sevinç ile cümle
sevinç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kısır olsun o gece, Sevinç sesi duyulmasın içinde.Ιδου, ερημος να ηναι η νυξ εκεινη φωνη χαρμοσυνος να μη επελθη επ' αυτην.
Kısır olsun o gece, Sevinç sesi duyulmasın içinde.Ето, пуста да остане оная нощ; Радостен глас да не дойде в нея.
Kısır olsun o gece, Sevinç sesi duyulmasın içinde.О! ночь та – да будет она безлюдна; да не войдет в нее веселье!
Kısır olsun o gece, Sevinç sesi duyulmasın içinde.הנה הלילה ההוא יהי גלמוד אל תבא רננה בו׃
Kısır olsun o gece, Sevinç sesi duyulmasın içinde.هوذا ذلك الليل ليكن عاقرا. لا يسمع فيه هتاف.
Kısır olsun o gece, Sevinç sesi duyulmasın içinde.願 那 夜 沒 有 生 育 . 其 間 也 沒 有 歡 樂 的 聲 音
Kısır olsun o gece, Sevinç sesi duyulmasın içinde.願那 夜沒 有 生育 . 其間 也 沒有歡樂 的 聲音
Kıskançlığa kıyasla sevinç.Bergembira berbanding dengan kecemburuan.
Kıskançlığa kıyasla sevinç.Féltékenységgel szemben örvendezés.
Kıskançlığa kıyasla sevinç.Freude anstelle von Eifersucht.
Kıskançlığa kıyasla sevinç.Hoan hỉ so với ghen tị.
Kıskançlığa kıyasla sevinç.Ilo verrattuna kateuteen.
Kıskançlığa kıyasla sevinç.La gioia al posto della gelosia.
Kıskançlığa kıyasla sevinç.La satisfaction plutôt que la jalousie.
Kıskançlığa kıyasla sevinç.Radość zamiast zazdrości.
Kıskançlığa kıyasla sevinç.Radovanie sa v porovnaní so závisťou.
Kıskançlığa kıyasla sevinç.Regocijo en lugar de celos.
Kıskançlığa kıyasla sevinç.Regozijo em comparação com inveja.
Kıskançlığa kıyasla sevinç.Unsamhet i jämförelse med svartsjuka.
Kıskançlığa kıyasla sevinç.Vreugde in plaats van jaloezie.
Kıskançlığa kıyasla sevinç. Yoğun doyumsuzluk ve takıntıya karşılık bir çeşit içsel özgürlük hissi.Radost postavit proti žárlivosti, vnímání vnitřní svobody proti silné lakotě a posedlosti,
Kıskançlığa kıyasla sevinç.Αγαλλίαση ενάντια στη ζήλια.
Kıskançlığa kıyasla sevinç.Радіти замість заздрити.
Kıskançlığa kıyasla sevinç.Радость — против зависти.
Komşularıyla akrabaları, Rabbin ona ne büyük merhamet gösterdiğini duyunca, onun sevincine katıldılar.A počuli okolní súsedia i jej príbuzní, že jej učinil Pán svoje veľké milosrdenstvo, a radovali sa s ňou.
Komşularıyla akrabaları, Rabbin ona ne büyük merhamet gösterdiğini duyunca, onun sevincine katıldılar.A uslyšeli sousedé a přátelé její, že Hospodin veliké učinil s ní milosrdenství své, i radovali se spolu s ní.
Komşularıyla akrabaları, Rabbin ona ne büyük merhamet gösterdiğini duyunca, onun sevincine katıldılar.이웃과 친족이 주께서 저를 크게 긍휼히 여기심을 듣고 함께 즐거워하더라
Komşularıyla akrabaları, Rabbin ona ne büyük merhamet gösterdiğini duyunca, onun sevincine katıldılar.Ouviram seus vizinhos e parentes que o Senhor lhe multiplicara a sua misericórdia, e se alegravam com ela.
Komşularıyla akrabaları, Rabbin ona ne büyük merhamet gösterdiğini duyunca, onun sevincine katıldılar.Vecinii şi rudele ei au auzit că Domnul a arătat mare îndurare faţă de ea, şi se bucurau împreună cu ea.
Komşularıyla akrabaları, Rabbin ona ne büyük merhamet gösterdiğini duyunca, onun sevincine katıldılar.Xóm riềng bà con nghe Chúa tỏ ra sự thương xót cả thể cho Ê-li-sa-bét, thì chia vui cùng người.
Komşularıyla akrabaları, Rabbin ona ne büyük merhamet gösterdiğini duyunca, onun sevincine katıldılar.Xóm riềng bà_con nghe Chúa tỏ ra sự thương_xót cả_thể cho Ê - li-sa-bét , thì chia vui cùng người .
Komşularıyla akrabaları, Rabbin ona ne büyük merhamet gösterdiğini duyunca, onun sevincine katıldılar.И като чуха съседите и роднините -, че Господ показал към нея велика милост, радваха се с нея.
Komşularıyla akrabaları, Rabbin ona ne büyük merhamet gösterdiğini duyunca, onun sevincine katıldılar.И услышали соседи и родственники ее, что возвеличил Господь милость Свою над нею, и радовались с нею.
Komşularıyla akrabaları, Rabbin ona ne büyük merhamet gösterdiğini duyunca, onun sevincine katıldılar.І чули сусіде її і родина її, що Господь показав велику милость свою до неї, і радувались із нею.
