sevinç ile cümle

sevinç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ertesi gün büyük bir sevinç içinde Rûm (Anadolu) memleketine taarruz ettiler.”隔天,野原家拿著招待券高興地前往高快樂園。
Halk onu büyük bir sevinç ve övgüyle karşılar.我们其余的所有人都会热切而愉悦地追随你们的。
Chara (χαρά), Yunanca Sevinç anlamına gelmektedir.而再也(Jaya)在马来语具有承诺一定会成功的意思。
Sarayda büyük bir sevinç vardır.光海時宮中喜宴甚多。
Bu anlık yansımalar turistlerin sevinç nidaları çıkarmalarına yol açar.该消息一出,引发游客激烈抢购欲望。
Halk kendisini Hüseyin zannederek sevinç gösterileri düzenledi.眾人遂擁立李克用為帥。
Köylülerim sevinçliydi, neşeliydi.海带卷代表欢乐、愉快。
Ayrıca taraftarların, yaşadıkları sevinci görmeleri için Instagram'da bir fotoğraf paylaştı.在专辑制作的同时,她也在Instagram上分享了制作过程中的一些照片,展示了她所用的设备。
Sonuçta kupayla başladık, sevinçliyiz.太守一兴善,比户皆欢快。
Sevinç ve neşe anlamındadır.高祖:白志善,尚衣奉御。
Sevinçlerle coşacağım, sevgime koşacağım.性格粗暴好勝,我行我素。
Sevinç Gürsen Akyıldız (d.(热情的快板 - A大调)
Paris halkı onları büyük bir sevinç ile karşıladı.巴黎的人民激愤起来。
Chara (χαρά), Yunanca Sevinç anlamına gelmektedir.카라(χαρά)는 그리스어로 기쁨, 즐거움을 뜻한다.
Sevince boğulan ağalardan Murtaza kaymakama alaycı bir veda hazırlar.작별 시 이갑의 뜨거운 눈물에 감격하였다 한다.
Çin, 1973'ten sonraki turnuvalarda sadece 4 kez şampiyonluk sevincini yaşayamadı.이란은 자국에서 열린 1976년 대회 이후 43년 동안 단 1번도 결승전에 오르지 못했다.
Ecz.Bahattin-Sevinç ERDİNÇ Fen Lisesinin Amaçları...포크댄스 학생들 역 윤혜진 ...
Böyle bir şey olursa her hâlde sevinçten aklımı yitiririm.어떤 일이 있어도 이 주문을 외치면 기분이 좋아진다고 한다.
Sen, yaşam ve sevincin koruyucusu!우리들의 안전, 우리들의 행복!
Sevincim iki yüzdendi.4차전도 선취점은 두산의 몫이었다.
Ve bundan sonra herkes sevinç içinde kurtulmayı bekler.לאחר מכן היו מתכנסים כולם לסעוד בשמחה.
Doktor, sevinçle oradan ayrılır.המשפחה מתאחדת בשמחה רבה.
Yaşama Sevinci 1793 Gardiyan (Yön.)השומר (1917) בית-החלומות של אן (1917.
Yaşama sevinci Mısırlı için, ecele karşı zaferdi.בצד המצרי לעומת זאת הייתה הרגשה של ניצחון.
2009 yılında takımıyla altı kupa sevinci birden yaşadı.בשנת 2009 שודרה סדרה תיעודית בת שישה פרקים בהנחייתו.
Ayrıca herkese sevgi, sevinç ve cesaret getirmek istiyorum; kendin ol ve başkalarına ilham ver!כולן, ביחד ולחוד, מצהירות ומאשרות את מחויבותן להגשמת רצונן; ולהבטחת חייהן, נכסיהן ותהילתן.
Bahar, şair için sevinç kaynağıdır.חג הוא שירה של המשוררת רחל.
Madrid’deki sevinç uzun ömürlü olmaz.תקופתו במדריד הייתה לא מוצלחת.
Ennis teklifi sevinçle kabul eder.הפרטיזנים קבלו את ההצעה בשמחה.
Taraftarlar oyunu bırakmış sevinçle ona doğru koşmaya başladı.מנהלי התחרויות בהן שיחק שבצו את משחקיו תוך התחשבות ברצונו זה.
Baba ve oğul çok sevinçle yeniden buluşmalarını kutlarlar.По-късно баща и син се сдобряват.
Halk onu büyük bir sevinç ve övgüyle karşılar.Народът посреща такива сполазници с радост и благодарност.
Sarayda büyük bir sevinç vardır.В двора ѝ се намира голям оброчен кръст.
Fransa millî marşını duyduğum için çok sevinçliyim.Особено внимание обръща на историята на Франция.
Sevinç içinde bulunduğu durumdan tam anlamıyla hoşnut olma duygusudur.На мен лично ми харесва да получавам радостите, докато съм жив.
Böyle bir şey olursa her hâlde sevinçten aklımı yitiririm.В противен случай той губи това състояние на пълно щастие.
Dağdaki cüceler sevinçle karşılamıştır.Настойниците приеха с радост мира.
Bu takımla 1977 yılında ilk defa şampiyon olma sevincini yaşadı.През 1971 година става световен шампион за първи път.
Paris halkı onları büyük bir sevinç ile karşıladı.Населението в Юдея ги посреща с радост.
Üçüncü bölümde yaşam sevinci ve doğaya karşı duyulan hayranlık anlatılır.U njoj se vedrim tonom slave priroda i životne radosti.
Gerçekte, onun Çince'deki isminin anlamı sevinç kuşudur.Njezino ime Kvitka na ukrajinskom jeziku znači cvijet.
Bahar, şair için sevinç kaynağıdır.Goranovo proljeće je pjesnička manifestacija.
Halk onu büyük bir sevinç ve övgüyle karşılar.Publika ga je pozdravila veličanstvenim pljeskom i pjesmom.
Verdiği hissi ve keyfi sevince diğerlerine de haber vermiş ve kahve bugünlere kadar gelmiş.Osim toga, glas i govor bili su joj razgovijetni i čovječji; njena se slika sačuvala do dana današnjeg.
Onları bulduktan sonra, sevinç gözyaşları insanlara dönüştü.Dočekani su sa suzama radosnicama i velikim veseljem.
Sevince boğulan ağalardan Murtaza kaymakama alaycı bir veda hazırlar.Umrieť – osušiť slzy a hneď ti dať zbohom?
Halk onu büyük bir sevinç ve övgüyle karşılar.Zato publikum ju prijalo s veľkým nadšením.
Bob, onun yaşama sevinci olmuştu.Jeho osobný život bol tiež šťastný.
Ancak bu sefer ilk kez yükselme sevinci yaşayamadı.Skupina po prvýkrát nedosiahla ani zlato.
Yeni ev arkadaşı Sevinç'tir.Krajčírka sa stodolárovke potešila.
Chara (χαρά), Yunanca Sevinç anlamına gelmektedir.Slovo Juraj (po grécky: Γεώργιος) pochádza z gréčtiny a znamená roľník.
Onları bulduktan sonra, sevinç gözyaşları insanlara dönüştü.Ta se je od veselja razjokal in iz solz so nastali ljudje.
Sarayda büyük bir sevinç vardır.V palači se nahaja tudi znameniti ura.
Ah zavallılar, sevinçlerini suç sayanlar.Gorje tistim, ki so z malim zadovoljni.
Paris halkı onları büyük bir sevinç ile karşıladı.Množica jih je navdušeno pozdravljala.
Baba ve oğul çok sevinçle yeniden buluşmalarını kutlarlar.Tėvas ir sūnus vėl buvo kartu.
Bu nedenle ilkbahar sevinçli kutlamalar yapma zamanıdır.Pavasarį vykstanti gėrėjimosi sakurų žiedais šventė.
Yeni ev arkadaşı Sevinç'tir.Šeimos draugai džiaugsmingai pasitinkami.
Huzur ve sevinci tanıyacak, Mükemmel bir mutluluk içerisinde yaşayabilmemiz için.Ir džiaugsmo ir liūdesio mums pakanka, Kai mokomės būti drauge.
Doktor, sevinçle oradan ayrılır.Jos džiaugsmui jai neteko ten persikelti.
İlgili Sayfalar