Diğer bir konu; ben sınamayı seven bir adamım.私は試験大好き人間です 我々にはデータが必要です そして情報も
Diğeri ise: "Sizi gerçekten seven birini terk ettiniz mi?"A drugie pytanie to: "czy kiedykolwiek porzuciłeś osobę, która naprawdę cię kochała?"
Diğeri ise: "Sizi gerçekten seven birini terk ettiniz mi?"Drugo vprašanje pa je bilo, ste kdaj zavrnili osebo, ki vas je resnično ljubila?
Dil ölüme de götürebilir, yaşama da; Konuşmayı seven, dilin meyvesine katlanmak zorundadır.A morte e a vida estão no poder da língua; e aquele que a ama comerá do seu fruto.
Dil ölüme de götürebilir, yaşama da; Konuşmayı seven, dilin meyvesine katlanmak zorundadır.Död och liv har tungan i sitt våld, de som gärna bruka henne få äta hennes frukt.
Dil ölüme de götürebilir, yaşama da; Konuşmayı seven, dilin meyvesine katlanmak zorundadır.Død og Liv er i Tungens Vold, hvo der tøjler den, nyder dens Frugt.
Dil ölüme de götürebilir, yaşama da; Konuşmayı seven, dilin meyvesine katlanmak zorundadır.Død og liv er i tungens vold, og hver den som gjerne bruker den, skal ete dens frukt.
Dil ölüme de götürebilir, yaşama da; Konuşmayı seven, dilin meyvesine katlanmak zorundadır.Kielellä on vallassansa kuolema ja elämä; jotka sitä rakastavat, saavat syödä sen hedelmää.
Dil ölüme de götürebilir, yaşama da; Konuşmayı seven, dilin meyvesine katlanmak zorundadır.죽고 사는 것이 혀의 권세에 달렸나니 혀를 쓰기 좋아하는 자는 그 열매를 먹으리라
Dil ölüme de götürebilir, yaşama da; Konuşmayı seven, dilin meyvesine katlanmak zorundadır.La mort et la vie sont au pouvoir de la langue; Quiconque l`aime en mangera les fruits.
Dil ölüme de götürebilir, yaşama da; Konuşmayı seven, dilin meyvesine katlanmak zorundadır.La muerte y la vida están en el poder de la lengua, y los que gustan usarla comerán de su fruto
Dil ölüme de götürebilir, yaşama da; Konuşmayı seven, dilin meyvesine katlanmak zorundadır.Lidah mempunyai kuasa untuk menyelamatkan hidup atau merusaknya; orang harus menanggung akibat ucapannya
Dil ölüme de götürebilir, yaşama da; Konuşmayı seven, dilin meyvesine katlanmak zorundadır.Moartea şi viaţa sînt în puterea limbii; oricine o iubeşte, îi va mînca roadele. -
Dil ölüme de götürebilir, yaşama da; Konuşmayı seven, dilin meyvesine katlanmak zorundadır.Morte e vita sono in potere della lingua e chi l'accarezza ne mangerà i frutti
Dil ölüme de götürebilir, yaşama da; Konuşmayı seven, dilin meyvesine katlanmak zorundadır.Śmierć i żywot jest w mocy języka, a kto go miłuje, będzie jadł owoce jego.
Dil ölüme de götürebilir, yaşama da; Konuşmayı seven, dilin meyvesine katlanmak zorundadır.Smrt in življenje sta jeziku v oblasti; in kdor ga rad rabi, bo jedel sad njegov.
Dil ölüme de götürebilir, yaşama da; Konuşmayı seven, dilin meyvesine katlanmak zorundadır.Smrt i život jest v moci jazyka, a ten, kdož jej miluje, bude jísti ovoce jeho.
Dil ölüme de götürebilir, yaşama da; Konuşmayı seven, dilin meyvesine katlanmak zorundadır.Smrť i život je v ruke jazyka, a ten, kto ho miluje, bude jesť jeho ovocie.
