sevinç ile cümle
sevinç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu onurla mutlu olsun sadık kulları, Sevinç ezgileri okusunlar yataklarında!Radować się będą święci w chwale Bożej, a śpiewać będą w pokojach swych.
Bu onurla mutlu olsun sadık kulları, Sevinç ezgileri okusunlar yataklarında!Radujejo se naj v slavi sveti njegovi, pojó naj od veselja na ležiščih svojih.
Bu onurla mutlu olsun sadık kulları, Sevinç ezgileri okusunlar yataklarında!Să salte de bucurie credincioşii Lui îmbrăcaţi în slavă, să scoată strigăte de bucurie în aşternutul lor!
Bu onurla mutlu olsun sadık kulları, Sevinç ezgileri okusunlar yataklarında!Svätí sa budú veseliť v sláve; plesať budú na svojich ležištiach.
Bu onurla mutlu olsun sadık kulları, Sevinç ezgileri okusunlar yataklarında!Vígadozzanak a kegyesek tisztességben; ujjongjanak nyugvó helyökön.
Bu onurla mutlu olsun sadık kulları, Sevinç ezgileri okusunlar yataklarında!Οι οσιοι θελουσιν αγαλλεσθαι εν δοξη θελουσιν αγαλλεσθαι επι τας κλινας αυτων.
Bu onurla mutlu olsun sadık kulları, Sevinç ezgileri okusunlar yataklarında!Да торжествуют святые во славе, да радуются на ложах своих.
Bu onurla mutlu olsun sadık kulları, Sevinç ezgileri okusunlar yataklarında!Светиите ще тържествуват славно, Ще се радват на леглата си.
Bu onurla mutlu olsun sadık kulları, Sevinç ezgileri okusunlar yataklarında!יעלזו חסידים בכבוד ירננו על משכבותם׃
Bu onurla mutlu olsun sadık kulları, Sevinç ezgileri okusunlar yataklarında!ليبتهج الاتقياء بمجد ليرنموا على مضاجعهم.
Bu onurla mutlu olsun sadık kulları, Sevinç ezgileri okusunlar yataklarında!願 聖 民 因 所 得 的 榮 耀 高 興 . 願 他 們 在 床 上 歡 呼
Bu onurla mutlu olsun sadık kulları, Sevinç ezgileri okusunlar yataklarında!願聖 民 因 所 得的榮耀 高興.願他們 在床 上 歡呼
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.Az öröm abban rejlik, hogy egyszerre teszi hallhatóvá mindenki történetét.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.Bucuria vine din faptul că face ca poveștile altor oameni să poată fi auzite în același timp.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.De vreugde gaat over het mogelijk maken dat andermans verhalen ook tegelijkertijd gehoord worden.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.Die Freude findet man darin, anderer Leute Geschichten gleichzeitig zu Gehör zu bringen.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.Glädjen är att öppna upp för andras historier så att de kan höras samtidigt.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.Kegembiraannya adalah tentang kisah-kisah orang lain... ...yang terdengar pada saat bersamaan.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.이 기쁨은 동시에 여러 사람의 이야기를 들려주는 데에서 나옵니다.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.La dicha consiste en hacer posible que las historias de otras personas sean oídas al mismo tiempo.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.La gioia sta nel far sì che anche le storie di altre persone siano sentite, contemporaneamente.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.La joie provient du fait de permettre qu'on entende les histoires d'autres gens en même temps.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.Radość bierze się z umożliwienia historiom innych ludzi, aby były słyszane w tym samym momencie.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.Ta radost pramení z možnosti dát příběhům jiných, aby zazněly ve stejný okamžik.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.Η ευτυχία βρίσκεται στο ότι ενεργοποιεί τις ιστορίες άλλων ανθρώπων. ώστε να ακούγονται ταυτόχρονα.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.Радостта е свързана с това да дадеш възможност историите на другите хора да бъдат чути в същото време.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.Эта радость рождается из возможности сделать и внутренние голоса других одновременно слышимыми.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.ההנאה היא מהיכולת לאפשר שסיפורם של אנשים אחרים יוכלו להישמע בה בעת.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.ولكنها تأتى من تمكين قصص الآخرين بأن يتم السماع اليها فى نفس الوقت
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.聞けるようにすることによるものなのです プロの集団としてのオーケストラのストーリーがあります
Bütün dünya esenlik ve barış içinde Sevinçle haykırıyor.Akhirnya seluruh dunia akan aman dan tentram, dan setiap orang bernyanyi gembira
Bütün dünya esenlik ve barış içinde Sevinçle haykırıyor.Al Jorden har Fred og Ro, bryder ud i Jubel;
Bütün dünya esenlik ve barış içinde Sevinçle haykırıyor.All jorden har nu fått hvile og ro; de bryter ut i jubelrop.
