cuando tenía 11 años, recuerdo haberme despertado una mañana con el sonido del júbilo en mi casa.
11 yaşındayken bir sabah evimdeki sevinç çığlıklarıyla uyandığımı hatırlıyorum.Da jeg var 11, kan jeg huske at jeg vågnede en morgen til lyden af glæde i mit hus.
11 yaşındayken bir sabah evimdeki sevinç çığlıklarıyla uyandığımı hatırlıyorum.Gdy miałam 11 lat, pewnego ranka obudził mnie okrzyk radości w moim domu.
11 yaşındayken bir sabah evimdeki sevinç çığlıklarıyla uyandığımı hatırlıyorum.J'avais 11 ans, je me souviens qu'un matin j'ai été réveillée par des cris de joie dans toute la maison.
11 yaşındayken bir sabah evimdeki sevinç çığlıklarıyla uyandığımı hatırlıyorum.Když mi bylo jedenáct, pamatuji si, že mě jednoho rána u nás doma probudily radostné výkřiky.
11 yaşındayken bir sabah evimdeki sevinç çığlıklarıyla uyandığımı hatırlıyorum.Keď som mala 11, spomínam si, ako som sa jedného rána zobudila na radostné zvuky v mojom dome.
11 yaşındayken bir sabah evimdeki sevinç çığlıklarıyla uyandığımı hatırlıyorum.Khi tôi 11 tuổi, Tôi nhớ một buổi sáng tôi thức dậy khi nghe tiếng hân hoan trong căn nhà của tôi.
11 yaşındayken bir sabah evimdeki sevinç çığlıklarıyla uyandığımı hatırlıyorum.Ko mi je bilo 11 let, se spomnim, da sem se nekega jutra prebudila in v hiši se je slišalo zvoke veselja.
11 yaşındayken bir sabah evimdeki sevinç çığlıklarıyla uyandığımı hatırlıyorum.När jag var 11, minns jag att jag vaknade en morgon till ljudet av glädje i mitt hus.
11 yaşındayken bir sabah evimdeki sevinç çığlıklarıyla uyandığımı hatırlıyorum.Quando avevo undici anni ricordo di essermi svegliata un mattino in un'atmosfera gioiosa a casa mia.
11 yaşındayken bir sabah evimdeki sevinç çığlıklarıyla uyandığımı hatırlıyorum.Quando eu tinha 11 anos, lembro-me de acordar uma manhã com o som de alegria na minha casa.
11 yaşındayken bir sabah evimdeki sevinç çığlıklarıyla uyandığımı hatırlıyorum.Saat berusia 11 tahun, saya ingat suatu pagi saya terbangun karena sorakan gembira di rumah.
11 yaşındayken bir sabah evimdeki sevinç çığlıklarıyla uyandığımı hatırlıyorum.Toen ik 11 was, werd ik op een ochtend wakker door vreugdekreten in huis.
11 yaşındayken bir sabah evimdeki sevinç çığlıklarıyla uyandığımı hatırlıyorum.Όταν ήμουν 11, Θυμάμαι πως ξύπνησα ένα πρωί με ήχους χαράς στο σπίτι.
11 yaşındayken bir sabah evimdeki sevinç çığlıklarıyla uyandığımı hatırlıyorum.Когда мне было 11 лет, я помню, как проснулась утром от радостных возгласов в моём доме.
11 yaşındayken bir sabah evimdeki sevinç çığlıklarıyla uyandığımı hatırlıyorum.Коли мені було 11, пам'ятаю, як прокинулась від радісного гомону в будинку.
11 yaşındayken bir sabah evimdeki sevinç çığlıklarıyla uyandığımı hatırlıyorum.Спомням си, че когато бях на 11 години, се събудих една сутрин от радостен шум в къщата.
11 yaşındayken bir sabah evimdeki sevinç çığlıklarıyla uyandığımı hatırlıyorum.כשהייתי בת אחת עשרה התעוררתי בוקר אחד לקול צהלות שמחה בביתי.
11 yaşındayken bir sabah evimdeki sevinç çığlıklarıyla uyandığımı hatırlıyorum.عندما كنت في الحادية عشره .. أتذكر أني استيقظت على حس السعاده في أحد الأيام
11 yaşındayken bir sabah evimdeki sevinç çığlıklarıyla uyandığımı hatırlıyorum.ある朝 家中に湧き上がった 歓声に目を覚ましました 父はグレーの小型ラジオで
Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.(125:6) С плачем несущий семена возвратится с радостью, неся снопы свои.
Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.A ki vetõmagját sírva emelve megy tova, vígadozással jõ elõ, kévéit emelve.
Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.Cel ce umblă plîngînd, cînd aruncă sămînţa, se întoarce cu veselie, cînd îşi strînge snopii.
Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.Celui qui marche en pleurant, quand il porte la semence, Revient avec allégresse, quand il porte ses gerbes.
Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.De gå åstad gråtande och bära sitt utsäde; de komma åter med jubel och bära sina kärvar.
Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.de går deres Gang med Gråd, når de udstrør Sæden, med Frydesang kommer de hjem, bærende deres Neg.
Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.De går gråtende og bærer den de strør ut; de kommer hjem fryderop og bærer sine kornbånd.
Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.El que va llorando, llevando la bolsa de semilla, volverá con regocijo, trayendo sus gavillas
Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.He menevät itkien, kun kylvösiemenen vievät; he palajavat riemuiten, kun lyhteensä tuovat.
Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.Kdorkoli hodi semtertja z jokom, noseč seme za setev, vrne se domov z glasnim petjem, noseč snope svoje.
Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.울며 씨를 뿌리러 나가는 자는 정녕 기쁨으로 그 단을 가지고 돌아 오리로다
Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.Người nào vừa đi vừa khóc đem giống ra rải , Aét sẽ trở_về cách vui_mừng , mang bó lúa mình .
Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.Người nào vừa đi vừa khóc đem giống ra rải, Aét sẽ trở về cách vui mừng, mang bó lúa mình.
Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.Sem i tam chodící lid s pláčem rozsívá drahé símě, ale potom přijda, s plésáním snášeti bude snopy své.
Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.Sie gehen hin und weinen und tragen edlen Samen und kommen mit Freuden und bringen ihre Garben.
Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.Ta ide pomaly a plače ten, kto rozsieva semeno, ale potom istotne prijde s plesaním nesúc svoje snopy.
Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.Оня, който излиза с плач, Когато носи мярата семе, Той непременно с радост ще се върне. Носейки снопите си.
Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.הלוך ילך ובכה נשא משך הזרע בא יבוא ברנה נשא אלמתיו׃
Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.الذاهب ذهابا بالبكاء حاملا مبذر الزرع مجيئا يجيء بالترنم حاملا حزمه
Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.那 帶 種 流 淚 出 去 的 、 必 要 歡 歡 樂 樂 的 帶 禾 捆 回 來
Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.那 帶種 流淚 出去 的 、 必要 歡歡樂樂 的 帶禾捆 回來
Ailesinden birisinin onu almaya geldiğine sevindim.Estoy contento de que haya venido alguien de su familia.
Ailesinden birisinin onu almaya geldiğine sevindim.Fico feliz que a sua família apareceu...
Ailesinden birisinin onu almaya geldiğine sevindim.Ik ben blij dat een familielid komt opdagen.
Ailesinden birisinin onu almaya geldiğine sevindim.Mă bucur că a apărut cineva din familia lui.
Ailesinden birisinin onu almaya geldiğine sevindim.Sono contento che alla fine i parenti siano venuti.
Ailesinden birisinin onu almaya geldiğine sevindim.Vesel sem, da je vsaj nekdo prišel.
Ailesinden birisinin onu almaya geldiğine sevindim.Χαίρομαι που εμφανίστηκε κάποιος από την οικογένειά του.
Ailesinden birisinin onu almaya geldiğine sevindim.Я рад, что приехали его родные.
Ailesinden birisinin onu almaya geldiğine sevindim.أنا سعيد بأن شخص ما من عائلته قد حضر
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.Ai sanh con ngu muội ắt sẽ có buồn rầu; Còn cha của kẻ ngây dại chẳng được vui vẻ.
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.Ai sanh con ngu_muội ắt sẽ có buồn_rầu ; Còn cha của kẻ ngây_dại chẳng được vui_vẻ .
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.Celui qui donne naissance à un insensé aura du chagrin; Le père d`un fou ne peut pas se réjouir.
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.Chi genera uno stolto ne avrà afflizione; non può certo gioire il padre di uno sciocco
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.Cine dă naştere unui nebun va avea întristare, şi tatăl unui nebun nu poate să se bucure. -
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.Den, der avler en Tåbe, får Sorg, Dårens Fader er ikke glad.
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.Den som har en narr til sønn, får sorg av ham; en dåres far har ingen glede.