Ana içeriğe geç
Sözlük

sevdi ile cümle

sevdi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Yaban domuzu da en sevdiği yiyeceklerden biridir.Auch den Schweinen sind dieselben eine angenehme Kost“.
Fred Jones: En sevdiği şeyler tuzaklardır.Christian Geyer: Alles was ihr tut, ist zu etwas gut.
Kanunî’nin En Sevdiği Şairdi: Hayâlî Bey.Grillparzer war sein Lieblingsdichter. (...)
Ancak film yapımcıları karakteri sevdi.Fans von Actionfilmen allerdings würde er sicher gefallen.
Golf en sevdiği spor dalıdır.Der Sport ist ihr liebstes Hobby.
Sevdiği yiyecek: geyik eti.Sein Lieblings-Leckerbissen ist eingelegtes Gemüse.
Bu kitabı sevdim.J'ai bien aimé ce livre.
Ancak Kösem, sevdiği herkes gibi, onun da ölümünü izlemek zorunda kalır.Den Nächsten aber, gleich wie mich, Will wegen Deiner lieben ich.
Yazar matematikten korkan herkesi eğlenceli bir şekilde matematiği sevdirmeye çalışıyor.Proben mathematischen Denkens für Liebhaber der Mathematik.
Akil dedi ki: Seni sevdiğimizi biliyorsun ve sen de bizi seviyorsun.Er schreibt: “I think I love you, you love me too?
En sevdiği şey zeytinsiz Pizza dır.Sein Lieblingsfach war die „angewandte Chemie“.
İlk öykü kitabı "Özür Dilerim Çok Sevdim" 2014 yılında yayımlanmıştır.2012 erschien sein erstes Buch was mach ich wenn ich glücklich bin.
Futbol, Thorpe’un en sevdiği spordu ve hep öyle kaldı., Atletizm pistine ara sıra çıkıp yarışıyordu.Football war und blieb sein Lieblingssport und er nahm nur gelegentlich an Leichtathletik-Wettkämpfen teil.
Carol ona onu sevdiğini söyler.Holly wird klar, dass sie ihn liebt.
En sevdikleri ise A Nightmare on Elm Street ve The Texas Chainsaw Massacre.Alterskennzeichnung für A Nightmare on Elm Street.
En sevdiği yönetmen Lars von Trier'dir.Regisseur des Videos ist Lars von Trier.
Öteki, bütün hayatım boyunca en çok sevdiğim adamla öpüştüğüm ilk gün...Dann habe er an einem Tag alles gehabt, was er im Leben am meisten liebe.
En sevdiği şey bebekleriyle evcilik oynamak.Zu seinen liebsten Beschäftigungen zählt das Spielen böser Streiche.
En sevdiği renk her gün isteğe bağlı değişir.Sein Lieblingsthema ist immer wieder der Mensch.
2009 - Onlar Birbirlerini Sevdiler Ama...2008 / Weil sie sich liebten.
"Bu şarkıyı Papa'ya adayacağım çünkü onun beni sevdiğini biliyorum.In dem Lied teilt der Sänger seiner Geliebten mit, sie müsse ihn lieben, weil er sie so sehr liebe.
İngilizliği ve beyefendi hareketleri İngilizlere onu sevdirmiştir.Die Engländer brachten die Vorliebe nach Amerika.
Havaalanında ondan kaçmayı planlarken hala kocasını sevdiğini fark edince bundan vazgeçmiştir.Da sie diesen immer noch liebt, plant sie, mit ihm zu fliehen.
Nikki'nin sert ve tatlı yanını sevdim.Ich liebte diese niedlichen und starken Mädchenfiguren.
Beni sadece sevgi ilgilendirir ve sadece sevdiğim şeylerle ilişki halindeyim.Ich kann mir nicht erlauben, nur die Dinge zu machen, an denen ich Spaß habe.
Muazzez ise Yusuf’u sevdiği için Ali ile evlenmeye yanaşmaz.Weil er dem Engel nicht glaubt, wird Zacharias stumm.
Bağışlayıcı, sevdiklerine ve müminlere merhamet eden, onları koruyan, onlara acıyan demektir.Wer glaubet und getaufft wirdt, der wirdt selig werden, wer aber nicht glaubet, der wird verdampt werden.
Seni çok sevdik." diyerek tweet attı.Ich liebe es!“ hinreißen lässt.
En sevdiği şey resim yapmak.Eine seiner Vorlieben war die Fotografie.
Marie’nin en sevdiği gıda Hot Tamale şekerleridir.Sarsaparilla ist die Lieblingsspeise der Schlümpfe.
Onu çok sevdim." dedi.Ich liebe dich so sehr“.
Sevdim ile ilgili maddeler: Sevdim (Doğuş albümü) Sevdim (Hülya Avşar albümü) Sevdim (Emrah İpek albümü)I Didn’t Know I Loved You … In: Metal Hammer.
Lena sevdiği kitaplardan behsetmemeli.Huhu liebt nichts mehr als Bücher.
Senin yeni şeyler öğrenmeyi sevdiğini düşünüyordum.Je pensais que tu aimais apprendre de nouvelles choses.
Şefin, otoritesini kötüye kullanmayı sevdiğini söyledik.On dirait que le chef de service aime abuser de son autorité.
Onu neden sevdiğinizi bana söyleyebilir misiniz?Pouvez-vous me dire pourquoi vous l'aimez ?
Matematik en sevdiğim ders.Les mathématiques sont ma matière favorite.
Onun sevdiğim konuşma tarzı bu.Ce que j'aime est sa manière de parler.
Kobé, en sevdiğim şehirdir.Kobé est la ville que j'aime le plus.
Seni sevdiğimizi biliyorsun.Tu sais qu'on t'aime.
Gece, yatağımda, kalbimin sevdiğini aradım.Sur ma couche, la nuit, j'ai cherché celui que mon cœur aime.
Fransızcayı severim ama bu özellikle de Fransa'yı sevdiğim içindir.J’aime bien le français, mais c’est pas pour autant que j’aime particulièrement la France.
Tom yüzmeyi sevdiğini söyledi.Tom a dit qu'il aime nager.
Seni benim sevdiğim gibi hiç kimse sevmeyecek.Personne ne t'aimera comme moi.
Onu ne kadar sevdiğini biliyorum.Je sais à quel point tu l'aimes.
Seninle konuşmayı sevdim.J'ai aimé te parler.
Bu benim en az sevdiğim kitap.C’est ce livre que j’aime le moins.
Marie'yi sevdiler.Elles ont bien aimé Marie.
Cehennem ebedidir çünkü oradaki insanlar cehennemi sevdikleri için orada kalacaklardır.Il aura avec lui un paradis et un enfer, cependant son paradis sera un enfer et son enfer sera un paradis.
Doğal dünya, özellikle de okyanus, edebiyat en sevdiği noktalardı.Le monde naturel, et plus particulièrement l'océan, était le fil commun de ses lectures favorites.
Beni sevdi, biliyorum ve ben ...Il m'a aimé, je sais, et moi aussi...
Hitler daha sonra Raubal'ı o güne kadar sevdiği tek kadın olduğunu ilan etti.Hitler déclarera plus tard que Raubal est la seule femme qu'il ait jamais aimée.
En sevdiği sinema oyuncusu Denzel Washington'dur.Son acteur favori est Denzel Washington.
Onun en sevdiği hobileri avcılık ve balıkçılıktı.Ses passe-temps favoris étaient la pêche et la chasse.
Tiberius'un Vipsania'yı sevdiği ve Julia'yı onaylamadığı aktarılır.Selon ce qu’on en sait, Tibère aimait Vipsania et réprouvait Julia.
En sevdiği futbolcu ise David Beckham'dır.Il révèle que son joueur préféré est David Beckham.
Zoser kaçar ve Mereb nazik sahibi ile çok sevdiği prensesin kollarında ölür.Zoser se sauve, et Mereb meurt dans les bras de son maître et de sa princesse aimée.
Sevdiklerimin tümünün bu nazik hastalıktan can vermesini dilerim" diyordu.Je voudrais que tous ceux que j'aime mourussent de cette douce maladie.
O onu sevdi.Le gustó.
Onlarla babanın sevdiği lezzetli bir yemek yapayım.Elle prépare de délicieux cafés au lait que son fils adore.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod