Onu sevenlere karşı bir darbe.Egy puccs azok ellen akik szeretik.
Onu sevenlere karşı bir darbe.Ein Putsch gegen das Volk, das ihn liebt.
Onu sevenlere karşı bir darbe.En statskupp mot de människor som älskar honom.
Onu sevenlere karşı bir darbe. Entrikacılar Chávez'in istifa ettiğini duyurdular.Los conspiradores anunciaron que Chávez había dimitido.
Onu sevenlere karşı bir darbe.Kudeta terhadap rakyat yang mencintainya
Onu sevenlere karşı bir darbe.Štátny prevrat proti ľuďom, ktorí ho milujú!
Onu sevenlere karşı bir darbe.Um golpe impúne contra a vontade do povo, que o quer!
Onu sevenlere karşı bir darbe.Un colpo di stato contro le persone che lo amano.
Onu sevenlere karşı bir darbe.Zamach przeciwko ludziom, którzy go kochają.
Onu sevenlere karşı bir darbe.Πραξικόπημα ενάντια στο λαό που τον αγαπά.
Onu sevenlere karşı bir darbe.Переворот против народа, который его любит.
Onu sevenlere karşı bir darbe..הפיכה כנגד האנשים שאוהבים אותו
Özellikle sırnaşmayı seven kedilerde herşey dahada iyi.Jeśli kot lubi się tulić, tym lepiej.
Özgürlük seven ülkeler bu İranlılar teşvik etmek gerekiyor.Έθνη που αγαπούν την ελευθερία πρέπει να ενθαρρύνουμε αυτές οι Ιρανοί.
Parayı seven Ferisiler bütün bu sözleri duyunca İsayla alay etmeye başladılar.Allt detta hörde nu fariséerna, som voro penningkära, och de drevo då gäck med honom.
Parayı seven Ferisiler bütün bu sözleri duyunca İsayla alay etmeye başladılar.A počúvali to všetko aj farizeovia, ktorí mali radi peniaze, a posmievali sa mu.
Parayı seven Ferisiler bütün bu sözleri duyunca İsayla alay etmeye başladılar.A słuchali tego wszystkiego i Faryzeuszowie, którzy byli łakomi, i naśmiewali się z niego.
Parayı seven Ferisiler bütün bu sözleri duyunca İsayla alay etmeye başladılar.Das alles hörten die Pharisäer auch, und waren geizig, und spotteten sein.
Parayı seven Ferisiler bütün bu sözleri duyunca İsayla alay etmeye başladılar.De Farizeeërs, die als gierig bekend stonden, lieten duidelijk merken dat zij dit bespottelijk vonden.
Parayı seven Ferisiler bütün bu sözleri duyunca İsayla alay etmeye başladılar.Fariseerne, som var pengekjære, hørte på alt dette, og de spottet ham.
Parayı seven Ferisiler bütün bu sözleri duyunca İsayla alay etmeye başladılar.Fariseii, cari erau iubitori de bani, ascultau şi ei toate lucrurile acestea, şi îşi băteau joc de El.
Parayı seven Ferisiler bütün bu sözleri duyunca İsayla alay etmeye başladılar.Hallák pedig mindezeket a farizeusok is, kik pénzszeretõk valának; és csúfolák õt.
Parayı seven Ferisiler bütün bu sözleri duyunca İsayla alay etmeye başladılar.I farisei, che erano attaccati al denaro, ascoltavano tutte queste cose e si beffavano di lui
Parayı seven Ferisiler bütün bu sözleri duyunca İsayla alay etmeye başladılar.바리새인들은 돈을 좋아하는 자라 이 모든 것을 듣고 비웃거늘
Parayı seven Ferisiler bütün bu sözleri duyunca İsayla alay etmeye başladılar.Les pharisiens, qui étaient avares, écoutaient aussi tout cela, et ils se moquaient de lui.
Parayı seven Ferisiler bütün bu sözleri duyunca İsayla alay etmeye başladılar.Los fariseos, que eran avaros, oían todas estas cosas y se burlaban de él
Parayı seven Ferisiler bütün bu sözleri duyunca İsayla alay etmeye başladılar.Men alt dette hørte Farisæerne, som vare pengegerrige, og de spottede ham.
Parayı seven Ferisiler bütün bu sözleri duyunca İsayla alay etmeye başladılar.Người Pha-ri-si là kẻ ham tiền tài, nghe mọi điều đó, bèn chê cười Ngài.
Parayı seven Ferisiler bütün bu sözleri duyunca İsayla alay etmeye başladılar.Người_Pha - ri-si là kẻ ham tiền_tài , nghe mọi điều đó , bèn chê_cười Ngài .
Parayı seven Ferisiler bütün bu sözleri duyunca İsayla alay etmeye başladılar.Os fariseus, que eram gananciosos, ouviam todas essas coisas e zombavam dele.
Parayı seven Ferisiler bütün bu sözleri duyunca İsayla alay etmeye başladılar.Poslušali so pa vse to tudi farizeji, ki so srebro ljubili, ter so ga zasmehovali.
Parayı seven Ferisiler bütün bu sözleri duyunca İsayla alay etmeye başladılar.Slyšeli pak toto všecko i farizeové, kteříž byli lakomí, a posmívali se jemu.
Parayı seven Ferisiler bütün bu sözleri duyunca İsayla alay etmeye başladılar.Tämän kaiken kuulivat fariseukset, jotka olivat rahanahneita, ja he ivasivat häntä.
Parayı seven Ferisiler bütün bu sözleri duyunca İsayla alay etmeye başladılar.Ηκουον δε ταυτα παντα και οι Φαρισαιοι, φιλαργυροι οντες, και περιεγελων αυτον.
Parayı seven Ferisiler bütün bu sözleri duyunca İsayla alay etmeye başladılar.Всичко това слушаха фарисеите, които бяха сребролюбци, и Му се присмиваха.
Parayı seven Ferisiler bütün bu sözleri duyunca İsayla alay etmeye başladılar.Слышали все это и фарисеи, которые были сребролюбивы, и они смеялись над Ним.
Parayı seven Ferisiler bütün bu sözleri duyunca İsayla alay etmeye başladılar.Чули ж се все й Фарисеї, що були сріблолюбцями, та й насьміхались із Него.
Parayı seven Ferisiler bütün bu sözleri duyunca İsayla alay etmeye başladılar.וישמעו כל זאת גם הפרושים אשר הם אהבי כסף וילעגו לו׃
Parayı seven Ferisiler bütün bu sözleri duyunca İsayla alay etmeye başladılar.وكان الفريسيون ايضا يسمعون هذا كله وهم محبون للمال فاستهزأوا به.
Parayı seven Ferisiler bütün bu sözleri duyunca İsayla alay etmeye başladılar.法 利 賽 人 是 貪 愛 錢 財 的 、 他 們 聽 見 這 一 切 話 、 就 嗤 笑 耶 穌
Parayı seven Ferisiler bütün bu sözleri duyunca İsayla alay etmeye başladılar.法 利賽人 是 貪愛錢財 的 、 他們聽見這 一切話 、 就 嗤笑 耶穌
Parayı seven paraya doymaz, Zenginliği seven kazancıyla yetinmez. Bu da boştur.Jo mere Gods, des flere til at fortære det, og hvad Gavn har Ejeren da deraf, ud over at hans Øjne ser det?
Parayı seven paraya doymaz, Zenginliği seven kazancıyla yetinmez. Bu da boştur.Jo mere gods dess flere til å fortære det; og hvad gagn har dets eier av det, annet enn at han får se det?
Parayı seven paraya doymaz, Zenginliği seven kazancıyla yetinmez. Bu da boştur.Kdo miluje peníze, nenasytí se penězi; a kdo miluje hojnost, nebude míti užitku. I to jest marnost.
Parayı seven paraya doymaz, Zenginliği seven kazancıyla yetinmez. Bu da boştur.은을 사랑하는 자는 은으로 만족함이 없고 풍부를 사랑하는 자는 소득으로 만족함이 없나니 이것도 헛되도다
Parayı seven paraya doymaz, Zenginliği seven kazancıyla yetinmez. Bu da boştur.Ο αγαπων το αργυριον δεν θελει χορτασθη αργυριου ουδε εισοδηματων ο αγαπων την αφθονιαν ματαιοτης και τουτο.
Parayı seven paraya doymaz, Zenginliği seven kazancıyla yetinmez. Bu da boştur.Който обича среброто не ще се насити от сребро, Нито с доходи оня, който обича изобилието. И това е суета.
Parayı seven paraya doymaz, Zenginliği seven kazancıyla yetinmez. Bu da boştur.אהב כסף לא ישבע כסף ומי אהב בהמון לא תבואה גם זה הבל׃
Parayı seven paraya doymaz, Zenginliği seven kazancıyla yetinmez. Bu da boştur.من يحب الفضة لا يشبع من الفضة ومن يحب الثروة لا يشبع من دخل. هذا ايضا باطل.
Parayı seven paraya doymaz, Zenginliği seven kazancıyla yetinmez. Bu da boştur.貪 愛 銀 子 的 、 不 因 得 銀 子 知 足 . 貪 愛 豐 富 的 、 也 不 因 得 利 益 知 足 . 這 也 是 虛 空
Parayı seven paraya doymaz, Zenginliği seven kazancıyla yetinmez. Bu da boştur.貪愛銀子 的 、 不 因 得 銀子 知足 . 貪愛豐 富 的 、 也 不 因 得 利益 知足 . 這 也 是 虛空
- patentleri her alanda seven bir insandı.La Corte suprema derivó básicamente todas las decisiones a esta corte. Ravicher:
RAB doğru insanı sınar, Kötüden, zorbalığı sevenden tiksinir.(10:5) Господь испытывает праведного, а нечестивого и любящего насилие ненавидит душа Его.
RAB doğru insanı sınar, Kötüden, zorbalığı sevenden tiksinir.Az Úr az igazat megpróbálja, a gonoszt pedig, az álnokság kedvelõjét, gyûlöli az õ lelke.
RAB doğru insanı sınar, Kötüden, zorbalığı sevenden tiksinir.De HERE stelt de oprechte mens op de proef, maar Hij haat slechte en gewelddadige mensen.
RAB doğru insanı sınar, Kötüden, zorbalığı sevenden tiksinir.Der HERR prüft den Gerechten; seine Seele haßt den Gottlosen und die gerne freveln.
RAB doğru insanı sınar, Kötüden, zorbalığı sevenden tiksinir.Domnul cearcă pe cel neprihănit, dar urăşte pe cel rău şi pe cel ce iubeşte silnicia.
RAB doğru insanı sınar, Kötüden, zorbalığı sevenden tiksinir.Ðức Giê-hô-va thử người công bình; Nhưng lòng Ngài ghét người ác và kẻ ưa sự hung bạo.
RAB doğru insanı sınar, Kötüden, zorbalığı sevenden tiksinir.Ðức_Giê - hô-va thử người công_bình ; Nhưng lòng Ngài ghét người ác và kẻ ưa sự hung_bạo .
RAB doğru insanı sınar, Kötüden, zorbalığı sevenden tiksinir.GOSPOD preiskuje pravičnika, brezbožnika pa in siloljubnega sovraži duša njegova.