Ana içeriğe geç
Sözlük

sevin ile cümle

sevin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Sizi tekrar gördüğüme sevindim.Ik ben blij jullie weer te zien.
Seni tekrar gördüğüme sevindim.Ik ben blij om je weer te zien.
Onun yüreği sevinç doluydu.Vreugde vulde haar hart.
Bugün sana rastladığıma sevindim.Ik ben blij dat ik je vandaag ontmoet heb.
Pekâlâ, gelebildiğine sevindim.Goed, ik ben blij dat je kon komen.
Yarın gelebilseydiniz, sevinirdim.Als jullie morgen zouden kunnen komen, zou ik blij zijn.
Kamptan erken geldiğine sevindim.Ik ben blij dat je vroeg terug bent van kamp.
Gelebildiğinize öyle sevindim ki.Ik ben zo blij dat u kon komen.
Hayatta olduğuna öyle seviniyorum ki.Ik ben zo blij dat je leeft.
Aradığına o kadar çok sevindim ki.Ik ben zo blij dat je belt.
Burada karşılaşmamız beni sevindiriyor.Het doet me plezier dat we elkaar hier ontmoeten.
O bir kral kadar sevinçli.Hij is zo blij als een koning.
Madrid’deki sevinç uzun ömürlü olmaz.Radość w Madrycie nie trwała długo.
Uyanınca çok sevindim.Dreszcze podczas wybudzania.
Ölüm Yiyenler buna çok sevinmiştir.Evil Dead – Tales from the Rift (ang.).
Ammar bin Yasir gözyaşı içinde dedi ki: Allah seni öfkelendirenleri sevindirmesin.A głos znowu po raz drugi do niego: «Nie nazywaj nieczystym tego, co Bóg oczyścił».
Don Carlo artık babasının intikamını alabileceği için çok sevinir.Don Carlos cieszy się, że być może zdoła pomścić ojca.
Ben çok sevindim.Jestem bardzo szczęśliwy.
Onun başına gelenlere sevinin!Było jej przykro z powodu tego, co się stało.
Örnek: Yarın bize gelirsen sevinirim.Witaj, jutro cię porzucę. .
Yıldızı gördüklerinde olağanüstü bir sevinç duydular.Gdy ujrzeli gwiazdę, bardzo się uradowali.
Sevinçli Kepir Uygarlık ışığının merkezi Kepir.Gra talią cywilizacji Światła.
Çocuklar sevindirilir, dargınlar barıştırılır.Szczęśliwi, którzy się smucą, albowiem będą pocieszeni.
Buna bütün oyuncular da çok sevindi.Interesowały go też aktorki.
Worms’a vardıklarında Gunther onları sevinçle karşılar.Po odejściu Gunthera zaprzyjaźnia się z nimi.
Bu kulüpte 1988 yılında Türkiye Kupası sevinci yaşadı.W 1988 zdobył z tym klubem Puchar Austrii.
(O namenlose Freude! - "Oh adlandırılmamış sevinç!").Małżonkowie nie posiadają się z radości (ekstatyczny duet "O, namenlose Freude!").
Böylece Lille, çifte kupa sevinci yaşadı.Ciotka błogosławi dwóm szczęśliwym parom.
Bir üzüntülü bir de sevinçli haber aldım.Ogarniała go radość i głęboki smutek.
Küçüklere şeker, çikolata ve para verilerek sevindirilir.Dzieci nagradzane są pieniędzmi, owocami, słodyczami, czekoladą i innymi prezentami.
Kızının evlenemeyeceğini düşünen baba bu duruma oldukça sevinmiştir.Córka wbrew woli ojca nie mogła zawrzeć małżeństwa.
Köylülerim sevinçliydi, neşeliydi.Bohaterowie są szczęśliwi i pełni radości.
Sevince sevin, felakete üzül, pek fazla da olmasın.Wracałam bardzo smutna, zapłakana, ale bez żalu do nikogo.
Yeniden arkadaşlarımızın yanına döndüğümde dostlarım sevindiler.Po powrocie do ojczyzny przyjaciele rozdzielili się.
Shun Alice'in geri dönmesine çok sevinir.Lucas pragnie powrotu Lindsey.
Sokaklarda yetişen Endoğan, havalara girmezse bizi gelecek yıllarda çok sevindirecek maçlara imza atacak.Świeczki, które nie zgasną, to szczęśliwe miesiące w przyszłym roku.
Böylece bayramdan önce tüm çocuklar sevindirilmiş olur.Oboje chcą tego dokonać przed Bożym Narodzeniem.
Fransa millî marşını duyduğum için çok sevinçliyim.Inspirowali się krytyką francuską.
Bir taraftan da çok sevinmişler ve herkes dana gelsin diye dua etmiş.Wywołał jednego z nich i kazał wszystkim pokłonić się przed nim.
Memnunluk ilkesinin temeli, sevinçtir.Współzałożyciel i członek grupy The Pleased.
Chara (χαρά), Yunanca Sevinç anlamına gelmektedir.Chara (χαρά) betyder "glädje" på grekiska.
Hüzün ve sevinç bir arada.För lustens och glädjens skull.
Uyanınca çok sevindim.Tidigt uppvaknande.
Sarayda büyük bir sevinç vardır.Vid sjön finns ett stort palats.
Sevincim iki yüzdendi.Sytftet var tvådelat.
Onları bulduktan sonra, sevinç gözyaşları insanlara dönüştü.När Kalm återvände blev Linné översvallande glad.
Baba ve oğul çok sevinçle yeniden buluşmalarını kutlarlar.Far och son kan försonas med varandra.
Love, Brezilya millî takımıyla çıktığı 21 maçta 5 kez gol sevinci yaşamıştır. Gol kralı olduğu sezonlardır.Love har hunnit representera Brasilien 21 gånger, där han gjort fem mål.
Ben çok sevindim.Hon är glad.
Büyük oyuncularla antrenmanlara çıkacak olmaktan çok sevinçliyim.Oppstuhage med de stora ateljéfönstren.
Doktor, sevinçle oradan ayrılır.Glada omdirigerar hit.
Pamina, Tamino’nun sadece resmini gördükten sonra kendisine âşık olmasından sevinç duyar.Pamina får se en bild av Tamino och blir förälskad i honom.
Shun Alice'in geri dönmesine çok sevinir.Yvonne ser gärna att Minna flyttar hemifrån.
Yeniden arkadaşlarımızın yanına döndüğümde dostlarım sevindiler.När pojkarna återvände hem efter tre veckors lägervistelse var alla goda vänner.
Onun başına gelenlere sevinin!Var tacksam för vad andra gör för dig.
Mustafa çok sevinir.En muthärva nystas upp.
Alzerathea sevinçle fısıldadı.Senta jublar av glädje.
İspanya, ilk kez Dünya Kupası'nı kazanmanın sevincini yaşadı.Nu satsades emellertid stort på att landet skulle vinna VM för första gången.
Bu onu çok sevindiriyor tabii ki.Han går med glädje med på det.
Uyanınca çok sevindim.Багатократно розбудовувався.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod