sevecen ile cümle
sevecen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Peter Facinelli, Carlisle Cullen: Yirmilerinde görünen 362 yaşındaki sevecen bir vampir.Peter Facinelli ako Carlisle Cullen, vyše 300-ročný upír, ktorý vyzerá na 20 – 30 rokov.
Dıştan bakıldığında sevecen ve neşeli yaşlı bir adamdır.V mladosti bol považovaný za sympatického a vtipného človeka.
Koruyucu ve sevecen biridir.Bil je njihov ljubljenec in varovanec.
Ama sonra birdenbire... ...bana bir baba gibi, sevecen davranıyor.De aztán hirtelen, a következő pillanatban olyan gyengéd, mint apa.
Ama sonra birdenbire... ...bana bir baba gibi, sevecen davranıyor.Mais tout à coup, par moment... Comme Papa, il est tendre.
Ama sonra birdenbire... ...bana bir baba gibi, sevecen davranıyor.Αλλά ξαφνικά, είναι καλός μαζί μου, σαν πατέρας.
Ama sonra birdenbire... ...bana bir baba gibi, sevecen davranıyor.هو شخص لطيف مثل ابي
Atalarımızın suçlarını artık önümüze sürme, Sevecenliğini hemen göster bize, Çünkü tükendikçe tükendik.(78:8) Не помяни нам грехов наших предков; скоро да предварятнас щедроты Твои, ибо мы весьма истощены.
Atalarımızın suçlarını artık önümüze sürme, Sevecenliğini hemen göster bize, Çünkü tükendikçe tükendik.Gedenke nicht unsrer vorigen Missetaten; erbarme dich unser bald, denn wir sind sehr dünn geworden.
Atalarımızın suçlarını artık önümüze sürme, Sevecenliğini hemen göster bize, Çünkü tükendikçe tükendik.Jangan menghukum kami karena dosa leluhur kami. Kasihanilah kami segera, sebab kami putus asa
Atalarımızın suçlarını artık önümüze sürme, Sevecenliğini hemen göster bize, Çünkü tükendikçe tükendik.우리 열조의 죄악을 기억하여 우리에게 돌리지 마옵소서 우리가 심히 천하게 되었사오니 주의 긍휼하심으로 속히 우리를 영접하소서
Atalarımızın suçlarını artık önümüze sürme, Sevecenliğini hemen göster bize, Çünkü tükendikçe tükendik.Ne emlékezzél meg rovásunkra elõdeink vétkérõl; siess elénk irgalmasságoddal, mert megnyomorodunk nagyon.
Atalarımızın suçlarını artık önümüze sürme, Sevecenliğini hemen göster bize, Çünkü tükendikçe tükendik.Tilregn os ikke Fædrenes Brøde, lad din Barmhjertighed komme os snarlig i Møde, thi vi er såre ringe,
Atalarımızın suçlarını artık önümüze sürme, Sevecenliğini hemen göster bize, Çünkü tükendikçe tükendik.אל תזכר לנו עונת ראשנים מהר יקדמונו רחמיך כי דלונו מאד׃
Atalarımızın suçlarını artık önümüze sürme, Sevecenliğini hemen göster bize, Çünkü tükendikçe tükendik.لا تذكر علينا ذنوب الاولين. لتتقدمنا مراحمك سريعا لاننا قد تذللنا جدا.
Atalarımızın suçlarını artık önümüze sürme, Sevecenliğini hemen göster bize, Çünkü tükendikçe tükendik.求 你 不 要 記 念 我 們 先 祖 的 罪 孽 、 向 我 們 追 討 . 願 你 的 慈 悲 快 迎 著 我 們 . 因 為 我 們 落 到 極 卑 微 的 地 步
Atalarımızın suçlarını artık önümüze sürme, Sevecenliğini hemen göster bize, Çünkü tükendikçe tükendik.求 你 不 要 記念 我 們先祖 的 罪孽 、 向 我 們追討 . 願 你 的 慈悲 快 迎著 我 們 . 因為 我 們落 到 極 卑微 的 地步
Ayı sevecen, yumoş bir hayvan değil mi?El oso es un animal tierno y amistoso.
Ayı sevecen, yumoş bir hayvan değil mi?En zo'n beer lijkt een knuffel, een vriendelijk dier.
Ayı sevecen, yumoş bir hayvan değil mi?Iar ursul este un animal prietenos, de mângâiat.
Ayı sevecen, yumoş bir hayvan değil mi?곰은 미련하면서 친근한 동물이죠.
Ayı sevecen, yumoş bir hayvan değil mi?L'ours est un animal affectueux, amical.
Ayı sevecen, yumoş bir hayvan değil mi?Niedźwiedzie to przyjazne zwierzęta, przytulanki.
Ayı sevecen, yumoş bir hayvan değil mi?Och björnen är ett gosigt, vänligt djur.
Ayı sevecen, yumoş bir hayvan değil mi?Und ein Bär ist ein kuscheliges, freundliches Tier.
Ayı sevecen, yumoş bir hayvan değil mi?Un orso coccolone, un animale amichevole.
Ayı sevecen, yumoş bir hayvan değil mi?Και η αρκούδα είναι ένα αγαπησιάρικο, φιλικό ζώο.
Ayı sevecen, yumoş bir hayvan değil mi?И мечката е пухкаво, дружелюбно животно.
Ayı sevecen, yumoş bir hayvan değil mi?Медведь - ласковое, дружелюбное создание.
Ayı sevecen, yumoş bir hayvan değil mi?והדב הוא חיה ידידותית.
Ayı sevecen, yumoş bir hayvan değil mi?وهذا الدب ممتلىء .. وهو حيوان اليف
Ayı sevecen, yumoş bir hayvan değil mi?これは 熊の鼻の部分です
‹Bir an için seni terk ettim, Ama büyük sevecenlikle geri getireceğim.,,Cîteva clipe te părăsisem, dar te voi primi înapoi cu mare dragoste.
‹Bir an için seni terk ettim, Ama büyük sevecenlikle geri getireceğim.Egy rövid szempillantásig elhagytalak, és nagy irgalmassággal egybegyûjtlek;
‹Bir an için seni terk ettim, Ama büyük sevecenlikle geri getireceğim.Et lite øieblikk forlot jeg dig, men med stor barmhjertighet vil jeg samle dig.
‹Bir an için seni terk ettim, Ama büyük sevecenlikle geri getireceğim.Ett litet ögonblick övergav jag dig, men i stor barmhärtighet vill jag åter församla dig.
‹Bir an için seni terk ettim, Ama büyük sevecenlikle geri getireceğim."Hanya sesaat lamanya Aku meninggalkan engkau; dengan penuh kasih sayang engkau Kuambil kembali
‹Bir an için seni terk ettim, Ama büyük sevecenlikle geri getireceğim.Ich habe dich einen kleinen Augenblick verlassen; aber mit großer Barmherzigkeit will ich dich sammeln.
‹Bir an için seni terk ettim, Ama büyük sevecenlikle geri getireceğim.Jeg forlod dig et lidet Øjeblik, men favner dig i stor Barmhjertighed;
‹Bir an için seni terk ettim, Ama büyük sevecenlikle geri getireceğim.내가 잠시 너를 버렸으나 큰 긍휼로 너를 모을 것이요
‹Bir an için seni terk ettim, Ama büyük sevecenlikle geri getireceğim.Na małą chwilkę opuściłem cię; ale zaś w litościach wielkich zgromadzę cię.
‹Bir an için seni terk ettim, Ama büyük sevecenlikle geri getireceğim.Na maličkou chvilku poopustil jsem tě, ale v slitování převelikém shromáždím tě.
‹Bir an için seni terk ettim, Ama büyük sevecenlikle geri getireceğim.Na malú chvíľku som ťa opustil a v preveľkom zľutovaní ťa shromaždím;
‹Bir an için seni terk ettim, Ama büyük sevecenlikle geri getireceğim.Per un breve istante ti ho abbandonata, ma ti riprenderò con immenso amore
‹Bir an için seni terk ettim, Ama büyük sevecenlikle geri getireceğim.Por um breve momento te deixei, mas com grande compaixão te recolherei;
‹Bir an için seni terk ettim, Ama büyük sevecenlikle geri getireceğim.Por un breve momento te dejé, pero con gran compasión te recogeré
‹Bir an için seni terk ettim, Ama büyük sevecenlikle geri getireceğim.Quelques instants je t`avais abandonnée, Mais avec une grande affection je t`accueillerai;
‹Bir an için seni terk ettim, Ama büyük sevecenlikle geri getireceğim.Ta đã bỏ ngươi trong một lát ; nhưng ta sẽ lấy_lòng thương_xót cả_thể mà thâu ngươi lại .
‹Bir an için seni terk ettim, Ama büyük sevecenlikle geri getireceğim.Ta đã bỏ ngươi trong một lát; nhưng ta sẽ lấy lòng thương xót cả thể mà thâu ngươi lại.
‹Bir an için seni terk ettim, Ama büyük sevecenlikle geri getireceğim.Vähäksi silmänräpäykseksi minä hylkäsin sinut, mutta minä kokoan sinut jälleen suurella laupeudella.
‹Bir an için seni terk ettim, Ama büyük sevecenlikle geri getireceğim.Voor een korte tijd heb Ik u verstoten. Maar met een groot medelijden zal Ik u weer bij Mij laten terugkomen.
‹Bir an için seni terk ettim, Ama büyük sevecenlikle geri getireceğim.Za kratek trenotek sem te bil zapustil, ali zberem te z usmiljenjem velikim;
‹Bir an için seni terk ettim, Ama büyük sevecenlikle geri getireceğim.Σε εγκατελιπον δια ολιγον καιρον πλην με ελεος μεγα θελω σε περισυναξει.
‹Bir an için seni terk ettim, Ama büyük sevecenlikle geri getireceğim.На малое время Я оставил тебя, но с великою милостью воспримутебя.
‹Bir an için seni terk ettim, Ama büyük sevecenlikle geri getireceğim.Оставих те за малко време; Но с голяма милост ще те прибера.
‹Bir an için seni terk ettim, Ama büyük sevecenlikle geri getireceğim.ברגע קטן עזבתיך וברחמים גדלים אקבצך׃
‹Bir an için seni terk ettim, Ama büyük sevecenlikle geri getireceğim.لحيظة تركتك وبمراحم عظيمة ساجمعك.
‹Bir an için seni terk ettim, Ama büyük sevecenlikle geri getireceğim.我 離 棄 你 不 過 片 時 、 卻 要 施 大 恩 將 你 收 回
‹Bir an için seni terk ettim, Ama büyük sevecenlikle geri getireceğim.我 離棄 你 不 過片時 、 卻要 施 大恩將 你 收回
Bir baba çocuklarına nasıl sevecen davranırsa, RAB de kendisinden korkanlara öyle sevecen davranır.(102:13) как отец милует сынов, так милует Господь боящихся Его.