Diğer husus ise, pillere olan sevgimiz.A másik dolog, hogy imádjuk az aksikat is.
Diğer husus ise, pillere olan sevgimiz.Hal lainnya adalah, kita menyukai baterai.
Diğer husus ise, pillere olan sevgimiz.Inoltre adoriamo le pile.
Diğer husus ise, pillere olan sevgimiz.우리는 건전지 없이도 못 삽니다.
Diğer husus ise, pillere olan sevgimiz.L'autre effet est que nous adorons les batteries.
Diğer husus ise, pillere olan sevgimiz.Một điều nữa là chúng ta cũng rất yêu thích pin.
Diğer husus ise, pillere olan sevgimiz.O alta chestiune este ca ne plac bateriile.
Diğer husus ise, pillere olan sevgimiz.Osobną kwestią jest to, że kochamy baterie.
Diğer husus ise, pillere olan sevgimiz.Wat nog meer geldt is dat we van batterijen houden.
Diğer husus ise, pillere olan sevgimiz.Zum anderen lieben wir auch Batterien.
Diğer husus ise, pillere olan sevgimiz.Το άλλο θέμα είναι ότι μας αρέσουν οι μπαταρίες.
Diğer husus ise, pillere olan sevgimiz.Другой факт - мы обожаем батарейки.
Diğer husus ise, pillere olan sevgimiz.Другото е, че обичаме батерии.
Diğer husus ise, pillere olan sevgimiz.הדבר השני הוא, אנחנו אוהבים סוללות.
Diğer husus ise, pillere olan sevgimiz.والشي الأخر هو ، أننا نحب البطاريات
Diğer husus ise, pillere olan sevgimiz.環境問題について関心のある人はよく聞いて下さい
Hepinizi sevgimle öldürebilirim.Dar o să vă omor pe toți cu dragoste.
Hepinizi sevgimle öldürebilirim.Je viens vous tuer tous avec de l'amour.
Hepinizi sevgimle öldürebilirim.저는 그냥 당신 모두를 죽일것입니다. 사랑으로 말이죠.
Hepinizi sevgimle öldürebilirim.Len vaše srde láskou prestrelím.
Hepinizi sevgimle öldürebilirim.Los venceré a todos con amor.
Hepinizi sevgimle öldürebilirim.Po prostu wszystkich was zabiję moją miłością.
Hepinizi sevgimle öldürebilirim.Vi ammazzerò tutti con l'amore.
Hepinizi sevgimle öldürebilirim.Απλώς θα σας σκοτώσω όλους με αγάπη. (Χειροκρότημα) (Ζητωκραυγές) (Μουσική)
Hepinizi sevgimle öldürebilirim.Аз просто ще чи убия всички С любов.
Hepinizi sevgimle öldürebilirim.אני פשוט אהרוג את כולכם עם אהבה.
Hepinizi sevgimle öldürebilirim.سأقتلكم جميعا فقط بالحب.
İnsanlara kendi sevgimi göstermek için onlar için bir şeyler yapardım.Fazia coisas para as pessoas como uma maneira de dar, de lhes mostrar o meu amor.
İnsanlara kendi sevgimi göstermek için onlar için bir şeyler yapardım.Hacía cosas para las personas como una forma de dar... de mostrarles mi amor.
İnsanlara kendi sevgimi göstermek için onlar için bir şeyler yapardım.Ich kreierte Dinge für andere, um ihnen meine Zuneigung zu zeigen.
İnsanlara kendi sevgimi göstermek için onlar için bir şeyler yapardım.Ik maakte dingen voor mensen om ze als het ware mijn liefde te tonen.
İnsanlara kendi sevgimi göstermek için onlar için bir şeyler yapardım.Je faisais des choses pour des gens pour d'une certaine façon, leur donner, leur montrer mon amour.
İnsanlara kendi sevgimi göstermek için onlar için bir şeyler yapardım.전 사람들을 위해서 뭔가를 만들고 싶었습니다 일종의, 사람들에게 저의 애정을 보여주고, 전하기 위한 방법이었지요.
İnsanlara kendi sevgimi göstermek için onlar için bir şeyler yapardım.Obişnuiam să creez lucruri pentru oameni prin care să-mi arăt dragostea faţă de ei.
İnsanlara kendi sevgimi göstermek için onlar için bir şeyler yapardım.Tworzyłem rzeczy dla innych ludzi, aby w ten sposób dać, pokazać im moją miłość.
İnsanlara kendi sevgimi göstermek için onlar için bir şeyler yapardım.Vyrábal som veci pre ľudí, ako prejav mojej lásky k nim.
İnsanlara kendi sevgimi göstermek için onlar için bir şeyler yapardım.Έφτιαχνα πράγματα γι' ανθρώπους σαν έναν τρόπο, ξέρετε, να δίνω, να τους δείχνω την αγάπη μου.
İnsanlara kendi sevgimi göstermek için onlar için bir şeyler yapardım.Правех неща за хората като начин за, разбирате ли, да дам... да им покажа любовта си.
İnsanlara kendi sevgimi göstermek için onlar için bir şeyler yapardım.Я создавал вещи для людей и таким образом дарил, показывал им свою любовь.
İnsanlara kendi sevgimi göstermek için onlar için bir şeyler yapardım.הייתי מייצר דברים לאנשים כדרך, אתם יודעים לתת ולהראות את אהבתי אליהם.
İnsanlara kendi sevgimi göstermek için onlar için bir şeyler yapardım.كنت أصنع أشياء للناس كطريقة للعطاء -- ولإظهار حبى لهم .
İnsanlara kendi sevgimi göstermek için onlar için bir şeyler yapardım.それが、彼らへの愛情表現でした 自分の場所にこもり
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.Mereka membalas kebaikanku dengan kejahatan, dan kasihku dengan kebencian
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.(108:5) воздают мне за добро злом, за любовь мою – ненавистью.
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.A skladajú na mňa zlé za dobré a odplácajú mi nenávisťou za moju lásku.
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.Chúng nó lấy dữ trả lành, Lấy ghét báo thương.
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.Chúng_nó lấy dữ trả lành , Lấy ghét báo thương .
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.de gør mig ondt for godt, gengælder min Kærlighed med Had.
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.De hava bevisat mig ont för gott och hat för min kärlek.
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.Ei îmi întorc rău pentru bine, şi ură pentru dragostea mea.
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.He kostavat minulle hyvän pahalla ja rakkauteni vihalla.
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.Ils me rendent le mal pour le bien, Et de la haine pour mon amour.
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.In plaats van goed spreken zij kwaad over mij en geven mij haat als beloning voor al mijn liefde.
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.in vračajo mi hudo za dobro in sovraštvo za ljubezen mojo.
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.저희가 악으로 나의 선을 갚으며 미워함으로 나의 사랑을 갚았사오니
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.Me han devuelto mal por bien, y odio por amor
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.Mi rendono male per bene e odio in cambio di amore
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.Oddawają mi złem za dobre; a nienawiścią za miłość moję.
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.Odplacují se mi zlým za dobré, a nenávistí za milování mé.
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.Og de la ondt på mig til lønn for godt og hat til lønn for min kjærlighet.