Bütün dünya esenlik ve barış içinde Sevinçle haykırıyor.Hela jorden har nu fått vila och ro; man brister ut i jubel.
Bütün dünya esenlik ve barış içinde Sevinçle haykırıyor.Kaikki maa on saanut levon ja rauhan, he puhkeavat riemuun.
Bütün dünya esenlik ve barış içinde Sevinçle haykırıyor.이제는 온 땅이 평안하고 정온하니 무리가 소리질러 노래하는도다
Bütün dünya esenlik ve barış içinde Sevinçle haykırıyor.Maar nu is de hele wereld tot rust gekomen en alles is stil! Overal heerst uitbundige vreugde!
Bütün dünya esenlik ve barış içinde Sevinçle haykırıyor.Nay cả đất được yên nghỉ bình tĩnh, trổi giọng hát mừng!
Bütün dünya esenlik ve barış içinde Sevinçle haykırıyor.Nay cả đất được yên_nghỉ bình_tĩnh , trổi giọng hát mừng !
Bütün dünya esenlik ve barış içinde Sevinçle haykırıyor.Nun ruht doch alle Welt und ist still und jauchzt fröhlich.
Bütün dünya esenlik ve barış içinde Sevinçle haykırıyor.Nyugszik, csöndes az egész föld. Ujjongva énekelnek.
Bütün dünya esenlik ve barış içinde Sevinçle haykırıyor.Odpočíva; je na pokoji celá zem; plesajú!
Bütün dünya esenlik ve barış içinde Sevinçle haykırıyor.Odpočívá, jest v pokoji všecka země, zvučně prozpěvují.
Bütün dünya esenlik ve barış içinde Sevinçle haykırıyor.Pokojna, mirna je zdaj vsa zemlja; nastalo je glasno petje.
Bütün dünya esenlik ve barış içinde Sevinçle haykırıyor.Riposa ora tranquilla tutta la terra ed erompe in grida di gioia
Bütün dünya esenlik ve barış içinde Sevinçle haykırıyor.Teraz odpoczywa i jest w pokoju wszystka ziemia, wszyscy głośno śpiewają;
Bütün dünya esenlik ve barış içinde Sevinçle haykırıyor.Toda a terra descansa, e está sossegada! Rompem em brados de júbilo.
Bütün dünya esenlik ve barış içinde Sevinçle haykırıyor.Toda la tierra se ha sosegado y está tranquila; han prorrumpido en cánticos
Bütün dünya esenlik ve barış içinde Sevinçle haykırıyor.Tot pămîntul se bucură acum de odihnă şi pace; izbucnesc oamenii în cîntece de veselie.
Bütün dünya esenlik ve barış içinde Sevinçle haykırıyor.Toute la terre jouit du repos et de la paix; On éclate en chants d`allégresse,
Bütün dünya esenlik ve barış içinde Sevinçle haykırıyor.Πασα η γη αναπαυεται, ησυχαζει εκφωνουσιν ασματα αγαλλιασεως.
Bütün dünya esenlik ve barış içinde Sevinçle haykırıyor.Вся земля отдыхает, покоится, восклицает от радости;
Bütün dünya esenlik ve barış içinde Sevinçle haykırıyor.Цялата земя се успокои и утихна; Възклицават с песни;
Bütün dünya esenlik ve barış içinde Sevinçle haykırıyor.נחה שקטה כל הארץ פצחו רנה׃
Bütün dünya esenlik ve barış içinde Sevinçle haykırıyor.استراحت اطمأنت كل الارض. هتفوا ترنما.
Bütün dünya esenlik ve barış içinde Sevinçle haykırıyor.現 在 全 地 得 安 息 、 享 平 靜 . 人 皆 發 聲 歡 呼
Bütün dünya esenlik ve barış içinde Sevinçle haykırıyor.現 在 全 地 得 安息 、 享 平靜 . 人 皆 發聲 歡呼
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.Alle Øversterne og hele Folket bragte da Afgiften med Glæde og lagde den i Kisten, til den var fuld;
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.Da bar alle høvdingene og alt folket pengene frem med glede og kastet dem i kisten, til alt var kommet inn.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.Da freuten sich alle Obersten und alles Volk und brachten's und warfen's in die Lade, bis sie voll ward.