Topluluk bayramı yedi gün daha kutlamaya karar verdi. Böylece herkes bayramı yedi gün daha sevinçle kutladı.Και συνεβουλευθη πασα η συναξις να καμωσιν αλλας επτα ημερας και εκαμον αλλας επτα ημερας ευφροσυνην.
Topluluk bayramı yedi gün daha kutlamaya karar verdi. Böylece herkes bayramı yedi gün daha sevinçle kutladı.И решило все собрание праздновать другие семь дней, и провели эти семь дней в веселии,
Topluluk bayramı yedi gün daha kutlamaya karar verdi. Böylece herkes bayramı yedi gün daha sevinçle kutladı.Тогава цялото общество се съветва да празнуват още седем дни; и празнуваха още седем дни с веселие.
Topluluk bayramı yedi gün daha kutlamaya karar verdi. Böylece herkes bayramı yedi gün daha sevinçle kutladı.ויועצו כל הקהל לעשות שבעת ימים אחרים ויעשו שבעת ימים שמחה׃
Topluluk bayramı yedi gün daha kutlamaya karar verdi. Böylece herkes bayramı yedi gün daha sevinçle kutladı.وتشاور كل الجماعة ان يعملوا سبعة ايام اخرى فعملوا سبعة ايام بفرح.
Topluluk bayramı yedi gün daha kutlamaya karar verdi. Böylece herkes bayramı yedi gün daha sevinçle kutladı.全 會 眾 商 議 、 要 再 守 節 七 日 . 於 是 歡 歡 喜 喜 地 又 守 節 七 日
Topluluk bayramı yedi gün daha kutlamaya karar verdi. Böylece herkes bayramı yedi gün daha sevinçle kutladı.全 會眾 商議 、 要 再 守節 七日 . 於是 歡歡喜喜 地 又 守節 七日
Tutkumuz sınırlı olunca, sevinçle çalışıyoruz.Când ambiţia noastră este ţinută în frâu, ea ne determină să muncim bucuroşi.
Tutkumuz sınırlı olunca, sevinçle çalışıyoruz.Ha az ambícióink korlátozva vannak, örömmel munkálkodunk.
Tutkumuz sınırlı olunca, sevinçle çalışıyoruz.Když jsou ambice drženy zpátky, pomáhají nám radostně pracovat.
Tutkumuz sınırlı olunca, sevinçle çalışıyoruz.Keď máme naše ambície pod kontrolou, pomáhajú nám pracovať s radosťou.
Tutkumuz sınırlı olunca, sevinçle çalışıyoruz.Ketika ambisi kita terkungkung, ia akan membuat kita merasa senang.
Tutkumuz sınırlı olunca, sevinçle çalışıyoruz.Khi tham vọng của chúng ta bị giới hạn, nó khiến chúng ta làm việc vui vẻ.
Tutkumuz sınırlı olunca, sevinçle çalışıyoruz.Kiedy naszego lęku nic nie ogranicza, jesteśmy niebezpieczni i tchórzliwi.
Tutkumuz sınırlı olunca, sevinçle çalışıyoruz.야망을 다스릴 수 있는 사람은 즐겁게 일합니다.
Tutkumuz sınırlı olunca, sevinçle çalışıyoruz.Ko imajo naše želje meje, delamo z veseljem.
Tutkumuz sınırlı olunca, sevinçle çalışıyoruz.Kun pyrkimyksillämme on rajat, nautimme työstämme.
Tutkumuz sınırlı olunca, sevinçle çalışıyoruz.Lorsque notre ambition est maitrisée, elle nous mène à la joie.
Tutkumuz sınırlı olunca, sevinçle çalışıyoruz.När vår ambition är begränsad, leder den oss att arbeta med glädje.
Tutkumuz sınırlı olunca, sevinçle çalışıyoruz.Når vores ambition er afgrænset, fører det os til at arbejde med glæde.
Tutkumuz sınırlı olunca, sevinçle çalışıyoruz.Quando a nossa ambição está limitada, trabalhamos com alegria.
Tutkumuz sınırlı olunca, sevinçle çalışıyoruz.Quando la nostra ambizione è entro certi confini, ci porta a lavorare con gioia.
Tutkumuz sınırlı olunca, sevinçle çalışıyoruz.Wanneer onze ambitie begrensd is, helpt het ons gelukkig te werken.
Tutkumuz sınırlı olunca, sevinçle çalışıyoruz.Wenn unser Streben eingeschränkt ist, führt uns dies zu freudigem Arbeiten.
Tutkumuz sınırlı olunca, sevinçle çalışıyoruz.Όταν η φιλοδοξία μας έχει όρια, μας οδηγεί στο να δουλεύουμε με χαρά.
Tutkumuz sınırlı olunca, sevinçle çalışıyoruz.Когато амбицията ни е с мярка, работим радостни.
Tutkumuz sınırlı olunca, sevinçle çalışıyoruz.Когда амбиции наши ограничены, мы работаем в удовольствие.
Tutkumuz sınırlı olunca, sevinçle çalışıyoruz.Коли наші амбіції приборкані, ми працюємо з радістю.
Tutkumuz sınırlı olunca, sevinçle çalışıyoruz.כשהאמביציה שלנו מוגבלת, זה מוביל אותנו לעבוד בשמחה.
Tutkumuz sınırlı olunca, sevinçle çalışıyoruz.لانه عندما يتقيد الطموح فأن هذا سيقودنا للعمل بفرح
Tutkumuz sınırlı olunca, sevinçle çalışıyoruz.けれども望みは制限なしだと、我々は嘘をつき人を騙しものを盗み、他人を傷つけ
Ve benim çocuğum benim sevinçleri gömülü!- Alack, lapseni on kuollut; Ja lapseni kanssa minun ilot ovat haudattu!
Ve benim çocuğum benim sevinçleri gömülü!A s mojím dieťaťom sú pochované mojej radosti!
Ve benim çocuğum benim sevinçleri gömülü!A s mým dítětem jsou pohřbeny mé radosti!
Ve benim çocuğum benim sevinçleri gömülü!A z moim dzieckiem mojej radości są pochowani!
Ve benim çocuğum benim sevinçleri gömülü!Dan dengan anak saya kegembiraan saya dikuburkan!
Ve benim çocuğum benim sevinçleri gömülü!E com o meu filho minhas alegrias são enterrados!
Ve benim çocuğum benim sevinçleri gömülü!E con mio figlio le mie gioie sono sepolti!
Ve benim çocuğum benim sevinçleri gömülü!En met mijn kind mijn vreugde zijn begraven!
Ve benim çocuğum benim sevinçleri gömülü!És az én lányom öröme van eltemetve!
Ve benim çocuğum benim sevinçleri gömülü!Et avec mon enfant mes joies sont enterrés!
Ve benim çocuğum benim sevinçleri gömülü!In z mojim otrokom so pokopani moji radosti!
Ve benim çocuğum benim sevinçleri gömülü!그리고 내 아이와 함께 나의 기쁨이 묻혀있다!
Ve benim çocuğum benim sevinçleri gömülü!Och med mitt barn min glädje är begravda!
Ve benim çocuğum benim sevinçleri gömülü!Og med mit barn mine glæder ligger begravet!
Ve benim çocuğum benim sevinçleri gömülü!Şi cu copilul meu bucuriile mele sunt ingropati!
Ve benim çocuğum benim sevinçleri gömülü!Und mit meinem Kind meine Freuden begraben sind!
Ve benim çocuğum benim sevinçleri gömülü!Và với con tôi những niềm vui của tôi được chôn cất!
Ve benim çocuğum benim sevinçleri gömülü!Y con mi hijo están enterrados mis alegrías!
Ve benim çocuğum benim sevinçleri gömülü!Και με το παιδί μου είναι θαμμένοι χαρές μου!
Ve benim çocuğum benim sevinçleri gömülü!А с моим ребенком моей радости хоронят!
Ve benim çocuğum benim sevinçleri gömülü!И с моето дете ми радости са погребани!
Ve benim çocuğum benim sevinçleri gömülü!ומה עם הילד שלי השמחות שלי קבורים!
Ve benim çocuğum benim sevinçleri gömülü!ومع طفلي ودفن أفراح بلدي!
Ve benim çocuğum benim sevinçleri gömülü!恥のための修道士の平和、HO、!混乱の治療法はない住んでいる
Ve eve vardığında da sevinçle karşılandı.E quando vi giunse, fu salutata.
Ve eve vardığında da sevinçle karşılandı.És amikor elérte a házat, valóban üdvözölték.
Ve eve vardığında da sevinçle karşılandı.Et quand elle arriva au foyer elle fut accueillie.
Ve eve vardığında da sevinçle karşılandı.I kiedy dotarła, została powitana.
Ve eve vardığında da sevinçle karşılandı.결국 그녀는 은신처를 찾았고, 반가운 맞임을 받았습니다.