Dil ölüme de götürebilir, yaşama da; Konuşmayı seven, dilin meyvesine katlanmak zorundadır.Sống chết ở nơi quyền của lưỡi; Kẻ ái mộ nó sẽ ăn bông trái của nó.
Dil ölüme de götürebilir, yaşama da; Konuşmayı seven, dilin meyvesine katlanmak zorundadır.Sống_chết ở nơi quyền của lưỡi ; Kẻ ái_mộ nó sẽ ăn bông trái của nó .
Dil ölüme de götürebilir, yaşama da; Konuşmayı seven, dilin meyvesine katlanmak zorundadır.Tod und Leben steht in der Zunge Gewalt; wer sie liebt, der wird von ihrer Frucht essen.
Dil ölüme de götürebilir, yaşama da; Konuşmayı seven, dilin meyvesine katlanmak zorundadır.Θανατος και ζωη ειναι εις την χειρα της γλωσσης και οι αγαπωντες αυτην θελουσι φαγει τους καρπους αυτης.
Dil ölüme de götürebilir, yaşama da; Konuşmayı seven, dilin meyvesine katlanmak zorundadır.Смерть и жизнь – во власти языка, и любящие его вкусят от плодов его.
Dil ölüme de götürebilir, yaşama da; Konuşmayı seven, dilin meyvesine katlanmak zorundadır.Смърт и живот има в силата на езика, И ония, които го обичат, ще ядат плодовете му.
Dil ölüme de götürebilir, yaşama da; Konuşmayı seven, dilin meyvesine katlanmak zorundadır.מות וחיים ביד לשון ואהביה יאכל פריה׃
Dil ölüme de götürebilir, yaşama da; Konuşmayı seven, dilin meyvesine katlanmak zorundadır.الموت والحياة في يد اللسان واحباؤه ياكلون ثمره.
Dil ölüme de götürebilir, yaşama da; Konuşmayı seven, dilin meyvesine katlanmak zorundadır.生 死 在 舌 頭 的 權 下 、 喜 愛 他 的 、 必 喫 他 所 結 的 果 子
Dil ölüme de götürebilir, yaşama da; Konuşmayı seven, dilin meyvesine katlanmak zorundadır.生死 在 舌頭 的 權下 、 喜愛 他 的 、 必喫 他 所 結 的 果子
Doğa, onu sevenler böyle kolay şartlarda iman eder.Alam, yang membuat iman seperti syarat mudah dengan kekasihnya.
Doğa, onu sevenler böyle kolay şartlarda iman eder.De natuur, dat het geloof blijft zo gemakkelijk voet met haar minnaars.
Doğa, onu sevenler böyle kolay şartlarda iman eder.그녀의 연인과 같은 쉬운 조건에 믿음을 유지 자연.
Doğa, onu sevenler böyle kolay şartlarda iman eder.La naturaleza, que mantiene la fe en términos tan fácil con sus amantes.
Doğa, onu sevenler böyle kolay şartlarda iman eder.Luonto, joka pitää uskoa niin helppo väleissä hänen ystäville.
Doğa, onu sevenler böyle kolay şartlarda iman eder.Narava, ki ohranja vero v takšnih pogojih lahko z njo ljubimca.
Doğa, onu sevenler böyle kolay şartlarda iman eder.Natură, care păstrează credinţa în astfel de termeni uşor cu ibovnicii ei.
Doğa, onu sevenler böyle kolay şartlarda iman eder.Natura, che mantiene fede termini così facile con i suoi amanti.
Doğa, onu sevenler böyle kolay şartlarda iman eder.Natura, która utrzymuje wiarę w takich dogodnych warunkach z jej kochanków.
Doğa, onu sevenler böyle kolay şartlarda iman eder.Natur, der holder troen på sådanne let fod med sine elskere.
Doğa, onu sevenler böyle kolay şartlarda iman eder.Nature, dass der Glaube hält auf solche günstigen Bedingungen mit ihren Liebhabern.