Komşularıyla akrabaları, Rabbin ona ne büyük merhamet gösterdiğini duyunca, onun sevincine katıldılar.וישמעו שכניה וקרוביה כי הגדיל יהוה את חסדו עמה וישמחו אתה׃
Komşularıyla akrabaları, Rabbin ona ne büyük merhamet gösterdiğini duyunca, onun sevincine katıldılar.وسمع جيرانها واقرباؤها ان الرب عظّم رحمته لها ففرحوا معها.
Komşularıyla akrabaları, Rabbin ona ne büyük merhamet gösterdiğini duyunca, onun sevincine katıldılar.鄰 里 親 族 、 聽 見 主 向 他 大 施 憐 憫 、 就 和 他 一 同 歡 樂
Komşularıyla akrabaları, Rabbin ona ne büyük merhamet gösterdiğini duyunca, onun sevincine katıldılar.鄰里親族 、 聽見 主 向 他 大 施憐憫 、 就 和 他 一同 歡樂
Korkunç suçlar işliyoruz, ve paçayı kurtarmanın sevinci ile tebessüm ediyoruz.Chúng ta phạm những tội ác khủng khiếp, và cười thỏa mãn vì đã thoát tội.
Korkunç suçlar işliyoruz, ve paçayı kurtarmanın sevinci ile tebessüm ediyoruz.Cometemos crímenes terribles y sonreímos por el placer de salirnos con la nuestra.
Korkunç suçlar işliyoruz, ve paçayı kurtarmanın sevinci ile tebessüm ediyoruz.Cometemos crimes terríveis, e sorrimos perante o prazer de sairmos impunes.
Korkunç suçlar işliyoruz, ve paçayı kurtarmanın sevinci ile tebessüm ediyoruz.Comitem infracțiuni groaznice și zâmbim la gândul că vom scăpa basma curată.
Korkunç suçlar işliyoruz, ve paçayı kurtarmanın sevinci ile tebessüm ediyoruz.Commettiamo crimini terribili, ma sorridiamo al pensiero di potercela cavare.
Korkunç suçlar işliyoruz, ve paçayı kurtarmanın sevinci ile tebessüm ediyoruz.Kita melakukan kejahatan mengerikan dan kita tersenyum karena senang bisa lolos.
Korkunç suçlar işliyoruz, ve paçayı kurtarmanın sevinci ile tebessüm ediyoruz.아주 끔찍한 범죄를 저지르고, 그것을 회피하기 위해 해맑은 미소를 짓습니다
Korkunç suçlar işliyoruz, ve paçayı kurtarmanın sevinci ile tebessüm ediyoruz.Nous commettons des crimes terribles, et nous sourions en pensant au plaisir de ne pas être punis.
Korkunç suçlar işliyoruz, ve paçayı kurtarmanın sevinci ile tebessüm ediyoruz.Pácháme strašlivé činy a usmíváme se, když už vypadá, že nám to projde.
Korkunç suçlar işliyoruz, ve paçayı kurtarmanın sevinci ile tebessüm ediyoruz.Páchame strašné zločiny a usmievame sa pri pomyslení na potešenie z toho, že nám to prejde.
Korkunç suçlar işliyoruz, ve paçayı kurtarmanın sevinci ile tebessüm ediyoruz.Popełniamy straszliwe zbrodnie, a uśmiechamy się na myśl, że uda nam się bezkarnie wywinąć.
Korkunç suçlar işliyoruz, ve paçayı kurtarmanın sevinci ile tebessüm ediyoruz.Szörnyű bűncselekményeket követünk el, és mosolygunk annak örömén, hogy megússzuk.
Korkunç suçlar işliyoruz, ve paçayı kurtarmanın sevinci ile tebessüm ediyoruz.Vi begår forfærdelige forbrydelser, og vi smiler af henrykkelsen over at slippe afsted med det.
Korkunç suçlar işliyoruz, ve paçayı kurtarmanın sevinci ile tebessüm ediyoruz.Vi begår fruktansvärda brott, och ler lite åt förtjusningen över att komma undan.
Korkunç suçlar işliyoruz, ve paçayı kurtarmanın sevinci ile tebessüm ediyoruz.We begaan vreselijke misdaden, en glimlachen bij de gedachte ermee weg te komen.
Korkunç suçlar işliyoruz, ve paçayı kurtarmanın sevinci ile tebessüm ediyoruz.Wir begehen fürchterliche Verbrechen und lächeln froh, wenn wir damit davonkommen.
Korkunç suçlar işliyoruz, ve paçayı kurtarmanın sevinci ile tebessüm ediyoruz.Διαπράττουμε τρομερά εγκλήματα και χαμογελάμε με τη χαρά ότι τη γλιτώνουμε.
Korkunç suçlar işliyoruz, ve paçayı kurtarmanın sevinci ile tebessüm ediyoruz.Извършваме ужасни престъпления, а удовлетворението ни, че ще се измъкнем ни кара да се усмихваме.
Korkunç suçlar işliyoruz, ve paçayı kurtarmanın sevinci ile tebessüm ediyoruz.Мы совершаем ужасающие преступления, и улыбаемся от предчувствия, что это сойдет нам с рук.
Korkunç suçlar işliyoruz, ve paçayı kurtarmanın sevinci ile tebessüm ediyoruz.Чинимо жахливі злочини і посміхаємось, радісно очікуючи, що вийдемо сухими з води.
Korkunç suçlar işliyoruz, ve paçayı kurtarmanın sevinci ile tebessüm ediyoruz.אנחנו מבצעים פשעים איומים, ומחייכים בעונג שאיננו נתפסים.
Korkunç suçlar işliyoruz, ve paçayı kurtarmanın sevinci ile tebessüm ediyoruz.نرتكب جرائم فظيعة، ونبتسم بفرحة في القيام بها.