Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim.I said, "I like the body language. I like the way she speaks."
Jen'in cildi her zaman taze bir görüntüye sahip ve O herkesin sevdiği sıradan biri.Jen her zaman ışıl ışıl görünür.
Çok fazla sevdiler.They loved me so much.
En sevdiğim sayfa, "Yazar hakkında" sayfasıdır.My favorite page is the "About the author" page.
"Yazar kitabını yazmayı sevdi""He liked making this book."
Bu kitabı yazmayı sevdim, çünkü hayal gücümü kullanmayı sevdim ve işte yazmak budur.And I liked making that book because I loved using my imagination, and that's what writing is.
Yalnızca ikisini sevdim.I've loved only two.
Aileleri, sevdikleri insanların güvenli bir yere götürülmesini istiyordu.What happened was that the family had to get their loved ones some safe place somehow.
Bence herkes beni sevdi.I think people really liked me.
Bürünmeyi sevdiğim başka bir rol de gösteri sanatçılığı.Another role that I like to take on is that of the performance artist.
Yemek yapmayi birlikte oldugumuz icin sevdim.The love of cooking was because you were with me,
"Sevdiği her şeyi ben de sevdim."As one businessman in New York said to me,
Bu benim en sevdiğim fotoğraf.This one is my favorite one.
Sevdiğiniz işi yaparken bir saat beş dakika gibi gelir.You know this, if you're doing something you love, an hour feels like five minutes.
Hikayesini en sevdiğim örnek de Salman Khan adındaki bu adam.My favorite vignette is that guy, Salman Khan.
Bu benim başıma gelmezdi... Biz birbirimizi çok sevdik ve evlenmek üzereydik.This couldn't have happened to me... we loved each other and were about to get married.
Sevindim, bunu sevdim,Glad you liked it.
Ama o bizi sevdi.But he loved us.
Dokunaklık bir tasarımcı olarak sevdiğim bir kelimedir.Poignancy is a word I love as a designer.
Ve son olarak, bilginin en sevdiğim dokusu.And finally, the layer that I love, of knowledge.
Sevdiğin için yap.Do it because you like to do it.
En sevdiğin şarkıcı?Your favorite singer?
Prenses, en sevdiğin renk ne?Princess, what is your favorite color?
İçine koyduğun çaba ve sevgi, çocukların en sevdiği şeydir.The love and effort you put in, that is how much the kids will like it.
Ve komşularınızla, sevdiğiniz, tanıdığınız insanlarla çok fazla etkileşiminiz oluyor.And you interact a lot with your neighbors -- people you like, people you might not know.
Size kulaklarınızı sevdirecek üç şey var. Bu muhteşem organlarınızı...And here are three ways you can love your ears, those wonderful organs that I'm talking about.
Kýzý sevdim.I like the girl.
Hayýr, bunlarý sevdiðini hatýrladým.No, but I remembered you like these.
Yýlan balýðý ýsmarlayacaktým, en sevdiðiniz þey.I was going to order eel, your favorites.
Bu tüm projeyle ilgili en sevdiğim şey.So this is the favorite thing that I like about this whole project.
Sonra sorunun en sevdiğim kısmı geliyor.Then comes my favorite part of the question.
Ve sonra son kısım, ki bu tüm yazının en sevdiğim kısmı.And then comes the ending, which is my favorite part of the whole thing.
Çok sevdiğim bir hikaye vardır,Um, one of my favorite stories, um, you can ask, um,
Bu nedenle size benim en sevdiğim senaryodan bahsedeceğim.I'm going to give you my favorite scenario.
Benim en sevdiğim senaryo bu.That's my favorite scenario.
Çünkü bir daha sevdiklerini göremeyecekler.Since they can't see their loved ones again
Kızartmaları sevdiğim için, her anma yıl dönümü gününde bana bol bol gönderir.Since I like fried food he sends me a lot of it every memorial service day
Bugun size hakkinda yazmayi sevdigim konulardan bahsedecegim.I thought I'd tell you a little about what I like to write.
Bu da en sevdiklerimden, Yemen'den El-Batina.And this is one of my favorites, Al-Batina from Yemen.
Kismet, oyuncağı sevdin mi?Kismet, do you like the toy?
Biliyorsun, biliyorsun seni nasıl sevdiğimiD'you know? You know I love you so
Biliyorsun seni nasıl sevdiğimiYou know I love you so
Disiplinlerarası işbirliğinin sevdiğim yanı da bu işte.And that's why it's great to have collaboration.
Biliyor musunuz, baba olmanın en sevdiğim kısmı izleyebildiğim filmler.You know, my favorite part of being a dad is the movies I get to watch.
En sevdiği karakter Glinda idi tabii ki.Her favorite character was Glinda, of course.
Bunu gördüm ve yine de bunu bildiğimiz ve sevdiğimiz filmlerde çok nadiren görüyorum.I've seen it, and yet I very rarely see it in the movies that we know and love.
Kızıma "Yıldız Savaşları"'nda en sevdiği karakter kim diye sorduğumda ne dedi biliyor musunuz?When I asked my daughter who her favorite character was in "Star Wars," do you know what she said?
Sevdiysen, sana her sabah getiririm.If you like it, I'll bring it for you every morning.
Bu... ...Seol'un sevdiği dduk.These are the cakes that Seol likes,
Sevdin mi?You like it?
Tanrı'nın beni bütün kalbiyle sevdiğine inanıyor muydum?Did I believe that God loved me with all his heart?
Ve bunları kullanarak, size en sevdiğim konudan bahsedeceğim: yanlıtma.And I'm going to use them to tell you a little bit about my favorite subject: deception.
En sevdiğim sihirbazlardan biri Karl Germain'dir.One of my favorite magicians is Karl Germain.
Babamın en sevdiği şarkıydı.It was my father's favorite song.
Konuyu sevdim.I love the subject.
En sevdiğiniz filmi ya da kitabı düşünün.Think about your favorite book or movie.
Güzel. Bunu sevdim.Já está grande!
Sadece sevdiğin şeyleri yanına alısın.Just the stuff you really like.
Bunu sevdiniz mi, iş sırasında biraz spor yapabilirsiniz.So you, like that, can make some sport during your work.
Sevdiği bir notayı keşfediyor, oktavı buluyor.She discovers a note she likes, finds the octave.