sevinç ile cümle

sevinç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.Kdo zplodil blázna, k zámutku svému zplodil jej, aniž se bude radovati otec nemoudrého.
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.ki szül bolondot, [szüli] õ magának bánatra; és nem örvendez a bolondnak atyja.
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.미련한 자를 낳는 자는 근심을 당하나니 미련한 자의 아비는 낙이 없느니라
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.Kto spłodził głupiego, na smutek swój spłodził go, ani się rozweseli ojciec niemądrego.
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.Mendapat anak yang dungu berarti mendapat kesedihan; menjadi ayah anak yang bodoh tidak memberi kegembiraan
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.O que gera um tolo, para sua tristeza o faz; e o pai do insensato não se alegrará.
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.Quien engendra al necio lo hace para su tristeza, y el padre del insensato no se alegrará
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.Ten, kto splodil sprostáka, splodil ho na svoj zármutok, a nebude sa radovať otec blázna.
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.Tyhmä on murheeksi siittäjällensä, ja houkan isä on iloa vailla.
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.Wer einen Narren zeugt, der hat Grämen; und eines Narren Vater hat keine Freude.
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.Wie een zot verwekt, zal dat berouwen en er is weinig vreugde weggelegd voor de vader van een dwaas.
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.Οστις γεννα αφρονα, γεννα αυτον δια λυπην αυτου και ο πατηρ του ανοητου δεν απολαμβανει χαραν.
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.Който ражда безумно чадо ще има скръб, И бащата на глупавия няма радост.
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.Родил кто глупого, – себе на горе, и отец глупого не порадуется.
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.ילד כסיל לתוגה לו ולא ישמח אבי נבל׃
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.من يلد جاهلا فلحزنه. ولا يفرح ابو الاحمق.
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.生 愚 昧 子 的 、 必 自 愁 苦 . 愚 頑 人 的 父 、 毫 無 喜 樂
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.生 愚昧 子 的 、 必 自 愁苦 . 愚頑人 的 父 、 毫無 喜樂
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.Aber es gibt auch eine boshafte Freude, denn man kann sich auch am Leid anderer erfreuen.
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.Ale jest też nikczemna radość na widok cudzego cierpienia.
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.Avšak, tiež existuje nekalá radosť - môžete sa radovať z cudzieho utrpenia.
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.Dar există şi o bucurie răutăcioasă: te poţi bucura de suferinţa cuiva.
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.De ugyanakkor van a káröröm is, amikor az ember más szenvedésének örül.
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.다른이의 고통에 크게 기뻐할 수도 있죠.
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.Maar er bestaat ook perverse vreugde, waarbij je je blij maakt over iemand anders zijn lijden.
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.Ma c'è anche la gioia dei malvagi, si può gioire anche per la sofferenza di qualcuno.
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.Mais il y a aussi cette joie perverse, qui vous fait rejouir de la souffrance d'autrui.
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.Mas também podemos sentir uma alegria perversa. Podemos regozijar-nos com o sofrimento alheio.
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.Men det finns också ond glädje, du kan glädja dig åt andras lidande.
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.Nhưng có những niềm vui cũng xấu xa, bạn có thể vui mừng trước đau khổ của ai đó.
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.On myös vahingoniloa, voi riemuita toisen kärsimyksestä.
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.Tapi juga ada kebahagiaan yang jahat, bahagia di atas penderitaan orang lain.
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.Αλλά υπάρχει και η κακόβουλη χαρά, που αισθάνεσαι όταν κάποιος άλλος υποφέρει.
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.Але буває ще глузлива радість, коли ви радієте через чиїсь страждання.
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.Но бывает и злорадство, когда кто-то рад чужому страданию.
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.Но има и злонамерена радост. Може да се радваш на нечие страдание.
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.אבל יכולה גם להיות שמחה מרושעות, אתה יכול לעלוז בסבלו של מישהו.
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.لكن هناك أيضاً متعة شريرة, يمكن أن تفرح فى معاناة شخص آخر .
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.ではどのように 幸せを探しましょうか? たいていは 外界から探し出そうとします
Amac, ailelerin gurur ve sevincle cocuklarinin orkestra ve koro aktivitelerine katilmasidir.핵심 아이디어는 가족이 자부심과 기쁨을 가지고 아이들이 속해 있는 오케스트라와 합창단의 활동에 참여하는 것입니다.
Amac, ailelerin gurur ve sevincle cocuklarinin orkestra ve koro aktivitelerine katilmasidir.Myšlienkou je zapojiť rodiny s hrdosťou a radosťou do činností orchestrov a zborov, ktoré ich deti navštevujú.
Amac, ailelerin gurur ve sevincle cocuklarinin orkestra ve koro aktivitelerine katilmasidir.המשפחות מתאחדות בתחושות גאווה ושמחה בפעילויות של התזמורות והמקהלות בהן ילדיהם נוטלים חלק.
Amac, ailelerin gurur ve sevincle cocuklarinin orkestra ve koro aktivitelerine katilmasidir.الفكرة هي أن العوائل تتجمع بكل فخر وسعادة في الانشطة التى ضمن الاوركسترا والجوقات والتى ينتمي إليها أبناؤهم.
Amac, ailelerin gurur ve sevincle cocuklarinin orkestra ve koro aktivitelerine katilmasidir.オーケーストラと合唱団の活動の中で 家族が自負と喜びをもって一つになることなのです 音楽そのものが作り出す巨大な魂の世界が
Ama isterdim ki, isterdim bu sevince katılabilmeyi.Dar îmi doresc, îmi doresc, îmi doresc, să fiu parte din bucurie.
Ama isterdim ki, isterdim bu sevince katılabilmeyi.Ik zou willen, ik zou willen, ik zou willen dat ik mee zou kunnen doen met die vreugde.
Ama isterdim ki, isterdim bu sevince katılabilmeyi.Jednak naprawdę bardzo chciałabym móc też z tego skorzystać.
Ama isterdim ki, isterdim bu sevince katılabilmeyi.하지만 저는 원하고 원하고 원합니다. 제가 그 흥미의 한 부분이 될 수 있게요.
Ama isterdim ki, isterdim bu sevince katılabilmeyi.Mais comme je souhaiterais, comme je souhaiterais pouvoir me réjouir moi aussi.
Ama isterdim ki, isterdim bu sevince katılabilmeyi.Ma spero che, spero che, spero che potrei essere parte della felicità.
Ama isterdim ki, isterdim bu sevince katılabilmeyi.Pero me gustaría, me gustaría, me gustaría compartir el placer con ellos.
Ama isterdim ki, isterdim bu sevince katılabilmeyi.Но ми се иска, иска ми се, иска ми се да мога да съм част от радостта.
Ama isterdim ki, isterdim bu sevince katılabilmeyi.Но я бы хотела, я бы хотела, я бы хотела разделить с ними радость.
Ama isterdim ki, isterdim bu sevince katılabilmeyi.אבל הלוואי, הלוואי, הלוואי שיכולתי לקחת חלק בשמחה.
Ama isterdim ki, isterdim bu sevince katılabilmeyi.لكنني اتمنى , أتمنى, أتمنى لو كان بإستطاعاتي أن اكون جزءًا من تلك الفرحة
Ama isterdim ki, isterdim bu sevince katılabilmeyi.一緒に祝えたらなと思うのです また黒人達と一緒の地域で 暮らせたらと
Ama şimdi senden sevinçli haber, kız anlatacağım.Aber jetzt werde ich dir sagen frohe Botschaft, Mädchen.
Ama şimdi senden sevinçli haber, kız anlatacağım.Ale teď řeknu ti radostnou zvěst, holka.
Ama şimdi senden sevinçli haber, kız anlatacağım.Ale teraz poviem ti radostnú zvesť, dievča.
Ama şimdi senden sevinçli haber, kız anlatacağım.Ale teraz powiem ci radosne, dziewczyno.
İlgili Sayfalar