Doğa, onu sevenler böyle kolay şartlarda iman eder.Naturen, som håller tro på sådana enkla termer med sin älskare.
Doğa, onu sevenler böyle kolay şartlarda iman eder.Nature, qui maintient la foi à des conditions aussi faciles avec ses amants.
Doğa, onu sevenler böyle kolay şartlarda iman eder.Natureza, que mantém a fé em condições tão fácil com seus amantes.
Doğa, onu sevenler böyle kolay şartlarda iman eder.Příroda, která drží víry výhodných podmínek, jako se svými milenci.
Doğa, onu sevenler böyle kolay şartlarda iman eder.Príroda, ktorá drží viery výhodných podmienok, ako so svojimi milenci.
Doğa, onu sevenler böyle kolay şartlarda iman eder.Természet, hogy megtartja a hit ilyen könnyű feltételekkel vele szerelmeseinek.
Doğa, onu sevenler böyle kolay şartlarda iman eder.Thiên nhiên, giữ đức tin vào điều khoản dễ dàng với những người yêu cô.
Doğa, onu sevenler böyle kolay şartlarda iman eder.Φύση, που κρατά την πίστη σε τέτοιες εύκολη όρους με τους εραστές της.
Doğa, onu sevenler böyle kolay şartlarda iman eder.Природа, которая держит веру на таких льготных условиях со своими любовниками.
Doğa, onu sevenler böyle kolay şartlarda iman eder.Природа, която поддържа вярата на такива лесни условия с любовниците си.
Doğa, onu sevenler böyle kolay şartlarda iman eder.Природа, яка тримає віру на таких пільгових умовах зі своїми коханцями.
Doğa, onu sevenler böyle kolay şartlarda iman eder.טבע, שמחזיק באמונה בתנאים נוחים כאלה עם מאהביה.
Doğa, onu sevenler böyle kolay şartlarda iman eder.والطبيعة ، التي تحافظ على الايمان وبشروط ميسرة من هذا القبيل مع محبيها.
Doğa, onu sevenler böyle kolay şartlarda iman eder.しかし、私は私の目の前に彼の安全の画像を修正することはできません。
Dünyayı da dünyaya ait şeyleri de sevmeyin. Dünyayı sevenin Babaya sevgisi yoktur.이 세상이나 세상에 있는 것들을 사랑치 말라 누구든지 세상을 사랑하면 아버지의 사랑이 그 속에 있지 아니하니
Dünyayı da dünyaya ait şeyleri de sevmeyin. Dünyayı sevenin Babaya sevgisi yoktur.Não ameis o mundo, nem o que há no mundo. Se alguém ama o mundo, o amor do Pai não está nele.
Dünyayı da dünyaya ait şeyleri de sevmeyin. Dünyayı sevenin Babaya sevgisi yoktur.Ne ljubite sveta, ne tega, kar je na svetu. Če kdo ljubi svet, ni ljubezni Očetove v njem.
Dünyayı da dünyaya ait şeyleri de sevmeyin. Dünyayı sevenin Babaya sevgisi yoktur.Nemilujte sveta ani vecí, ktoré sú na svete. Keď niekto miluje svet, nie je v ňom lásky Otcovej.
Dünyayı da dünyaya ait şeyleri de sevmeyin. Dünyayı sevenin Babaya sevgisi yoktur.Nemilujtež světa, ani těch věcí, kteréž na světě jsou. Miluje-liť kdo svět, není lásky Otcovy v něm.
Dünyayı da dünyaya ait şeyleri de sevmeyin. Dünyayı sevenin Babaya sevgisi yoktur.No améis al mundo ni las cosas que están en el mundo. Si alguno ama al mundo, el amor del Padre no está en él
Dünyayı da dünyaya ait şeyleri de sevmeyin. Dünyayı sevenin Babaya sevgisi yoktur.Non amate né il mondo, né le cose del mondo! Se uno ama il mondo, l'amore del Padre non è in lui