Ana içeriğe geç
Sözlük

sevdi ile cümle

sevdi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Gerenimo büyük bir aşkla sevdiği topraklarını bir daha göremedi.Il n’avait pas réussi à revoir sa terre natale qu’il aimait tant.
Şubat 1921'de ise çok sevdiği annesini meme kanserinden kaybetti.En février 1921, sa mère mourut d'un cancer de l'utérus.
Seni O Kadar Çok Sevdim ki...J'ai tant aimé...
2009 - Onlar Birbirlerini Sevdiler Ama...2015: Ils s'aiment, et alors? )
Onu çok sevdim." dedi.Je l'aime énormément ».
Ayşe Sultan babasının en sevdiği kızı idi.Élisabeth était l'enfant préféré de son père.
Benjamin Geronimo'nun en sevdiği yeğenidir.Benjamin Stilton Le neveu préféré de Geronimo.
En sevdiği şey atların yelesini örmektir.Son premier goût fut pour les chevaux.
En sevdiği şey zeytinsiz Pizza dır.Sa matière préférée est la chimie.
"Ben bütün tartışmaları sevdim.J'ai toujours adoré la controverse.
Anne, siz sevdiklerimi muhafaza edin ve Allah'ın inayetiyle onların huzurunu temin edin.Accomplissez donc la Salat, acquittez la Zakat et attachez-vous fortement à Allah.
En sevdiği renkler siyah ve kırmızıdır.Ses couleurs préférées sont le rouge et le noir.
Onun çocukken örnek aldığı ve en sevdiği basketbolcu efsane Michael Jordan'dır.Il est un fan de basket-ball, son joueur préféré est Michael Jordan.
Öğrenimini, hayatının akışını şekillendiren o çok sevdiği müzik üzerine yapar.Ceci permet de progresser dans l'exploration de la musique qu’il a de forte chance d’aimer.
Üstelik deli gibi sevdiği bir de karısı vardır ve ona bakmak zorundadır.De fait, point besoin de chercher loin, il a son épouse.
En sevdiği yiyecek barbunya ezmesidir ve tatlı patateslerin üzerine tereyağı koymayı sever.Sa nourriture préférée est la pâte de haricots rouges, et elle aime mettre du beurre sur les patates douces.
Incitatus Roma İmparatoru Caligula'nın en sevdiği atının adıdır.Il fait référence à Incitatus, le cheval favori de l'empereur romain Caligula.
Timmy'nin en sevdiği Kahramanlardan biridir.Il est un des héros préférés de Manta.
Best sevdiklerine elveda mesajlarını yollamaya başlamıştı.Il rédige un message d'adieu à ses fans.
En sevdiği yönetmen Lars von Trier'dir.Le réalisateur Lars von Trier.
Nihayet bir gün Blanche'ın çok sevdiği muhabbet kuşu birden ortadan kaybolur.Quelque temps après, la grand-mère tant aimée de Serge disparaît.
Daha sonra Peyton'a onu sevdiğini söyler.Elle avoue plus tard à Sarah qu'elle aime Casey.
Önceden tanıdığı, sevdiği, ölmüş bir ya da birkaç kişiyle karşılaşma.Perdu, perdu un jour, celui que j'aime.
Bir Çocuk Sevdim TMC tarafından yapılan dramatik televizyon dizisi.Récré Kids était une émission de télévision française diffusée sur TMC.
Özeren, çocukluğundan beri Kafkas melodilerini çok sevdiğini dile getirmiştir.Salta explique qu'il aime les oiseaux depuis son plus jeune âge.
Babam: "Sizi birbirinize sevdiren ahlaklarınızdaki benzeyiştir" buyurmuştu.Or, le Miséricordieux a dit : 'Tu aimeras ton prochain comme toi-même'" » Cit.
En sevdiği şey arabalar.Jake aime les voitures.
Onu gerçekten sevdiğine yemin eder.Elle se jure alors de retrouver son amour.
Küçüksu, padişahın Boğaz'da en fazla sevdiği semtlerden biri olmuştur.Un des plus grands rois que le Sénégal ait connu.
Numara 3'e aşıktır ama numara 3'ün onu sevdiğini bilmez.Va lui dire que je l'aime tant - Inédit 3.
Ama sonunda onu sevdiğini söyler ve ilişkileri başlar.Elle lui dit que c'est lui qu'elle aime, et ils débutent une relation.
İnanılmaz- çok sevdim.SAP – J'aimerai trop.
Chow'un en sevdiği hobisi fotoğrafçılıktır.Le passe-temps préféré de Carrie est le shopping.
En sevdiği abur cubur patlamış mısırdır.Son plat préféré est le melon explosif.
Şiiri sevdi, şair oldu.Elle aime la poésie et est également croyante.
En sevdiği ders müzik dersi.Son style de musique préféré ?
Amy River'a ve Doktor'a veda ederek Rory'i çok sevdiğini ve onsuz yaşayamayacağını söyler.Venue leur dire au revoir, Valérie se rend compte que c'est Mac et non Ted qu'elle aime.
Ölümünden önce, Buffy'e "Bay Pointy" ismini verdiği en sevdiği kazığı verir.Elle a appelé son pieu préféré M. Pointu.
Şabaniye en sevdiği filmdir.Son film préféré est Le Parrain.
Filmin, yönetmenin en çok sevdiği filmi olduğu söylenir.V précise qu'il s'agit de son film préféré.
"Kún" lakabını, çocukluğunda çok sevdiği çizgi filmdeki "el Kun" karakterinden almıştır.Il aimait aller sur le motif dans « sa » campagne d'enfance.
O zamandan beri kendisini çok sevdim.Elle lui en veut depuis ce jour.
En sevdiği ifade "Ay Puñeta"dir.Son " plat " préféré est le puma.
Ancak futbolu daha çok sevdiğinden futbolu tercih etmiştir.Ce que les gens aiment, le footballeur l’aime aussi.
Doktor, Alit'e en çok Dördüncü Doktor'un sevdiği jelibondan vermiştir.Le Maître propose à sa compagne un Jelly Baby, bonbon préféré du quatrième Docteur.
Darcy, Elizabeth’e onu hala sevdiğini söyler ve Elizabeth, Darcy’nin evlenme teklifini kabul eder.Elizabeth, maintenant amoureuse elle aussi, lui avoue s'être trompée au sujet de Darcy.
Onu ne kadar sevdiğini yine onun mısralarıyla anlatır.Dire à votre famille combien vous les aimez ?
Ayrıca, genç erkek çocukların sevdikleri kadınlara olan söylemidir.Parmi les trois amis, il est celui qui mentionne le fait qu'il aime les petites filles.
En sevdiği renkler mavi kırmızı.Sa couleur préférée est le bleu.
Konuşmada Blair, Chuck'a onu her zaman sevdiğini ve seveceğini söyler.Chuck tente à maintes reprises de faire comprendre à Blair qu'il est toujours amoureux d'elle, mais en vain.
En sevdiği şey hamburger yemek.Il adore manger des hamburgers.
Adını, teyzesi ve Babasının en sevdiği kız kardeşi olan Drusilla'dan alır.Elle est aussi l'homonyme de sa tante paternelle Drusilla.
En sevdiği yemek sushi, en sevdiği renk de yeşildir.Selon le fanbook, son repas préféré est le sushi.
En sevdiği yemekte balıktır.Son plat préféré est le poisson-chat.
Ayumi’nin ölümünden sonra Ren, sevdiklerini koruyabilmek için daha güçlü olmayı istemeye başlar.Lorsque Ren présente Mio à Rai, celui-ci jure de devenir plus fort pour la protéger.
Onu sevdiğinizi ve hoşlandığınızı direkt söylemenize gerek yok.Il n’est pas convaincu, mais il l’aime et lui déclare son amour.
Fakat onu sevdiğini yine de söylemeyi başarmıştır.Il souhaite lui dire qu'il l'aime encore, mais n'y arrive pas.
Emlakçı bir kocası ve çok sevdiği bir oğlu vardır.Elle a un fils préféré : Hon har en favorit son.
Bunun üzerine Asker de sevdiği kıza her şeyi açıklar.Le prince indique alors une jeune fille qui lui plaît.
Pizza benim en sevdiğim yiyecek.La pizza es mi comida favorita.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod