1940 yılında kitapları ve sevgili arkadaşları eşliğinde yalnız öldü.Bà qua đời năm 1940 trong sự hiện diện của những cuốn sách và những người bạn chân thành.
1940 yılında kitapları ve sevgili arkadaşları eşliğinde yalnız öldü.Elle est morte seule en 1940 en compagnie de ses livres et de ses chers amis.
1940 yılında kitapları ve sevgili arkadaşları eşliğinde yalnız öldü.Morì da sola nel 1940 in compagnia dei suoi libri e dei suoi amici.
1940 yılında kitapları ve sevgili arkadaşları eşliğinde yalnız öldü.Murió sola, en 1940, en compañía de sus libros y sus queridos amigos.
1940 yılında kitapları ve sevgili arkadaşları eşliğinde yalnız öldü.Sie starb alleine 1940 in Gesellschaft ihrer Bücher und ihrer geliebten Freunde.
1940 yılında kitapları ve sevgili arkadaşları eşliğinde yalnız öldü.Ze stierf alleen in 1940, temidden van haar boeken en dierbare vrienden.
1940 yılında kitapları ve sevgili arkadaşları eşliğinde yalnız öldü.Zmarła samotnie w 1940 roku w otoczeniu książek i bliskich przyjaciół.
1940 yılında kitapları ve sevgili arkadaşları eşliğinde yalnız öldü.Zomrela sama v roku 1940, obklopená knihami a drahými priateľmi.
1940 yılında kitapları ve sevgili arkadaşları eşliğinde yalnız öldü.Она умерла одинокой в 1940 году в компании книг и дорогих ей друзей.
1940 yılında kitapları ve sevgili arkadaşları eşliğinde yalnız öldü.Починала сама през 1940 г. в компанията на книгите и скъпите си приятели.
1940 yılında kitapları ve sevgili arkadaşları eşliğinde yalnız öldü.היא מתה לבדה בשנת 1940 בחברת ספריה וחבריה הקרובים.
1940 yılında kitapları ve sevgili arkadaşları eşliğinde yalnız öldü.لقد ماتت وحيدة عام 1940 بصحبة كتبها وأصدقائها الأعزاء.
1940 yılında kitapları ve sevgili arkadaşları eşliğinde yalnız öldü.数々の本や近しい友人たちに 囲まれて 亡くなりました ジェラルド・マンレイ・ホプキンスは
2005'ten beri geniş çaplı olarak sevgililer günü kartları yolluyorum.저는 2005년부터 상당히 많은 사람들에게 발렌타인 카드를 보내기 시작했죠.
2005'ten beri geniş çaplı olarak sevgililer günü kartları yolluyorum.2005 óta meglehetősen nagy mennyiségben küldözgetek ilyeneket.
2005'ten beri geniş çaplı olarak sevgililer günü kartları yolluyorum.Am trimis aceste felicitări pe o scară largă din 2005.
2005'ten beri geniş çaplı olarak sevgililer günü kartları yolluyorum.Envio montanhas de cartões no Dia dos Namorados, desde 2005.
2005'ten beri geniş çaplı olarak sevgililer günü kartları yolluyorum.He estado enviando tarjetas de San Valentín en una escala bastante grande desde 2005.
2005'ten beri geniş çaplı olarak sevgililer günü kartları yolluyorum.Ho spedito biglietti su larga scala dal 2005.
2005'ten beri geniş çaplı olarak sevgililer günü kartları yolluyorum.Ich versende seit 2005 in größerem Umfang Valentinskarten.
2005'ten beri geniş çaplı olarak sevgililer günü kartları yolluyorum.Ik heb op redelijk grote schaal valentijnskaarten verstuurd sinds 2005.
2005'ten beri geniş çaplı olarak sevgililer günü kartları yolluyorum.J'ai envoyé des cartes des St Valentin beaucoup, depuis 2005
2005'ten beri geniş çaplı olarak sevgililer günü kartları yolluyorum.Tôi đã gửi thiệp Lễ tình nhân với số lượng lớn từ năm 2005.
2005'ten beri geniş çaplı olarak sevgililer günü kartları yolluyorum.Wysyłam walentynki na masową skalę od 2005 r.
2005'ten beri geniş çaplı olarak sevgililer günü kartları yolluyorum.Στέλνω ραβασάκια σε μεγάλες ποσότητες από το 2005
2005'ten beri geniş çaplı olarak sevgililer günü kartları yolluyorum.З 2005 року я розсилаю валентинки досить великими тиражами.
2005'ten beri geniş çaplı olarak sevgililer günü kartları yolluyorum.Пращам валентинки в доста голям мащаб от 2005 г.
2005'ten beri geniş çaplı olarak sevgililer günü kartları yolluyorum.Я рассылала их в довольно большом объёме начиная с 2005-го года.
2005'ten beri geniş çaplı olarak sevgililer günü kartları yolluyorum.שלחתי כרטיסי ברכה כאלה בכמות די גדולה מאז 2005.
2005'ten beri geniş çaplı olarak sevgililer günü kartları yolluyorum.كنت ارسل معايدات عيد الحب على مدا كبير منذ 2005
2005'ten beri geniş çaplı olarak sevgililer günü kartları yolluyorum.バレンタインカードを贈っています これらは2005年から2006年にかけての
"20'li yaşlarımda sevgililik sandalye kapmaca oynamak gibiydi."데이트나 하며 보낸 내 20대는 '의자 빼앗기 놀이' 같았어.
"20'li yaşlarımda sevgililik sandalye kapmaca oynamak gibiydi."Avere il ragazzo a vent'anni era come giocare alle "sedie musicali".
"20'li yaşlarımda sevgililik sandalye kapmaca oynamak gibiydi."Dating da jeg var i 20'erne var ligesom stoledans.
"20'li yaşlarımda sevgililik sandalye kapmaca oynamak gibiydi."Dating i 20-årsåldern var som Hela havet stormar.
"20'li yaşlarımda sevgililik sandalye kapmaca oynamak gibiydi."Hẹn hò khi em 20 giống như là trò chơi nghe nhạc và giành ghế.
"20'li yaşlarımda sevgililik sandalye kapmaca oynamak gibiydi."Huszonévesként randizni, olyan volt mint a székfoglaló.
"20'li yaşlarımda sevgililik sandalye kapmaca oynamak gibiydi."In meinen 20ern war Partnersuche wie die Reise nach Jerusalem.
"20'li yaşlarımda sevgililik sandalye kapmaca oynamak gibiydi."Mis citas durante los 20s eran como el juego de las sillas.
"20'li yaşlarımda sevgililik sandalye kapmaca oynamak gibiydi."Randenie v mojich dvadsiatich bolo ako ten stoličkový tanec.
"20'li yaşlarımda sevgililik sandalye kapmaca oynamak gibiydi."Randění ve 20 byla jako hra na židle.
"20'li yaşlarımda sevgililik sandalye kapmaca oynamak gibiydi."Randki przed 30. były jak gra w muzyczne krzesła.
"20'li yaşlarımda sevgililik sandalye kapmaca oynamak gibiydi."Să ieși cu cineva la douăzeci de ani e ca jocul cu scaunele.
"20'li yaşlarımda sevgililik sandalye kapmaca oynamak gibiydi."Zmenkarjenje v mojih dvajsetih je bilo kot 'ples s stoli.'
"20'li yaşlarımda sevgililik sandalye kapmaca oynamak gibiydi."Το να κάνω σχέσεις στα 20 μου ήταν σαν τις μουσικές καρέκλες.
"20'li yaşlarımda sevgililik sandalye kapmaca oynamak gibiydi."Връзките в 20-те ми години бяха като игра на музикални столове.
"20'li yaşlarımda sevgililik sandalye kapmaca oynamak gibiydi."Когда мне было 20, любовь больше походила на игру в "музыкальные стулья".
"20'li yaşlarımda sevgililik sandalye kapmaca oynamak gibiydi."Побачення у мої 20 були як "музичні стільці".
"20'li yaşlarımda sevgililik sandalye kapmaca oynamak gibiydi."דייטים בשנות ה 20 שלי היו כמו כיסאות מוזיקליים.
"20'li yaşlarımda sevgililik sandalye kapmaca oynamak gibiydi."كانت المواعدة في العشرينيات كلعبة الكراسي الموسيقية.
"20'li yaşlarımda sevgililik sandalye kapmaca oynamak gibiydi.色々な人と楽しく 付き合っていたんですが
Açık bir laptop taşıyordu ve zamanla Carol, arabasına sevgilisinin bir GPS takip cihazı koyduğunu fark etti.Geleidelijk realiseerde Carol zich dat hij een gps-opsporingsapparaat in haar auto had geplaatst.
Açık bir laptop taşıyordu ve zamanla Carol, arabasına sevgilisinin bir GPS takip cihazı koyduğunu fark etti.그는 열린 노트북을 갖고 있었다고 합니다. 그리고 캐롤이 그가 그녀의 차에 GPS 위치추적장치를 심어 놓은 걸 알자,
Açık bir laptop taşıyordu ve zamanla Carol, arabasına sevgilisinin bir GPS takip cihazı koyduğunu fark etti.Mit der Zeit bemerkte Carol, dass er in ihrem Auto einen GPS-Sender versteckt hatte.
Açık bir laptop taşıyordu ve zamanla Carol, arabasına sevgilisinin bir GPS takip cihazı koyduğunu fark etti.Со временем Кэрол поняла, что он разместил устройство GPS слежения на её машине.
Açık bir laptop taşıyordu ve zamanla Carol, arabasına sevgilisinin bir GPS takip cihazı koyduğunu fark etti.הוא החזיק מחשב נייד פתוח, ועם הזמן קרול הבינה שהוא שתל התקן עיקוב ג'י-פי-אס במכוניתה,
Açık bir laptop taşıyordu ve zamanla Carol, arabasına sevgilisinin bir GPS takip cihazı koyduğunu fark etti.やがてキャロルは 元彼が車にGPS追跡機を 仕掛けていたと気づいたのです それで私に装置を止めてくれと頼んできたのです
Ağzı çok tatlı, Tepeden tırnağa güzel. İşte böyledir sevgilim, böyledir yarim, ey Yeruşalim kızları!hans Gane er Sødme, han er idel Ynde. Sådan er min elskede, sådan min Ven, Jerusalems Døtre.
Ağzı çok tatlı, Tepeden tırnağa güzel. İşte böyledir sevgilim, böyledir yarim, ey Yeruşalim kızları!Hans gane er sødme, og alt ved ham er liflighet. Slik er min elskede, slik er min venn, I Jerusalems døtre!
Ağzı çok tatlı, Tepeden tırnağa güzel. İşte böyledir sevgilim, böyledir yarim, ey Yeruşalim kızları!jeho ústa presladké, a celý je prežiadúcny. To je môj milý a to môj priateľ, dcéry Jeruzalema!